Riskler hata ağacı/olay ağacı teknikleriyle değerlendirilmektedir(bkz.güvenlik mühendisliği).Riscurile sunt evaluate folosind vina copac/eveniment copac tehnici (a se vedea tehnica de securitate).
Bu insanların, enjekte ilaçlar veya iğneler ile ilgili riski daha yüksek değildir.Riscul nu este mai crescut în cazul medicamentelor injectabile sau înțepăturilor.
Bir risk iştahından sapmalar hâlâ olabilmektedir.Acolo încă mai pot fi abateri care sunt într-un apetitul pentru risc.
Fakat 28 Aralık 2004'te 2029 için çarpma riski sıfıra düştü.Șansele ca impactul să se producă în 2029 a fost eliminat la 27 decembrie 2004.
Riskin ölçümü: Sayılabilen olasılıklarla, kayıpların her birinin olma ihtimallerinin toplamı.Măsurarea riscului: Un set de posibilități, fiecare cu cuantificate probabilități și cuantificate pierderile.
Kendiliğinden eriyen dikişler, enfeksiyon riskini azaltmaktadır.Cu toate acestea, anumite alte infecții pot scădea riscul.
50 yaşın üstündekilerde ise Listeria monocytogenes ile enfeksiyon riski artmaktadır.Riscul infecției cu Listeria monocytogenes este crescut la persoanele cu vârsta de peste 50 de ani.
Risk faktörlerinin bulunması organizmaların yayılmasını kolaylaştırır.Răspândirea organismelor este facilitată în prezența factorilor de risc.
Bu yüzden risk yönetimi göz önüne alındığında güvenlik riski hayati bir bileşendir.Ca atare, luarea în considerare a riscului de securitate este o componentă vitală a managementului de risc."
Advers reaksiyon riski yüksek olan hastalarda tedaviye günde 7.5 mg'la başlanmalıdır.La pacienții cu risc crescut la reacții adverse, tratamentul se începe cu o doză de 7,5 mg/zi.
Tahlil yaptırma, dövmeleri olanlar da dahil olmak üzere yüksek risk grubundaki kişilere tavsiye edilir.Se recomandă testarea în cazul persoanelor cu risc crescut, inclusiv al purtătorilor de tatuaje.
Bir oyunda şahsi maddi varlıklarını (genellikle para) risk etmeye kumar oynamak denir.Bunurile din viața reală (de obicei banii) pot fi puse în joc.
Risk almanın çeşitli psikolojik yönleriyle araştırılması büyümekte olan bir alan haline gelmiştir.O creștere în zona de cercetare a fost de a examina diverse aspecte psihologice ale riscului.
Sağlık çalışanlarına bağışıklık kazandırılması hastalardaki viral pnömoni riskini azaltır.Imunizarea personalului sanitar diminuează riscul răspândirii pneumoniei virale printre pacienți.
Sigara bir risk faktörüyken alkol kullanımı değildir.Fumatul este un factor de risc de ardere, deși consumul de alcool nu este.
Kanallar da bu yüzden hiçbir riske girmediler.Canalele nu au avut un înlocuitor.
Kahve tüketimi (çay tüketimi değil) daha düşük bir gut riski ile ilişkilendirilir.Consumul de cafea, însă nu și de ceai, este asociat cu un risc mai mic de apariție a gutei.
Ayrıca piyasa dışı risk, ekstra piyasa riski ya da çeşitlendirilebilir risk olarak da adlandırılmaktadır.De asemenea, numit risc specific sau diversifiabil.
Risk öncelik numarasını (RPN) hesaplayarak, risklerin sıralamasını oluşturmak için bir girişim yapılır.Multe companii de asigurări solicită aprobarea în avans a unei proceduri RMN ca o condiție pentru acoperire.
Güvenlik risk yönetimi kasti hareketlerden kaynaklanabilecek zararlardan varlıkların korunmasını içermektedir.Managementul riscului de securitate implică protecția unor bunuri de prejudiciul cauzat prin acte deliberate.
Güçsüz kalınan yaşlılık döneminde iyi ağız sağlığı bakımı aspirasyon pnömonisi riskini azaltabilir.La persoanele în vârstă, igiena orală corectă poate scădea riscul îmbolnăvirii de pneumonie de aspirație.
Risk faktörleri arasında yoksulluk, beslenme bozukluğu, ormanların tahribi ve şehirleşme sayılabilir.Factorii de risc includ sărăcia, subnutriția, despădurirea și urbanizarea.
İğne paylaşımından bulaşma riskinin sınırlı olduğu görülmektedir.Riscul transmiterii prin reutilizarea seringilor pare limitat.
Etkilenmiş bir çocuğu olan ailelerde hastalığın tekrarlama riski % 25'tir.Riscul de recurență în familie, după nașterea unui copil afectat de această boală este de 25%.
Bu düzeylerin üstündeki kan basıncı yüksek komplikasyon riski göstermektedir.Tensiunea arterială ce depășește aceste nivele este un indiciu al unor complicații cu risc înalt.
Bir silikon yağı olan dimetikon düşük yan etki riski nedeniyle sıklıkla tercih edilir.Dimeticona, un ulei siliconic, este adesea preferat datorită efectelor sale secundare scăzute.
İşte burada bir risk alıyorum.Riscul a meritat.
