Azabuk: Kötücül ruhlar.Gonzui: Lélek szívó.
13 gün sonra ruhlar en güçlü hallerine geleceklerdir.Teliholdkor a démonok erősebbek lesznek.
Cinleri ve şeytanları, kötü ruhları kovabilirler.A démonok és szellemek nem tudják megfogni.
Ruhları Yüzük'e bağlıdır.A lelkek egyesülnek az ő fravásijukkal.
Aksine camiyi kötü ruhlardan korur.A két hős felváltva kaszabolja a gonosz lelkeket.
Kötü ruhların davetini içerir.A lelki üdvöket óhajtó hívek számára.
Yer üstündeki bütün ruhlara dua edebilmek için ilkin ateşin ruhuna adak vermek gerekir.Tengeren evezők reménycsillaga Könyörögj érettünk.
Ölülerin ruhları görülebilir ve işitilebilirdi.A halottak lelkeinek hasznára válik, ha Koránt olvastatnak értük.
Bu atlar şamanları kötü ruhlardan korurdu.Úgy gondolták, megvédi viselőjét a gonosz szellemektől.
Habercileri Valkyrie’ler ölü savaşçıların ruhlarını Valhalla’ya taşırlar.Az lett a feladatuk, hogy az elesett hősöket a Walhallába hozzák.
Yer Su'lar unutulmuş ataların ruhları olduğuna inanılırdı.Akh-henkien katsottiin olevan kuolleiden esi-isien henkiä.
Kayıp Ruhlar Şehri'nde ise Isabelle'i tercih eder.Simon kuitenkin valitsee Kadotettujen sielujen kaupungissa Isabellen.
Ölü ruhların içeri girmesi de kolay değildir.Kuolleiden sieluista ei ole mitään näyttöä.
Bunların hepsi daha sonradan bu varlıklara dönüşmüştür fakat ruhları yine de içlerindedir.Näin tapahtuikin, mutta heistä kaikista tulikin kuolemattomia olentoja.
Elfler katledilse dahi ruhları Mandos'un Salonları'na giderek dünyanın sonuna kadar orada bekler.Kerrottiin, että kuolleet haltiat pääsivät Mandosin saleihin odottamaan maailmanloppua.
Öldürdüğü iblislerin ruhlarını silahlarına hapseder.Hän hallitsee kuolleitten demonien sieluja, joista hän saa voimansa.
""Evler, içinde yaşamış olanların ruhlarını saklar"".Henki yhtyy niiden sieluihin, jotka elävät vanhurskaasti.
Yeraltındaki ruhların (Körmözlerin) önderidir.Tämä on Sielut Sulauttava Syleily.»
Yakaladığı ruhların öteki dünyaya olan yolculuklarında refakat eder.Hän kappaleissa olevat sielut saivat aikaan liikkeen.
Bu varlıkların ruhları ezelden beri vardırlar.Nämä olennot mieheläinen on aikaisemmin vanginnut.
Tanrı ve Tanrı'nın annesi, baba ve oğlunun ruhlarına yardımcı olsun.Jumala auttakoon hänen sieluaan ja Jumalan äiti.
Tanrıların ruhları da aynı ögelerin çoğundan ibaretti.Toisaalta monien jumalten kultit olivat keskenään hyvin samanlaisia.
Diğer kötülük ruhları tekrar canlandırma çemberinin dışında dururlar ve sonsuza kadar tabiatta dolaşırlar.Uskottomat taas lähetetään suoraan kiirastuleen, jonne he jäävät ikuiseksi ajaksi.
Bu ruhlara thetan denmektedir.Tämän tavan uskottiin häätävän henkiä.
Gökyüzünde yaşayan ruhlar.Hyvin eläneet sielut palkitaan taivaassa.
Tanrıların ruhları da aynı ögelerin çoğundan ibaretti.Τα πνεύματα των θεών αποτελούνταν από πολλά από τα ίδια αυτά στοιχεία.
Bu işlemin “kötü ruhların kaçmasına izin vererek” işe yaradığına inanılırdı.Υπήρχε η αντίληψη ότι η μέθοδος αυτή είχε αποτέλεσμα καθώς «επέτρεπε στα κακά πνεύματα να δραπετεύσουν».
İnsanların ruhlarını alır.Έρχονται μετά οι ψυχές των ανδρών.
Kötü ruhlara karşı mücadele eder.Συμμαχούν εναντίον των κακών.
Azabuk: Kötücül ruhlar.Αθήνα: Ψυχογιός.
3- Bütün ruhlar eşit yaratılmıştır denebilir.Όλα τα εδάφη δε σχηματίστηκαν με τον ίδιο τρόπο.
Kötü ruhların bir kısmının önderi konumundadır.Την κατώτερη των αγγέλων τάξη ακολουθούν οι ανθρώπινες ψυχές.
