Güçlü rüzgarlar güvensiz öğeleri uçurabilir.Strong winds can blow away unsecured items.
Çocuklarına Rusça öğretti.He taught his children Russian.
Kim kendi ruhunun yörüngesini hesaplayabilir?Who can calculate the orbit of his own soul?
Tek bir ruh onun hakkında bilmiyor.Not a single soul knows about it.
"Bana ruhunu ver", dedi şeytan."Give me your soul", said the evil.
Tom şimdi kötü bir ruh hali içinde.Tom is in a bad mood now.
Tom şu anda kötü bir ruh hali içinde.Tom is in a bad mood right now.
Rüyalarımda seni görürüm.I see you in every one of my dreams.
Finlandiya Rusya'yı Kış Olimpiyatları hokey turnuvasından eledi.Finland eliminated Russia from the Winter Olympics hockey tournament.
Dün gerçekten tuhaf bir rüya gördüm.I had a really weird dream yesterday.
Ağaçların rüzgarda nasıl sallandığına bak.Look how the trees sway in that wind.
Rusya'nın Avrupa'ya olan doğalgaz ihracatının yaklaşık yüzde sekseni Ukrayna'dan geçer.About eighty percent of Russian gas exports to Europe pass through Ukraine.
Erdem, belki de sadece ruhun nezaketidir.Virtue, perhaps, is nothing more than politeness of soul.
Rüyaları gerçekten ayıramaz mısın?You can't separate dreams from reality?
"Rüzgar yükseliyor" Hayao Miyazaki'nin son filmidir."The Wind Rises" is Hayao Miyazaki's last film.
Koroda şarkı söylemek ruh için yararlıdır.Singing in a choir is good for the soul.
Rüzgar bizim çatının parçasını uçurduğunda endişelenmeye başladık.When the wind blew part of our roof off, we started worrying.
Rüzgar esmeye başladı.The wind began to blow.
O ayrıca erotik bir rüyaydı.It was also a wet dream.
Gemimiz uygun rüzgarla denize açıldı.Our ship sailed by favorable wind.
Tom 30 saniyeden daha az süre içinde Rubik küpünü çözebilir.Tom can solve a Rubik's Cube in less than 30 seconds.
Hayatının rüyası sonunda gerçek oldu.Her dream of a lifetime finally came true.
Rusya İtalya'dan daha büyük.Russia is bigger than Italy.
Rus pasaportum var ama ben Fransızım.I have a Russian passport, but I'm French.
Avrupa, Rusya'nın gazı olmadan yapamaz.Europe can't do without Russian gas.
Rüya görüyor olmalıyım.I must have been dreaming.
Hiç Rüzgar Gibi Geçti'yi okudun mu?Have you ever read Gone With the Wind?
Rusya kapitalist değildi.Russia wasn't capitalist.
Amerika ve diğer sömürgeci güçler, Rus Devrimi'nin sonunu umut ettiler.America and other colonial powers hoped for the end of the Russian Revolution.
Rusya, II. Dünya Savaşı sırasında 20 milyon insan kaybetti.Russia lost 20 million people during World War II.
Rusya, İkinci Dünya Savaşı sırasında 20 milyon insan kaybetti.Russia lost 20 million people during World War II.
Henüz Rusça bilmiyorum.I don't know Russian yet.
Rulonu yiyecek misin?Are you going to eat your roll?
Mary biraz parlak kırmızı ruj sürdü.Mary put on some bright red lipstick.
Arkadaş nedir? İki bedende yaşayan bir ruh.What is a friend? A soul that lives in two bodies.
Mary genellikle parlak kırmızı ruj kullanır.Mary usually wears bright red lipstick.
Tom'un tuhaf bir rüyâsı vardı.Tom had a strange dream.
Sanırım Tom sanatçı ruhlu.I think Tom is artistic.
Sanatçı ruhlu musun?Are you artistic?
Muhtemelen rüya görüyordum.I was probably dreaming.
Tom rüşvet almakla suçlandı.Tom was accused of accepting bribes.
Hava çok rüzgarlı.The weather is very windy.
Sana dün gece gördüğüm rüyayı anlatayım.Let me tell you about the dream I had last night.
Hem beden hem de ruh beslenir.Both body and spirit are nurtured.
Ruh gitti ama onun çalışması kalır.The soul is gone, but his work remains.
Bana Rusçanın büyük öğretmeni arkadaşım Marina'yı çok hatırlatıyorsun.You remind me so much of my friend Marina, a great teacher of Russian.
Rüzgar denizden esiyor.The wind is blowing from the sea.
Onun uzun saçları rüzgârda uçuştu.Her long hair blew in the wind.
Onun uzun sarı saçları rüzgârda uçuştu.Her long blond hair blew in the wind.
Bir rüyada olduğumu hissediyorum.I feel like I'm in a dream.
Deniz yakını her zaman rüzgarlıdır.It is always windy near the sea.
Rusça konuşuyorum.I speak Russian.
Rusya hakkında çok şey bilmiyorum.I don't know too much about Russia.
O gençken Rusça öğrendi.He learned Russian when he was young.
Yüzüne soğuk rüzgar esti.The cold wind blew in her face.
Her gece Tom hakkında rüya görürüm.I dream about Tom every night.
Rüzgar sörfü çok eğlenceli.Windsurfing is a lot of fun.
İyi bir ruh hali içindeymişsin gibi görünüyorsun.You sound like you're in a good mood.
Takım ruhu inanılmazdı, hepimiz birlikte bunun içindeydik.The team spirit was unbelievable, we were all in this together.
Senin rumuzun ne?What is your nickname?