1929 yılında, kilise konseyi büyük bir restorasyon yapılmasına karar verdi.1929 m. VRM Vyriausioji statybos komisija nutarė cerkvę nugriauti.
Resmin restorasyonuna aynı gün başlandı.Restauravimo darbai prasidėjo tą pačią dieną.
Restorasyon hükümeti bunun için turismo pratiğini uygulanmıştır.Turkijos vyriausybės užsakymu yra atliekami restauracijos darbai.
Restorasyondan sonra kilise olarak hizmet verecek.Po karo bažnyčia restauruota.
Restorasyon çalışmaları Britanyalı mimar David Chipperfield’in öncülüğünde 2003 tarihinde başladı.1984 m. jis atidarė savo studiją „David Chipperfield Architects“.
İsviçre tarihinin bu geçiş aşaması 1815 Restorasyonuna kadar sürdü.See Šveitsi ajaloo vaheaste kestis kuni Restauratsioonini aastal 1815.
Aralık 2008'de kilisede restorasyon çalışmaları başladı.1928. aasta detsembris algasid kiriku ehitustööd.
San Cristoforo Kilisesi: 14. yüzyıl ve 18. yüzyılda restorasyon.San Cristoforo kirik (14. sajand, 18. sajandil ümber ehitatud).
1963 yılında Leninizm'in restorasyonu için mücadele birliğini kurdu.1963 rajas organisatsiooni "Võitlusliit leninismi taassünni eest" (Cоюз борьбы за возрождение ленинизма).
Bina 1984'te, 1995-96 arasında ve 2000'de ufak restorasyonlardan geçirildi.Hoones tehti väiksemaid renoveerimis- ja restaureerimistöid aastatel 1984, 1995–1996 ja 2000.
1600lı yıllar başında restorasyon.Aastal 1600 linnus taastati.
Türbe ve cami, restorasyonun ardından 31 Ekim 2008 günü kılınan ilk cuma namazı ile ibadete açılmıştır.Kirik remonditi ning 2008. aasta 30. novembril toimus seal esimene põlengujärgne teenistus.
Cizvit Koleji Kilisesi: Büyük bir barok stilde kilise St. Benedict Kilises: 16. yüzyıl 1693 sonra restorasyon.Püha Benedictuse kirik (16. sajand, taastatud pärast aastat 1693).
1980’lerin sonlarında ve 1997 yılında binayı eski görünümüne kavuşturmak için bazı restorasyonlar yapıldı.Aastatel 1981–1983 tehtud renoveerimistööde käigus püüti hoonele anda endisaegne väljanägemine.
Restorasyon, devletin yardımı ve özel bağışlarla finanse edildi.Festivali rahastatakse riiklike toetuste ja erasektori sponsorluse kaudu.
1943-1946 yılları arasında esaslı bir restorasyon geçirdi.Aastatel 1949–1956 toimus põhjalik restaureerimine.
Okul binası 2014 yazında restorasyona girmiştir.Tagasi koolihoonesse koliti 1920. aasta suvel.
Başının dik tut. Saraya Kraliyet Ailesinin restorasyonunu durdurmaya girdin.استيقض, لقد دخلت الى القصر لمنع اعادة العائلة الملكية
Ben de büyükbabamın planını öğrendiğimde... ...Kraliyet Ailesi'nin restorasyonuna karşı çıkmıştım.Személy szerint, amikor rájöttem a nagyapám terveire, az uralkodó család visszaállítása ellen voltam.
Ben de büyükbabamın planını öğrendiğimde... ...Kraliyet Ailesi'nin restorasyonuna karşı çıkmıştım.عندما علمت بمخطط جدي كنت معارضا وبشدة لاعادة العائلة الملكية
Birebir aynı kişiler değil olmasa da, restorasyonu yapan aynı firmaydı.Also brachten sie...naja, nicht das originale Team...aber sie brachten die originale Firma zurück.
Birebir aynı kişiler değil olmasa da, restorasyonu yapan aynı firmaydı.Así que trajeron de vuelta, así que no el equipo original, pero volvieron con la firma original de.
Birebir aynı kişiler değil olmasa da, restorasyonu yapan aynı firmaydı.A więc powrócili, może nie jako oryginalny zespół, ale przynajmniej powróciła oryginalna firma.
Birebir aynı kişiler değil olmasa da, restorasyonu yapan aynı firmaydı.Dus, ze brachten, niet het orginele team, maar de orginele firm terug.
Birebir aynı kişiler değil olmasa da, restorasyonu yapan aynı firmaydı.Então eles trouxeram de volta , bem, não a equipa original, mas eles trouxeram de volta a empresa original.
Birebir aynı kişiler değil olmasa da, restorasyonu yapan aynı firmaydı.Họ đã mời lại, không hoàn toàn là đội ngũ cũ mà là hãng thiết kế của đội ngũ đó.
