Ana içeriğe geç
Sözlük

ruh ile cümle

ruh kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Başlangıç salımında Sode no Shirayuki, Ruh Cemiyeti’ndeki en güzel zanpakutōlardan biri olarak görülmektedir.Sode no Shirayuki jest najpiękniejszym lodowym zanpakutou w Soul Society.
Kötü ruhları kovar.Ma ona odganiać złe duchy.
Zor modda kırmızı sabitleyici ve ruh olmaz.W trybie trudnym, szaman nie może używać czerwonych gwoździ, ani ducha.
Hayatın ve ruhun temel maddesidir hava.Pogoda i klimat – pojęcia podstawowe. .
İnsan vücudunu saran kötü ruhlar, orada ağrı ve sızı meydana getirirler.Dusze ludzi bogobojnych są pozostawione w spokoju i mogą oczekiwać na Sąd Ostateczny.
Ocağın koruyucu ruhudur.Pomóc mu ma ochroniarz Dycha.
Bazı varlıkların ruhları başka bir yerde saklıdır.Dusze ludzkie przebywają w jej wnętrzu pomiędzy kolejnymi wcieleniami.
O gücün büyümesini ruhların bir bütün olarak büyümesiyle olacağına inanır.Jest on przekonany, że dedukcja się uda, jeśli pojmiemy absolut jako ducha, rozwijającego się z siebie.
En güçlü rüzgar, Ruhnu'da 1969 yılında 48 m/sn olarak ölçülmüştür.Najsilniejsze podmuchy wiatru odnotowano w 1969 r. w Ruhnu.
Gerilim tarzı seyirciyi bazı ruh hallerine girmeye teşvik eder.Twórcy teatru dążyli do wciągnięcia widowni w akcję sceniczną.
Patmos gibi klasik güfte ve ağıtları, eski Yunan stilini ve ruhunu canlandırmıştır.Jego twarz nosi typowe cechy dla typologii i metody El Greca.
Haberlere göre Praetorian Prefect'i Nymphidius Sabinus Galba'nın ruhunu canlandırmak için destek olmuştu.Zapał Galby ożywiła jednak wieść, że poparcia udzielił mu prefekt pretorianów Nimfidiusz Sabinus.
"Vaziyet genel bir halet-i ruhiye".Siedzenie cicho w czyimś pokoju."
1881'de on dokuz yaşında eczacılık ruhsatı aldı.Licencję żużlową uzyskał jako 18-latek w 1981 roku.
3- Bütün ruhlar eşit yaratılmıştır denebilir.Wszystkie selektyny są zbudowane w podobny sposób.
385 kışında Hieronymus onlar için bir ruhanî rehber olmuştur.Hieronim towarzyszył im zimą 385 roku, przyjmując rolę duchowego doradcy.
Rönesansla birlikte Avrupa'da nekromansi, kara büyü ve ruh çağırma ile bir tutulmaya başlandı.W Europie średniowiecznej wierzono, że czosnek chroni przed czarną magią i wampirami.
Bütün ruhlardan benim için dua etmelerini rica ediyorum.Jesteśmy gotowi oddać nasze dusze dla ciebie.
Fred, Angel ve Cordelia onun ruhunu geri almasına yardım ederler.Sam i Dean pomagają Castielowi zwrócić dusze do czyśćca.
(Sento avvampar nell'anima - "Çok kızgın bir kıskançlık hissediyorum ve bu ruhumu sanki ateşe vermekte").("A mój pocałunek roztopi ciszę, która czyni cię moją!")
Ama içinde ruhun belleğinde bıçaklanmaya devam edecek."Niech dusza jego związana będzie w woreczku żywych".
Hayvanların iki ruhu vardır.Demony te posiadają dwa życia.
1924 yılında Ruhr'un Fransız işgaline çok kızdı ve bir aşırı milliyetçi oldu.Niezadowolony z zajęcia Zagłębia Ruhry przez Francuzów w roku 1924, Ley został zagorzałym nacjonalistą.
Kâbuslara ve karabasanlara neden olan kötü ruhtur.Rannych dobijano bagnetami i kolbami karabinów.
Biz ruhuz.MPK Rzeszów.
Her ocağa bir İye (koruyucu ruh) gönderir.Każdy swoją drogą (The Parting of the Ways).
Ruh göçü fikri bu filozoflarda da bulunur.Temat ten pojawia się też wśród filozofów.
Bu işlemin “kötü ruhların kaçmasına izin vererek” işe yaradığına inanılırdı.Roślina wykorzystywana była do „okiełzania złych duchów”.
Ruh bedenden üstündür.Przy czym dusza jest zależna od ciała.
