Trafik kurallarına riayet etmelisin.You should obey the traffic rules.
Biz kurallara riayet etmeliyiz.We should obey the rules.
Yasalara riayet etmek görevimizdir.It is our duty to obey the law.
Hukuka riayet etmeliyiz.We should obey the law.
Tüm Müslümanlar Ramazana riayet etmez.Not all Muslims observe Ramadan.
Bu Satyagraha kurallarına riayet etmekti.This was keeping with the rules of Satyagraha.
Bu önem arz etmektedir çünkü EM sürecin P-korunumuna riayet ettiği bilinmekteydi.This is important because EM was known to respect P-conservation.
Bu özelliklere riayet ederek yön tayininde bulunuyor.And it navigates with respect to those features.
Riayet ile olan yabancı "Oh, bunu derseniz, Bay Jones, tamam," dedi."Oh, if you say so, Mr. Jones, it is all right," said the stranger with deference.
Düşündüm ki eğer bunu biraz riayetsizce yaparsam, o kadar da ciddiye almazdınız.I figured if I was a bit irreverent, you wouldn't find it serious.
(Yine) Onlar, emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir.And those who fulfil their trusts and keep their promises;
(Bir de) Onlar, kendilerine verilen emanete ve verdikleri ahde (harfiyyen) riayet edenlerdir.And those who fulfil their trusts and covenants,
Namazlarına riayet ederler.And those who are watchful of their acts of prayer.
Namazlarına riayet edenler,And those who are mindful of their moral obligations.
Sakının Allah'tan ki onunla haklarınızı dilemektesiniz ve akrabalık hukukuna da riayet edin.So fear God in whose name you ask of one another (the bond of) relationships.
Ve öyle kişilerdir onlar ki emanetlerine ve ahitlerine riayet ederler.And those who fulfil their trusts and keep their promises;
Yeminlerinizi koruyun (onlara riayet edin).So abide by your oaths.
Yine onlar (o müminler) ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler;And those who fulfil their trusts and keep their promises;
Emanetlerine ve ahitlerine riayet edenler;And those who fulfil their trusts and covenants,
Allah'dan ziyade ahdine riayet edecek kim vardır?And who is more true to his promise than God?
Yine onlar ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler,And those who fulfil their trusts and keep their promises;
Onlar üzerlerine aldıkları emanetlere ve verdikleri sözlere riayet ederler.And those who fulfil their trusts and covenants,
O sırada onlar cumartesi yasağına riayet etmiyorlardı.When they observed the Sabbath, their fish would come to them abundantly.
Rücker, Sırbistan Demiryollarının buna riayet ettiğini belirtti.Serbian Railways complied, he said.
Ancak bununla birlikte, hükümet AB ilkelerine riayet etme sözü de verdi.At the same time, however, the government has made a pledge to observe EU principles.
Kuruluşa 160 milyon avroyu ide etmesi söylenmesine karşın buna henüz riayet edilmedi.It was told to return 160m euros, but has not yet complied.
Bu önem arz etmektedir çünkü EM sürecin P-korunumuna riayet ettiği bilinmekteydi.This is important because EM was known to respect P-conservation.
Sinyalizasyonlu yaya geçitlerinde araç sürücüleri ve yayalar ışıklara riayet etmelidir.Bei Funkfernsteuerung werden die Fahrtrichtungen und die Fahrtgeschwindigkeit per Funksignale übertragen.
Bu önem arz etmektedir çünkü EM sürecin P-korunumuna riayet ettiği bilinmekteydi.Esto es importante porque se sabía que el ME respetaba la conservación-P.
Bazı Sihler günlük yaşamlarında Kakkas kuralına tam olarak riayet etmezler.Reconocer arquetipos de sistemas disfuncionales en la práctica diaria.
Bu zikir yapılırken bâzı şartlara riayet etmek gerekir.SI condición Ejecuta instrucciones si se cumple una condición.
Kurallara riayet edin.Придерживайся правил.
Bu Satyagraha kurallarına riayet etmekti.Respeito à norma euclidiana.
