Daha önce gestasyonel diyabet geçirmiş olanlar, daha büyük tip 2 diyabet riskine sahiptir.Люди, в яких раніше був гестаційний діабет, знаходяться в групі вищого ризику розвитку діабету 2-го типу.
Fırsatlar risklerle karşı karşıya gelebilir.Однак це можна розглядати як ризик.
Hipertansiyon dünya genelinde erken ölümlerde önlenebilir risk faktörlerinden en önemlisidir.Гіпертензія є найбільш значним фактором ризику передчасної смерті в усьому світі, який можна попередити.
HIV'li kişiler, ciddi griple ilişkili komplikasyon riskiyle karşı karşıyadır.Небезпека грипу полягає у великій вірогідності післягрипозних ускладнень.
Risklerden kaçınmak.Керування ризиком.
Nanomateryalleirn katalitik faaliyeti ayrıca biyomateryaller ile etkileşimlerinde olası riskler oluşturur.Каталітична активність наноматеріалів, також відкриває потенційні ризики у їх взаємодії з біоматеріалами.
Risk yönetimi aceleye getirilmiş ve plansız olabilir.Керівництво райцентру робить все можливе і неможливе.
Hipertansiyon, yüksek risk taşıyan yenidoğanlarda daha yaygındır.АГ є більш поширеною в групах новонароджених з високим ризиком.
Yüksek tansiyon: Uyku apnesi yüksek tansiyon için tek başına bağımsız bir risk faktörüdür.В деяких випадках розлади сну можуть бути факторами ризику незалежно від депресії.
Risklerin belirlenmesinde farklı bilgi toplama ve değerlendirme teknikleri kullanmak mümkündür.Технічні рішення можуть служити для порівняння й оцінювання різних виробів.
Enfeksiyon riski, bağışıklık eksikliği ve nispeten düşük hijyen nedeniyle dolayı çocuklarda daha yüksektir.Ризик інфікування вищий у дітей через їх слабкий імунітет та відносно погану гігієну.
Finans sektöründe riskin tek bir tanımı yoktur.У фінансових правовідносинах не буває рівності сторін.
Özellikle gebe atlar için bir risktir.Особливо небезпечний для піших стрільців.
Bu riskler, parça bazında sigortalanır.Пам'ятайте про небезпеку вашої дошки поруч.
Renkler ve risk aralıkları ülkeden ülkeye değişebilir.Короїди та зміни в частоті пожеж можуть бути локальними проблемами.
Diğerleri düşük tasarım risklerini ve düşük tasarım maliyetlerini önermişti.План заходів щодо зниження рівня зазначеного ризику та кошторис витрат.
Neden risk almamı bekledin?Чому ти чекала, щоб я пішов на ризик?
Bu bana riskli görünüyor.Мені це здається ризикованим.
Obezite, diyabet ve kalp hastalığı riskini arttırır.Ожиріння збільшує ризик діабету та сердечних захворювань.
Ancak, pek çok ülkede test edilir ve bu sebeple bu risk düşüktür.V mnoha zemích je však v tomto ohledu prováděno testování a riziko je proto nízké.
Alkol bağımlıları için risk, 100 kat daha fazladır.U alkoholiků je riziko až 100krát vyšší.
Beyaz pirinç tüketiminin çok olması da riski artırmakta rol oynamaktadır.Zdá se, že i konzumace většího množství bílé rýže hraje při zvýšení rizika roli.
Ancak, düşük hidroklorotiazid dozunun riski artırmadığı görülmektedir.Nízké dávky hydrochlorothiazidu však podle všeho riziko nezvyšují.
Fakat prezervatif kullanmak riski tamamen ortadan kaldırmamaktadır.Používání kondomu však riziko nevylučuje úplně.
Gençlerde ve kadınlarda risk daha yüksektir.Riziko je největší u mladých lidí a u žen.
Dövme yaptırma, iki ila üç kat daha yüksek hepatit C riski ile ilişkilendirilmektedir.Tetování je spojováno s dvakrát až třikrát vyšším rizikem nákazy hepatitidou C.
Risk faktörleri arasında kadın anatomisi, cinsel ilişki ve aile geçmişi sayılabilir.Mezi rizikové faktory patří ženská anatomie, pohlavní styk a rodinná anamnéza.
HCV’li bir kimseden bir iğne yaralanması olan bir kişinin, %1.8 hastalığa yakalanma riski bulunmaktadır.U osoby poraněné vpichem jehly použité osobou s HCV je pravděpodobnost onemocnění přibližně 1,8 %.
Günde 1.500 mg C vitamini alımı gut riskini %45'e kadar azaltır.Konzumace vitamínu C v množství 1500 mg za den snižuje riziko dny o 45 %.
Kendi canını riske atarak komutanının hayatını kurtaranlar.Zabitím nepřátel tak zachránil život svému veliteli.
İğne paylaşımından bulaşma riskinin sınırlı olduğu görülmektedir.Riziko přenosu sdílením injekčních stříkaček se zdá být omezené.