Ruhani anlamda evlilik, kadın ile erkeğin ruhlarının bir bütün olmasıdır.Η Αίγυπτος αναγνωρίζει μόνο τον γάμο μεταξύ άνδρα και γυναίκας.
Pandora'nın kutusundaki ruhlardan biriydi.Hun var en af de onde ånder i Pandoras æske.
'Mononoke' bir isim değildir, Japonca'da ruhlar veya canavarlar için kullanılan genel bir ifadedir.Mononoke er intet navn, men mere et generelt ord på japansk for ånd, gud og/eller monster.
"Isıyah"ın birkaç amacı vardır: Yer Ruhlarını memnun kılmak.Fedtegreven har ét mål i livet – at tjene penge.
Ölülerin ruhları görülebilir ve işitilebilirdi.Da disse ånder mødtes skabtes liv og død.
Bazı varlıkların ruhları başka bir yerde saklıdır.Hans synder lå andre steder.
Kuzgun ruhları geçmişte daha güçlü iken günümüzde daha az güçlüdür.Bundfældninger af sediment er derfor nu langt svagere end tidligere.
İnsanlar, görünen dünyada yaşayan ruhlardır.Spøgelser ligner svagt menneskene som de så ud i live.
Yerdeki kötü ruhları izler ve onların saklandığı ağaçların üzerine ateşini gönderir.Den kryber med sindige bevægelser rundt i træerne og bærer sine unger på ryggen.
Böyle ruhlar çılgına döner ve şeytani hayaletler diye bilinen ‘’hollow’’lara dönüşürler.Slike ånder blir da gale og ender opp som onde ånder kalt hollows.
Tengricilikte tabiat ruhlarla doludur.Det rykende gapet er fylt med sjeler.
"Vehbî" ilimler ise ruhlar âleminden melekler aracılığıyla yapılır.Han skaper, gjennom sin Tanke (Moderen/Barbelo) en verden av guddommelige vesener, eoner.
Sur çalınınca bütün ruhlar yeniden dirilecekler, bedenleriyle birleşip Mahşer Yeri'nde toplanacaklardır.Og når han kommer, må alle mennesker stå opp igjen med sine legemer og gjøre regnskap for sine gjerninger.
Kötü ruhların davetini içerir."Når bråkeåndene gir lyd fra seg".
Ruhların en büyüğü en görkemlisi sayılır.Men Gud er det høyeste vesen vi kan forestille oss.
Kötü ruhları kovar.Den skal blant annet kunne fordrive onde ånder.
Büyü yapan kişi, ruhlarla veya doğaüstü güçlerle insanların ve doğal süreçlerin arasına girmektedir.De naturmytiske sagnene handler om møter mellom mennesker og underjordiske eller overnaturlige makter.
Tanrı'dan sonra melekler vardır, meleklerin de bedensel varlıkları yoktur, onlar da bedensiz ruhlardır.Etter den Allmektige Gud følger englene i følgende rangordning: Erkeengelen, Serafene, Kjerubene, englene.
Bu ruhlara thetan denmektedir.Slik fraktes beskjedene til åndene.
Ruhları Yüzük'e bağlıdır.Sjelen flankeres av to kors.
Mitolojik kayıkçı Kharon tarafından ölü ruhlar cehenneme taşınır.Av den jordiske Olav Haraldssons døde legeme ble martyren, himmelkongen, født.
Şu anda Kayıp Ruhlar Sisi'ndedir.På denne måten ble de onde åndene værende ute på steinen.
Ichigo’nun ruhları görmek gibi doğal olmayan bir yeteneği vardır.Akkurat som Orihime hadde ikke Chad evnen til å se ånder før han absorberte litt av Ichigos krefter.
Yıldırım düşen ağaçtan bir parça alınıp saklanırsa eve kötü ruhların girmesi engellenir.Når du i vrede farer frem, ditt hus bli onde ånders hjem.
Bütün ruhlar bu Köprü'den ölümden sonra geçmek zorundadır.Semua jiwa harus menyeberang jembatan ini setelah kematian.
'Mononoke' bir isim değildir, Japonca'da ruhlar veya canavarlar için kullanılan genel bir ifadedir."Mononoke" (物の怪) bukanlah sebuah nama, tetapi istilah umum dalam bahasa Jepang untuk roh atau raksasa.
Ancak Avatar dört elementin tamamını yönetmeye ve bununla beraber ruhlarla bağlantı kurmaya yetkindir.Namun, Avatar dapat menguasai seluruh empat elemen serta berkomunikasi dengan para arwah.
Köprü'den kazâsız geçen ruhlar, Ahura Mazda'da buluşacaktır.Jiwa-jiwa yang berhasil menyeberangi jembatan bersatu dengan Ahura Mazda.