Eski Mısırlılar insan ruhunun beş bölümden oluştuğuna inanıyordu.The ancient Egyptians believed that the human soul was made up of five parts.
Mary bir hayalet ya da ruhu sırtına dokunmuş gibi hissetti.Mary felt as if a ghost or spirit had touched her back.
Tom rulo satın aldı.Tom bought rolls.
Dizel motor Rudolf Diesel tarafından icat edilmiştir.The diesel engine was invented by Rudolf Diesel.
Rüzgar kesinlikle soğuk.The wind sure is cold.
Japonya'da büyük göğüsler Rus standartlarına göre küçük kabul edilmektedir.Big breasts in Japan are considered small by Russian standards.
Bazı Rus sporcuların "Meldonyum" adı verilen yeni bir uyarıcı kullandıkları ortaya çıktı.It turned out that some Russian athletes have used a new stimulant called "meldonium".
O, Rus'a benziyor.She looks like a Russian.
Biz yüksek rütbeli üç antrenörle tanıştık.We met three coaches of high rank.
O Rus gibi görünüyor.It looks like she's Russian.
Kötü bir ruh hali içinde olduğumda, şarkı söylemeye başlarım.When I'm in a bad mood, I start to sing.
Bir iyi geceler öpücüğü olmadan tatlı rüyalar görmeyeceğim.Without a goodnight kiss I won't have sweet dreams.
Küfürsüz bir Rus konuşması bir rapor haline dönüşür.Russian speech without swearing turns into a report.
Güneyden sıcak bir rüzgar esiyor.A hot wind is blowing in from the south.
Siz Fin misiniz yoksa Rus musunuz?Are you Finns or Russians?
Esen rüzgara engel olamazsın; fakat yel değirmeni inşa edebilirsin.You can't stop the wind from blowing, but you can build windmills.
Rus arkadaşlarım var.I have Russian friends.
Uzun boylu ağaçlar bir sürü rüzgar yakalar.Tall trees catch a lot of wind.
Bir Rus bana Rus ruhunu anlamanın zor olduğunu söyledi.A Russian told me "It's hard to understand the Russian soul."
Bulutlar gökyüzünde rüzgarla sürüklendi.The clouds scudded across the sky.
Haftalar rüyalar gibi geçer.The weeks pass like dreams.
Dün gece ben ve Tom aynı rüyayı gördük.Last night, me and Tom dreamt the same dream.
Birçokları için Amerikan rüyası bir kâbus oldu.For many, the American dream has become a nightmare.
Kitaplarda bütün geçmiş zamanın ruhu yatıyor.In books lies the soul of the whole past time.
Fareler bütün kedilerin rüyasıdır.Mice are the dream of all cats.
Vücut ölümlüdür ancak ruh ölümsüzdür.The body is mortal, but the soul is immortal.
Birçok siyasetçi rüşvet, seçmen dolandırıcılığı ve kamu parasının çalınması ile suçlandı.Many politicians were accused of corruption, voter fraud and theft of public money.
Bugün o kadar rüzgarlı değil.It's not that windy today.
Rus alfabesinin nasıl okunacağını biliyor musun?Do you know how to read the Russian alphabet?
Rus alfabesi benim için o kadar zor değildir.The Russian alphabet is not that difficult to me.
Bu dairede bir kötü ruh yaşıyor.In this flat lives an evil spirit.
Bu apartman dairesinde bir kötü ruh yaşıyor.In this apartment lives a wicked spirit.
Rusça konuşmayı dinlemekten zevk alıyorum.I enjoy listening to Russian speech.
Geleneksel Rus evleri ahşaptan inşa edilir.Traditional Russian cottages are built from wood.
Rüzgar söğütlere eser.The wind blows in the willows.
Bir alçak basınç alanı rüzgar ve yağmur alternatifi ile İskandinavya'nın tümünü kapsar.A low pressure area covers all of Scandinavia with alternating wind and rain.
Rüzgar şiddetle esiyor.The wind is blowing violently.
Rüzgar şiddetli.The wind is raging.
Ben gece rüya görmedim.I didn't dream in the night.
Senin o ruh halini nasıl kontrol edeceğini öğrenmelisin.You should learn how to control that mood of yours.
Tom harika bir rüya gördüğünü söyledi.Tom said he had a wonderful dream.
Ruh sağlığımla ilgilendiğiniz için size teşekkür ederim.Thank you for being concerned about my mental health.
Biz bu arabayı 10200 rupiye aldık.We bought this car for 10200 rupees.
Sanırım o Rusyalı.I think that she is from Russia.
Moskova Rusya'dadır.Moscow is in Russia.
Yorumlanmamış bir rüya açılmamış bir mektup gibidir.An uninterpreted dream is like an unopened letter.
Tom şu anda iyi bir ruh hali içinde değil.Tom's not in a good headspace at the moment.
Tom şu anda iyi bir ruhsal durumda değil.Tom's not in a good headspace at the moment.
Benim ruh halim tamamen havaya bağlıdır.My mood depends totally on the weather.
Bir gün benim rüyam gerçek olacak.Someday my dream will come true.
Önsözsüz bir kitap ruhsuz bir vücut gibidir.A book without preface is like a body without a soul.
Ben eskiden ruj sürerdim ama artık sürmüyorum.I used to wear lipstick, but I don't anymore.
Napolyon askerlerini Rusya'ya götürdü.Napoleon led his troops to Russia.
Aslında o benim ruh ikizim.Basically he is my soulmate.
Rüyalar ne kadar sürer?How long do dreams last?
Bugün iyi bir ruh hali içindeyim.I'm in a good mood today.
Şimdi daha iyi bir ruh hali içindeyim.I'm in a better mood now.
Tom çok iyi bir ruh hali içindeydi.Tom was in a very good mood.
Tom bugün gerçekten iyi bir ruh hali içinde görünmüyor.Tom seems to be in a really good mood today.
Tom gerçekten iyi bir ruh hali içinde gibi görünüyor.Tom seems to be in a really good mood.