Akıllı biriysen ruhani hayatla bir ilişkin olması mümkün değildir.相容れないというルールです 私はこの家族では変種でした
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.Albowiem my duchem z wiary nadziei sprawiedliwości oczekujemy.
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.Căci noi, prin Duhul, aşteptăm prin credinţă nădejdea neprihănirii.
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.For ved troen venter vi i Ånden på det som rettferdigheten gir oss håp om;
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.우리가 성령으로 믿음을 좇아 의의 소망을 기다리노니
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.Lebo my v Duchu z viery očakávame nádeju spravedlivosti.
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.Mert mi a Lélek által, hitbõl várjuk az igazság reménységét.
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.Mi namreč po Duhu na podlagi vere čakamo upanja pravičnosti.
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.My zajisté duchem z víry, naděje spravedlnosti očekáváme.
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.Noi infatti per virtù dello Spirito, attendiamo dalla fede la giustificazione che speriamo
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.Nós, entretanto, pelo Espírito aguardamos a esperança da justiça que provém da fé.
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.Porque nosotros por el Espíritu aguardamos por la fe la esperanza de la justicia
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.Pour nous, c`est de la foi que nous attendons, par l`Esprit, l`espérance de la justice.
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.Sillä me odotamme uskosta vanhurskauden toivoa Hengen kautta.
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.Vi vänta nämligen genom ande, av tro, den rättfärdighet som är vårt hopp.
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.Vi vente jo ved Ånden af Tro Retfærdigheds Håb.
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.Wir aber warten im Geist durch den Glauben der Gerechtigkeit, auf die man hoffen muß.
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.διοτι ημεις δια του Πνευματος προσδοκωμεν εκ πιστεως την ελπιδα της δικαιωσεως.
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.а мы духом ожидаем и надеемся праведности от веры.
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.Ми бо духом од віри надїї праведности ждемо.
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.כי אנחנו ברוח ניחל מתוך האמונה לתקות הצדקה׃
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.فاننا بالروح من الايمان نتوقع رجاء بر.
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.我 們 靠 著 聖 靈 、 憑 著 信 心 、 等 候 所 盼 望 的 義
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.我 們 靠著 聖靈 、 憑著 信心 、 等候 所 盼望 的 義
Ama bu ruhaniyetin ne olması gerektiğini anlatıyor.Aber sie beschreibt, wie diese Spiritualität sein sollte.
Ama bu ruhaniyetin ne olması gerektiğini anlatıyor.Ale hovorí o tom, čo by duchovno malo byť.
Ama bu ruhaniyetin ne olması gerektiğini anlatıyor.Ale mówi o tym, czym powinna być duchowość.
Ama bu ruhaniyetin ne olması gerektiğini anlatıyor.Dar vă spune ce ar trebui să fie spiritualitatea.
Ama bu ruhaniyetin ne olması gerektiğini anlatıyor.Diz-nos o que deve ser a espiritualidade.
Ama bu ruhaniyetin ne olması gerektiğini anlatıyor.Mais ça nous raconte ce que la spiritualité devrait être.
Ama bu ruhaniyetin ne olması gerektiğini anlatıyor.Racconta che cosa dovrebbe essere la spiritualità.
Ama bu ruhaniyetin ne olması gerektiğini anlatıyor.Rávilágít azonban arra, hogy milyen kéne legyen ez a spiritualitás.
Ama bu ruhaniyetin ne olması gerektiğini anlatıyor.Μας λέει πώς πρέπει να είναι αυτή η πνευματικότητα.
Ama bu ruhaniyetin ne olması gerektiğini anlatıyor.Но тя ви разказва какво трябва да бъде духовността.
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.Ali niso se mogli upirati modrosti in Duhu, po katerem je govoril.
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.A nemohli odolati moudrosti a Duchu Páně, kterýž mluvil.
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.a nemohli odolať múdrosti a duchu, ktorým hovoril.
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.dar nu puteau să stea împotriva înţelepciunii şi Duhului cu care vorbea el.
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.De nem állhattak ellene a bölcseségnek és a Léleknek, mely által szól vala.
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.Dock förmådde de icke stå emot den vishet och den ande som här talade.
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.e não podiam resistir � sabedoria e ao Espírito com que falava.
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.스데반이 지혜와 성령으로 말함을 저희가 능히 당치 못하여
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.Lecz nie mogli odporu dać mądrości i duchowi, który mówił.
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.mais ils ne pouvaient résister à sa sagesse et à l`Esprit par lequel il parlait.
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.ma non riuscivano a resistere alla sapienza ispirata con cui egli parlava
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.mutta he eivät kyenneet pitämään puoliaan sitä viisautta ja henkeä vastaan, jolla hän puhui.
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.Og de kunde ikke modstå den Visdom og den Ånd, som han talte af.
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.og de var ikke i stand til å stå sig mot den visdom og den Ånd han talte av.
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.Song chúng không chống lại nổi với trí khôn người cùng với Ðức Thánh Linh, là Ðấng người nhờ mà nói
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.Song chúng không chống lại nổi với trí_khôn người cùng_với Ðức_Thánh_Linh , là Ðấng người nhờ mà nói
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.Und sie vermochten nicht, zu widerstehen der Weisheit und dem Geiste, aus welchem er redete.
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.Y no podían resistir la sabiduría y el espíritu con que hablaba
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.και δεν ηδυναντο να αντισταθωσιν εις την σοφιαν και εις το πνευμα, με το οποιον ελαλει.
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.І не здолїли встояти проти премудрости й духа, яким глаголав.
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.но не могли противостоять мудрости и Духу, Которым он говорил.
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.Тогава подучиха човеци да казват: Чухме го да говори хулни думи против Мойсея и против Бога.
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.ולא יכלו עמד לנגד החכמה והרוח אשר דבר בו׃
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.ولم يقدروا ان يقاوموا الحكمة والروح الذي كان يتكلم به.
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.司 提 反 是 以 智 慧 和 聖 靈 說 話 、 眾 人 敵 擋 不 住
Ama İstefanosun konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruha karşı koyamadılar.司提反 是 以 智慧 和 聖靈 說話 、 眾人 敵擋 不住