Bugün neden böyle kötü bir ruh hali içindesin?Why are you in such a bad mood today?
Bir rumuzum yok.I don't have a nickname.
Rüzgar uğultulu.The wind is howling.
Dışarısı rüzgarlı mı?Is it windy outside?
Tom'un bugün ruh hali nasıl?How's Tom's mood today?
İngilizceden sonra, Almanca Rusya'da en popüler yabancı dildir.After English, German is the most popular foreign language in Russia.
Liisa'nın ruh hali kötüydü.Liisa was in a bad mood.
Ruh ikizimizi bulmak istersek ne yapılmalı?What should be done if we want to find our soul mate?
Kötü bir rüyadan dolayı iyi uyuyamadım.I couldn't sleep well because of a harsh dream.
"Dün seni rüyamda gördüm." "Ciddi mi? Peki ne yapıyordum?""I dreamed of you yesterday." "Seriously? And what was I doing?"
Seni uyandırdığımda ne hakkında rüya görüyordun?What were you dreaming about when I woke you up?
Birçok insan, Rushmore dağını görmek için Güney Dakota'ya gider.Many people go to South Dakota to see Mount Rushmore.
Rüzgârın yüzüme vurduğunu hissettim.I felt the wind blowing on my face.
Yüzüme vuran rüzgarı hissettim.I felt the wind blowing on my face.
Modern Rusya'nın pek çok sorunları vardır.Modern Russia has many problems.
Sonbahar rüzgarındaki bir yaprak gibi.Like a leaf in the autumn wind.
Rüzgar uğulduyordu.The wind was howling.
En büyük güzellik, ruh güzelliğidir.The greatest beauty of all is the beauty of the soul.
Mutluyum çünkü sonunda Rusça çalışıyorum.I'm happy because I'm studying Russian finally.
O, çocuklarına Rusça öğretti.She taught her children Russian.
Rüzgar güneybatıdan esiyor.The wind is blowing from the southwest.
Senin ruhsal açıdan bir dengesiz olduğuna inanmıyorum.I don't believe that you're mentally unbalanced.
Tom'un ruhsatı yok.Tom isn't licensed.
Biri iyi bir ruh hali içinde.Somebody's in a good mood.
Sana rüşvet almanı söylemedim.I didn't tell you to take a bribe.
Biz Tom'un biraz ruhsal rehberliğe ihtiyacı olduğunu hissediyoruz.We feel Tom needs some spiritual guidance.
Ruh hali gergin.The mood is tense.
Tom kesinlikle rüşvetle satın alınmış.Tom was definitely bought off.
O rüyayı tekrar gördüm.I had that dream again.
Tom'un herhangi bir ruhsal bozukluk öyküsü yoktur.Tom has no history of any mental disorder.
Rulmanlarımı almam için bana bir dakika ver.Give me a minute to get my bearings.
Dün gece yine o rüyayı gördüm.I had that dream again last night.
Rutinimi pek bozmam.I'm a creature of habit.
Tom rutin takılan biri.Tom is a creature of habit.
Senin ruhuna hayran olduğumu söylemek zorundayım.I have to say I admire your spirit.
Şu anda siyaset tartışacak bir ruh halinde değilim.I'm in no mood to argue politics right now.
Hey, bugün iyi bir ruh hali içindesin.Hey, you're in a good mood today.
Bugün garip bir ruh hali içindesin.You're in a strange mood today.
Tom'un rüyası gerçekleşti, peki neden benimki gerçekleşmeyecek?Tom's dream came true, so why can't mine?
Macera ruhun nerede?Where's your spirit of adventure?
Kötü bir ruh hali içinde misin ya da başka bir şey mi?Are you in a bad mood or something?
Tom, ruhsal sinir bozukluğundan hiç tedavi gördü mü?Has Tom ever been treated for mental illness?
Üç saat önce daha iyi bir ruh hali içindeydim.I was in a better mood three hours ago.
Oldukça rüzgarlıydı.It was quite windy.
Rüzgar güçleniyor gibi görünüyor.It looks like the wind's getting stronger.
Bu sabah kötü bir ruh hali içindesin gibi görünüyorsun.It seems like you're in a bad mood this morning.
Rüzgar ve yağmur yangını söndürdü.The wind and rain put out the fire.
Gözün görebildiği kadarıyla yaşayan bir ruh yoktu.There wasn't a living soul as far as the eye could see.
Rüzgar onun yanaklarını ısırdı.The wind bit her cheeks.
Ben havaalanına vardığımda, rüzgar sert esiyordu.When I arrived at the airport, the wind was blowing hard.
Havaalanına ulaştığımda, güçlü bir rüzgar vardı.When I got to the airport, there was a strong wind.
Hem fiziksel hem de ruhsal olarak daha güçlü olmak istiyorum.I want to become both physically and mentally stronger.
Tom rutinini pek bozmaz. Neredeyse her gün aynı şeyleri yapar.Tom's a creature of habit, and does pretty much the same things every day.
O akıcı Rusça konuşuyor ya da en azından onun bana söylediği buydu.He speaks fluent Russian, or at least that's what he told me.
"злой" sözcüğü tek heceli tek Rusça sıfattır.The word "злой" is the only monosyllabic Russian adjective.
Jülyen takvimi Rusya'da geçerliydi.The Julian calendar was in force in Russia.
Jülyen takvimi Rusya'da yürürlükteydi.The Julian calendar was in force in Russia.
Serin bir rüzgar vardı.There was a cool wind.
Geceleyin bir kez daha aynı rüyayı gördüm.In the night, I once again had the same dream.
Hem yağmur yağıyor hem de rüzgar esiyor.It's both raining and blowing.