Asbest maruziyeti ve tütün kullanımı sinerjist etki göstererek akciğer kanseri gelişme riskini artırır.Tabagismul și azbestul au un efect sinergetic asupra formării cancerului pulmonar.
Pasif içiciler riski yok.Istoria băuturii este incertă.
Auralı migrenler, iskemik inme için riski iki katına çıkararak bir risk faktörü olarak görülmektedir.Migrenele cu aură reprezintă un factor de risc pentru accidentul vascular cerebral dublând riscul.
Risk bu durumda bir değer üzerinde oluşan bir getiriyle gelen belirsizliğin derecesidir.Riscul în acest caz este gradul de incertitudine asociat cu o întoarcere pe un activ.
Riskin, aynı zamanda, daha büyük dövmeler için daha büyük olduğu görülmektedir.Riscul sporește în cazul tatuajelor mai mari.
Dikiş atılması ve dikişlerin alınması enfeksiyon riskini arttıracaktır.Folosirea apei pentru băut și scăldat prezintă un risc ridicat de infectare.
Nicel risk çözümlemesi yap.Reduce riscul accidentelor.
Azalmış prostat kanseri riski ile yüksek parmak oranı ilişkilidir.Incidența cazurilor de cancer este foarte ridicată, din păcate.
Bu nedenle ksenon, daha az hipoksi riskine sahip oksijenle yapılan konsantrasyonlar şeklinde kullanılabilir.Acesta poate fi folosit în concentrații cu oxigen pentru a avea un risc redus de hipoxie.
Neslinin tükenme riski yüksek olan türlerdir.Tulburările de alimentație reprezintă un alt risc înalt.
Bu riski değiştirmek amacıyla mevcut herhangi bir önlem bulunmamaktadır.Nu există măsuri de prevenire a acestui risc.
Bununla birlikte, hiperürisemi derecesine bağlı olarak risk değişiklik gösterir.Riscul, totuși, variază în funcție de gradul de hiperuricemie.
Su havzaları ve orman arazileri risk altına girdi.În cele din urmă, lacurile și pădurile contaminate pot ajunge să fie lipsite de viață.
Diğer risk faktörleri arasında obezite, ayakta şişme ve yaşlılık sayılabilir.Alți factori de risc includ obezitatea, umflarea piciorului și vârsta înaintată.
Fakat yine hiçbir kanal riske girip de bu seriyi satın almadı.Astfel, cântecul nu a beneficiat de promovare și nu a intrat în topuri.
Düşük risk.Puțul inferior.
Böylece eşlenme sayısı artacağından çatışma riski azalır.Utilizarea prezervativului scade riscul în oarecare măsură.
Popüler risk ölçüsü riskteki değerdir (RD).O reprezentare cunoscută a riscului este o valoare-la-risc (VaR „value at risk”).
Başkası için riske girmek istemiyorum.Nu vreau să îmi asum riscul pentru altcineva.
Herkes risk altında.Toată lumea este în pericol.
Ben bu riski alacağım.Îmi voi asuma acest risc.
Zayıf bağışıklık fonksiyonu da hastalık için bir risk faktörüdür.A gyenge immunfunkció is a betegség egyik rizikófaktora.
Hotmail başlangıçta risk sermayesi şirketi Draper Fisher Jurvetson tarafından desteklendi.A Hotmailt kezdetben egy kockázatitőke-befektető cég, a Draper Fisher Jurvetson finanszírozta.
HCV’li bir kimseden bir iğne yaralanması olan bir kişinin, %1.8 hastalığa yakalanma riski bulunmaktadır.Amennyiben HCV-fertőzött személytől származó tűszúrás okozta sérülés jön létre, a megbetegedés esélye 1,8%.
Alkol bağımlıları için risk, 100 kat daha fazladır.Az alkoholisták esetében a kockázat százszor nagyobb.
Hipertansiyon dünya genelinde erken ölümlerde önlenebilir risk faktörlerinden en önemlisidir.A hipertónia világszerte a korai halálozás legjelentősebb megelőzhető kockázati tényezője.
Fransa başbakanı Maurice Rouvier Almanya ile bu konu yüzünden savaş riskini göze alamadı.Maurice Rouvier francia miniszterelnök nem kívánt háborúba keveredni Németországgal a kérdés miatt.
Ancak, pek çok ülkede test edilir ve bu sebeple bu risk düşüktür.Sok országban azonban végeznek szűrést, így a kockázat alacsony.
Tansiyonun 5 mmHg düşürülmesi felç riskini %34 ve iskemik kalp hastalığı riskini %21 azaltabilir.Ha a vérnyomás 5 mmHg-rel csökken, 34%-kal csökken a stroke kockázata és 21%-kal az isémiás szívbetegségé.
Bu düzeylerin üstündeki kan basıncı yüksek komplikasyon riski göstermektedir.Az e szinteket meghaladó vérnyomásértékek a szövődmények magas kockázatát jelzik.
Persian Risk ile olan derleme albümleri yayımlanmıştır.A válogatásalbumokon hallható még a munkája a Persian Riskkel.
Gençlerde ve kadınlarda risk daha yüksektir.A kockázat fiatalok és nők körében a legnagyobb.
"Pilotlar risk aldı".A pilóták pedig repülni."