İnsan ruhu dünyaya gelmeden önce bu ruhlar âlemindeydi, yaşadıktan sonra da o asli vatanına dönecektir.Dusza ludzka miałaby być nieśmiertelna w tym sensie, że powróci do swojego źródła.
Ayrıca gökteki ruh hükümdarlar olan Şeytan ve cinlerinin faaliyetlerine de son verilecektir.W trakcie sądu ostatecznego nastąpi również zmartwychwstanie dusz przebywających w niebie.
Doğu ülkelerindeki inanışa göre, kehribar dumanı ruhu güçlendiriyor ve cesaret veriyordu.Z płonącymi sercami widzimy twe powstanie Prawdziwa Północy silna i wolna!
Ruhun Gökkuşağı.Tęczowy laur.
Sühreverdi beden ve ruh arasındaki geleneksel ayırıma inanmaktadır.Odrzucał tradycyjny dualizm ciała i duszy.
Güçlü bir Patronus Ruh Emiciyi def edebilir.Główny bohater może korzystać z egzoszkieletu.
Kutsal Ruh, Tanrı'nın kendi varlığını insanda hissettirmesidir.Duch Święty to działalność Boga wśród ludzi.
Her eşiğin koruyucu bir ruhu vardır."Każde dziecko ma anioła stróża."
Düşünmek, ruhun kendi kendine konuşmasıdır.Jakiekolwiek myślenie jest myśleniem o bycie.
Cemil ruhunu şeytana sattıktan sonra komik olaylar zinciri başlar.Gdy już zdobywa zaufanie Thralla, zaczynają dziać się dziwne rzeczy.
Ob du nun Ruhst, yaklaşık 1870, (şarkının metni: Ludwig Foglár).Bogunka na Gople (1840) – pieśń.
Fakat orada ölü bir ruh yatıyordur.Obok leży martwe ciało.
Ancak ruhban sınıfını oluşturan rahipler, aristokrasi ile doğrudan bir çatışmaya girmemektedir.Żaden z księży archidiecezji nie jest inkardynowany w archidiecezji.
Kadıköy Tiyatrosu Konseri, Ruhi Su albümü.Portret kobiety z warkoczem, pocz.
Kişisel özgürlük demokrasinin ruhudur.Wolność osobista to istota demokracji.
Eski Mısırlılar, her insanın ruhsal ve fiziksel parçalar ya da boyutlardan oluştuğuna inanıyorlardı.Egyptierna trodde att alla människor bestod av fysiska och andliga delar eller aspekter.
4. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için inerler de inerler.Och Guds änglar de små, breda vingarna ut, och för barnet till ro, tills natten är slut.
Tiflis’te egemen olan ruh hali çok farklıydı.Stämningen som rådde i Tbilisi var mycket annorlunda.
İçinden iki ruh çıkar ve o bunu göremez.Båda dessa tillverkades bara i två exemplar vardera och ingen av dem såg strid.
Bazı kaynaklara göre Poe'nun son sözleri "Tanrım zavallı ruhuma yardımcı ol" olmuştur.Enligt vissa källor ska Poes sista ord ha varit "Herre, hjälp min arma själ."
Berzah Âleminde Ruh Ne Yapar?Vad gör den helige Ande?
Ruh, Tanrı'dır ve insan O'nun suretinde ve O'nun benzeridir.Allah är herren och människan är hans tjänare.
Eğer layık görülürse, ölü yeryüzünde ruhsal düzeyde varlolmaya devam edebilir.Om den döde ansågs värdig kunde den fortsätta sin existens på jorden i andlig form.
Illyra, Fred'in bedenini ele geçirir ve ruhunu yok eder.Illyria tar då över Freds kropp och dödar henne inifrån.
Şimdi ruhsal dengeleri bozuk olduğu için Neville, büyükannesi Augusta Longbottom ile yaşamaktadır.Därför bor Neville hos sin farmor Augusta Longbottom.
Sauron'un ruhu kaçar ve doğuya saklanır.Sauron drar sig tillbaka och gömmer sig i östern.
İsa Tanrı’nın oğlu değildir, o da hepimiz gibi, bir ruhtur.Inte bara som Guds son utan som människa.
Dini ve ruhani başlıklar şapka dünyasının küçük bir kesimini oluşturur.Religiösa och kyrkliga huvudbonader utgör endast en liten del av hattsamlingen.
Ana ruhtur.Anna, min älskade.
Kaynağını İslam'da Allah'ın insanı yaratırken ruhu üflemiş olmasından alır.Allah har skapat världen, vilket bör leda människan till förundran och tacksamhet.
Ruhname (Türkmence:Ruhnama), Türkmenistan Eski Cumhurbaşkanı Saparmurat Niyazov'un yazdığı kitaptır.Ruhnama (ungefär: Själens bok), är en bok skriven av Saparmurat Nijazov, Turkmenistans president.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod