risk ile cümle
risk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Enfeksiyon riski, bağışıklık eksikliği ve nispeten düşük hijyen nedeniyle dolayı çocuklarda daha yüksektir.Riziko nákazy je vyšší u dětí, a to z důvodu nedostatečné imunity a relativně špatné hygieny.
Genç bir yetişkin olmak, kadın olmak, hormonal kontrasepsiyon kullanmak ve sigara içmek bu riski arttırır.Riziko dále roste, pokud je postiženou osobou mladá dospělá žena, která užívá hormonální antikoncepci a kouří.
İşte burada bir risk alıyorum.Riskantní sázka mu vyšla.
Vücut ısının düşmesinin soğuk algınlığı için risk faktörü oluşturduğu fikri tartışmalı bir konudur.Role prochladnutí těla jakožto rizikového faktoru při nákaze nachlazením je kontroverzní.
Ancak genel olarak migrenin, felç veya kalp hastalığından doğan ölüm riskini arttırdığı görülmemektedir.Celkově se však jeví, že migrény nezvyšují riziko úmrtí na následky mozkové příhody nebo srdeční choroby.
Bu nedenle, yaparak alarak bir risk.Ve jménu lásky je třeba riskovat všechno.
Düşük risk.Minimalizace rizik .
Kirlilik riskini azaltmak için yeraltı suyundan ve yüzey sularından mümkün olduğunca uzak olmalıdır.Proto musí být zajištěno co nejbezpečnější oddělení sodíkového okruhu od vody i vzduchu.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.U osob příbuzných nemocnému s karcinomem plic je riziko 2,4 krát vyšší.
Bu bakımdan, risk olmadan belirsizlik olabilir ama belirsizlik olmadan risk olamaz.Víte sice, že je to nepravděpodobné, ale nechcete riskovat, když existuje způsob, jak tomu zabránit.
Riskin, aynı zamanda, daha büyük dövmeler için daha büyük olduğu görülmektedir.Rovněž u rozsáhlejších tetování se riziko jeví být větší.
Bununla birlikte bazı faktörler hastalığın ortaya çıkma riskini arttırabilir.Známe však rizikové faktory, které zvyšují pravděpodobnost vzniku onemocnění.
Buna karşın, hemen hemen tüm risklerde kümül oluşabilir.Pravděpodobně však za vším stála pouhá závist.
Uç ne kadar kısa kalırsa o kadar fazla çözülme riski vardır.Čím delší je vyjednávání, tím menší je ochota riskovat.
Güçsüz kalınan yaşlılık döneminde iyi ağız sağlığı bakımı aspirasyon pnömonisi riskini azaltabilir.U oslabených starších osob může riziko aspirační pneumonie snížit správná ústní hygiena.
Young ise bunun alınabilecek bir risk olduğunu söyler.Oni však předpokládali, že jde o riziko, které je nutno podstoupit.
Tat ve koku duyusunun kaybedilmesi kötü beslenmeye neden olarak hastalık riskini artırabilir.Kouření cigaret může zvýšit riziko nemoci a nebo ji i zhoršit.
Reynaud böyle riskli bir öneriyi kabul etmedi.Schomberg proto nechtěl nic riskovat.
Nedenlerini anlamak, şiddeti azaltmak veya riski düşük tutmak için ilk adımdır.Jejím účelem je snížit riziko uklouznutí, namáhání šlach.
Çok az genetik çeşitliliğe sahip olan türler büyük bir risk altındadır.Možným nebezpečím je také malá genetická rozmanitost.
Kullanım bakteriyel vajinoz ve idrar yolu enfeksiyonuları riskini artırabilir.Virové a bakteriální infekce horních cest dýchacích mohou onemocnění dále zhoršovat.
Burada yapılacak iş, risklerin öncelik sırasına konmasıdır.Preventivní funkce spočívá ve snaze předcházet rizikovým situacím.
Ayrıca her zaman soygun riski de vardır.Tvorba proto vždy bude krádež.
Rapor ayrıca, bu grupların gereken önlemleri almadıklarını ve bunun da insanları riske attığını belirtti.Dozvěděli se totiž, že jsou manžely a nechtěly tudíž riskovat.
Piyasa riski olarak da adlandırılır.Když se řekne Kuří rynek....
Sadece 18 yaşından büyüklerin oynayabileceği gibi, kazanmak kadar kaybetme riski de bulunmaktadır.Loterií a podobných her se smějí účastnit pouze hráči starší 18 let.
Risk kıymetlendirmesi, tehlike ve riskleri ilişkilendiren bir işlemdir.Opatrnostní motiv je rozhodováním mezi rizikem a výnosem.
Riskin yaklaşık %40'ının genetik ile alakalı olduğu belirtilmektedir.Odhaduje se, že zhruba z 34 % jsou problémy při dosahování orgasmů podmíněny geneticky.
Bununla beraber bu tür uğraşlar her zaman için risk taşımaktadır.Permanentní tetování s sebou vždy přináší i určitý druh rizika.
Ayrıca diyet faktörleri de tip 2 diyabet riskini etkilemektedir.Na vznik diabetu 2. typu má vliv i jídelníček.
