Burası, küratör olarak çalıştığım Rotterdam Doğa Tarihi Müzesi.Toto je Prírodovedné múzeum v Rotterdame, kde pracujem ako kurátor.
Burası, küratör olarak çalıştığım Rotterdam Doğa Tarihi Müzesi.Voici le Musée d'Histoire Naturelle de Rotterdam, où je travaille en tant que conservateur.
Burası, küratör olarak çalıştığım Rotterdam Doğa Tarihi Müzesi.Αυτό είναι το Μουσείο Φυσικής Ιστορίας στο Ρότερνταμ, όπου είμαι υπεύθυνος.
Burası, küratör olarak çalıştığım Rotterdam Doğa Tarihi Müzesi.Це музей природознавства у Роттердамі, де я працюю доглядачем.
Burası, küratör olarak çalıştığım Rotterdam Doğa Tarihi Müzesi.Это Музей Естествознания в Роттердаме, где я работаю куратором.
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.De mondta, hogy lehetséges, hogy ezen az útvonalon nincs mindenütt gyalogút vagy járda.
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.Den sa till mig att den här vägen eventuellt saknar trottoarer eller gångvägar dock.
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.Het vertelde me er wel bij dat op deze route wellicht stoepen of voetpaden zouden ontbreken.
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.Il m'a bien indiqué que cet itinéraire n'était peut être pas complètement aménagé pour les piétons.
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.다만 가는 도중에 인도가 끊겨 있을지도 모른다고 경고를 해주더군요.
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.Me dijo que por este camino tal vez falten aceras o cruces peatonales.
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.Mi ha detto che questa è la strada anche se forse mancano i marciapiedi o i percorsi pedonali.
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.Nó cho tôi biết lộ trình này tuy có lẽ hơi thiếu mất vỉa hè và đường dành cho người đi bộ.
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.No entanto, disse-me que este percurso pode não ter passeios ou caminhos para pedestres.
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.Řeklo mi to, že tato cesta možná postrádá chodníky nebo pěší stezky.
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.Saya juga diberi tahu bahwa di rute ini mungkin tidak ada trotoar atau jalur pejalan kaki.
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.Și mi-a spus că pe acest traseu s-ar putea să lipsească trotuarele sau traseele pedestre.
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.Upozornilo ma to ale, že táto trasa možno bude postrádať chodníky, alebo trasy pre chodcov.
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.Zarazem zaznaczono, że ta trasa, czasem nie prowadzi przez chodniki lub ścieżki dla pieszych.
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.Μου είπε ότι αυτή η διαδρομή, όμως, μπορεί να μην έχει πεζοδρόμια.
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.Все пак ми каза, че по този път може да липсват тротоари и алеи за пешеходци.
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.Правда, предупредив, что на этом маршруте могут быть указаны не все пешеходные дорожки.
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.Система повідомила мене, що у цьому маршруті можуть бути відсутні тротуари або пішохідні доріжки.
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.זה כן אמר לי שבדרך הזו אולי חסרות מדרכות או שבילים להולכי רגל.
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.ولكنه نوه لي الى ان ذلك الطريق ربما لا يحوي في اجزاءه على مسارات خاصة للمشاة
Bu rotada bazı kaldırımları ve yaya yollarını es geçebileceğimi söyledi.ない可能性がありますと表示されました (笑)
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Auf diesen Routen wird das Kokain in Linienflugzeugen oder per Schiff transportiert.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.En tales rutas, la cocaína se introduce de contrabando a través de vuelos comerciales o por mar.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Kokainen smugles ad disse ruter via fly eller skibe.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Näillä reiteillä kokaiinia salakuljetetaan kaupallisilla lennoilla tai meritse.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Na těchto trasách je kokain pašován při komerčních letech nebo po moři.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Na teh poteh se kokain tihotapi na komercialnih letih ali po morju.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Na tych szlakach kokaina przemycana jest drogą powietrzną (liniami lotniczymi) lub morską.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Na týchto trasách sa kokaín pašuje prostredníctvom komerčných letov alebo po mori.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Nestas rotas, a cocaína é contrabandeada através de voos comerciais ou por via marítima.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Op deze routes wordt de cocaïne gesmokkeld via commerciële vluchten of per schip.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.På dessa rutter smugglas kokainet med hjälp av kommersiellt flyg eller fartyg.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Pe aceste rute, cocaina este introdusă clandestin prin zboruri comerciale sau pe cale maritimă.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Su queste rotte, il traffico di cocaina avviene tramite voli commerciali o via mare.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Sur ces itinéraires, la cocaïne est introduite clandestinement sur des vols commerciaux ou par voie maritime.
Bu, rotasyoneli anlamanizda yardımcı olmuştur.Asi que esto de debe dar u poco de intuicion sobre cual es el rizo.
Bu, rotasyoneli anlamanizda yardımcı olmuştur.Isso deve dar uma pequena ideia do que seja um rotacional.
Bu, rotasyoneli anlamanizda yardımcı olmuştur.So könnte dies Ihnen ein wenig Intuition dessen, was die locken.
Bu, rotasyoneli anlamanizda yardımcı olmuştur.Zatem może to dać pewien wgląd w to, czym jest rotacja.
Bu, rotasyoneli anlamanizda yardımcı olmuştur.لأنه من الضروري عند أخذ قياسات الاتفاف ان نعرف ماهو تأثير الدوران
Bu soldaki adam, Dr. Richard Beverley Cole, Philedelphia'da yaşardı ve Panama rotasını seçti.Ce type sur la gauche, le Dr Richard Berverley Cole, vivait à Philadelphie and il prit la voie par le Panama.
Bu soldaki adam, Dr. Richard Beverley Cole, Philedelphia'da yaşardı ve Panama rotasını seçti.Der Mann links, Dr. Richard Beverley Cole, er lebte in Philadelphia und er nahm die Panama Route.
Bu soldaki adam, Dr. Richard Beverley Cole, Philedelphia'da yaşardı ve Panama rotasını seçti.Este tipo a la izquierda, el Dr. Richard Beverly Cole, vivía en Filadelfia y tomó la ruta de Panamá.
Bu soldaki adam, Dr. Richard Beverley Cole, Philedelphia'da yaşardı ve Panama rotasını seçti.Ten gość po lewej stronie, Dr. Richard Beverley Cole, mieszkał w Filadelfii i wybrał się w trasę do Panamy.
Bu soldaki adam, Dr. Richard Beverley Cole, Philedelphia'da yaşardı ve Panama rotasını seçti.Този човек отляво, Д-р Ричард Бевърли Кол, живял във Филаделфия и тръгнал по Панамския маршрут.
Bütün bunlar olurken hala pratik bir araç değildi,... ...fakat doğru rotada ilerlediğine inanıyoruz.Aún no es un vehículo práctico despues de todo esto pero nos movemos en la dirección correcta, creemos.
Bütün bunlar olurken hala pratik bir araç değildi,... ...fakat doğru rotada ilerlediğine inanıyoruz.Încă nu era un vehicul funcțional, dar avea să fie, credeam noi.
Bütün bunlar olurken hala pratik bir araç değildi,... ...fakat doğru rotada ilerlediğine inanıyoruz.시험모델에 대해서는 아직 시연하지 않았지만 우리는 정상적으로 개발 진행중입니다.
Bütün bunlar olurken hala pratik bir araç değildi,... ...fakat doğru rotada ilerlediğine inanıyoruz.Nie był to wtedy zbyt praktyczny pojazd, ale uważaliśmy, że zmierzamy w dobrym kierunku.
Bütün bunlar olurken hala pratik bir araç değildi,... ...fakat doğru rotada ilerlediğine inanıyoruz.Non era comunque ancora un mezzo pratico, ma ci stavamo muovendo nella giusta direzione.
Bütün bunlar olurken hala pratik bir araç değildi,... ...fakat doğru rotada ilerlediğine inanıyoruz.Stále nejde o praktické vozidlo, ale jsme přesvědčeni, že pokračujeme správným směrem.
Bütün bunlar olurken hala pratik bir araç değildi,... ...fakat doğru rotada ilerlediğine inanıyoruz.Toujours pas un véhicule utilisable pendant tout ce temps, mais on s'en rapprochait, nous y croyions.
Bütün bunlar olurken hala pratik bir araç değildi,... ...fakat doğru rotada ilerlediğine inanıyoruz.Zu dieser Zeit war das immer noch kein praktisches Fahrzeug, aber es ging in die richtige Richtung.
Bütün bunlar olurken hala pratik bir araç değildi,... ...fakat doğru rotada ilerlediğine inanıyoruz.Всё ещё не рабочий вариант на тот момент, но мы верили, что двигаемся в правильном направлении.
Bütün bunlar olurken hala pratik bir araç değildi,... ...fakat doğru rotada ilerlediğine inanıyoruz.И все пак не е практично превозно средство при все това, но вярваме, че се движи в правилната посока.