Ana içeriğe geç
Sözlük

ruhlar ile cümle

ruhlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Zaheer'in yardımıyla Ruhlar Dünyası'na girer ve Raava ile tekrar bağlantı kurmayı başarır.Ele a ajuda a entrar no Mundo Espiritual e se reconectar com Raava.
Ölülerin ruhları görülebilir ve işitilebilirdi.Pode ler os pensamentos das pessoas e ver as almas de pessoas mortas.
Kötü ruhların tamamı onun egemenliği altındadır.As almas dos MEUS demônios estão sob o SEU controle.
Lanetlenmiş insanların ruhlarıdır.São espíritos vagantes de pessoas falecidas.
Korra'nın Ruhlar Dünyası'na geçmesi için rehberi olur.Ela é quem guiará Korra nas suas jornadas com os Espíritos.
Tengricilikte tabiat ruhlarla doludur."Todas as formas de coisas naturais têm almas?
Shade'ler sadece bir şekilde ölebilirler; kalpleri delinip, kalbin içindeki ruhları serbest bırakarak.O Vingador se apresenta aos heróis e liberta seus espíritos, retornando-os para seus corpos.
Habercileri Valkyrie’ler ölü savaşçıların ruhlarını Valhalla’ya taşırlar.Como as irmãs, é encarregada de levar para o Valhala as almas dos guerreiros mortos.
Bu ruhlara thetan denmektedir.Este artigo é baseado no anime.
Bunlar, kötü ruhlardan insanları korurlar.Dizem que os protege dos maus espíritos.
Günlük yaşamda Tanrı (Nhial) ve ata ruhları önemli rol oynar.O cavalo (Asva) e o gado desempenham um importante papel no Rigveda.
Hayvan ruhlarından da yardım alır.A Alma dos Animais.
Ölüm Evi'nin bekçisiydi ve ruhları bir araya getirirdi.Ele é o guardião das Casas dos Mortos, e o que convoca os espíritos dos que foram assassinados.
Tapınak İmparator Meiji ile İmparatoriçe Shōken'ın ruhlarına adanmıştır.O templo é dedicado ao Imperador Kammu e ao Imperador Komei.
Pandora'nın kutusundaki ruhlardan biriydi.Ze was een van de gruwelen in de doos van Pandora.
Şamanlara, aile ruhlarını (tuunġaqtaq) kullandıkları için tuunġaqtalik («tuunġaqtaq'lı») adı da verilir.Hij noemde ze partonen (omdat ze deel, part, uitmaken van hadronen).
Tanrılar ve iyi ruhlar burada yaşar.De goden en de goede zielen wonen in de bovenwereld.
Yerding Neme, yeryüzünde bulunan kötü ruhlardır.De kwade Satan was almachtig op aarde en had de duivels geschapen.
Yōkai (Japonca: 妖怪; "hayalet"), Japon folklorunda doğaüstü canavarlar, ruhlar ve iblislerdir.Yōkai (妖怪, "phantom", "geest", of "monster") zijn bovennatuurlijke wezens uit Japanse mythologie en folklore.
Bu ruhlar küçük kuşlara benzerler.De vogels lijken op kleine lijsters.
Bütün ruhlar eşit yaratılmıştır denebilir.Alle godsdiensten werden als gelijke beschouwd.
Çocukları kötü ruhlardan korur.Ze moesten het kind beschermen tegen boze geesten.
Kharon ölü ruhlarını geçirmek için para alır.Gaunt wil de zielen, die hij na hun dood in bezit kreeg, met zich meenemen.
Filmin sonunda Seita ve Setsuko'nun ruhları görülür.Een metafoor voor Seita en Setsuko zelf.
Atların ve (şaman ve ruhlara ait) soyut atların iyesidir.Het paard en de palmtakken zijn zilverkleurig.
Ölülerin ruhları görülebilir ve işitilebilirdi.Men meende dat de dode nog kon zien en horen.
İyilik ve kötülük yapan ruhların tamamıdır.Ze geloven in geesten van overledenen, goede en kwade.
Vebadan ölen herkes Undead olarak tekrar dirilecek ve ruhları Ner’zhul’a bağlı kalacaktı..We hebben allen ons gewassen en onze lichamen zullen schoon zijn wanneer onze zielen terugkeren naar G-d.
Bu ruhlara thetan denmektedir.Dat is een schande voor onze ziel!
Bu yüzden Rüzgâr Ruhları Efendisi ile bir anlaşma yaptı.Toch sluit hij een pact met de Geest.
Habercileri Valkyrie’ler ölü savaşçıların ruhlarını Valhalla’ya taşırlar.De Walküren zijn bezig de gesneuvelde helden naar het Walhalla te brengen.
Bâzı Çor'lar ölmüş insanların, yeraltı âleminin yolunu bulamamış olan Süne ruhlarıdır.Het waren de zielen van de gesneuvelden, die geen rust konden vinden.
