Ruh eşlerine inanıyor musun?Do you believe in soulmates?
Ruh eşlerine inanıyorum.I believe in soulmates.
Burada sadece İngilizce değil, aynı zamanda Rusça da konuşulur.Not only English is spoken here, but also Russian.
Rusya ve Almanya'da insanlar günde sekiz saat çalışırlar.In Russia and Germany, people work eight hours a day.
Bu, içinde bulunacak bir adam için tehlikeli bir ruh halidir.This is a dangerous state of mind for a man to be in.
Sami'nin rüyaları dağılmaya başladı.Sami's dreams began to disintegrate.
Tom buraya gelene kadar iyi bir ruh halindeydim.I was in a good mood until Tom got here.
Şapka rüzgâr tarafından uçuruldu.The hat was blown away by the wind.
Sami'nin bedeni birtakım kötü ruhlar tarafından ele geçirilmişti.Sami's body was possessed by some evil spirit.
Bu bir Rus ismi.It's a Russian name.
Bulgarca, Rusça gibi Kiril alfabesi ile yazılır.Like Russian, Bulgarian is written with the Cyrillic alphabet.
Bu dili öğrenmek için Rusça bilmek zorundasın.You have to know Russian to learn this language.
Tom rüyasının gerçekleşeceğini umuyordu.Tom hoped his dream would come true.
Ruhlara inanmıyorum.I don't believe in spirits.
Bu, Rusya'da seyahat etmek için en uygun dönemdir.This is the most favourable period for travelling in Russia.
Şemsiyeler rüzgarlı günlerde pek iyi çalışmazlar.Umbrellas don't work very well on windy days.
Şeytanın ruhu yeniden canlanıyor.The spirit of the demon reawakens.
İblisin ruhu yeniden canlanıyor.The spirit of Satan reawakens.
Ne demek istiyorsun, bu bir rüya değil miydi?What do you mean it wasn't a dream?
O bir rüya değildi.That wasn't a dream.
Sibirya rüzgarları gece boyunca süren donlara neden olabilir.Siberian winds can cause overnight frosts.
2013'te, Rusya'daki Çelyabinsk üzerinde bir meteor patladı.In 2013, a meteor exploded over Chelyabinsk, Russia.
Bana onların hepsinin sadece bir rüya olduğunu mu söylemek istiyorsun?Do you want to say me it was all just a dream?
Rusçam çok kötüdür.My Russian is terrible.
Sami'nin kendi sabah rutini var.Sami has his own morning routine.
Soğuk rüzgar nedeniyle baş ağrım var.I've got a headache from the cold wind.
Tom kusursuz Rusça konuşur.Tom speaks flawless Russian.
Rüzgar sörfü yapıyorum.I am windsurfing.
Hangi dilde rüya görüyorsun?What language do you dream in?
Gerçeklik ve gerçek dışılık, kişinin ruhu için önemlidir.Reality and irreality are both important for one's psyche.
Rusça okuyacağım.I'm going to study Russian.
O, oğullarına Rusça öğretti.He taught his sons Russian.
O, çocuklara Rusça öğretti.He taught the children Russian.
Rusya Avrupa'nın veya Asya'nın bir parçası mıdır?Is Russia part of Europe or Asia?
Hayvanların ruhu var mıdır ve cennete giderler mi?Do animals have a soul and do they go to heaven?
Denizden kum tepelerinin üzerinde canlı bir rüzgar patladı.A crisp wind blew up over the sand dunes from the sea.
Benim bir ruhum yok.I don't have a soul.
Benim bir ruhum var.I have a soul.
Benim ruhum yok.I have no soul.
Benim bir ruhum yok ve başka birinin de yok.I don't have a soul, and neither does anyone else.
Hiç kimsenin bir ruhu yok.No one has a soul.
Kimsenin bir ruhu yok.Nobody has a soul.
Ruhlar yoktur.Souls don't exist.
Ruh gibi bir şey var mı?Is there such a thing as a soul?
Ruhlar var mıdır?Do souls exist?
Ruhların var olduğu kanıtlanmadı.Souls have not been demonstrated to exist.
Herhangi biri bir ruha sahip midir?Does anyone have a soul?
Bu yer çok rüzgarlıdır.This place is really windy.
Sana bazı tavsiyeler vereyim - rüzgâr yönünde çiş yapmayın!Let me give you some advice - don't pee into the wind!
Bugün rüzgar o kadar güçlü esti ki bir ağaç devrildi.The wind blew so strongly today, that a tree was knocked over.
Rüzgarın yönünü değiştiremediğin zaman yelkenlerini ayarla.When you can't change the direction of the wind - adjust your sails.
Leyla kalbini ve ruhunu işine adadı.Layla put her heart and soul into her job.
Ben rüşvet almıyorum.I don't take bribes.
Ben rüşvet alamam.I can't be bribed.
O rüşvet almış olamaz.He can't be bribed.
O rüşvetçi olamaz.She can't be bribed.
Tom bana rüşvet vermeye çalıştı.Tom tried to bribe me.
Çoğu kişi ona rumuzuyla seslenir.Most people call him by his nickname.
Tom rüzgar sörfü yapmayı öğrenmeyi istediğini söyledi.Tom said he wanted to learn how to windsurf.
Tom rüzgar sörfünün nasıl yapılacağını öğrenmeyi istediğini söyledi.Tom said he wanted to learn how to windsurf.