Devlet ritüellerinin düzenlendiği tapınaklar tanrıların tasvirleri ile doludur.Os templos, onde os rituais do estado eram realizados, estavam cheios de imagens dos deuses.
Kokuları Mısırlıların ritüellerde kullandıkları tütsülere benzer.Eles emitem um odor que os egípcios associavam ao incenso usado nos rituais.
Bu birliğin ritüeli "Feriae Latinae" (Latin Festivali) adlı festivaldi.Telefônica Sonidos - Festival Mundo Latino.
Dinin ana konsepti Japonca'da johrei olarak geçen şifa ritüeline dayanır.Japan daarentegen, accepteert meer dat schattigheid onderdeel is van de mode.
Ortaçağ Japonya'sına ait bir ritüel intihar yöntemidir.W Japonii narodził się zwyczaj rytualnego samobójstwa seppuku.
Bunu başka garip ritüeller de izler.För andra betydelser, se Ritasaaret.
Asaruludu, Sümer dini ritüellerinde bir şeytan çıkarıcı olarak hizmet etmiştir.Domkyrkan har genom hela sin historia varit ett levande gudstjänstrum.
Kokuları Mısırlıların ritüellerde kullandıkları tütsülere benzer.Lukten kan liknas vid rengöringsprodukter.
Tantrik Budizm büyük ölçüde ritüeller ve meditatif uygulamalarla ilgilenir.Тантричний буддизм сильно пов'язаний з ритуалами та медитативною практикою.
Harae (祓), Şinto dininde arınma ritüellerinin genel adıdır.Харае (祓) — узагальнена назва ритуалів очищення.
Hinduizm'de mum, ruhsal aydınlanmanın ve başarının sembolü olarak pek çok ritüelde kullanılmaktadır.Tygr jávský je na Jávě často používán v reklamách jako symbol rychlosti a síly.
Bu rituelin erken olmasının sebebi Kiduş’un Simha Tora ayininin bir parçası olmasıdır.Zásadním důvodem stížnosti podle Okamury „je a bude vyvracení lží doktora Šimíčka“.
Ritüelin sonunda da bir meşe kütüğü ateşe verilir.Loupežníci nakonec celý zámek podpálí.
Asaruludu, Sümer dini ritüellerinde bir şeytan çıkarıcı olarak hizmet etmiştir.Posmrtně se stal příkladem služebníka věrného pánovi za každých okolností.
Yedinci günü Hoshana Rabbah ( Büyük Hoşana) olarak adlandırılır ve kendine özgü rituelleri vardır.Sajin Komamura - Căpitan al Diviziei a 7-a Nume: Tenken (天譴, lit.
Zamanla bu gelenek samuray sınıfına da geçti ve böylece bazi ritüeller de eklendi.Idővel a hagyomány a szamuráj osztályhoz is elért, akik sokféle rituálét is hozzátettek.
Kent içi ve kenti çevreleyen tekkelerde daha yetkinleştirilmiş “bir ritüel ve örgütlenme” başlatmıştır.Elkezdték „eszményi szintre” feltölteni a belvárost és a várost körülvevő töltésrendszert.
Dini ritüeller gibi geleneksel haklar bile gizliden gizliye gerçekleştirilmektedir.Käytännössä rituaalit ovat kuitenkin juuri niiden pyhyyden takia salaisia.
Bir tanrı için yapılan ritüeller genellikle o tanrının mitolojisi ile ilgili olurdu.Τα τελετουργικά ενός θεού συχνά βασίζονταν στη μυθολογία που περιέβαλε αυτό το θεό.
Devlet ritüellerinin düzenlendiği tapınaklar tanrıların tasvirleri ile doludur.Οι ναοί, όπου τελούνταν οι επίσημες τελετουργίες του κράτους, ήταν γεμάτοι με εικονογραφίες των θεών.
Kokuları Mısırlıların ritüellerde kullandıkları tütsülere benzer.Αναδύουν ένα άρωμα που οι Αιγύπτιοι συνέδεαν με το θυμίαμα που χρησιμοποιούσαν στις τελετουργίες τους.
Ritüellerin pek çoğu yemekle ilgili.Υπάρχει μεγάλη ελαστικότητα αναφορικά με τα προσφερόμενα γεύματα.
Yedinci günü Hoshana Rabbah ( Büyük Hoşana) olarak adlandırılır ve kendine özgü rituelleri vardır.Sabbaten, ugens syvende dag (lørdagen), er en hellig dag, velsignet og indstiftet af Gud.
Bu ritüel, ya sabah Tevrat okumalarından sonra ya da Musaf’ın sonunda gerçekleşir.Skjer ikke dette, vil tekstene før eller seinere bli stående som museale kuriosa.»
Merci- taklid, hukuk ve ritüeller konularında diî yorumlar sağlarlar. ^ MarjasDe strever etter likestilling via politisk og juridisk reform. ^ Tong, Rosemarie.
Örneğin Jainistler, dini ritüelleri sırasında dikişsiz kumaş parçaları giyerler.Ví dụ, đàn ông Do Thái thường mặc yamakas để thể hiện niềm tin tôn giáo của họ trong giao tiếp.
Zamanla bu gelenek samuray sınıfına da geçti ve böylece bazi ritüeller de eklendi.Theo thời gian, truyền thống này được chuyển lại cho tầng lớp samurai, thêm vào một số nghi lễ.
Bunu başka garip ritüeller de izler.ועוד שלל מעשים אלימים אחרים ריאליסטים.
