Bir ritüeli kaybediyoruz.Vi mister et ritual.
Bir ritüeli kaybediyoruz.We verliezen een ritueel.
Bir ritüeli kaybediyoruz.Wir verlieren ein Ritual.
Bir ritüeli kaybediyoruz.Ztrácíme rituál.
Bir ritüeli kaybediyoruz.Χάνουμε μία τελετή.
Bir ritüeli kaybediyoruz.Мы теряем ритуал.
Bir ritüeli kaybediyoruz.Ние губим един ритуал.
Bir ritüeli kaybediyoruz.אנו מאבדים הליך טקסי.
Bir ritüeli kaybediyoruz.نحن نفقد أحد الطقوس.
Bir ritüeli kaybediyoruz.これには 医師と患者の関係に
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.500 Jahre nach Kolumbus werden also diese uralten Rhythmen einer Landschaft in Rituale umgesetzt.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.콜롬부스가 가고 500년이 지난 후, 이 태고의 리듬이 어우러지는 광경이 의식속에서 펼쳐지는 것입니다.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.Así que 500 años después de Colón, estos ancestrales ritmos del paisaje aún son ejecutados ritualmente.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.Astfel la 500 de ani după Columb, aceste ritmuri ale peisajului sunt reflectate în ritual.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.Dus 500 jaar na Columbus zie je het rituele spel van deze oeroude ritmes van landschap.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.Et ainsi, 500 ans après Colomb, ces anciens rythmes du paysage sont joués en un rituel.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.Quindi 500 anni dopo Colombo, questi ritmi antichi del paesaggio sono ancora rappresentati ritualmente.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.Tak więc, 500 lat po Kolumbie ten starożytny rytm krajobrazu wybrzmiewa w rytuale.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.Tehát 500 évvel Kolombusz után a tájkép ősi ritmusát egy szertartás során fedik fel.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.И така, 500 години след Колумб тези древни ритми на пейзажа са изиграни в ритуал.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.Итак, через 500 лет после Колумба эти древние ритмы ландшафта живут в ритуалах.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.וכך, 500 שנה אחרי קולומבוס, מקצבי הנוף הקדמוניים האלה עדיין מבוצעים בצורה טקסית.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.لذلك فإنه منذ 500 سنة قبل كولومبوس هذه التوازنات القديمة من الطبيعة تمت صياغتها بطقوس روحية
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.地形の太古なリズムが儀式を通じて 奏でられるのです TED 初めての講演のとき
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Asta se vede şi în felul în care religiile îşi organizează ritualurile în jurul sentimentelor importante.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Das wird daran deutlich, wie Religionen Rituale um wichtige Gefühle erschaffen.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Det här framträder också i sättet som religioner formar ritualer runt viktiga känslor.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Det kommer også til udtryk i den måde hvorpå religioner sætter ritualer op omkring vigtige følelser.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Điều này tương tự cái cách mà tôn giáo sắp đặt những nghi lễ xung quanh những cảm nhận quan trọng.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Dit komt ook naar voren in de manier waarop religies rituelen organiseren rond belangrijke gevoelens.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Esto aparece del mismo modo que los rituales en las religiones en torno a sentimientos importantes.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Ez abban is megmutatkozik, ahogy a vallások szertartásokat rendeznek a fontos érzelmeknek.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Isto aparece igualmente na forma como as religiões estabelecem rituais em torno de sentimentos importantes.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.우리가 중요한 감정을 기억할 수 있도록 종교가 의식을 진행하는 것을 보면 그런 것을 이해하기 쉽죠.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Ma to się również do sposobu organizowania rytuałów religijnych wokół ważnych uczuć.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.On retrouve la même chose quand les religions établissent des rituels autour des sentiments importants.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Podobně jsou náboženské rituály zkonstruovány okolo důležitých pocitů.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Questo succede anche nel modo in cui le religioni fissano i riti intorno ai sentimenti importanti.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.To se pozna tudi v načinu, kako religije pripravijo obrede okoli pomembnih občutij.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Toto sa spája aj so spôsobom, akým náboženstvo vytvára rituály okolo dôležitých pocitov.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Αυτό το συναντάμε επίσης στον τρόπο που οι θρησκείες δημιουργούν τελετουργικά γύρω από σημαντικά αισθήματα.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Те ж саме стосується релігійних ритуалів, зосереджених довкола важливих почуттів.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Това го виждаме и в начина, по който религиите създават ритуали около важни чувства.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.Это также относится к тому, что религии устанавливают свои ритуалы на основе важных переживаний.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.הדבר מובא גם כן בדרך שבא דתות מארגנות טקסים סביב רגשות מהותיים.
