Gandi, Hindistan'ın ve Hint bağımsızlık hareketinin büyük bir politik ve ruhani lideriydi.India politikai és spirituális vezetője, az indiai függetlenségi mozgalom vezéralakja.
Bu topraklarda onların dini, ruhani ve politik kimlikleri şekillendi” .A fogoly nemzetiségétől, rasszától, vallásától, politikai meggyőződésétől függetlenül csinálta mindezt."
Sözleri özellikle ruhani konularla ilgilenir.Témái spirituális jellegűek, elsősorban az emberi önkeresés kérdéseivel foglalkoznak.
385 kışında Hieronymus onlar için bir ruhanî rehber olmuştur.Talvella vuonna 385 Hieronymus liittyi heidän seuraansa ja toimi heidän hengellisenä oppaanaan.
Ruhani ögretmeni Chisti tarikatının Nizamiye kolundan Muhammed Abu Hashim Madani'nin talebesidr.Esimerkkinä voidaan mainita Abu Mansur Al Maturidin teos Kitab al-Maqalat.
Artık yalnızca bedensel gözleriyle değil, ruhani gözüyle (kalp gözüyle) de görebilmektedir.Ακούνε τη φωνή των πνευμάτων, όχι με τη φυσική τους ακοή, αλλά με την ψυχική.
Konuyla ilgili olarak "Ancak Stuart oldukça ilgiliydi, ışıltılıydı ve harika bir ruha sahipti.«Αλλά η Στιούαρτ ήταν τόσο μέσα στον ρόλο, και τόσο διαυγής και είχε ένα σπουδαίο πνεύμα.
Sanatın sadece ruhani mesajı iletmek için varolduğunu iddia etti.Ο θεός θεωρείτο ότι κατανάλωνε μόνο την πνευματική ουσία του γεύματος.
Ruhanilerin bir kısmı korkulan varlıklardır.Αρκετοί από τους κατοίκους είναι Βλάχοι.
Ruhani anlamda evlilik, kadın ile erkeğin ruhlarının bir bütün olmasıdır.Η Αίγυπτος αναγνωρίζει μόνο τον γάμο μεταξύ άνδρα και γυναίκας.
Dini ve ruhani başlıklar şapka dünyasının küçük bir kesimini oluşturur.De religiøse og gejstlige hovedbeklædninger udgør kun en lille del af alle hovedbeklædninger.
Daha sonra insana geçer, insanın maddi ve ruhani taraflarını açıklar.Snart søger de at indkredse menneskets styrke og svaghed.
İslam dininde ruhani varlıklar üç türdür: Melekler, şeytanlar ve cinler.Kampene mellom de trofaste englene og Satans hær skjer i løpet av tre dager.
Dini ve ruhani başlıklar şapka dünyasının küçük bir kesimini oluşturur.Religiøse og geistlige hodeplagg representerer bare en liten del av alle hodeplaggene i samlingen.
Peygamberlere göre cinsel kafirlik ruhani sadakatsizlikle ilintilidir.Å fornekte pavens ufeilbarlighet er forbrytersk dårskap.
385 kışında Hieronymus onlar için bir ruhanî rehber olmuştur.Pada musim dingin tahun 385 Hieronimus menyertai perjalanan dan bertindak selaku penasehat spiritual mereka.
İnsan – Rahip Rahipler yeteneklerini insanlığın ruhani doğasından alırlar.Priester (Imam), Priester memiliki tanggung jawab langsung untuk perawatan rohani anggota.
Ruhani açıdan, Hanuka'da "Zeytin Yağı Mucizesi" anılır.Trong đức tin, Hanukkah nhằm tưởng nhớ "Dầu kỳ diệu".
Şeytan'ın ruhani varlığına inanılmaz.Bạn có tin vào sự hiện hữu của Satan?
Papa ise yalnızca ruhanî dünya ile ilgili konularda yetki sahibidir.Chỉ có duy nhất Giáo hoàng mới có quyền bổ nhiệm các Giám mục ở mọi giáo phận trên thế giới.
Her çağda bir kutub vardır ve yanılmazdır, güvenilir ruhani liderdir.Tào Phúc Điền có tuổi thơ không rõ ràng và nổi tiếng là một vị thủ lĩnh tàn nhẫn của nghĩa quân.
Eski Krallık döneminde böyle bir ruha yalnızca kralların sahip olabileceğine inanılıyordu.古王国の時代では、そのような魂はただ王たちにのみ属すものとされていたようである。
Bundan sonra Emir İnal o zaman Ruha olarak anılan Urfa'ya vali (naip) olarak gönderildi.後に亡命し、「報遺燕恵王書(燕の恵王に報ずるの書)」を記す。
Dini ve ruhani başlıklar şapka dünyasının küçük bir kesimini oluşturur.宗教や聖職者関係の冠り物は、一つのグループとして、帽子の世界では、ささやかな一分野を形成する。
Şeytan'ın ruhani varlığına inanılmaz.魔神 悪魔の上位存在。
Bu şehir dünya Yahudileri için tartışmasız dini ve ruhani merkezdir.それは人間主義ユダヤ教の学術的、知性的な中心地である。
Artık yalnızca bedensel gözleriyle değil, ruhani gözüyle (kalp gözüyle) de görebilmektedir.心と目が対立するのではなく、心の方に主体性があるのである。
Katolik ve Ortodokslar gibi ruhanî başkanları yoktur.包含天主教以及新教等非天主教徒。
Tibet'in ruhani lideri Dalai Lama da Gelugpa kolundandır.路透社 西藏精神領袖達賴喇嘛訪問新西蘭國會。
Genç kız denizin dibine batarken bir ruha dönüşür, kesik parmakları ise balina ve foklara.一天,人们为了摆脱她,想斩掉她的手指来淹死她,但这些手指变成了海豹和海象。
Bu topraklarda onların dini, ruhani ve politik kimlikleri şekillendi” .이곳에서 그들의 영적인, 종교적인, 그리고 정치적인 정체성이 형성되었다.