Ele geçirdiğin ruhları hedef noktaya ulaştır.De doelman neemt altijd zijn doeltrap in het doelgebied.
Anlatıcı ruhlarının hâlâ bir arada olduğuna inanmaktadır.Niettemin is hij ervan overtuigd dat hun zielen voor eeuwig met elkaar verbonden zijn.
Ayrıca iyiliksever ruhlara verilen isimdir.Daarnaast zijn de gebruikte stijlen ook een verwijzing naar Seelen.
Sığınaktaki insanlar için sık sık ruhların arasına karışmak zorunda kalmıştır.In Vogeldorp werd de opzichteres dikwijls te bemoeizuchtig gevonden door de bewoners.
Buradaki "Azar-Bazar", şeytanî ruhların adlarıdır.Verering van Satan wordt satanisme genoemd.
Kötü ruhlar hep bu külte bağlıdır.Deze tempelruimte is altijd rechthoekig.
Buraların iyeler (koruyucu ruhlar) tarafından korunduğuna inanılır.Hovhaness was (toen) overtuigd dat dit werk tot een van zijn beste behoorde.
Bu dualar kötü ruhların kovulması ve ölünün sağlıklı bir şekilde öteki hayata geçmesi için gerekliydi.Alle drie achtten haar mentaal gezond genoeg om de executie door te zetten.
Birçok kişi, ruhları inceleyen ve manipüle eden bilim insanları olan animansçıları suçlamaktadır.Wielu ludzi wini animantów, naukowców badających dusze.
Ayrıca leyleklerin ruhlarının insan olduğuna inanıldığı için de korunurlardı.Bociany były także chronione ze względu na przekonanie, że ich dusze były niegdyś ludźmi.
Kötü ruhların davetini içerir.Wezwał więc księcia złych duchów.
Sonraları bu ruhlara atalar ve kahramanlar da eklendi.Później przedstawiano w ten sposób także innych bogów i herosów.
Yeonggo davullu bir uygulama olup ruhları çağırmak içindir.Yeonggo to przedstawienie odgrywane na bębnach, a mające na celu przywołać duchy.
Ataların ruhlarını ifade eder.Szanuj duchowość swych Przodków.
Gök âleminin de yeraltı âlemi gibi yeryüzü ile benzerlikleri varsa da bu âlemde insanların ruhları bulunmaz.Jego tron jest tak rozległy jak niebiosa i ziemia; Jego nie męczy utrzymywanie ich.
Kötü ruhları kovar.Ma ona odganiać złe duchy.
İnsan vücudunu saran kötü ruhlar, orada ağrı ve sızı meydana getirirler.Dusze ludzi bogobojnych są pozostawione w spokoju i mogą oczekiwać na Sąd Ostateczny.
Bazı varlıkların ruhları başka bir yerde saklıdır.Dusze ludzkie przebywają w jej wnętrzu pomiędzy kolejnymi wcieleniami.
O gücün büyümesini ruhların bir bütün olarak büyümesiyle olacağına inanır.Jest on przekonany, że dedukcja się uda, jeśli pojmiemy absolut jako ducha, rozwijającego się z siebie.
3- Bütün ruhlar eşit yaratılmıştır denebilir.Wszystkie selektyny są zbudowane w podobny sposób.
Bütün ruhlardan benim için dua etmelerini rica ediyorum.Jesteśmy gotowi oddać nasze dusze dla ciebie.
Bu işlemin “kötü ruhların kaçmasına izin vererek” işe yaradığına inanılırdı.Roślina wykorzystywana była do „okiełzania złych duchów”.
İnsan ruhu dünyaya gelmeden önce bu ruhlar âlemindeydi, yaşadıktan sonra da o asli vatanına dönecektir.Dusza ludzka miałaby być nieśmiertelna w tym sensie, że powróci do swojego źródła.
Ele geçirdiğin ruhları hedef noktaya ulaştır.Den som siktar på det rena hjärtat når målet.
Bu tanrı ve tanrıçaların ruhları kutsal ağaçlar, taşlar, su kaynakları ve kuyularla ilişkilendirilirdi.Deras gudar var förbundna med solen, vattner och åskan.
Bu işlemin “kötü ruhların kaçmasına izin vererek” işe yaradığına inanılırdı.Trepanation ansågs verka genom att ”låta onda andar fly” ut genom hålet.
Tanrı ve Tanrı'nın annesi, baba ve oğlunun ruhlarına yardımcı olsun.Gud och Guds moder hjälpe deras ande, faderns och sonens.
Ichigo Kurosaki, ruhları görmek gibi özel bir yeteneği olan, asi bir gençtir.Kurosaki Ichigo är en 15 år gammal vanlig människa som alltid har haft gåvan att kunna se spöken.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod