risk ile cümle
risk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Sigara bir risk faktörüyken alkol kullanımı değildir.Пушенето е рисков фактор, макар че употребата на алкохол не е.
Ancak genel olarak migrenin, felç veya kalp hastalığından doğan ölüm riskini arttırdığı görülmemektedir.Като цяло обаче мигрената изглежда не увеличава риска от смърт от инсулт или сърдечна болест.
Bu riski azaltmak için teleskop uzaya bırakılmadan önce içine bir nitrogen gaz boşaltımı yapıldı.За да се намали този риск, преди пускането на апарата в космоса е извършено почистване с азот.
Kahve, C vitamini ve süt ürünleri tüketimi ile fiziksel egzersizin riski azalttığı görülmektedir.Изглежда консумацията на кафе, витамин C и млечни продукти, както и добрата физическа форма намаляват риска.
Fakat gelişmekte olan ülkelerin birçoğunda kadınlar erkeklere göre iki kat fazla risk taşımaktadır.В много страни от развиващия се свят обаче, жените са с два пъти по-висок риск от мъжете.
Enfeksiyon riski, bağışıklık eksikliği ve nispeten düşük hijyen nedeniyle dolayı çocuklarda daha yüksektir.Рискът от инфекция при децата е по-висок поради липсата на имунитет и относително лошата хигиена при тях.
Anafilaksi oranı yıllık olarak 100.000 kişide 4-5'tir ve yaşam boyu riski ise %0,5-2%’dir.Инцидентността на анафилаксия е 4–5 на 100 000 души на година, с риск от инцидентност през живота от 0,5%–2%.
35 ve üzeri bir vücut kitle indeksi bir erkeğin gut riskini üç katına çıkarır.Индекс на телесната маса по-голям или равен на 35 повишава риска от подагра при мъжете три пъти.
Risk faktörleri arasında kadın anatomisi, cinsel ilişki ve aile geçmişi sayılabilir.Рисковите фактори включват женската анатомия, половите контакти и история на заболяването в семейството.
Risk faktörlerinin bulunması organizmaların yayılmasını kolaylaştırır.Разпространението на организмите се улеснява при наличие на рискови фактори.
Riskin, aynı zamanda, daha büyük dövmeler için daha büyük olduğu görülmektedir.Рискът очевидно е по-голям при татуировки с по-големи размери.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Тютюнопушещите са около два пъти по-рискови за заразяване в сравнение от непушачите.
EUH044 Kapalı ortamda ısıtıldığında patlama riski var.R44: Риск от експлозия при нагряване в затворено пространство.
DİK, dünyanın birçok bölgesinde, hepatit C için büyük bir risk faktörüdür.Венозната употреба на наркотици е главният рисков фактор за хепатит С в много части от света.
Birkaç özel gen varyantı, riski az ila orta miktarda artırır.Множество специфични варианти на гени повишават риска в малка до умерена степен.
Kahve tüketimi (çay tüketimi değil) daha düşük bir gut riski ile ilişkilendirilir.Консумацията на кафе, но не и чай, е свързана с нисък риск от развиване на подагра.
Bu özellikle ergenlik çağındaki erkekler için risk oluşturmaktadır.Рискът е особено висок при за момчетата в юношеска възраст.
Bununla birlikte, hiperürisemi derecesine bağlı olarak risk değişiklik gösterir.Рискът обаче варира в зависимост от степента на хиперурикемия.
Bomba hedeften millerce uzaktan ve yüksek irtifadan bırakılıyor ve uçağın vurulma riski minimuma düşüyor.Бомбите могат да бъдат пускани от голяма височина на много километри от целта, снижавайки риска за самолета.
2011 itibarıyla tip 2 diyabet riskini artıran 36’dan fazla gen bulunmuştur.От 2011 г. насам са открити повече от 36 гена, които допринасят за риска от развиване на диабет тип 2.
Daha önce gestasyonel diyabet geçirmiş olanlar, daha büyük tip 2 diyabet riskine sahiptir.При тези, които преди са имали гестационен диабет, рискът да развият диабет тип 2 е по-голям.
Hareketli bir yaşam tarzı, riski yarıya indirebilir.Интензивните мерки по отношение на начина на живот могат да намалят риска с над 50%.
Eğer kullanılan iğne boşsa ve yara deliği derinse risk, daha yüksektir.Рискът е по-голям, ако използваната игла е куха, а прободната рана е дълбока.
Hipertansiyon dünya genelinde erken ölümlerde önlenebilir risk faktörlerinden en önemlisidir.Хипертонията е най-важният предотвратим рисков фактор за преждевременна смърт в света.
Sağlıklı yetişkinlerde sigara, pnömokok pnömonisinin tek en büyük risk faktörü olarak görülmektedir.Пушенето се оказва единственият най-мощен рисков фактор за пневмококова пневмония при иначе здрави възрастни.
İğne paylaşımından bulaşma riskinin sınırlı olduğu görülmektedir.Рискът от предаване чрез използване на общи игли изглежда е ограничен.
Biraz batıldır ve dikkatlidir ama gerekirse risk alır.Добавяйте малко хумор или преувеличение, където е възможно.
Risk, proton pompa inhibitör alan kişilerde, H2 antagonisti kullananlara göre daha fazladır.По-голям риск съществува при тези, които приемат инхибитори на протонната помпа, отколкото при H2 антагонисти.
