risk ile cümle

risk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Burada "risk" kullanılmalıdır.)なぜ人は「危険」に注意を払うのか。
Genel olarak daha önce kanamamış bir beyin anevrizmasının yıllık kanama riski % 1-2’ dir.未破裂の脳動静脈奇形が出血する確率は2%/年前後と報告されており、増大する率は0.2〜2.8%/年と言われている。
Neredeyse genellikle % 80 karmaşık (riskli) operasyon AIC kullanılarak gerçekleştirilmiştir.精度の著しい上昇(~80%近くまで)は多重配列アラインメントを利用することによって成された。
Diğer risk faktörleri arasında obezite, ayakta şişme ve yaşlılık sayılabilir.その他のリスク要因としては肥満、足のむくみ、高齢である。
Ayrıca ikili test sadece kromozom bozuklukları açısından riski belirler.両菌はグラム染色によって判別が可能である。
Bu kaybetme riski genellikle azaltılabilir ama yok edilemez.この欠点は通常は薄くなることによって打ち消されるが、弱度では打ち消されないこともある。
Bununla beraber bu tür uğraşlar her zaman için risk taşımaktadır.これと闘うのは常に危険が伴った。
Dövme yaptırma, iki ila üç kat daha yüksek hepatit C riski ile ilişkilendirilmektedir.刺青會增加罹患C型肝炎二至三倍的風險。
Sigorta şirketlerinin kendilerinde kalan bu riske saklama payı (veya konservasyon) denir.魯賓希望安然公司的債權人能夠貸款給有困難的公司來協助重組債務。
Başkan Roosevelt, Hitler'in önce atom bombasına sahip olması riskini üstlenemezdi.羅斯福不能冒險讓希特勒搶先掌握原子彈技术。
Preklamsi aynı zamanda bebek ölümü riskini de ikiye katlamaktadır.先兆子痫亦使宝宝的死亡风险提高两倍。
Bu insanların, enjekte ilaçlar veya iğneler ile ilgili riski daha yüksek değildir.但这些人对于注射用药物或针剌并无较高风险。
Tansiyonun 5 mmHg düşürülmesi felç riskini %34 ve iskemik kalp hastalığı riskini %21 azaltabilir.血压降低5 mmHg可以减少34%的中风危险及21%局部缺血性心脏病的危险。
Böylece riskler daha da dağıtılmış olur.这样,他们将风险稀释掉了。
Bu düzeylerin üstündeki kan basıncı yüksek komplikasyon riski göstermektedir.血压达到这些数值之上表明并发症的风险很高。
HCV’li bir kimseden bir iğne yaralanması olan bir kişinin, %1.8 hastalığa yakalanma riski bulunmaktadır.被帶有丙型肝炎病毒患者使用過的針刺傷的人有大約1.8%機會染病。
İşte burada bir risk alıyorum.这是一个潜在风险。
Bağırsak kanseri riskini azaltır.它们可能降低癌症的发病风险。
Enfeksiyon riski, bağışıklık eksikliği ve nispeten düşük hijyen nedeniyle dolayı çocuklarda daha yüksektir.儿童由于缺乏免疫力和相对较差的卫生,感染的风险较高。
Bu kandillerden doğacak yangın riskine karşı birkaç oda yüzlerce su kovası ile doldurulmuştur.為了防止火警,其中幾個房間放滿了數以百計的水桶。
Gençlerde ve kadınlarda risk daha yüksektir.青少年和女性的发病风险最大。
Genç bir yetişkin olmak, kadın olmak, hormonal kontrasepsiyon kullanmak ve sigara içmek bu riski arttırır.年纪轻、女性、使用激素避孕以及吸烟都会进一步增加这种风险。
Hipertansiyon dünya genelinde erken ölümlerde önlenebilir risk faktörlerinden en önemlisidir.高血压是全世界过早死亡最重要的可预防因素。
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.吸菸者罹患克隆氏症的機率是沒吸菸者的兩倍。
Risk analizi için nitel ve nicel yöntemler mevcuttur.对风险管理研究的方法采用定性分析方法和定量分析方法。
Risklerden kaçınmak.酷愛冒險。
Keşif riskinden ötürü, yollar ve güvenli şehirler hakkında bilgiler sözlü olarak aktarılmaktaydı.由于担心被发现,有关路径和藏身之地的信息都是口耳相传的。
Olasılıksal Risk Değerlendirmesi’nin esas amacı da zaten budur.由此对概率高的风险进行重点防範。
Bu kuramlar daha büyük riskler alır.可能会带来另外的风险。
Risk faktörleri, tütün dumanına, toza ve diğer hava kirliliğine maruz kalmayı içerir.風險因素包括吸煙、塵埃和空氣污染。
