Bizzat Tom gelmemizi rica etti.Tom himself asked us to come.
Hayır ama rica için teşekkürler.No, but thanks for asking.
Senden bir şey rica edebilir miyim?May I ask you one thing?
Rica etmek incitmez.It doesn't hurt to ask.
Kalmanızı rica ediyorum.I beg you to stay.
Tom'un sana yardım etmesini rica etmemi ister misin?Do you want me to ask Tom to help you?
Tom ona yardım etmemizi rica etti.Tom has asked us to help him.
Tom bizden onu yapmamamızı rica etti.Tom asked us not to do that.
Tom burada beklememi rica etti.Tom asked us to wait here.
Tom benden bunu yapmamı rica etti.Tom asked me to do that.
Bunu yapamam, o yüzden lütfen denememi rica etme.I can't do this, so please don't ask me to try.
Kız kardeşimden sana göstermesini rica et.Ask my sister to show you.
Bence Tom'dan bizim için şarkı söylemesini rica etmeliyiz.I think we should ask Tom to sing for us.
Tom şarkı söylemek istemeyebilir ama yine de ona rica etmen gerekir.Tom may not want to sing, but you should ask him anyway.
Tom'dan şarkı söylemesini rica ettiğini duydum.I heard you ask Tom to sing.
Sadece bana bir şans vermeni rica ediyorum.I only ask that you give me a chance.
Rica edersen Tom'un sana yardım edeceğine oldukça eminim.I'm pretty sure Tom will help you if you ask.
Tom'dan bana istediğini anlatmasını rica ettim.I asked Tom to tell me what he wanted.
Tom ayrılmamızı rica etti.Tom asked us to leave.
Tom, Mary'den Boston'a onunla beraber gitmesini rica etti.Tom asked Mary to go to Boston with him.
Tom, Mary'den onunla gelmesini rica etti.Tom asked Mary to come with him.
"Çok teşekkür ederim." "Çok rica ederim.""Thank you very much." "You're very welcome."
Ondan hoparlörlerindeki ses seviyesini azaltmasını rica ettim.I asked him to turn down the volume on his speakers.
Senden durmanı rica ettim.I asked you to stop.
Tom, Mary'ye onun rica ettiği her şeyi satın aldı.Tom bought Mary everything she asked for.
Tom'un şemsiyesini rica etmeden ödünç aldım.I borrowed Tom's umbrella without asking.
Tom, Mary'den onu gıdıklamasını rica etmiş.Tom asked Mary to stop tickling him.
Para için Tom'a rica ettim.I asked Tom for money.
Tom'a gelmesini rica etim.I begged Tom to come.
Senden onunla oynamamanı rica ettim.I asked you not to play with that.
Aslında Tom'dan onu yapmasını rica ettim.I actually asked Tom to do that.
Neden Tom'dan rica etmedin?Why haven't you asked Tom?
Tom'un benden yapmamı rica ettiği her şeyi yapamadım.I wasn't able to do everything Tom asked me to do.
Tom'un yapmamı rica ettiği şeyi yapamadım.I wasn't able to do what Tom asked me to do.
Sanırım Tom'dan onu yapmamasını rica etmen gerekir.I think you should ask Tom not to do that.
Sanırım Tom'dan bunu yapmasını rica etmelisin.I think you should ask Tom to do that.
Sanırım Tom'dan onu yapmasını rica etmen gerekir.I think you ought to ask Tom to do that.
Sadece birkaç saatliğine bize yardım etmenizi rica ediyoruz.We're only asking you to help us for a few hours.
Ona kibarca rica edersen Tom onu senin için yapar.Tom will do that for you if you ask him politely.
Rica etsem kimliğinizi gösterir misiniz?Would you please show your ID?
Tom, Mary'nin bunu yapmasını rica etmek istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't want to ask Mary to do that.
Tom bana bunu yapmamamı rica etti.Tom asked me not to do that.
Tom'dan sana bir nüsha göndermesini rica edeceğim.I'll ask Tom to send you a copy.
Tom'dan beklemesini rica etmeliyim.I should ask Tom to wait.
Mary gelene kadar Tom'dan beklemesini rica edeceğim.I'll ask Tom to wait until Mary arrives.
Tom, Mary'ye ona yardım etmesini rica etmek istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to ask Mary to help him.
Tom, Mary'den ona yardım etmesini rica etmek istemiyor.Tom doesn't want to ask Mary to help him.
Tom, Mary'den bunu yapmasını rica etmek istemiyor.Tom doesn't want to ask Mary to do that.
Tom'dan bizimle birlikte öğle yemeği yemesini rica edeceğim.I'm going to ask Tom to eat lunch with us.
Tom, Mary'den ona ukulele çalmayı öğretmesini rica etti.Tom asked Mary to teach him how to play the ukulele.
Tom, Mary'den John'la konuşmaya gitmesini rica etti.Tom asked Mary to go talk to John.
Tom'un onu yapmasını rica eden kişi benim.I'm the one who asked Tom to do that.
Muhtemelen Tom'dan onu yapmasını rica etmemiz gerek.We should probably ask Tom to do that.
Muhtemelen Tom'dan onu bizim için yapmasını rica etmemiz gerek.We should probably ask Tom to do that for us.
Desteğinizi rica etmek isterim.I would like to ask for your support.
Sami, Leyla'dan izin rica etti.Sami asked permission of Layla.
Tom'dan bunu sessiz yapmasını rica ettim.I asked Tom to do that quietly.
Sami onun için ricada bulundu.Sami asked for that.
Tom'dan defalarca onu yapmayı bırakmasını rica ettim.I've asked Tom many times to stop doing that.
Tom'dan zaten onu yapmamasını rica ettim.I've already asked Tom not to do that.