Bunun nedeni antik çağda şarap kullanılarak yapılan rituellerdir.מקור המילה בתהליך הכנת היין בעת העתיקה.
Değişik ritüelleri yerine getirir.והביאו אתם מסורות שונות.
Ritüelin sonunda da bir meşe kütüğü ateşe verilir.בסיום תהליך הזיגוג שורפים את המוצר פעם שנייה.
Kültürleme başarılı olursa dilde, değer yargılarında ve mantıksal ritüellerinde yeterlikle sonuçlanır.Ако е успешна, енкултурацията има за резултат компетентност в езика, стойностите и ритуалите на една култура.
Örneğin Jainistler, dini ritüelleri sırasında dikişsiz kumaş parçaları giyerler.Например, мюсюлманските мъже носят незашити парчета плат при извършване на религиозни церемонии.
Noel ağaçları Pagan geleneklerinden gelen bir ritüeldir.Hrvatski božićni običaji dio su hrvatske tradicije.
1530'larda Hristiyan ritüeller, yerel adet ve geleneklerin içine nufuz etmeye başladı.1215) však bolo dohodnuté, že východní kresťania môžu zachovávať svoje obradové zvyky.
Değişik ritüelleri yerine getirir.Uporabljajo torej zaporedno rimo.
Kurultayın başlama anında demir dövülmesi geleneksel ritüeli haline gelmiştir.V zgodnji železni dobi je pokop ponovno postal pravilo.
Arınma ritüellerini ve kanunlarını hakkındadır.Aprašomi švarumo įstatymai ir ritualai.
Tüm dinler ve geleneklerdeki ruhani ögretiler (dogma ve rituel değil) tek ögreticiden gelir.Inimlikud traditsioonid (inimeste rajatud riitused ja tseremooniad) ei pea olema igal pool ühesugused.
Agnes günlerdir beni eve yaklaştırmıyordu - çünkü tüm bu ritüellerini hazırlıyorlardı.A Agnes não me deixara entrar na casa durante dias porque estavam a preparar um ritual.
Agnes günlerdir beni eve yaklaştırmıyordu - çünkü tüm bu ritüellerini hazırlıyorlardı.Agnes had me al een paar dagen niet naar het huis laten komen omdat ze een ritueel voorbereidden.
Agnes günlerdir beni eve yaklaştırmıyordu - çünkü tüm bu ritüellerini hazırlıyorlardı.Agnes hatte mich tagelang nicht hinkommen lassen - sie bereiteten dieses ganze Ritual vor.
Agnes günlerdir beni eve yaklaştırmıyordu - çünkü tüm bu ritüellerini hazırlıyorlardı.Agnes nie wpuszczała mnie wcześniej, bo przygotowywały cały rytuał.
Agnes günlerdir beni eve yaklaştırmıyordu - çünkü tüm bu ritüellerini hazırlıyorlardı.Agnes non mi aveva lasciata entrare nella casa in quei giorni -- perché stavano preparando il rituale.
Agnes günlerdir beni eve yaklaştırmıyordu - çünkü tüm bu ritüellerini hazırlıyorlardı.아그네스는 그 집에 며칠 머무르게 해주지 못했어요. 의식을 준비하느라고요.
Agnes günlerdir beni eve yaklaştırmıyordu - çünkü tüm bu ritüellerini hazırlıyorlardı.Η Άγκνες για μέρες δεν με άφηνε να πάω στο ίδρυμα, επειδή προετοίμαζαν μια τελετουργία.
Agnes günlerdir beni eve yaklaştırmıyordu - çünkü tüm bu ritüellerini hazırlıyorlardı.Агнес не ни пускаше да дойдем с дни, защото подготвяха цял ритуал.
Agnes günlerdir beni eve yaklaştırmıyordu - çünkü tüm bu ritüellerini hazırlıyorlardı.ואגנס לא הרשתה לי להיכנס לבית במשך ימים -- כי הן הכינו את כל הטקס הזה.
Agnes günlerdir beni eve yaklaştırmıyordu - çünkü tüm bu ritüellerini hazırlıyorlardı.و لم تسمح لي اقنس بالدخول للمنزل لأيام-- لأنهم كانوا يعدون هذا الطقس بالكامل.
Agnes günlerdir beni eve yaklaştırmıyordu - çünkü tüm bu ritüellerini hazırlıyorlardı.数日待つこととなりました アグネスの住む地域社会で彼女が
Aslında amaç bu, öyle değil mi? Güç değişimlerini ritüellerle gösteriyoruz.Questa era l'intenzione originale, non è vero? segniamo la transizione di potere con rituali.
Başlama ritüellerini yaşıyoruz.Beavatási szertartásokon megyünk keresztül.
Başlama ritüellerini yaşıyoruz.Chúng ta cùng phải trải qua những nghi lễ đầu đời.
Başlama ritüellerini yaşıyoruz.Experimentamos ritos de iniciación.
Başlama ritüellerini yaşıyoruz.우리 모두가 성년식을 거칩니다.
Başlama ritüellerini yaşıyoruz.Me käymme läpi initiaatioriittejä.
Başlama ritüellerini yaşıyoruz.Nous procédons à des rites d'initiations.
Başlama ritüellerini yaşıyoruz.Passamos por rituais de iniciação.
Başlama ritüellerini yaşıyoruz.Przechodzimy rytuały inicjacji.
Başlama ritüellerini yaşıyoruz.Siamo soggetti a riti di iniziazione.