Ana içeriğe geç
Sözlük

ruh ile cümle

ruh kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Hayvanların iki ruhu vardır.Os Animais têm Alma?
Zach (Bruce Greenwood), bir melektir ve ruhları toplayarak cennete gönderir.Zach (Bruce Greenwood) é um colecionador de almas, um anjo que recolhe almas e as leva para o céu.
Ayrıca leyleklerin ruhlarının insan olduğuna inanıldığı için de korunurlardı.Foram também protegidas porque acreditava-se que tinham almas humanas.
Bartholomeos onaylamasının Paskalya ruhundan geldiğini söyledi.Bartolomeu afirmou que sua aceitação veio no espírito da Pascha.
Mısırlıların insan ruhu kavramı oldukça karmaşıktı ve inanışa göre ruh farklı parçalardan müştekildi.Os egípcios tinham uma concepção complexa da alma humana, que segundo eles, consistia em várias partes.
Fakat ölenlerin ruhları eve hapsolmuştur.A alma dos mortos renasciam em sua casa.
Ruh Biliminin Öncüleri.Os avanços da ciência da alma.
Ruh ve Beden Meselesi .Corpo e Alma.
Yehidah ise ruhun Tanrı'yla birleşmenin mümkün olabildiği en yüksek planıdır (düzeyi, ortamı).Segundo a cabala, Yehidah é o mais alto nível da alma, pelo qual o homem pode atingir a união máxima com Deus.
Ruh hâlinde değişiklikler de bellek erişimini etkileyebilir.Mudanças em estados emocionais também podem influenciar lembranças.
Hayırsever ruhların ve meleklerin genel adıdır.Morada das almas ditosas e lar dos anjos.
Zaman zaman gurbete çıkan Ruhsati, ömrünün sonlarında köyünde imamlık yapmıştır.Seria incoerência apelar para ele no final da vida.
Onların ruh halinde özgür ve birleştikleri hissini verdiklerini söylediler.Eles cantam que isso faz senti-los livres e unidos no espírito.
Althusser hayatının geri kalan kısmında düzenli tekrarlayan ruh hastalığından muzdarip oldu.A partir de então, Althusser sofreu de enfermidades periódicas durante o resto de sua vida.
Peter ruhanî liderini aramaya koyulduğunda onun Happy Days isimli dizideki Fonzie karakteri olduğu anlaşılır.Quando Peter procura pelo seu guia espiritual, percebe que este é Fonzie do Happy Days.
Böylece ruhtaşını kendi vücuduna yerleştirir.Significa quebrar a própria alma.
"Sturmgeist", Türkçede "fırtına ruhu" anlamına geliyor.Sturmgeist significa "fantasma da tempestade" ou "espírito da tempestade" em alemão.
Zaheer'in yardımıyla Ruhlar Dünyası'na girer ve Raava ile tekrar bağlantı kurmayı başarır.Ele a ajuda a entrar no Mundo Espiritual e se reconectar com Raava.
Şu anda Miletos'ta kazılar Almanya Bochum'daki Ruhr Üniversitesi tarafından organize edilmektedir.Hoje, as escavações são organizadas pela Universidade de Ruhr, em Bochum, na Alemanha.
Horner şarkıyı Cameron'a sunmak için onun uygun ruh halinde olduğu zamanı bulana kadar bekledi.Horner esperou até que Cameron estivesse com um bom humor para lhe apresentar a canção.
Güçlü bir Patronus Ruh Emiciyi def edebilir.Capaz de realizar Samurai Soul.
İnsan ruhunun ya da ilâhi ruhun kendi çevresindeki dünyayı etkileyen parçasına ba adı verilirdi.O ba era o componente da alma humana ou divina que afetava o mundo ao seu redor.
O gök açıldı ve ruhum Tanrıya varmaya özendi".Deus, porém, revelou-o a nós pelo Espírito.”
Ölülerin ruhları görülebilir ve işitilebilirdi.Pode ler os pensamentos das pessoas e ver as almas de pessoas mortas.
Toprağın koruyucu ruhudur.É o protetor da Terra.
İnsanın, ailenin ve soyun koruyucu ruhudur (iyesidir).Fazem violência ao homem e à sua família; a ele e aos seus herdeiros.
Berzah Âleminde Ruh Ne Yapar?O que faz o Espírito Santo?
Şimdi kendimi ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissediyorum.Estou pronta fisicamente e mentalmente.