Görünmez olması riski arttırmaktadır.风险必须是非投机性的。
Kendi canını riske atarak komutanının hayatını kurtaranlar.冒着生命危险,保護身在危險中的指挥官。
Hatasız bir test yapamayacağımız için her testte bir miktar yanılma riskimiz vardır.因为没有机会透過試錯學習,所以每个嘗試都是重要的。
Enfeksiyon riski davranışların değiştirilmesiyle azaltılabilir.我们可以通过改变导致疾病传播的行为来减少感染的风险。
Riskleri değerlendir ve alınması gereken önlemleri belirle.預防:评估风险,并采取预防措施。
Neslinin tükenme riski yüksek olan türlerdir.储藏外币有一定的风险。
Ulusal Meteoroloji Enstitüsünden yapılan açıklamaya göre ise su taşkını riski %40 olarak belirlenmiştir.西班牙气象研究所发布警报,称该国有40%的可能会出现洪灾。
Tüm bunlara rağmen bu faktörlerin, tütün kullanımına oranlar daha düşük risk taşıdığına inanılmaktadır.而且,考慮到上千萬的使用燃油的建築物,使用天然氣的危險度相對低得多。
Bu hastalığın birden fazla risk faktörüne sahip olduğuna inanılır.則這個疾病就有可能比算出的值其實有更高的侵襲率。
Cinsel ilişki sıklığından bağımsız olarak spermisit kullanımı İYE riskini artırır.在不考慮性交頻率的情況下,殺精劑的使用將會增加泌尿道感染的風險。
Ayrıca diyet faktörleri de tip 2 diyabet riskini etkilemektedir.饮食也是影响2型糖尿病发病风险的重要因素。
2011 itibarıyla tip 2 diyabet riskini artıran 36’dan fazla gen bulunmuştur.到2011年为止,共发现了超过36个基因都可能增加罹患2型糖尿病的风险。
Bu yöntem bilgisayar yönetimli durumlarda risklidir.这一事件震惊了电脑领域。
Evde yalnız kaldığı zaman Joel bir sürü Riskli İş'e imzasını atmıştır.麥當勞在入伙時已購入整個商場業權。
Her iki tip ilaç da akut atak riskini %15–25 aralığında azaltır.두 작용제 모두 급성 악화의 위험을 15-25% 낮춰주는 것으로 보인다.
Risklerden kaçınmak.방통의 아우이다.
Şekerle tatlandırılan içeceklerin aşırı tüketimi, risk artışıyla bağdaştırılmaktadır.설탕이 첨가된 음료의 과도한 섭취는 위험 증가와 관련이 있다.
Writeback (yüksek riskli) Bu yöntemde de sadece metaların günlüğü tutulur, dosya içeriklerinin tutulmaz.Writeback (리스크 최고) 메타 데이터만 저널에 기록되며, 파일의 내용은 기록되지 않는다.
Dünya Sağlık Örgütü yüksek risk altındaki kişilerde diğer tedbirlerle birlikte kullanılmasını önermektedir.세계보건기구(WHO)는 높은 위험군의 사람들에게 다른 조치와 함께 콜레라 백신을 복용할 것을 권고한다.
Risk tehlike ile aynı anlamda değildir.다음과 같은 위험 요소가 존재한다.
Preklamsi aynı zamanda bebek ölümü riskini de ikiye katlamaktadır.자간전증은 또한 출산전후사망의 위험을 두 배로 늘린다.
Security (güvenlik, emniyet) Riskten, tehlikeden ve kuşkudan uzak olma derecesini belirler.보안(保安)은 위험, 손실 및 범죄가 발생하지 않도록 방지하는 상태를 가리킨다.
Kirlenmenin yüksek seviyeleri insanlar ve çevreye karşı büyük riskler barındırır.고준위 방사능 오염은 사람들과 환경에 심각한 위험을 끼친다.
Ciddi komplikasyon riski taşıyan birkaç cerrahi tedavi vardır.여러 수술적 치료법이 있으며, 모두 상당한 합병증의 위험이 있다.
Bazı mesleklerin sahip olduğu risk, yarım ila iki paket sigara tüketiminin verdiği riskle eşdeğer gösterilir.일부 직종에서는 작업의 위험 수준이 하루에 담배 두 갑 분량의 흡연과 동등할 것으로 추정되었다.
Kişisel veya pasif olarak tütün dumanı da riski arttırır.직접 흡연에 대한 노출과 간접 흡연이 위험도를 높인다.
Proje risk planını yap.프로젝트 계획에 식별된 위험을 모니터링 한다.
Tekrarlama riski yüksek olan bir hastalıktır.만성 질병은 급성 질병의 위험 요소이다.
Soluk yoluyla alınan steroidlerle beraber alındığında zatürre riskini arttırırlar.흡입형 스테로이드와 함께 사용될 경우 폐렴의 위험을 높인다.
Risk Analizi Riskten kaçınma Risk yönetimi보안 치안 예방 방재 방범 위험 결함수 해석

İlgili Sayfalar