Ana içeriğe geç
Sözlük

rica ile cümle

rica kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Biz mülkleri onarırken, elli kişilik kilise grubum bir haftalığına barınma ve yiyecek rica etti.50명의 저희 교회 단체는 일주일 동안 머물 곳과 식사를 제공하고 싶어요. 그동안 보수 작업도 해드릴게요.
Biz mülkleri onarırken, elli kişilik kilise grubum bir haftalığına barınma ve yiyecek rica etti.50 אנשי קהילת המתפללים שלי רוצים מגורים ומזון לשבוע בזמן שנתקן את הבתים.
Biz mülkleri onarırken, elli kişilik kilise grubum bir haftalığına barınma ve yiyecek rica etti.Mientras reparamos casas, mis voluntarios necesitan alojamiento y comida durante una semana.
Biz mülkleri onarırken, elli kişilik kilise grubum bir haftalığına barınma ve yiyecek rica etti.Mijn parochiegroep van 50 wil onderdak en eten voor een week terwijl we eigendommen repareren.
Biz mülkleri onarırken, elli kişilik kilise grubum bir haftalığına barınma ve yiyecek rica etti.Nhóm 50 người của tôi cần có chỗ ở và thức ăn trong một tuần trong khi sửa chữa nhà cửa.
Biz mülkleri onarırken, elli kişilik kilise grubum bir haftalığına barınma ve yiyecek rica etti.O grupo da igreja pode hospedar pessoas e servir refeições enquanto reparamos as propriedades.
Biz mülkleri onarırken, elli kişilik kilise grubum bir haftalığına barınma ve yiyecek rica etti.В моей церкви 50 человек нуждается в жилье и питании на неделю, пока мы восстанавливаем их жилье.
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.Aközben pedig kérék õt a tanítványok, mondván: Mester, egyél!
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.A medzi tým ho boli prosili učeníci a hovorili: Rabbi, jedz!
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.A tymczasem prosili go uczniowie, mówiąc: Mistrzu! jedz.
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.Entrementes os seus discípulos lhe rogavam, dizendo: Rabi, come.
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.Imens bad disiplene ham og sa: Rabbi, et!
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.Imidlertid bade Disciplene ham og sagde: "Rabbi, spis!"
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.Indes aber ermahnten ihn die Jünger und sprachen: Rabbi, iß!
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.Intanto i discepoli lo pregavano: «Rabbì, mangia»
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.În timpul acesta, ucenicii Îl rugau să mănînce, şi ziceau: ,,Învăţătorule, mănîncă!``
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.그 사이에 제자들이 청하여 가로되 랍비여 잡수소서
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.Medtem so ga pa učenci prosili, rekoč: Rabi, jej!
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.Mezi tím pak prosili ho učedlníci, řkouce: Mistře, pojez.
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.Mientras tanto, los discípulos le rogaban diciendo: --Rabí, come
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.Ondertussen vroegen de discipelen of Jezus iets wilde eten.
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.Pendant ce temps, les disciples le pressaient de manger, disant: Rabbi, mange.
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.Sementara itu pengikut-pengikut-Nya mengajak Yesus makan. "Bapak Guru," kata mereka, "silakan makan.
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.Sillävälin opetuslapset pyysivät häntä sanoen: "Rabbi, syö!"
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.Song le, môn đồ nài nỉ một bên Ngài mà rằng: Thưa thầy, xin hãy ăn.
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.Song_le , môn_đồ nài_nỉ một bên Ngài mà rằng : Thưa thầy , xin hãy ăn .
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.Under tiden bådo lärjungarna honom och sade: »Rabbi, tag och ät.»
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.Εν δε τω μεταξυ οι μαθηται παρεκαλουν αυτον λεγοντες Ραββι, φαγε.
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.А Той им рече: Аз имам храна да ям, за която вие не знаете.
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.Между тем ученики просили Его, говоря: Равви! ешь.
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.Тим часом просили Його ученики: Рави, їж.
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.טרם יבאו ותלמידיו בקשו ממנו לאמר אכל נא אדני׃
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.وفي اثناء ذلك سأله تلاميذه قائلين يا معلّم كل.
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.這 其 間 、 門 徒 對 耶 穌 說 、 拉 比 、 請 喫
Bu arada öğrencileri Ona, ‹‹Rabbî, yemek ye!›› diye rica ediyorlardı.這其間 、 門徒 對耶穌說 、 拉比 、 請喫
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Aici am început să rugăm turiști în trecere să ne fotografieze.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Aquí es cuando empezamos a pedir a los turistas que pasaban que nos sacaran la foto.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.C'est là que nous avons commencé à demander à des touristes de passage de prendre la photo.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Damals fingen wir an, vorbeilaufende Touristen zu bitten, ein Bild von uns zu machen.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Det var på det her tidspunkt, vi begyndte at bede forbipasserende turister om at tage billedet.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Ekkor kezdtük el megkérni az elhaladó turistákat, hogy fényképezzenek le minket.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.È qui che abbiamo cominciato a chiedere a turisti che passavano di là di farci una foto.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Foi aí que começámos a pedir aos turistas que passavam que nos tirassem uma foto.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Inilah saat kami mulai meminta para wisatawan untuk mengambil fotonya.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.이것이 바로 지나가는 여행객들에게 사진을 찍어달라고 하기 시작한 때입니다.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Mimoidoče turiste sva prosila, da naju slikajo.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Odvtedy sme už prosili okoloidúcich turistov, aby nás odfotili.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Silloin pyysimme ensimmäistä kertaa ohikulkevia turisteja ottamaan kuvamme.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Tady jsme začali žádat kolemjdoucí turisty, aby nás vyfotili.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Toen begonnen we toeristen te vragen om de foto te nemen.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Từ đó chúng tôi bắt đầu nhờ khách du lịch qua đường chụp ảnh
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Zaczęliśmy prosić przechodniów o zrobienie zdjęcia.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Τότε αρχίσαμε να ζητάμε από περαστικούς να μας βγάλουν φωτογραφία.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Відтоді ми почали просити туристів сфотографувати нас.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.С этой поездки мы начали просить случайных прохожих нас сфотографировать.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Това е, когато започнахме да молим преминаващи туристи да направят снимката.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.אז התחלנו לבקש מתיירים לצלם אותנו.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.وهنا بدأت أطلب من السواح العابرون أمامنا مساعدتنا في إلتقاط تلك الصور
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.赤の他人にカメラを 渡すジェスチャーは
Bugün yaşamınızı kolaylaştıracağım. Sizden tek birşey rica ediyorum:Ich werde Ihnen Ihr Leben an diesem Nachmittag leicht machen und sie nur um eine Sache bitten:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod