Ana içeriğe geç
Sözlük

risk ile cümle

risk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bomba hedeften millerce uzaktan ve yüksek irtifadan bırakılıyor ve uçağın vurulma riski minimuma düşüyor.Бомбите могат да бъдат пускани от голяма височина на много километри от целта, снижавайки риска за самолета.
2011 itibarıyla tip 2 diyabet riskini artıran 36’dan fazla gen bulunmuştur.От 2011 г. насам са открити повече от 36 гена, които допринасят за риска от развиване на диабет тип 2.
Daha önce gestasyonel diyabet geçirmiş olanlar, daha büyük tip 2 diyabet riskine sahiptir.При тези, които преди са имали гестационен диабет, рискът да развият диабет тип 2 е по-голям.
Hareketli bir yaşam tarzı, riski yarıya indirebilir.Интензивните мерки по отношение на начина на живот могат да намалят риска с над 50%.
Eğer kullanılan iğne boşsa ve yara deliği derinse risk, daha yüksektir.Рискът е по-голям, ако използваната игла е куха, а прободната рана е дълбока.
Hipertansiyon dünya genelinde erken ölümlerde önlenebilir risk faktörlerinden en önemlisidir.Хипертонията е най-важният предотвратим рисков фактор за преждевременна смърт в света.
Sağlıklı yetişkinlerde sigara, pnömokok pnömonisinin tek en büyük risk faktörü olarak görülmektedir.Пушенето се оказва единственият най-мощен рисков фактор за пневмококова пневмония при иначе здрави възрастни.
İğne paylaşımından bulaşma riskinin sınırlı olduğu görülmektedir.Рискът от предаване чрез използване на общи игли изглежда е ограничен.
Biraz batıldır ve dikkatlidir ama gerekirse risk alır.Добавяйте малко хумор или преувеличение, където е възможно.
Risk, proton pompa inhibitör alan kişilerde, H2 antagonisti kullananlara göre daha fazladır.По-голям риск съществува при тези, които приемат инхибитори на протонната помпа, отколкото при H2 антагонисти.
"Risk Yönetim Süreci Ve Risk Yönetmekte Kullanılan Teknikler".Курс „Управление на риска, свързан с психични разстройства“.
Risk vardır ve garanti yoktur.Рисков статус – няма риск.
Persian Risk ile olan derleme albümleri yayımlanmıştır.За записване на съобщения се използва персийска азбука.
Ancak bu yatırım kararında sadece kârlılık değil, yatırımın riski de dikkate alınmaktadır.Тук дори не може да се говори за отговорност, а по-скоро за поемането на стопански риск.
Auralı migrenler, iskemik inme için riski iki katına çıkararak bir risk faktörü olarak görülmektedir.Мигрената с аура определено е рисков фактор за исхемичен инсулт, удвояващ риска.
Normal düzeyde pürinli gıdaların tüketimi gut hastalığı riskini artırmaz.Обратно на това, смъртните случаи на здрави юноши вероятно не увеличават функционалната ефективност.
Sigorta risk paylaşımını içeren bir risk işlemi seçeneğidir.Като елемент на възнаграждението може да се разчита и разход за застраховане на риска.
Bununla birlikte bazı faktörler hastalığın ortaya çıkma riskini arttırabilir.Някои други инфекции обаче може да намалят този риск.
Bazı riskler kaçınılmazdır.Рисковете са минимални.
Ayrıca diyet faktörleri de tip 2 diyabet riskini etkilemektedir.Хранителните фактори също влияят върху риска от развиване на диабет тип 2.
Özellikle gebe atlar için bir risktir.Особено опасен за възрастните е ястребът.
Hastalığın yakın şekilde oturan insanlara bulaşma riski daha fazladır.Избягвайте близки контакти с хора, които е възможно да са болни.
Bu işlem %70 risklidir.Неговите атаки са до 70% сполучливи.
Alkol bağımlıları için risk, 100 kat daha fazladır.Kod alkoholičara taj je rizik 100 puta veći.
Gençlerde ve kadınlarda risk daha yüksektir.Rizik je najveći u mladih ljudi i žena.
Anafilaksi riski altında olanların bir "alerji eylem planı" hazırlamaları önerilmektedir.Osobama koje su u opasnosti od anafilaksije preporučuje se da imaju "akcijski plan" za alergiju.
Preklamsi aynı zamanda bebek ölümü riskini de ikiye katlamaktadır.Uz preeklampsiju se rizik od smrti djeteta podvostručuje.
Dünya Sağlık Örgütü, yalnızca yüksek riskli gruplarda testin yapılmasını önermektedir.Svjetska zdravstvena organizacija prepoučuje testiranje samo onih skupina koje su izložene povišenomu riziku.
Anafilaksi oranı yıllık olarak 100.000 kişide 4-5'tir ve yaşam boyu riski ise %0,5-2%’dir.Incidencija anafilaksije je 4–5 na 100.000 osoba godišnje, s rizikom od 0,5%–2% tijekom života.
Şekerle tatlandırılan içeceklerin aşırı tüketimi, risk artışıyla bağdaştırılmaktadır.Pretjerana konzumacija pića zaslađenih šećerom je povezana s povećanom opasnošću od oboljenja.
