Bir arkadaşım ona bir posta kartı göndermemi rica etti.A friend of mine asked me to send him a postcard.
Beni affetmeni rica ediyorum.I ask you to forgive me.
Tom Mary'ye ona bir şans daha vermesini rica etti.Tom begged Mary to give him another chance.
Ricamı düşüneceğini umuyordum.I was hoping you'd consider my request.
Tom, Mary'ye onsuz gitmemesini rica etti.Tom asked Mary not to go without him.
Asla sana başka bir şey için ricada bulunmayacağım.I'll never ask you for anything else.
Şimdi gitmenizi rica edeceğim.I'm going to ask you to leave now.
Tom benden herhangi bir şey söylemememi rica etti.Tom asked me not to say anything.
Tom bana onu yapmasına yardım etmemi rica etti.Tom begged me to help him do it.
Yardımcı olman için sana rica ediyorum.I'm asking you for your help.
Tom, Mary'nin eve gelmesini rica etti.Tom asked Mary to come home.
Bana güvenmeni rica ediyorum.I'm asking you to trust me.
Tom benden ona yardımcı olmamı rica etti.Tom asked me to help him.
Tom'un bana yardım etmesini rica edeceğim.I'll ask Tom to help me.
Kalmanı rica ediyorum.I'm asking you to stay.
Ricardo ne zamandan beri evli?Since when is Ricardo married?
Ricardo galibiyet için 500 Amerikan doları aldı.Ricardo got US$ 500 for winning.
Senden bir ricada bulunmak istiyorum.I would like to ask a favour of you.
Benim adım Ricardo'dur.My name is Ricardo.
Umarım mutlu olursun Ricardo.May you be happy, Ricardo.
Benim adım "Ricardo Bey" değil; sadece Ricardo veya Rick.My name is not "Mr. Ricardo"; it's just Ricardo or Rick.
Onun ricası aşağıdaki gibiydi.His request was as follows.
“Her şey için teşekkür ederim.” “Rica ederim.”"Thank you for everything." "You're welcome."
Onun oraya gitmemesi için rica ettim.I begged her not to go there.
Bu bir rica mı yoksa bir emir mi?Is that a request or an order?
Sizden tren istasyonunda sigara içmemenizi rica ediyoruz.We ask that you don't smoke in the station.
Tom'un bize yardım etmesini rica ettim.I've asked Tom to help us.
Herhangi bir gürültü yapmamanı rica ettim.I asked you not to make any noise.
"Teşekkür ederim." "Çok rica ederim.""Thank you." "You're very welcome."
Mary'yi araması için Tom'a rica edebilir misin?Could you ask Tom to call Mary?
Tom yardım rica etti.Tom has requested help.
Bir ricam daha var.I have one more request.
Tom'a kalmasını rica ettim.I've asked Tom to stay.
Bana kalacak bir yer bulması için Tom'a rica ettim.I asked Tom to help me find a place to stay.
Tom, babası eve gelene kadar onunla kalmamı rica etti.Tom asked me to stay with him until his father got home.
Tom bilim projesinde Mary'nin ona yardım etmesini rica etti.Tom asked Mary to help him with his science project.
Sevdiğim şarkıyı söylemesi için Tom'a rica ettim.I asked Tom to sing my favorite song.
Tom'a en sevdiğim şarkıyı söylemesini rica ettim.I asked Tom to sing my favorite song.
Dikkatinizi rica edebilir miyim, lütfen?Can I have your attention, please?
Tom'un içeri gelmesini rica eder misin?Can you ask Tom to come on in?
Tom'a içeri girmesini rica edebilir misin?Can you ask Tom to come in?
Ben Ricardo'yum.I'm Ricardo.
Tekrar düşünmeni rica etmek istiyorum.I'd like to ask you to reconsider.
Sana defalarca böyle yapmamanı rica ettim.I've asked you repeatedly not to do that.
Tom pencereyi açmamı rica etti.Tom asked me to open the window.
Tom, Mary'nin ricasını reddedemezdi.Tom couldn't refuse Mary's request.
Tom Mary'nin ricasına nasıl cevap vereceğinden emin değildi.Tom wasn't sure how to respond to Mary's request.
Benim adım Ricardo, ya sen?My name's Ricardo, and you?
Benim adım Ricardı. Seninki ne?My name's Ricardo. What's yours?
Tom onu istasyondan almamı rica etti.Tom asked me to pick him up at the station.
Bu tuhaf bir rica.That's an odd request.
Sana bir koruma ataması için Tom'a rica ettim.I've asked Tom to assign you a bodyguard.
Ben kısa bir ara rica etmek istiyorum.I would like to request a short recess.
Biz sadece birkaç gün için bunu yapmanı rica ediyoruz.We're only asking you to do it for a few days.
Benim bir ricam var.I have one request.
Senin rican reddedildi.Your request is denied.
O gelmemi rica etti.He begged me to come.
Tom orada olmamı rica etti.Tom asked me to be there.
Tom'a durmasını rica ettin mi?Did you ask Tom to stop?
Tom sabırlı olmamızı rica etti.Tom begged us to be patient.