Kurallara riayet ediniz!Houd u aan de regels!
Bazı Sihler günlük yaşamlarında Kakkas kuralına tam olarak riayet etmezler.Zastosowanie jednostek Plancka byłoby w życiu codziennym mało wygodne.
Bu önem arz etmektedir çünkü EM sürecin P-korunumuna riayet ettiği bilinmekteydi.Pokorný: Jak se Honza učil bát, režie M.
Bazı Sihler günlük yaşamlarında Kakkas kuralına tam olarak riayet etmezler.Toate zgomotele contribuie la norma dvs. zilnică de expunere.
Bu önem arz etmektedir çünkü EM sürecin P-korunumuna riayet ettiği bilinmekteydi.Ez a férfi szerint igaz is, mivel ő látogatta meg a kopaszt.
Bu zikir yapılırken bâzı şartlara riayet etmek gerekir.Der skal aflægges rapport om kravenes opfyldelse.
Bu Satyagraha kurallarına riayet etmekti.Hva skjedde med Schaeffers arv?
Bu Satyagraha kurallarına riayet etmekti.彼はサティヤーグラヒが守るべき規則を作っている。
Günümüz dünya konjonktüründe hemen hemen bütün devletlerin bu kurallara riayet ettiği görülmektedir.Оттогава досега повечето страни по света са приели официалната дефиниция.
Lisan hususunda ilmî usule tamamiyle riayet edilemiyor; çünkü iyi bir masalcı bulamadım.Međutim, ne može izvesti čaroliju Patronusa jer nema dovoljno pozitivno sjećanje.
Ada halkı da, çağrıya riayet ederek çatışmasız teslim oldu.Potom su opljačkali grad Ismaru koji se odmah predao bez borbe.
Bu zikir yapılırken bâzı şartlara riayet etmek gerekir.Uznanie koncilu podmienili splnením týchto požiadaviek.
Muktedir ve kıymetli bir vezir olup epey iş görmüş ve bu yüzden hatırına riayet edilmiştir.Buvo labai talentingas ir gabus žmogus, ir dėl to buvo labai gerbiamas.
Ancak, bunun olanaklı ve konu ile ilgili olması için riayet edilmesi gereken birkaç ilke vardır:Création d’un observatoire national des drogues: manuel conjoint
Ancak, bunun olanaklı ve konu ile ilgili olması için riayet edilmesi gereken birkaç ilke vardır:No obstante, para que tal contribución sea posible y pertinente, deberán respetarse algunos principios:
Ancak, bunun olanaklı ve konu ile ilgili olması için riayet edilmesi gereken birkaç ilke vardır:Однако чтобы такое участие было возможно и приемлемо, следует соблюсти несколько принципов:
Bu özelliklere riayet ederek yön tayininde bulunuyor.A navádí jej s ohledem na tyto prvky.
Bu özelliklere riayet ederek yön tayininde bulunuyor.A robot sa naviguje podľa týchto čŕt.
Bu özelliklere riayet ederek yön tayininde bulunuyor.E naviga in base a questi parametri.
Bu özelliklere riayet ederek yön tayininde bulunuyor.Et il navigue en fonction de ces caractéristiques.
Bu özelliklere riayet ederek yön tayininde bulunuyor.Ezen objektumok alapján navigál.
Bu özelliklere riayet ederek yön tayininde bulunuyor.Hij navigeert op basis van die kenmerken.
Bu özelliklere riayet ederek yön tayininde bulunuyor.그리고 그런 구조물들을 따라서 비행하게 됩니다.
Bu özelliklere riayet ederek yön tayininde bulunuyor.Navega em relação a essas características.
Bu özelliklere riayet ederek yön tayininde bulunuyor.Nawiguje uwzględniając te dane.
Bu özelliklere riayet ederek yön tayininde bulunuyor.Şi navighează ţinând seama de acele caracterisitici.
Bu özelliklere riayet ederek yön tayininde bulunuyor.Und er navigiert relativ zu diesen Merkmalen.