Buna karşın, hemen hemen tüm risklerde kümül oluşabilir.Смеяться можно почти над всем.
Antrenmana başlamadan önce risklerini öğrenmek gerekir.Прежде чем выступать на соревнованиях, лошадь должна пройти подготовку.
Phishing saldırıları da ciddi güvenlik riski taşıyor.Работа стрингеров почти всегда сопряжена с большими рисками.
Hotmail başlangıçta risk sermayesi şirketi Draper Fisher Jurvetson tarafından desteklendi.Он начал свою венчурную деятельность с 1985 года, когда он учредил венчурную компанию Draper Fisher Jurvetson.
Darbeli şarj elektrolit riski - genellikle potasyum hidroksit (KOH) - lekesi azaltmak için görünüyor.Обычно, когда говорят о водороде, имеют в виду именно лёгкий водород — протий.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Для мужчин, выкуривающих в день по две пачки сигарет, риск стать импотентами на 40 % выше, чем для некурящих.
Bu riskler, maddenin iyi havalandırılmış ortamda kullanılmasıyla azaltılabilir.Считается, что риск может быть незначительным, если работать в хорошо проветриваемом помещении.
Puanlama sistemi alışverişin riskini azaltmayı amaçlamaktadır.Она объясняет, что её магазин торгует исполнением желаний.
Her kadın meme kanseri gelişme riskine sahiptir.Женщины с ожирением имеют больший риск развития рака эндометрия.
Sigarayı bırakmak hastalıktan dolayı ölüm riskini %18'e kadar azaltır.يقلل الإقلاع عن التدخين من خطر الوفاة بنسبة 18%.
Blok zincirleri, sistemik riski ve finansal sahtekarlığı azaltma potansiyeline sahiptir.سلسلة الكتلة لديها القدرة على الحد من المخاطر النظامية والاحتيال المالي.
Beyaz pirinç tüketiminin çok olması da riski artırmakta rol oynamaktadır.ويبدو أن تناول الكثير من الأرز الأبيض يلعب أيضًا دورًا في زيادة إمكانية الإصابة.
Dünya Sağlık Örgütü, yalnızca yüksek riskli gruplarda testin yapılmasını önermektedir.تنصحُ منظمة الصحة العالمية بفحص المجموعات المُرتفعة الخطورة فقط.
Her iki tip ilaç da akut atak riskini %15–25 aralığında azaltır.ويبدو أن كلا النوعين يقللان من مخاطر النوبات الحادة من 15-25%.
Alkol bağımlıları için risk, 100 kat daha fazladır.وبالنسبة لمدمني الكحول يتضاعف الخطر 100 مرة.
Afrika'daki hamile kadınların ölüm riski, Batı Avrupa'dakilerden 180 kat daha fazla.مخاطر وفاة النساء الحوامل في إفريقيا تمثل الضعف عن أوروبا الغربية.
Bu iki grup, ilişkili risk ve yönetimine göre daha fazla bölünmüştür.تم تقسيم هاتين الفئتين وفقاً للمخاطر المرتبطة بها وإدارتها.
Naruto'yu korumak için hayatını riske atmıştır.قاتلت حفيدها من أجل إنقاذ ناروتو.
DİK, dünyanın birçok bölgesinde, hepatit C için büyük bir risk faktörüdür.يعد حقن العقاقير في الوريد عامل خطورة كبير بالنسبة لفيروس الالتهاب الكبدي ج في العديد من أنحاء العالم.
Yaşları kaç olursa olsun tüm kadınlar fiziksel veya zeka engelli bebek doğurma riski taşırlar.تتعرض جميع النساء، بغض النظر عن أعمارهم، لاحتمالية الحمل بطفل مصاب بإعاقة جسدية أو عقلية.
Bu düzeylerin üstündeki kan basıncı yüksek komplikasyon riski göstermektedir.ويتوقع من فرط ضغط الدم الذي يتجاوز هذه المستويات إلى إمكانية عالية لحدوث المضاعفات.
Araştırmalar aynı zamanda risk algısının, algılayanın psikolojik durumundan etkilendiğini gösteriyor.تظهر الأبحاث أيضًا أن مفاهيم المخاطر تتأثر بالحالة العاطفية للمُحِس.
Kalp krizi riskini azaltır.يقلل من مخاطر الإصابة بأمراض القلب.
Kalan beş ceset için aramalar, tehlike riskinden dolayı iptal edildi.تم سحب خمس جثث في وقت لاحق وخوف القتلى المتبقين.
Eğer bölünme bu periyoddan sonra oluşursa, ikizler yapışık olma riski taşır.وإذا حدث الانقسام في وقت لاحق لهذه الفترة الزمنية، يتعرض التوائم لخطر الالتصاق.
Ancak, düşük hidroklorotiazid dozunun riski artırmadığı görülmektedir.ولكن الجرعة الضئيلة من هيدروكلورثيازيد لا تبدو أنها ترفع خطر التعرض للإصابة.
Dövme yaptırma, iki ila üç kat daha yüksek hepatit C riski ile ilişkilendirilmektedir.يرتبط رسم الوشم بزيادة خطر الإصابة بفيروس ج بمعدل 2 – 3 أضعاف.
Risk, proton pompa inhibitör alan kişilerde, H2 antagonisti kullananlara göre daha fazladır.الخطر يصبح أكبر لدى أولئك الذين يتعاطون مثبطات مضخة البروتون عنه لدى أولئك الذين يتعاطون مضاد H2 بأنواعه.
Günde 1.500 mg C vitamini alımı gut riskini %45'e kadar azaltır.كما يعمل تناول فيتامين ج بمقدار 1,500 ملغم يومياً على خفض احتمال الإصابة بالنِقْرس بنسة 45%.
Risk Analizi Riskten kaçınma Risk yönetimiإدارة تحليل المخاطر.
Erkeklik: Erkek çocukların otizme yakalanma riski kız çocuklardan daha yüksektir.2.الجنس: الذكور هم أكثر عرضة للإصابة .
Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı(IARC), bazı organofosfatların kanser riskini artırabildiğini buldu.وجدت الوكالة الدولية لأبحاث السرطان أن الفوسفور العضوي ربما يزيد من خطر الإصابة بالسرطان.
Periodontal hastalık ve diş kaybı, erkek hastalarda artmış kanser riskiyle bağlantılıdır.ترتبط أمراض دواعم السّن وفقدان الأسنان، مع زيادة خطر الإصابة بالسرطان وخاصة للمرضى الذكور.
İkiz doğurma riski kullanılan doğurganlık tedavi tipine bağlı olarak değişebilir.تختلف فرص ولادة التوائم اعتمادا على أنواع علاجات الخصوبة المستخدمة.
Bu riski azaltmak için teleskop uzaya bırakılmadan önce içine bir nitrogen gaz boşaltımı yapıldı.للتقليل من هذه المخاطرة، أُجريت عملية شطف بغاز النيتروجين قبل إطلاق المقراب إلى الفضاء.
Bazı mesleklerin sahip olduğu risk, yarım ila iki paket sigara tüketiminin verdiği riskle eşdeğer gösterilir.في بعض المهن، تم تقدير المخاطر بما يعادل تدخين من نصف علبة إلى علبتين من السجائر يومياً.
Riski azaltmak için işletmeler, iş yapısının özüne blok zinciri yerleştirmek konusunda isteksizdir.للتخفيف من المخاطر، تحجم الشركات عن وضع سلسلة الكتلة في صلب هيكل الأعمال.
Fırsatlar risklerle karşı karşıya gelebilir.يعٓرّف الإحتمال على أنه إحتمال حدوث المخاطر.
Gerçekten ve sadece riskle ilgili olan faaliyetler üzerine odaklanmalıdır.في الممارسة العملية، لا يمكن أن يكون الخطر الحقيقيّ ممكنا إلاّ بقمع النّشاط المسبّب للمخاطر.
Bu riski değiştirmek amacıyla mevcut herhangi bir önlem bulunmamaktadır.لا توجد أي تدابير تغير من هذا الخطر.