Riskler insanların gelecekteki hayatlarına negatif etkisi olacağı şeklinde endişeye yol açmaktadır.Další oběti na životech by byly škodlivé pro budoucnost naší věci.
En önemlisi de risklerin nihai olarak oluşma olasılığı ve şiddeti olasılıksal olarak ortaya çıkmaktadır.Podstatně pestřejší jsou rizika a možné negativní dopady používání trestů.
Toplam risk bireysel sınıf risklerinin toplamıdır; aşağıya bakınız.Riscul total este suma celor individuale de clasa a riscurilor; a se vedea mai jos.
Fakat prezervatif kullanmak riski tamamen ortadan kaldırmamaktadır.Totuși, utilizarea prezervativului nu elimină complet riscul.
Preklamsi aynı zamanda bebek ölümü riskini de ikiye katlamaktadır.Preeclampsia dublează, de asemenea, riscul de deces al copilului.
Piyasa riski olarak da adlandırılır.Numit, de asemenea, riscul de piață.
Beyaz pirinç tüketiminin çok olması da riski artırmakta rol oynamaktadır.Se pare că și consumul ridicat de orez alb joacă un rol în creșterea riscului.
(2) Sistematik olmayan risk piyasa ile bağlantılı olmayan herhangi bir risktir.(2) riscul nesistematic este orice risc care nu este legată de piață.
Uzun süren bir doğum, daha yüksek bir bulaşma riski ile ilişkilendirilmektedir.O naștere grea și de durată este asociată cu un risc mai mare de transmitere.
Anafilaksi riski altında olanların bir "alerji eylem planı" hazırlamaları önerilmektedir.Cei care riscă să facă șoc anafilactic sunt sfătuiți să aibă un „plan de răspuns la alergie”.
Dünya Sağlık Örgütü, yalnızca yüksek riskli gruplarda testin yapılmasını önermektedir.Organizația Mondială a Sănătății recomandă testarea numai a grupurilor cu risc crescut.
Kanaması olanların ölüm riski 50% düzeyine ulaşmaktadır.Cei ce sângerează au 50% șanse de deces.
Bunların paylaşılması, HCV’ye maruz kalma riski doğurur.Folosirea la comun a acestora implică riscul expunerii la HCV.
Bunların küçük bir bölümünde hastalık hayati risk taşır.Pentru un număr foarte mic dintre acestea, boala prezintă risc vital.
Alkol bağımlıları için risk, 100 kat daha fazladır.În cazul alcoolicilor, riscul este de o sută de ori mai mare.
Kurgulama risk değerlendirmesinin bütün formlarında temel bir problemdir.Încadrare este o problemă fundamentală cu toate formele de evaluare a riscurilor.
Young ise bunun alınabilecek bir risk olduğunu söyler.Young a declarat că este necesar.
Gençlerde ve kadınlarda risk daha yüksektir.Riscul este mai mare la tineri și la femei.
Okuldaki devamsızlığı okulun yüzme takımındaki dalıcı pozisyonunu riske soktu.Absențele frecvente de la școală i-au adus poziția de scufundător ale echipei de înot a școlii.
Bu bakımdan, risk olmadan belirsizlik olabilir ama belirsizlik olmadan risk olamaz.În acest sens, ar fi fost de incertitudine fără risc, dar nu risc, fără incertitudine.
Risk isteği (iştahı), birisinin riski ne kadar alabildiğini göz önüne alır.Apetitul pentru risc se uită la cât de mult risc este dispus să accepte.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Persoanele care fumează țigarete prezintă un risc de două ori mai mare decât nefumătorii.
Risk faktörleri arasında kadın anatomisi, cinsel ilişki ve aile geçmişi sayılabilir.Factorii de risc includ anatomia femeii, raporturile sexuale și antecedentele în familie.
Bazı insanlar “risk arayıcı” olabilirler, yani onların kullanım fonksiyonlarının ikincil çıkarımı olumludur.Unele persoane pot fi "încercarea de risc", adică funcția de utilitatemodelului doua derivată este pozitivă.
Anafilaksi oranı yıllık olarak 100.000 kişide 4-5'tir ve yaşam boyu riski ise %0,5-2%’dir.Prevalența anafilaxiei este de 4–5 la suta de mii de persoane pe an, cu un risc de-a lungul vieții de 0,5%–2%.
Risk gelecekteki belirsiz olayların olma ihtimaliyle ilişkili olarak görülebilir.Riscul poate fi văzut ca referitoare la probabilitatea unor evenimente viitoare incerte.
Ekonomik risk beklenenden daha yüksek maliyet ya da beklenenden düşük kâr olarak anlaşılabilmektedir.Riscurile economice pot fi manifestat în mai mici venituri sau cheltuieli mai mari decât era de așteptat.
Günde 1.500 mg C vitamini alımı gut riskini %45'e kadar azaltır.Un aport de vitamina C de 1,500 mg pe zi scade riscul de apariție a gutei cu 45%.
EUH044 Kapalı ortamda ısıtıldığında patlama riski var.R44 – Risc de explozie dacă este încălzit în spațiu închis.
Risk sıklıkla istenmeyen bir sonucun tahmin edilebilir maliyeti olarak hesaplanmaktadır.Riscul este adesea măsurată ca valoare așteptată de un rezultat nedorit.