Kötü ruhların tamamı onun egemenliği altındadır.As almas dos MEUS demônios estão sob o SEU controle.
Bu Tungus Tanrısı yeni doğan bebeklere ruh verir.Nós mostraremos o inferno aos nazistas bastardos.
Romalılar aynı zamanda herkesin, her yerin veya her şeyin ebedî bir ruhu olduğuna inanırlardı.Os romanos também acreditavam que cada pessoa, lugar ou coisa tinha seu próprio gênio, ou alma divina.
Ölümsüz ruha sahip değildir ve ölümden sonra bilinç yoktur (ölüme çoğunlukla "canın uykusu" adı verilir).Não possui uma alma imortal, mas se tornou alma vivente após receber o sopro de vida (ou espírito) de Deus.
Ruh, Baba'dandır.Portanto a alma vem da essência de Deus.
Tanzimat döneminde izlenen yol "şekilde batılı, ruhen doğulu" bir tavırdır.No contexto da passagem, parece que equivale a algo como "o leste e o oeste."
Ruhsal sağlığı kötüye gitti.Mas o mental piorou.
Lanetlenmiş insanların ruhlarıdır.São espíritos vagantes de pessoas falecidas.
İkili bu filmle Bağımsız Ruh John Cassavetes Ödülü'nü aldı.DuVernay também ganhou o Independent Spirit John Cassavetes Award por seu trabalho no filme.
İnsan, vücuduyla maddi dünyaya, ruhu ile de manevi dünyaya bağlıdır.O homem é composto de corpo, alma e espírito.
Ruh halim sürekli değişir.Meu humor está mudando.
Bu nedenle, cüppelerinizin üzerine değil, ruhunuzda onun tasvirini taşıyın.Não importa quanto tenha em estoque mas sim o giro do seu estoque.
Korra'nın Ruhlar Dünyası'na geçmesi için rehberi olur.Ela é quem guiará Korra nas suas jornadas com os Espíritos.
Duygusal anılar güncel ruh hâli ile yeniden oluşturulmaktadır.Memórias emocionais são reconstruídas por estados emocionais atuais.
Eve getirilir ve istirahat etmesi için bir ruh hastalıkları hastanesine yatırılır, burada iyileşir.Ele é retornado para casa e trazido para uma casa de descanso, onde ele eventualmente recupera.
Ruhbanın durumu nedir?Qual é o nome do Espírito?
Kevser Ruhi, gerçek hayatın, yaşanmışlıkların izi süren bir yazardır.VIPs - histórias reais de um mentiroso.
Dünya için Tanrı neyse, insan için ruh odur.O deus, porém, exige em troca uma vida humana.
İnsanlarda da amigdalanın pek çok ruhsal bozuklukla ilişkisi saptanmıştır.Muitos ainda confundem assexualidade com baixa libido.
Dini ve ruhani başlıklar şapka dünyasının küçük bir kesimini oluşturur.A chapelaria religiosa e clerical constitui uma pequena secção no universo das coberturas de cabeça.
Yer, yeraltı alemi ve ilahi olan ruhsal gök.Puro Espírito, Monada, Essência Divina.
İslam dinine göre ruh çağırma günahtır.No Islã a blasfêmia é considerada um pecado.
Yaratıcı düşünme ve araştırma ruhunu geliştirmek, düşünme uğraşısının kendi başına değerini göstermek.Exercitar a mente e o corpo e ser capaz de avaliar o próprio esforço.
Biz ruhumuzda bulundurduğumuz ateş oranında bilgeyiz.Esse som é combustível para o fogo que arde em nossos corações).
Masatenisi de artık amatör ruhtan uzaklaştı.Ele mudou o seu clube quando chega a amador.
Tengricilikte tabiat ruhlarla doludur."Todas as formas de coisas naturais têm almas?
Jared Leto, Joker: Aşırı kötü ruh hastası.Jared Leto como Coringa: Um super-vilão psicopata.
Evrenin ruhudur.O Homem no Universo.
Tanrım ruhuna yardım etsin.”Possa Deus ajudar espírito.
Heavy Metal onun ruhuydu.Seu símbolo era um coração.
Artık Angeleus, Angel olmuştu ve büyücüler ona ruh verdiler.Cristo ressuscitou e os anjos rejubilaram-se!
Halkın %49'u ise "Tanrı'nın ve ruh gücünün varlığına tamamen" inanmaktadır.45% "acreditam que exista algum espírito ou força vital".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod