risk ile cümle
risk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Zayıf bağışıklık fonksiyonu da hastalık için bir risk faktörüdür.Fungsi kekebalan yang rendah juga menjadi faktor risiko penyakit tersebut.
Preklamsi aynı zamanda bebek ölümü riskini de ikiye katlamaktadır.Preeklampsia juga menyebabkan risiko kematian bayi meningkat hingga dua kali lipat.
Hareketli bir yaşam tarzı, riski yarıya indirebilir.Perubahan gaya hidup yang intensif dapat menurunkan risiko menjadi setengahnya.
Gençlerde ve kadınlarda risk daha yüksektir.Risikonya lebih besar pada kalangan remaja dan wanita.
Bu düzeylerin üstündeki kan basıncı yüksek komplikasyon riski göstermektedir.Tekanan darah di atas tingkat ini memiliki risiko yang tinggi untuk terjadinya komplikasi.
Günde 1.500 mg C vitamini alımı gut riskini %45'e kadar azaltır.Mengonsumsi 1.500 mg vitamin C per hari menurunkan risiko pirai sebesar 45%.
Bu insanların, enjekte ilaçlar veya iğneler ile ilgili riski daha yüksek değildir.Orang-orang ini tidak memiliki risiko yang lebih besar terhadap obat injeksi ataupun sengatan.
Şekerle tatlandırılan içeceklerin aşırı tüketimi, risk artışıyla bağdaştırılmaktadır.Konsumsi minuman yang mengandung pemanis gula berlebihan juga berhubungan dengan peningkatan risiko.
Hotmail başlangıçta risk sermayesi şirketi Draper Fisher Jurvetson tarafından desteklendi.Hotmail awalnya didukung oleh perusahaan modal ventura Draper Fisher Jurvetson.
Alkol bağımlıları için risk, 100 kat daha fazladır.Pada pecandu alkohol, risiko ini menjadi 100 kali lebih besar.
Risk faktörleri arasında kadın anatomisi, cinsel ilişki ve aile geçmişi sayılabilir.Faktor risikonya antara anatomi perempuan, hubungan seksual, dan riwayat keluarga.
The Journal of Risk and Insurance (İngilizce).Journal of Risk and Uncertainty (dalam bahasa Inggris).
Risk Analizi Riskten kaçınma Risk yönetimiManajemen risiko Risiko kredit Risiko operasional
Dünya Sağlık Örgütü, yalnızca yüksek riskli gruplarda testin yapılmasını önermektedir.Organisasi Kesehatan Dunia hanya merekomendasikan skrining untuk kelompok dengan risiko tinggi.
Genç bir yetişkin olmak, kadın olmak, hormonal kontrasepsiyon kullanmak ve sigara içmek bu riski arttırır.Orang dewasa muda, wanita, pengguna kontrasepsi hormonal, dan perokok meningkatkan risiko ini lebih lanjut.
Kişisel veya pasif olarak tütün dumanı da riski arttırır.Terpapar asap rokok sendiri atau asap perokok lain juga meningkatkan risiko.
Kahve, C vitamini ve süt ürünleri tüketimi ile fiziksel egzersizin riski azalttığı görülmektedir.Konsumsi kopi, vitamin C dan produk susu, dan juga berolah-raga, dapat menurunkan risiko.
Risklerden kaçınmak.Risiko yang Dihadapi.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Orang-orang yang merokok memiliki risiko dua kali lebih besar terkena TB dibandingkan yang tidak merokok.
Bazı mesleklerin sahip olduğu risk, yarım ila iki paket sigara tüketiminin verdiği riskle eşdeğer gösterilir.Untuk pekerjaan tertentu, risikonya diramalkan setara dengan merokok setengah hingga dua bungkus rokok sehari.
Ancak, pek çok ülkede test edilir ve bu sebeple bu risk düşüktür.Namun, produk darah telah diuji di banyak negara dan risiko penularan tersebut menjadi rendah.
Global Risk takımının amacı ise Black List takımının bomba kurmasını önlemektir.Tim Global Risk dapat menggunakan semua senjata yang tersedia untuk mencegah penghancuran oleh Black List.
Dövme yaptırma, iki ila üç kat daha yüksek hepatit C riski ile ilişkilendirilmektedir.Tato juga dapat meningkatkan risiko penularan hepatitis C hingga dua atau tiga kali lipat.
Riski azaltmak için işletmeler, iş yapısının özüne blok zinciri yerleştirmek konusunda isteksizdir.Untuk memitigasi risiko, pelaku bisnis enggan menempatkan blockchain pada struktur inti bisnis mereka.
Bu riski değiştirmek amacıyla mevcut herhangi bir önlem bulunmamaktadır.Tidak ada tindakan yang dapat mencegah risiko ini.
Bu durum tedavi edilmezse, ölü doğum riski ile sonuçlanabilir.Jika demikian, kehamilan tersebut kemungkinan berakhir dengan lahir mati.
Ayrıca diyet faktörleri de tip 2 diyabet riskini etkilemektedir.Faktor diet juga mempengaruhi risiko munculnya penyakit diabetes tipe 2.
Bu yüzden de hep gereksiz riskler alır.Mereka selalu mendapatkan pekerjaan yang membahayakan.
Özellikle gebe atlar için bir risktir.Khususnya menjadi santapan para pejalan hiking.
Küresel olarak KOAH'ın bir numaralı risk faktörü tütün kullanımıdır.Faktor risiko terbesar dari PPOK secara global adalah merokok tembakau.
Ani öfkelenirler, tehlike ve macerayı severler, riskli eylem ve hareketleri severler.Sifat inovatif: berani, suka tantangan, sedikit risiko.
Retinoidlerin baş ve boyun kanseri riskini azalttığı bilinmektedir.Retinoid dikenal untuk mengurangi risiko kanker kepala dan leher.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.Pada orang dengan saudara yang terkena kanker paru, risiko meningkat hingga 2.4 kali.
Uzun süren bir doğum, daha yüksek bir bulaşma riski ile ilişkilendirilmektedir.Persalinan yang berlangsung lama dikaitkan dengan semakin tingginya risiko penularan.
Bunların küçük bir bölümünde hastalık hayati risk taşır.Pada sebagian kecil penderita ini, penyakit tersebut mengancam jiwa.
Bununla birlikte, hiperürisemi derecesine bağlı olarak risk değişiklik gösterir.Namun, risikonya bervariasi tergantung pada taraf hiperurisemianya.
Risk faktörlerinin bulunması organizmaların yayılmasını kolaylaştırır.Penyebaran organisme mudah terjadi jika faktor risikonya ada.
(2) Sistematik olmayan risk piyasa ile bağlantılı olmayan herhangi bir risktir.2) Tanggung jawab yang tidak terbatas atas segala risiko yang terjadi.
Risk kontrolleri organizasyon kültürü ile uyumlu olmalıdır.Pemantapan nilai dasar menjadi budaya organisasi.
Naruto'yu korumak için hayatını riske atmıştır.Dia mati-matian melindungi Naruto.
Yangın riski arttıran bu tedavi, kişinin sigaraya devam etmesi durumunda çok az bir katkı sağlar.Untuk benar-benar mengurangi risiko penyakit jantung, seseorang harus benar-benar berhenti merokok .
Sigorta edilmiş bir riskin gördüğü zarara hasar denir.Salah satu cara menghindarkan risiko murni adalah dengan asuransi.
(Bu tehlikeli ve riskli!)(それやヤバイぞ!!, "Itu pasti berbahaya!!").
Bu risklere rağmen ameliyat başarıyla sonlandı.Operasi ini sukses walaupun risikonya besar.
Risk, yoksul insanlar için daha yüksektir.Mereka yang miskin menghadapi risiko yang lebih tinggi.
Fakat Mangekyou Sharingan bu kadar fazla güç ile çok büyük bir risk taşır.Jurus Mangekyou Sharingan memiliki kekuatan yang berbeda di tiap penggunanya.
50 yaşın üstündekilerde ise Listeria monocytogenes ile enfeksiyon riski artmaktadır.Risiko terinfeksi oleh Listeria monocytogenes meningkat pada orang yang berusia di atas 50 tahun.
Hipertansiyon dünya genelinde erken ölümlerde önlenebilir risk faktörlerinden en önemlisidir.Hipertensi adalah faktor risiko yang bisa dicegah yang terpenting bagi kematian prematur di seluruh dunia.
İlk olarak bünyesel risk faktörleri belirlenmelidir.Tentu, sebelum perlu dilakukan identifikasi risiko terlebih dahulu.
Uzun vadede risklidir.Konsekuensi jangka panjang.
Yanı sıra, hastalık riski de bu yaş üzeri ile artmaktadır.Risiko untuk mengidap Alzheimer, meningkat seiring dengan pertambahan usia.
Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek.Hal tersebut mampu meminimalisir bahaya yang tak diinginkan.
Bu kameralar robot hareket halindeyken olası risk ve tehlikelerden sakınmak için geliştirilmiştir.Belakangan, dikembangkan robot untuk menekan risiko tersebut.
Böyle bir birey riski göze alarak bir miktarı isteklice öder (loto bileti almak gibi).Namun ternyata dana itu hanya cukup untuk membeli tiket satu-arah (one way ticket).
Başkan Roosevelt, Hitler'in önce atom bombasına sahip olması riskini üstlenemezdi.Tổng thống Roosevelt không thể gánh rủi ro khi Hitler sở hữu bom nguyên tử đầu tiên.
Hotmail başlangıçta risk sermayesi şirketi Draper Fisher Jurvetson tarafından desteklendi.Hotmail ban đầu được hỗ trợ bởi quỹ đầu tư mạo hiểm Draper Fisher Jurvetson.
Diğer birçok ülkede, bu riskleri açıklayan bir onay formu gereklidir.Ở hầu hết các quốc gia khác, yêu cầu phải có giấy chấp thuận để giải thích những rủi ro này.
2008 yılında risk sermaye yatırımı 19% ında artarak 1.9 milyar dolara ulaştı .Năm 2008, vốn đầu tư mạo hiểm ở Israel tăng 19% lên 1,9 tỷ USD.
Ordu şimdi gereksiz bir harcama ve siyasî bir risk olarak görülüyordu.Lúc này, quân đội bị xem như là một khoản chi phí không cần thiết và còn là một mối đe dọa chính trị.
HCV’li bir kimseden bir iğne yaralanması olan bir kişinin, %1.8 hastalığa yakalanma riski bulunmaktadır.Những người bị đâm phải kim của người có HCV dương tính có khả năng 1,8% nhiễm bệnh sau đó.