İşte burada bir risk alıyorum.وهنا تدخل لعبة الاحتمالات.
Risk kıymetlendirmesi, tehlike ve riskleri ilişkilendiren bir işlemdir.إنّ الطريقة المثلى هو أن يحصل توازن بين المخاطر والفوائد.
Kanıtlar, başkalarıyla cinsel ilişkiye girmeyen heteroseksüel çiftlerin risk taşımadığını desteklemektedir.الدليل يؤكد عدم وجود أي خطر للممارسة الجنسية مغايرة الجنس بين الأزواج الذين لا يمارسون الجنس مع آخرين.
Risk analizi gıda güvenliği sistemleri olabilir güçlendirilmesi ve gıda kaynaklı hastalıklar olabilir azalır.تستطيع أن تقوي انظمة سلامة الغذاء مع تحليل الخطر وتقليل الأمراض التي تتولد من الطعام.
Savaşta risk olmazsa olmazdır.فلا يمكن الضلوع في حرب من دون خزينة للحرب.
Tarımla ilgili işler de risk taşır.العمل في الزراعة هو أيضاً خطر.
Hareketli bir yaşam tarzı, riski yarıya indirebilir.تستطيع التمساحيات الوقوف بمرونة، فبإمكانها أن تقف بشكل نصف-منتصب.
Filtreli ya da düşük katran içeren "light" sigaraları içenlerde kanser riski azalmamaktadır.التدخين لا يسمى السجائر "الخفيفة" لا يقلل من المخاطر.
HCV’li bir kimseden bir iğne yaralanması olan bir kişinin, %1.8 hastalığa yakalanma riski bulunmaktadır.إن تعرض شخص ما للإصابة بوخزة إبرة استعملها شخص مصاب بفيروس ج يعرضه للإصابة بالفيروس بنسبة 1.8%.
Diğer riskler ise kanama, kramplar ve enfeksiyonlardır.ومخاطر الخزعة تتمثل في الكدمات والنزيف والإصابة بالعدوى.
Büyük evlerde kaybolup, baz istasyonlarını bulamama riskleri bulunmaktadır.تزداد فرص انتشارها في المنازل التي تفتقر إلى شروط النظافة الأساسية.
Bu maddeler ölüm riski veya hastanede tutulma süresinde kayda değer bir değişiklik vadetmez.ولا يبدو أنه يؤثر على معدل الوفيات أو معدل دخول المستشفى ككل.
Bu kaybetme riski genellikle azaltılabilir ama yok edilemez.ففي هذه الحالة، يتم تقليل المخاطر ولكن لم يتم التخلص منها نهائيا.
Riskin, aynı zamanda, daha büyük dövmeler için daha büyük olduğu görülmektedir.ويظهر الخطر أيضاً بشكل أكبر في حالة رسوم الوشم الكبيرة.
Preklamsi aynı zamanda bebek ölümü riskini de ikiye katlamaktadır.كما أن مقدمات الارتعاج تضاعف من خطر وفيات ما حول الولادة.
Bu düzeylerin üstündeki kan basıncı yüksek komplikasyon riski göstermektedir.A pressão sanguínea acima destes níveis acarreta um risco elevado de complicações.
GV, risk sermayesi hizmetleri modelini sağlayan ilk risk sermayesi firmalarından biriydi.A GV foi uma das primeiras empresas de capital de risco que empregou o modelo de serviços de capital de risco.
Sigarayı bırakmak hastalıktan dolayı ölüm riskini %18'e kadar azaltır.Parar de fumar diminui o risco de morte em 18%.
Riskler en sonunda "tehlikeli düşüşler için bilgisayar ürünü insanlar kullanılarak" en aza indirgendi.Os riscos eventualmente foram minimizados "ao usar pessoas geradas por computador para as quedas perigosas".
Her iki tip ilaç da akut atak riskini %15–25 aralığında azaltır.Ambos os tipos aparentam diminuir o risco de exacerbações agudas em 15–25%.