Anafilaksi oranı yıllık olarak 100.000 kişide 4-5'tir ve yaşam boyu riski ise %0,5-2%’dir.Četnost výskytu anafylaktického šoku je 4–5 na 100 000 osob ročně, přičemž celoživotní riziko je 0,5–2%.
Fakat gelişmekte olan ülkelerin birçoğunda kadınlar erkeklere göre iki kat fazla risk taşımaktadır.V mnoha zemích rozvojového světa však ženy podléhají riziku dvojnásobně vyššímu než muži.
Risklerden kaçınmak.Řízení rizik.
Risk faktörlerinin bulunması organizmaların yayılmasını kolaylaştırır.Šíření těchto organismů usnadňují rizikové faktory.
DİK, dünyanın birçok bölgesinde, hepatit C için büyük bir risk faktörüdür.Nitrožilní aplikace drog je hlavním rizikovým faktorem při infekci hepatitidou C v mnoha částech světa.
Zayıf bağışıklık fonksiyonu da hastalık için bir risk faktörüdür.Dalším rizikovým faktorem onemocnění je slabá imunita.
Kahve, C vitamini ve süt ürünleri tüketimi ile fiziksel egzersizin riski azalttığı görülmektedir.Konzumace kávy, vitamínu C a mléčných výrobků, stejně jako tělesná zdatnost, se zdají riziko nemoci snižovat.
Bu riski değiştirmek amacıyla mevcut herhangi bir önlem bulunmamaktadır.K odvrácení tohoto rizika neexistují žádná opatření.
Bunların paylaşılması, HCV’ye maruz kalma riski doğurur.Půjčování těchto předmětů představuje riziko nákazy virem HCV.
Hastalığın yakın şekilde oturan insanlara bulaşma riski daha fazladır.Lidé sedící v bezprostřední blízkosti jsou k nákaze náchylnější.
35 ve üzeri bir vücut kitle indeksi bir erkeğin gut riskini üç katına çıkarır.Index tělesné hmotnosti vyšší nebo roven 35 zvyšuje u mužů riziko dny trojnásobně.
Sigara bir risk faktörüyken alkol kullanımı değildir.Kouření je rizikovým faktorem, konzumace alkoholu nikoliv.
Birkaç özel gen varyantı, riski az ila orta miktarda artırır.Řada specifických variant genů riziko malou až střední měrou zvyšuje.
Sağlık çalışanlarına bağışıklık kazandırılması hastalardaki viral pnömoni riskini azaltır.Imunizace pracovníků ve zdravotnictví snižuje riziko šíření virového zápalu plic mezi jejich pacienty.
Enfeksiyon riski davranışların değiştirilmesiyle azaltılabilir.Riziko nákazy lze snížit změnami chování, které k přenosu nemoci vede.
Cesur bir karaktere sahiptir ve risk almaktan korkmaz.Devítka má pro strach uděláno, je odvážný a nebojí se riskovat.
Enfeksiyon riski, bağışıklık eksikliği ve nispeten düşük hijyen nedeniyle dolayı çocuklarda daha yüksektir.Riziko nákazy je vyšší u dětí, a to z důvodu nedostatečné imunity a relativně špatné hygieny.
Genç bir yetişkin olmak, kadın olmak, hormonal kontrasepsiyon kullanmak ve sigara içmek bu riski arttırır.Riziko dále roste, pokud je postiženou osobou mladá dospělá žena, která užívá hormonální antikoncepci a kouří.
İşte burada bir risk alıyorum.Riskantní sázka mu vyšla.
Vücut ısının düşmesinin soğuk algınlığı için risk faktörü oluşturduğu fikri tartışmalı bir konudur.Role prochladnutí těla jakožto rizikového faktoru při nákaze nachlazením je kontroverzní.
Ancak genel olarak migrenin, felç veya kalp hastalığından doğan ölüm riskini arttırdığı görülmemektedir.Celkově se však jeví, že migrény nezvyšují riziko úmrtí na následky mozkové příhody nebo srdeční choroby.
Bu nedenle, yaparak alarak bir risk.Ve jménu lásky je třeba riskovat všechno.
Düşük risk.Minimalizace rizik .
Kirlilik riskini azaltmak için yeraltı suyundan ve yüzey sularından mümkün olduğunca uzak olmalıdır.Proto musí být zajištěno co nejbezpečnější oddělení sodíkového okruhu od vody i vzduchu.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.U osob příbuzných nemocnému s karcinomem plic je riziko 2,4 krát vyšší.
Bu bakımdan, risk olmadan belirsizlik olabilir ama belirsizlik olmadan risk olamaz.Víte sice, že je to nepravděpodobné, ale nechcete riskovat, když existuje způsob, jak tomu zabránit.
Riskin, aynı zamanda, daha büyük dövmeler için daha büyük olduğu görülmektedir.Rovněž u rozsáhlejších tetování se riziko jeví být větší.
Bununla birlikte bazı faktörler hastalığın ortaya çıkma riskini arttırabilir.Známe však rizikové faktory, které zvyšují pravděpodobnost vzniku onemocnění.
Buna karşın, hemen hemen tüm risklerde kümül oluşabilir.Pravděpodobně však za vším stála pouhá závist.