Sağlık çalışanlarına bağışıklık kazandırılması hastalardaki viral pnömoni riskini azaltır.Cijepljenje zdravstvenih radnika smanjuje opasnost od virusne pneumonije u njihovih pacijenata.
Risk faktörleri arasında kadın anatomisi, cinsel ilişki ve aile geçmişi sayılabilir.Čimbenici rizika uključuju žensku anatomiju, seksualne odnose i obiteljsku povijest bolesti.
Zayıf bağışıklık fonksiyonu da hastalık için bir risk faktörüdür.Oslabljeni imunitet također igra veliku ulogu kao faktor rizika.
Enfeksiyon riski davranışların değiştirilmesiyle azaltılabilir.Opasnost od zaraze se može smanjiti promjenom ponašanja koje dovodi do zaraze.
Risk faktörlerinin bulunması organizmaların yayılmasını kolaylaştırır.Širenje organizama je olakšano u prisutnosti rizičnih čimbenika.
Asbest maruziyeti ve tütün kullanımı sinerjist etki göstererek akciğer kanseri gelişme riskini artırır.Pušenje i azbest imaju sinergistički učinak na razvoj raka pluća.
Riskin, aynı zamanda, daha büyük dövmeler için daha büyük olduğu görülmektedir.Također se čini da je kod većih tetovaža rizik viši.
Bu düzeylerin üstündeki kan basıncı yüksek komplikasyon riski göstermektedir.Vrijednosti krvnog tlaka iznad navedenih vrijednosti ukazuju na visoki rizik od komplikacija.
The Quietus'tan Emily Mackay albümde heves eksikliği olduğunu ve Madonna'nın risk almadığını belirtti.Emily Mackay iz The Quietus je primjetila "nedostatak ambicija" i optužila Madonnu za "igranje na sigurno".
Kahve tüketimi (çay tüketimi değil) daha düşük bir gut riski ile ilişkilendirilir.Konzumacija kave, ali ne i čaja, povezana je s nižim rizikom za razvoj gihta.
Risk, yoksul insanlar için daha yüksektir.Kr.) mogu obavljati i siromašniji građani.
Bu insanların, enjekte ilaçlar veya iğneler ile ilgili riski daha yüksek değildir.Te osobe nemaju veći rizik od reakcije na lijekove u injekcijama ili ubode kukaca.
Enfeksiyon riski, bağışıklık eksikliği ve nispeten düşük hijyen nedeniyle dolayı çocuklarda daha yüksektir.Opasnost od infekcije je veća kod djece zbog njihovog oslabljenog imuniteta i relativno slabe higijene.
Hastalığa yakalanma riski toplam tütün kullanım süresiyle doğru orantılı olarak artmaktadır.Poznati rizični faktor za nastanak bolesti je pojačana upotreba zgloba šake.
İğne paylaşımından bulaşma riskinin sınırlı olduğu görülmektedir.Čini se da je opasnost od prijenosa putem zajedničkih igala ograničena.
Kalan beş ceset için aramalar, tehlike riskinden dolayı iptal edildi.Od preživjelih vrsti, pet ih se smatra ugroženima.
İşte burada bir risk alıyorum.Puno novca za malo rizika.
Osteoropoz, kemik kitlesinin azalarak, kırık oluşma riskinin artmasıdır.Osobe s osteoporozom su u povećanoj opasnosti od prijeloma kostiju.
Risk faktörleri veya belirleyiciler ilintilidir ve illaki nedensel değildir.Osjećaji krivnje su opravdani ili su nepremostivi .
Bununla birlikte, hiperürisemi derecesine bağlı olarak risk değişiklik gösterir.Ipak, opasnost od obolijevanja ovisi o tome koliko je hiperuricemija uznapredovala.
DİK, dünyanın birçok bölgesinde, hepatit C için büyük bir risk faktörüdür.U mnogim je dijelovima svijeta glavni uzrok zaraze hepatitisom C intravenska uporaba droga.
Cinsel ilişki ve kan nakliyle bulaşma riski de bulunmaktadır.Uz to je moguć i prijenos spolnim odnosom i transfuzijom krvnih pripravaka.
Sonuç olarak yangın riski bu senaryoda 0.0007% olarak hesaplanıyor.Pravdepodobnosť, že k takémuto javu dôjde náhodne je podľa výskumu 0,007 %.
Riskin yaklaşık %40'ının genetik ile alakalı olduğu belirtilmektedir.Približne 10% prípadov súvisí s dedičným genetickým rizikom.
İşte burada bir risk alıyorum.Rozhodol sa teda riskovať.
Taşıma gerektiren durumlarda ilk yardımı yapan kişi kendi sağlığını asla riske sokmamalıdır.Nikto nie je povinný poskytovať prvú pomoc ak by tým ohrozoval vlastný život.
Bu havada çalışma prensibi çok riskliydi.Už samotný čas štartu bol riskantný.
LSD maddesinin esas riskleri çoğunlukla psikolojiktir.Fyzické účinky LSD sú oproti psychickým v podstate zanedbateľné.
Young ise bunun alınabilecek bir risk olduğunu söyler.Povie si, že je to riziko, ktoré musí podstúpiť.
Böyle bir riskin gerçekleşmemesi için yapılan birçok teknik vardır.Je viacero techník ako toho docieliť.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod