Ona göre çocuklarını eğitmemek daha riskliydi.To him, there was greater risk in not educating his children.
Ve tabii ki, bu konuları ele almanın belli riskleri vardı.And needless to say, there were certain risks in taking on these subjects.
Biz risk bilincine inanıyoruz.We believe in risk awareness.
Bir yılda 20 milyon $ kazanıyorum, çünkü ben bir kapitalistim ve risk aldım.I make $20 million a year because I'm a capitalist and because I have taken risk.
İnsanlar risk almayı kabul ediyorlar.People are willing to take risks.
Hayatımı yapmak istediğim bir şeyler için riske atmaya karar verdim.I've decided I want to put my life on the line in order to do something I want to do.
Ve tabi risk.And of course risk.
Bence mimari riskli olmalı.I think architecture should be risky.
Biliyorum çok para ve daha fazlasına mal oluyor, ama evet, risk almaktan kaçınmamalı.You know it costs a lot of money and so on, but yes, it should not play it safe.
Ve bence, elbette, risk dünyanın temelini oluşturan şey.And I think, of course, risk is what underlies the world.
Risksiz bir dünya yaşamaya değer bir yer olmazdı.World without risk would not be worth living.
Yani evet, her yapıda aldığımız riske inanıyorum.So yes, I do believe that the risk we take in every building.
Daha önce bu boyutta hiç inşa edilmemiş alanlar yaratmak için alınan riskler.Risks to create spaces that have never been cantilevered to that extent.
Öncülük eden bir şehir için olması gerektiği gibi baş döndürücü hiç olmamış alanların riskleri.Risks of spaces that have never been so dizzying, as they should be, for a pioneering city.
Risksiz, şu an ödediğinden daha az ödeyeceksin.No risk, you'll pay less than you're paying now.
Günde sadece bir hamburger yemenin susuzluktan ölme riskimi artıracağının bilincindeydim.I knew that eating a mere hamburger a day can increase my risk of dying by a third.
Yeterli sistemleri ve denetimler, bir firma olmalıdır ve buna Belirli risk yönetimi sistemleri.A firm must have adequate systems and controls, and in particular risk management systems.
Ve bu teşvikler geçersiz gerçek risk yönetimi ve banka kredilerinin prudence.And those incentives overrule the actual risk management and the prudence of bank lending.
Burada risk almadan getiri sağlamış oluyor muyum?So given that this the reality of what could I do once again to make a
Gerçek hayatta, hiç risk almadan bu kadar getiri sağlayamıyor olmam lazım.Not be able to make this risk-free profit. If it's available, then people will
Hayatını kimin için riske atıyorsun !Fighting for others' survival all your life.
Well, that's a security risk.- You are, aren't you?
Kuan sizi görmek için herşeyi riske attı ama buna değermiş !Kuan risked everything to come look for you It's worth it
Bunu yapmak için tekrar, risk almaya istekli bir müşteriye ihtiyacımız vardı.In order to do that, again, we needed a client who was willing to take educational risks.
Ben aslında farklı bir tür risk almayı seçtim.I've actually chosen to take a different kind of risk.
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.There were a lot of risks involved that they talked about during the informed consent portion.
Bu, planı faaliyet yerine risk kontrol aracı olarak kullanmaktır.It's using this as risk control, not instead of action.
Ama eğer risk alır ve harekete geçerseniz, lütfen ışıkları kapamayı unutmayın.But if you do take the plunge, please remember to turn out the lights.
Beni risk almam, gitmem, denemem ve pes etmemem konusunda hep teşvik ettiler.They absolutely encouraged me to take risks, to go, to try, to try.
Oldukça yenilikçi bir hareketle ahenki riske atmadan perdeleri değiştirebilir.He can, very innovatively, actually change keys without risking huge dissonances.
Ve işler kötüye gittiğinde, almış oldukları riskin bedelini ödemiyorlar.And now all of a sudden when things go bad, they don't bear the risk.
Riskin bedelini ABD'li vergi ödeyen kişiler sırtlanıyor.The American taxpayer bears the risk.
Birincisi, bu kuruma yatırım yapmış olanlar, riskin farkına varmamışlardı.One, the people who invested in this company, they didn't realize the risk.
Bu insanlar risk aldılar, ve karşılığında getiri sağladılar.All these people took risk, they got their reward already.
Buradaki ahlaki çöküntü tehlikesi şu, gelecekte insanlar diyecek ki, ben de risk alacağım.The moral hazard there is in the future, people are going to say I'm going to take risk.
Böylece gelecekte de düzgün fiyatlama yapmaz ve gereksiz risk almaya devam ediyor olabilirsiniz.So you won't properly price and risk in the future.
Bu durum baştakiler ve muhatapları açısından siyasi riskler içerir.It's politically risky for the protagonists and for the interlocutors. On one occasion
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.This is a systemic risk, systemic shock.
Ve sonra, sistematik riskler.And then, the systemic risks.
"Hmm, bu riskli, yavrum."That's risky, kid.
Ve bizim yaşam kalitemiz ciddi şekilde riske atılmış olacak.And our quality of life is going to be severely compromised.
Ama bu bir risk, çünkü aslında gerçek olan bunun tam tersi.But we're at risk, because actually it's the opposite that's true.
Çalışmamda, hayatın zor, ilişkilerin riskli olduğunu çok duydum.So in my work, I hear that life is hard, relationships are filled with risk.
Haydi buna da tamam diyelim, risk almadan getiri olmaz.But that's OK, no risk no return.
Bunda risk vardı.There was risk.
Risk, hisse senedi fiyatının sıfıra inmesiydi.And the risk was that your stock goes to zero.
Bunlar risk almış olan kişiler.These are people who took risk.
Bütün bu riski almanın karşılığında, bu kişi daha fazla gelir alacaktır.But in return for taking on all of the risk, this person is going to get a higher yield.
Bu daha riskli olabilir.This one's maybe more risky.
Güney Kore'ye gitme riskini alma ve tekrardan yeni bir hayata başlama nedenim budur.I decided to risk going to South Korea. And I started a new life yet again.
Buradaki riskler neler?And what are the risks here?
Şu an yapabileceğiniz en riskli şey güvenli olmaktır.The riskiest thing you can do now is be safe.
Biraz riskli.This is a little risky.
Kredi en önemli tarafı o kredi riski diye bir şey var.The key thing about credit is that it has something called credit risk.
Kredi riski, bir kişi veya şirket size borcu geri ödemek olmaz riskidir.Credit risk is the risk that a person or company that owes you money won't pay you back.
Başka bir deyişle, bir risk banka ödemek mümkün olmayacaktır olmalı.In other words, there must be a risk that the bank won't be able to repay you.
Ortaklık risklerine göz atalımLet's look at partnership risks.
Büyük şirket ortaklığı riskleri ile başlayalım.Let me start with the large company partnership risks.
Ve aslında, daha demin tanımladığıma finansal sistemde risk algılanmasının değişmesi denir. -And actually, what I've just described, this is called deleveraging.
Yani ben finansal sistemde risk algılamasını değiştirdim.So I've deleveraged.