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.هذا يقودنا ايضا الى الطريقة التي تنظم في الاديان الطقوس حول المشاعر الهامة
Bu ayrıca dinlerin önemli duygular etrafında ritüeller oluşturmasında da görülür.宗教が大切な感覚のまわりに 儀式を作り上げるやり方にも見られます 月を例に取りましょう 月を見ることはとても大事です
-domuz,tavuk ve en önemlisi manda- karşılıklı bir borç sistemine bağlayan ayrıntılı ritüellerle yapılıyor.돼지, 닭, 그리고 가장 중요하게는 물소도 있네요. -- 이 동물들이 제물로 희생되어 죽은 자의 이름으로 배분됩니다.
-domuz,tavuk ve en önemlisi manda- karşılıklı bir borç sistemine bağlayan ayrıntılı ritüellerle yapılıyor.lợn, gà, và quan trọng nhất, trâu nước-- được hiến tế và phân phát thay mặt cho người quá cố.
-domuz,tavuk ve en önemlisi manda- karşılıklı bir borç sistemine bağlayan ayrıntılı ritüellerle yapılıyor.Schweine, Hühner und, vor allem, Wasserbüffel -- die geopfert und im Namen des Verstorbenen verteilt werden.
-domuz,tavuk ve en önemlisi manda- karşılıklı bir borç sistemine bağlayan ayrıntılı ritüellerle yapılıyor.חזירים, תרנגולות, והכי חשוב תאואי-מים -- אשר מועלים לקורבן ומחולקים בשם הנפטרים.
-domuz,tavuk ve en önemlisi manda- karşılıklı bir borç sistemine bağlayan ayrıntılı ritüellerle yapılıyor.死者の名のもとに 生贄として捧げられ 皆に振る舞われます こうした死にまつわる 文化的概念-
Fakat şimdi geleneksel şifacılar ve büyücüler... ...seramoniler ve ritüeller sırasında giyiyorlar.하지만 많은 의식과 행사들을 통해 전통 의사와 장관들도 입게 되었죠.
Fakat şimdi geleneksel şifacılar ve büyücüler... ...seramoniler ve ritüeller sırasında giyiyorlar.lo fanno anche i guaritori e i sacerdoti.
Fakat şimdi geleneksel şifacılar ve büyücüler... ...seramoniler ve ritüeller sırasında giyiyorlar.אבל היום התופעה קיימת בטקסים ופולחנים שונים, אצל מרפאים וכהנים מסורתיים.
Fakat şimdi geleneksel şifacılar ve büyücüler... ...seramoniler ve ritüeller sırasında giyiyorlar.وعبر الاحتفالات والطقوس الدينية والسحرة والمشعوذين
Fakat şimdi geleneksel şifacılar ve büyücüler... ...seramoniler ve ritüeller sırasında giyiyorlar.伝統的なヒーラーや聖職者が身につけます これは皮をはがされた
Gelişme çağında öldürme üzerine bir çok rituel vardı. Hayvanları öldürme üzerine. 13'e girdiğimde...Wiele rytuałów polegało na zabijaniu, małych zwierząt, a potem coraz większych...
Gelişme çağında öldürme üzerine bir çok rituel vardı.많은 의식들이 죽음과 관련 되어있는데, 작은 동물들을 죽이고,
Gelişme çağında öldürme üzerine bir çok rituel vardı.Muitos dos rituais incitava a matar, matar pequenos animais.