Birebir aynı kişiler değil olmasa da, restorasyonu yapan aynı firmaydı.Ils n'ont certes pas reconstitué la même équipe, mais c'est bien la même entreprise.
Birebir aynı kişiler değil olmasa da, restorasyonu yapan aynı firmaydı.즉, 원래 팀이 아니라 원래 회사를 데려온 것이군요.
Birebir aynı kişiler değil olmasa da, restorasyonu yapan aynı firmaydı.(Steven) Хотя они и не вернули первоначальную команду, но первоначальную фирму.
Birebir aynı kişiler değil olmasa da, restorasyonu yapan aynı firmaydı.Takže pritiahli ich späť, teda nie pôvodný tím, ale pritiahli späť pôvodnú spoločnosť.
Birebir aynı kişiler değil olmasa da, restorasyonu yapan aynı firmaydı.Takže přivedli zpět, no ne původní tým, ale původní firmu.
Birebir aynı kişiler değil olmasa da, restorasyonu yapan aynı firmaydı.Tehtävään värvättiin ei ihan alkuperäinen tiimi, vaan alkuperäinen firma.
Birebir aynı kişiler değil olmasa da, restorasyonu yapan aynı firmaydı.Ήταν η ίδια αρχιτεκτονική εταιρεία αλλά με διαφορετική ομάδα.
Birebir aynı kişiler değil olmasa da, restorasyonu yapan aynı firmaydı.Тож вони привезли, правда не початкову команду, проте оригінальну фірму.
Bu kesenin... ...Kraliyet Ailesinin restorasyonunu engellemek için kullanılacağını... ...tahmin etmiştim.وهذه خطة واضحة لعرقلة اعادة الملكية
Bu olay, restorasyona noktayı koyacak.Ez biztos megakadályozza az uralkodó család visszaállítását.
Bu olay, restorasyona noktayı koyacak.Αυτό θα βάλει τροχοπέδη στην Επανόρθωση.
Bu olay, restorasyona noktayı koyacak.هذا سيوقف اعادة العائلة
Burası çok ciddi bir restorasyondan geçti.Si. De hecho, este fue restaurada en gran medida.
Burası çok ciddi bir restorasyondan geçti.Право. В действителност това е силно възстановена.
Bu tohumlar restorasyon için kullanılıyor.Aceste semințe sunt folosite pentru restaurare.
Bu tohumlar restorasyon için kullanılıyor.A lista nagyon hosszú. A magokat restaurálásra használják.
Bu tohumlar restorasyon için kullanılıyor.Benih-benih ini digunakan untuk penghijauan.
Bu tohumlar restorasyon için kullanılıyor.Các hạt giống này được dùng để trong quá trình tái thiết.
Bu tohumlar restorasyon için kullanılıyor.Ces plantes sont utilisées pour la restoration.
Bu tohumlar restorasyon için kullanılıyor.De lijst gaat maar door. Deze zaden worden gebruikt voor restauratie.
Bu tohumlar restorasyon için kullanılıyor.E a lista continua. Estas sementes são usadas para restauração.
Bu tohumlar restorasyon için kullanılıyor.이 씨앗들은 복구에 사용됩니다.
Bu tohumlar restorasyon için kullanılıyor.Questi semi vengono usati per il ripristino vegetale.
Bu tohumlar restorasyon için kullanılıyor.Tato semena jsou použita k obnovení.
Bu tohumlar restorasyon için kullanılıyor.Tieto semienka sa používajú na obnovu.
Bu tohumlar restorasyon için kullanılıyor.Tych nasion używa się do odtwarzania.
Bu tohumlar restorasyon için kullanılıyor.Y la lista sigue y sigue. Estas semillas se usan para la restauración vegetal.
Bu tohumlar restorasyon için kullanılıyor.Αυτοί οι σπόροι χρησιμοποιούνται για αποκατάσταση.
Bu tohumlar restorasyon için kullanılıyor.И т.н. списъкът продължава. Тези семена се използват за възстановяване.
Bu tohumlar restorasyon için kullanılıyor.הזרעים האלה משמשים לשיקום.
Bu tohumlar restorasyon için kullanılıyor.هذه البذور أُستخدمت للإحياء.
Bu tohumlar restorasyon için kullanılıyor.だからここアメリカ合衆国のトールグラス・プレーリー国立自然保護区
Hae Young biliyor... Artık restorasyonu durdurmayacaktır.Ezért, most Hae Young nem fogja az uralkodó család visszaállítását ellenezni.
Hae Young biliyor... Artık restorasyonu durdurmayacaktır.Τώρα ο ΧεΓιουνγκ δεν μπορεί να αντιτεθεί στο θέμα της βασιλικής οικογένειας.