Bu durum onun gelecekte ruhani meselelerde etkin olacağının bir göstergesi kabul edilmiştir.이 책은 그가 미래에 예술적으로 영향력 있는 사람이 될 것이라 증명하였다.
Dini ve ruhani başlıklar şapka dünyasının küçük bir kesimini oluşturur.קבוצת כיסויי-הראש הדתיים והרוחניים מהווה פלח קטן מעולם הכובעים.
Artık yalnızca bedensel gözleriyle değil, ruhani gözüyle (kalp gözüyle) de görebilmektedir.הוא לא יעסוק בהיבטים הדתיים אלא בהיבטים הרוחניים והמוסריים.
Ölümden sonra yok olmaz, ruha bağlı kalmaya devam eder.אין חיים לאחר המוות והנשמה אינה ממשיכה להתקיים.
Her çağda bir kutub vardır ve yanılmazdır, güvenilir ruhani liderdir.אצל השיעים הוא מנהיג רוחני שיש מייחסים לו אף תכונות מיסטיות.
Bu sessizlik inzivasında kendisine ruhani eşi Christie McNally eşlik etmiştir.В следващата фаза е спряна от сънародничката си Кристина Макхейл.
Mahatma Gandhi - Hindistan'ın ruhani ve siyasi önderi.Махатма Ганди е считан за духовен учител и политически лидер.
Artık yalnızca bedensel gözleriyle değil, ruhani gözüyle (kalp gözüyle) de görebilmektedir.To tijelo je prisutno onda kad u sebi gledamo čiste likove, ne fizičkim okom, nego dušom Ruah.
Papa ise yalnızca ruhanî dünya ile ilgili konularda yetki sahibidir.Palatín mal právomoci len vo vnútornom Uhorsku.
Genç kız denizin dibine batarken bir ruha dönüşür, kesik parmakları ise balina ve foklara.Otec jej preto odrezal prsty, ktoré sa vo vode premenili na tulene a veľryby.
Guruların aynı ruha (veya 'jot'a) fakat farklı bedenlere sahip olduklarına inanılır.Čuti svoj obstoj, vendar čuti tudi druga telesa.
Tüm dinler ve geleneklerdeki ruhani ögretiler (dogma ve rituel değil) tek ögreticiden gelir.Inimlikud traditsioonid (inimeste rajatud riitused ja tseremooniad) ei pea olema igal pool ühesugused.
Aile içinde şöyle bir denklem vardı: Akıllı biriysen ruhani hayatla bir ilişkin olması mümkün değildir.În familia mea, funcționa următoarea ecuație: dacă ești inteligent, din această nu ai și o latură spirituală.
Aile içinde şöyle bir denklem vardı: Akıllı biriysen ruhani hayatla bir ilişkin olması mümkün değildir.В нашей семье бытовало понятие о тождественности этих качеств: умный человек не может быть духовным.
Akıllı biriysen ruhani hayatla bir ilişkin olması mümkün değildir.Als je intelligent bent kan je niet spiritueel zijn.
Akıllı biriysen ruhani hayatla bir ilişkin olması mümkün değildir.Ha intelligens vagy, akkor nem vagy spirituális.
Akıllı biriysen ruhani hayatla bir ilişkin olması mümkün değildir.Jika Anda cerdas, maka Anda tidak beragama.
Akıllı biriysen ruhani hayatla bir ilişkin olması mümkün değildir.Když jste inteligentní, nejste duchovně založení.
Akıllı biriysen ruhani hayatla bir ilişkin olması mümkün değildir."만일 네가 지적이라면, 너는 영적이지 않다" 라고 말이죠.
Akıllı biriysen ruhani hayatla bir ilişkin olması mümkün değildir.Nếu bạn thông minh, thì bạn sẽ không theo đạo.
Akıllı biriysen ruhani hayatla bir ilişkin olması mümkün değildir.Se sei intelligente, la tua natura non è spirituale.
Akıllı biriysen ruhani hayatla bir ilişkin olması mümkün değildir.Se tu és inteligente, não és espiritual.
Akıllı biriysen ruhani hayatla bir ilişkin olması mümkün değildir.Si eres inteligente, entonces no eres espiritual.
Akıllı biriysen ruhani hayatla bir ilişkin olması mümkün değildir.Wenn Du intelligent bist, bist Du infolgedessen nicht spirituell.
Akıllı biriysen ruhani hayatla bir ilişkin olması mümkün değildir.Αν είσαι ευφυής αυτό σημαίνει ότι δεν μπορείς να είσαι ταυτόχρονα και άνθρωπος του πνεύματος.
Akıllı biriysen ruhani hayatla bir ilişkin olması mümkün değildir.Ако си интелигентент, значи не си духовен.
Akıllı biriysen ruhani hayatla bir ilişkin olması mümkün değildir.Якщо ти розумний то ти не можеш бути віруючим.
Akıllı biriysen ruhani hayatla bir ilişkin olması mümkün değildir.שאם אתה אינטליגנטי אתה לא יכול להיות רוחני.
Akıllı biriysen ruhani hayatla bir ilişkin olması mümkün değildir.ان كنت ذكياً بما فيه الكفاية فإنك لا محالة لست روحانياً - مؤمناً بالعوالم الأخرى -