Ricanız makul değil.Your request isn't reasonable.
Ben senden bizi yalnız bırakmanı rica ettim.I asked you to leave us alone.
Ben senden onları yalnız bırakmanı rica ettim.I asked you to leave them alone.
Ben senden beni yalnız bırakmanı rica ettim.I asked you to leave me alone.
Onu yalnız bırakmanı rica ettim.I asked you to leave him alone.
Ona rica ettim.I asked her.
Ondan kapıyı açmasını rica ettim.I asked her to unlock the door.
Ondan bana Fransızca öğretmesini rica ettim.I asked her to teach me French.
Ondan durmasını rica ettim.I asked her to stop.
Ondan, belgeleri imzalamasını rica ettim.I asked him to sign the papers.
Ben ondan susmasını rica ettim.I asked her to keep quiet.
Ondan benimle gelmesini rica ettim.I asked her to come with me.
Ondan içeri gelmesini rica ettim.I asked her to come in.
Ondan bize katılmasını rica et.Ask her to join us.
Neden bunu onun yapmasını rica etmiyorsun?Why don't you ask her to do it?
Ona rica ettin mi?Did you ask her?
Onun içeri gelmesini rica edebilir misin?Can you ask her to come on in?
Ondan içeri gelmesini rica edebilir misin?Can you ask her to come in?
Ondan bize yardım etmesini rica etmek zorundayım.I have to ask him to help us.
Onun buraya geri gelmesini rica etmedim.I didn't ask her to come back.
Yardım etmesi için ona rica etmelisin.You should ask her to help.
Tavsiye için ona rica etmelisin.You should ask her for advice.
Lütfen bağırmamasını rica et.Please ask her not to shout.
Neden ondan rica etmiyorsun?Why not ask her?
Yarın onlara rica edeceğim.I'll ask them tomorrow.
Yarın ona rica edeceğim.I'll ask him tomorrow.
Onu isteseydim, onu rica ederdim.If I had wanted it, I would've asked for it.
Ziyaretçilerin sergilere dokunmaması rica olunur.Visitors are requested not to touch the exhibits.
Lütfen, Tom'un beni geri aramasını rica eder misin?Would you ask Tom to call me back, please?
Tom, seninle irtibata geçmemi rica etti.Tom asked me to get a hold of you.
Fakat bir ricam var; benim yaptığım hataları yapma!I have a request, though: Don't make the same mistakes that I did!
Yine de, senden benim yapmış olduğum hatalara düşmemeni rica ediyorum.However, I ask you not to make the same mistakes that I did.
Tom'un çok hızlı sürmemesini rica ettim.I asked Tom not to drive so fast.
Ona beni aramasını rica eder misin?Could you ask her to call me?
Çok şaşırdım, Mary ricamı umursamadı.Much to my surprise, Mary disregarded my request.
Sence yardım için Tom'a rica etmem gerekir mi?Do you think I should ask Tom for help?
Bir arkadaşın bana yardım etmesini rica ettim.I asked a friend to help me.
Tom, Mary'nin ricasını gözardı etmeye karar verdi.Tom decided to ignore Mary's request.
Tom benim ricamı geri çevirdi.Tom refused my request.
O rica gözardı edildi.That request was ignored.
Tom'dan sessiz olmasını rica et.Ask Tom to be quiet.
Thomas ebeveynlerinden ona daha hızlı bir bilgisayar satın almalarını rica etti.Thomas asked his parents to buy him a faster computer.
Senden benimle kalmanı rica etmedim.I didn't ask you to stay with me.
Sizden benimle kalmanızı rica etmedim.I didn't ask you to stay with me.
Fransızca bir konuşma yapmamı rica ettiler.They asked me to make a speech in French.
Onu benim için yapmanı rica edebilir miyim?Could I ask you to do that for me?
Tom'dan kalmasını rica ettim.I asked Tom to stay.
Tom bizden sessiz olmamızı rica etti.Tom asked that we be quiet.
Tom onu saat 2.30'da uyandırmamı rica etti.Tom asked me to wake him up at 2:30.
"Teşekkürler!" - "Rica ederim.""Thank you!" - "You're welcome."
Erkek kardeşimden bisikletimi onarmasını rica ettim.I asked my brother to repair my bicycle.
Tom yardım için rica etmek istemiyordu.Tom didn't want to ask for help.
Tom Mary'nin yavaşlamasını rica etti.Tom begged Mary to slow down.
Sadece bir ricam var.I only have one request.
Tom'un süpermarkete gitmesini ve birkaç yumurta almasını rica edeceğim.I'll ask Tom to go to the supermarket and buy some eggs.
Tom Mary'den bir iyilik rica etmek istedi.Tom wanted to ask Mary a favor.
Mary Tom'un onu terk etmemesini rica etti.Mary begged Tom not to leave her.
Mary Tom'dan kendi evine götürmesini rica etti.Mary begged Tom to take her home.
Bizimle konuşmanızı rica ediyoruz.We're asking you to talk to us.
Bize yardım etmenizi rica ediyoruz.We're asking you to help us.