Dispute) faktoring şirketi riskten kurtulur.Ví dụ, đầu tư vào cổ phiếu công ty cổ phần đưa vốn vào rủi ro.
Bu kuramlar daha büyük riskler alır.Việc cầu hôn này là khá mạo hiểm.
Buna göre 0 çok riskli, 1900 ise çok iyi puandır.Tuy nhiên, họ cũng lưu ý rằng UE 900 có giá khá đắt.
NASA riski yeniden kullanılabilir konseptlerini uzay mekikleriyle değiştirmeyi önerdi.NASA đã cải tạo những cây bút ày để sử dụng trong các chương trình không gian.
Sigarayı bırakmak hastalıktan dolayı ölüm riskini %18'e kadar azaltır.Ngừng hút thuốc làm giảm nguy cơ khoảng 35%.
Uzaktan saldırabilme olanağıyla, yakın döğüş silahlarından daha az risk taşır.Nó cũng có khả năng tấn công các mục tiêu bay thấp hơn.
Bu alanın ilgilendiği sorular “biz nasıl risk bazlı karar alabiliyoruz?”"Bạn cảm thấy thế nào về các điều khoản này" hoặc "thỏa thuận này trông như thế nào?"
Gebelik 42 haftayı aşarsa anne ve bebekte komplikasyon gelişme riski belirgin şekilde artar.Khi một lần thai nghén vượt quá 42 tuần (294 ngày), nguy cơ biến chứng cho phụ nữ và thai nhi gia tăng mạnh.
Proje risklerini belirle.Xác định các yếu tố rủi ro của đề án.
Demi Moore - Sarah Robertson, Risk Yönetimi Bölüm Başkanı.Wildman, Sarah. ", Thủ tướng của Hiểm nguy."
Riskler en sonunda "tehlikeli düşüşler için bilgisayar ürünü insanlar kullanılarak" en aza indirgendi.Chúng được hạn chế đến mức tối đa "bằng cách sử dụng người tái tạo trên máy tính cho các cảnh rơi nguy hiểm".
Enfeksiyon riski davranışların değiştirilmesiyle azaltılabilir.Nguy cơ nhiễm trùng có thể giảm bằng việc rửa tay đúng cách.
Japon balıkları için pond türü yemler risklidir.Thịt cá cơm là thịt cá (cơ cá) của các loài cá cơm.
Kirlenmenin yüksek seviyeleri insanlar ve çevreye karşı büyük riskler barındırır.高レベルの汚染は、人と環境に大きなリスクを引き起こすかもしれない。
Bu denli bir riski göze alamayız' demiştir.「僕達は全く危険を冒していなかった。
Bu eşitsizliğin güvenlik risklerini azaltıp azaltmadığı belirsizdir.この格差がセキュリティリスクを向上させるのか低下させるのかは明確ではない 。
Risk sadece gelecekte vardır.時間があるのは未来だけだと。
Risk (oyun), bir savaş-strateji masaüstü oyunu.リスク(Risk)とは、戦略ボードゲームである。
Matematiksel finansta, belirli yatırımların riski Yunan harfleri ile gösterilen değişkenlerle ifade edilir.数理ファイナンス分野においても、グリークスというギリシア文字で表される変数は特定の投資におけるリスクを指す。
Dünya Sağlık Örgütü yüksek risk altındaki kişilerde diğer tedbirlerle birlikte kullanılmasını önermektedir.世界保健機構は感染の危険性が高い人には他の予防対策と組み合わせたワクチンの使用を推奨している。
Nanotoksikoloji nanomalzemelerin potansiyel sağlık risklerini inceleyen bir dalıdır.ナノトキシコロジー(英語版)(ナノ毒性学)とは、ナノ材料の潜在的な健康リスクについて研究する分野である。
Tehlike ve olma olasılığı riski oluşturur.したがって、危険とリスクは、同義ではない。
PDPC, riskleri ve alınacak karşı önlemleri belirleyebilmek amacıyla ağaç diyagramını birkaç alt düzeye ayırır.JIPDECではリスクレベルとリスク受容基準を数値化した上で両者を比較する方法を例示している。
Çalışma esnasındaki kaza riski 10% düşer.治療を行った場合の死亡リスクは10%程度である。
Sadece 18 yaşından büyüklerin oynayabileceği gibi, kazanmak kadar kaybetme riski de bulunmaktadır.若手の成長もあって80勝するも負け越し。
İşte burada bir risk alıyorum.しかしそこにはリスクがあった。
Ancak bu uygulamaların çeşitli çevresel riskleri de bulunur.ただし、そのような行為はいくつかの環境リスクに関係している。
Risksiz bir oyun anlayışına sahiptir.Ancak 2012 ile beraber vuruş çeşitliliğini geliştirmiştir.制球力が課題であったが、2012年は制球力が大幅に向上した。
Bu yaştan itibaren her on yılda risk yaklaşık iki katına çıkar.その数字は10年間毎にほぼ2倍になっていった。
Fırsatlar risklerle karşı karşıya gelebilir.冒険家はリスクを取る。
Piyasa riski olarak da adlandırılır.プライズ品とも呼ばれる。
Hareketsizlik arttıkça kronik hastalıklara yakalanma riski artar.治療抵抗性の場合は、慢性腎不全となる場合が多い。
Proje risklerini gözetle ve denetle.定点把握 調査拠点を設けて把握するもの。
Bazı riskler kaçınılmazdır.多少の危険は覚悟のうえだ。
Phishing saldırıları da ciddi güvenlik riski taşıyor.フィニッシュ攻撃も強力。
Dış riskler başka bir bakış açısı ile bakmayı gerektirir.変革には外部からの視点が必要である。
Yerde kalabalık kâğıt varken blöf yapmak daha risklidir.乱暴なプレイスタイルで怒ると怖い、血の気の多いチーム。
Belli maruziyet yollarının (solunum veya sindirim) risklerinin hesaplanması da zor olmuştur.難易度選択 「ノーマルモード」と「ハードモード」から難易度を選択できる。
Diğer birçok ülkede, bu riskleri açıklayan bir onay formu gereklidir.他の国でも同様の危険度地図が作成されている。
Risk sadece kazanç ve kayıp miktarının “tamamıyla eşit olduğu” durumlarda nötrdür.しかし、その代価として自分の時(命)を全て失うリスクがある。
Risk Analizi Riskten kaçınma Risk yönetimiリスクの分析をリスク分析という。
Risk: Bir kayıp, felaket ya da diğer istenmeyen sonuçları içeren bazı ihtimallerin olduğu durum.Non-Enemy ActionはOther Losses、Missing or Unknown Causeである。
Dünya Sağlık Örgütü, yalnızca yüksek riskli gruplarda testin yapılmasını önermektedir.世界保健機関の研究では、発がんリスクありとの報告がある。
Mevcut olan riskler, esas olarak olaylar (event) ile ifade edilir.※印が付いているものは、実際に起きた出来事(史実)が元となっている。
Japon İmparatoru fugu tüketimini çok riskli olması nedeni ile yasaklamıştır.日本社会が喫煙に寛容であることを判断基準にすべきである。
Genel olarak daha önce kanamamış bir beyin anevrizmasının yıllık kanama riski % 1-2’ dir.未破裂の脳動静脈奇形が出血する確率は2%/年前後と報告されており、増大する率は0.2〜2.8%/年と言われている。
Diğer risk faktörleri arasında obezite, ayakta şişme ve yaşlılık sayılabilir.その他のリスク要因としては肥満、足のむくみ、高齢である。
Ayrıca ikili test sadece kromozom bozuklukları açısından riski belirler.両菌はグラム染色によって判別が可能である。
Bu kaybetme riski genellikle azaltılabilir ama yok edilemez.この欠点は通常は薄くなることによって打ち消されるが、弱度では打ち消されないこともある。
Bununla beraber bu tür uğraşlar her zaman için risk taşımaktadır.これと闘うのは常に危険が伴った。
Dövme yaptırma, iki ila üç kat daha yüksek hepatit C riski ile ilişkilendirilmektedir.刺青會增加罹患C型肝炎二至三倍的風險。
Sigorta şirketlerinin kendilerinde kalan bu riske saklama payı (veya konservasyon) denir.魯賓希望安然公司的債權人能夠貸款給有困難的公司來協助重組債務。
Başkan Roosevelt, Hitler'in önce atom bombasına sahip olması riskini üstlenemezdi.羅斯福不能冒險讓希特勒搶先掌握原子彈技术。
Preklamsi aynı zamanda bebek ölümü riskini de ikiye katlamaktadır.先兆子痫亦使宝宝的死亡风险提高两倍。
Bu insanların, enjekte ilaçlar veya iğneler ile ilgili riski daha yüksek değildir.但这些人对于注射用药物或针剌并无较高风险。
Tansiyonun 5 mmHg düşürülmesi felç riskini %34 ve iskemik kalp hastalığı riskini %21 azaltabilir.血压降低5 mmHg可以减少34%的中风危险及21%局部缺血性心脏病的危险。
Böylece riskler daha da dağıtılmış olur.这样,他们将风险稀释掉了。
Bu düzeylerin üstündeki kan basıncı yüksek komplikasyon riski göstermektedir.血压达到这些数值之上表明并发症的风险很高。
HCV’li bir kimseden bir iğne yaralanması olan bir kişinin, %1.8 hastalığa yakalanma riski bulunmaktadır.被帶有丙型肝炎病毒患者使用過的針刺傷的人有大約1.8%機會染病。
İşte burada bir risk alıyorum.这是一个潜在风险。