"Risk Yönetim Süreci Ve Risk Yönetmekte Kullanılan Teknikler".Курс „Управление на риска, свързан с психични разстройства“.
Risk vardır ve garanti yoktur.Рисков статус – няма риск.
Persian Risk ile olan derleme albümleri yayımlanmıştır.За записване на съобщения се използва персийска азбука.
Ancak bu yatırım kararında sadece kârlılık değil, yatırımın riski de dikkate alınmaktadır.Тук дори не може да се говори за отговорност, а по-скоро за поемането на стопански риск.
Auralı migrenler, iskemik inme için riski iki katına çıkararak bir risk faktörü olarak görülmektedir.Мигрената с аура определено е рисков фактор за исхемичен инсулт, удвояващ риска.
Normal düzeyde pürinli gıdaların tüketimi gut hastalığı riskini artırmaz.Обратно на това, смъртните случаи на здрави юноши вероятно не увеличават функционалната ефективност.
Sigorta risk paylaşımını içeren bir risk işlemi seçeneğidir.Като елемент на възнаграждението може да се разчита и разход за застраховане на риска.
Bununla birlikte bazı faktörler hastalığın ortaya çıkma riskini arttırabilir.Някои други инфекции обаче може да намалят този риск.
Bazı riskler kaçınılmazdır.Рисковете са минимални.
Ayrıca diyet faktörleri de tip 2 diyabet riskini etkilemektedir.Хранителните фактори също влияят върху риска от развиване на диабет тип 2.
Özellikle gebe atlar için bir risktir.Особено опасен за възрастните е ястребът.
Hastalığın yakın şekilde oturan insanlara bulaşma riski daha fazladır.Избягвайте близки контакти с хора, които е възможно да са болни.
Bu işlem %70 risklidir.Неговите атаки са до 70% сполучливи.
Alkol bağımlıları için risk, 100 kat daha fazladır.Kod alkoholičara taj je rizik 100 puta veći.
Gençlerde ve kadınlarda risk daha yüksektir.Rizik je najveći u mladih ljudi i žena.
Anafilaksi riski altında olanların bir "alerji eylem planı" hazırlamaları önerilmektedir.Osobama koje su u opasnosti od anafilaksije preporučuje se da imaju "akcijski plan" za alergiju.
Preklamsi aynı zamanda bebek ölümü riskini de ikiye katlamaktadır.Uz preeklampsiju se rizik od smrti djeteta podvostručuje.
Dünya Sağlık Örgütü, yalnızca yüksek riskli gruplarda testin yapılmasını önermektedir.Svjetska zdravstvena organizacija prepoučuje testiranje samo onih skupina koje su izložene povišenomu riziku.
Anafilaksi oranı yıllık olarak 100.000 kişide 4-5'tir ve yaşam boyu riski ise %0,5-2%’dir.Incidencija anafilaksije je 4–5 na 100.000 osoba godišnje, s rizikom od 0,5%–2% tijekom života.
Şekerle tatlandırılan içeceklerin aşırı tüketimi, risk artışıyla bağdaştırılmaktadır.Pretjerana konzumacija pića zaslađenih šećerom je povezana s povećanom opasnošću od oboljenja.
Sağlık çalışanlarına bağışıklık kazandırılması hastalardaki viral pnömoni riskini azaltır.Cijepljenje zdravstvenih radnika smanjuje opasnost od virusne pneumonije u njihovih pacijenata.
Risk faktörleri arasında kadın anatomisi, cinsel ilişki ve aile geçmişi sayılabilir.Čimbenici rizika uključuju žensku anatomiju, seksualne odnose i obiteljsku povijest bolesti.
Zayıf bağışıklık fonksiyonu da hastalık için bir risk faktörüdür.Oslabljeni imunitet također igra veliku ulogu kao faktor rizika.
Enfeksiyon riski davranışların değiştirilmesiyle azaltılabilir.Opasnost od zaraze se može smanjiti promjenom ponašanja koje dovodi do zaraze.
Risk faktörlerinin bulunması organizmaların yayılmasını kolaylaştırır.Širenje organizama je olakšano u prisutnosti rizičnih čimbenika.
Asbest maruziyeti ve tütün kullanımı sinerjist etki göstererek akciğer kanseri gelişme riskini artırır.Pušenje i azbest imaju sinergistički učinak na razvoj raka pluća.
Riskin, aynı zamanda, daha büyük dövmeler için daha büyük olduğu görülmektedir.Također se čini da je kod većih tetovaža rizik viši.
Bu düzeylerin üstündeki kan basıncı yüksek komplikasyon riski göstermektedir.Vrijednosti krvnog tlaka iznad navedenih vrijednosti ukazuju na visoki rizik od komplikacija.
The Quietus'tan Emily Mackay albümde heves eksikliği olduğunu ve Madonna'nın risk almadığını belirtti.Emily Mackay iz The Quietus je primjetila "nedostatak ambicija" i optužila Madonnu za "igranje na sigurno".
Kahve tüketimi (çay tüketimi değil) daha düşük bir gut riski ile ilişkilendirilir.Konzumacija kave, ali ne i čaja, povezana je s nižim rizikom za razvoj gihta.
Risk, yoksul insanlar için daha yüksektir.Kr.) mogu obavljati i siromašniji građani.
Bu insanların, enjekte ilaçlar veya iğneler ile ilgili riski daha yüksek değildir.Te osobe nemaju veći rizik od reakcije na lijekove u injekcijama ili ubode kukaca.