Beni mahallesindeki bir restorana götürdü ve kendi yağından yapılmış foie gras'sından ikram etti.הוא לקח אותי למסעדה הנמצאת בשכנות והגיש לי מכבד האווז שלו, קונפי כבד אווז.
Beni mahallesindeki bir restorana götürdü ve kendi yağından yapılmış foie gras'sından ikram etti.فقام بأخذي الي مطعم محلي وقدم لي بعضا من فطيرة الأوز المعدلة
Beni mahallesindeki bir restorana götürdü ve kendi yağından yapılmış foie gras'sından ikram etti.彼が作ったフォアグラのコンフィを出してくれました たまりませんでした
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.60年続くクグスの店なんです そう?
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Ayahku adalah seorang koki, dan restoran mienya sudah berdiri selama 60 tahun.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Ba cháu là đầu bếp. còn tiệm mì của ba có truyền thống 60 năm rồi đấy ạ.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Mein Vater ist ein Chefkoch. und sein Nuddel Restaurant hat eine 60 jährige Geschichte.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Mijn vader is een chef, En zijn noedelrestaurant heeft een geschiedenis van 60 jaar.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Min pappa är en kock, och hans nudel resturang har en 60år gammal historia.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Mio padre è uno chef, e il suo ristorante di spaghetti ha una storia di più di 60 anni.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Moj oče je glavni kuhar, njegova restavracija pa ima 60 let zgodovine.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Mój tata jest kucharzem, I jego restauracja ma 60-letnią tradycję.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Mon père est chef, et son restaurant de nouilles est une tradition de 60 ans.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Tatal meu este bucatar, si are un restaurant de 60 de ani vechime.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Ο μπαμπάς μου είναι σεφ, και το εστιατόριο του με νουντλς έχει ιστορία 60 χρόνων.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Мой папа - шеф-повар, и у его ресторанчика лапши 60-летняя история.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.والدى طباخ ومطعم النودل الخاص به لديه تاريخ 60 سنه
Benim favorim Dünya'da karşılaştığım bütün restoranların Birincisi Brezilyadaki " Kung Food " adı verilendiMon préféré de tous les restaurants que j'ai pu trouver c'est celui-ci qui s'appelle "Kung Food" au Brésil.
Benim favorim Dünya'da karşılaştığım bütün restoranların Birincisi Brezilyadaki " Kung Food " adı verilendiNa moją ulubioną na świecie restaurację natrafiłam w Brazylii, nazywała się "Kung Food".
Benim favorim Dünya'da karşılaştığım bütün restoranların Birincisi Brezilyadaki " Kung Food " adı verilendiНа мен лично ми е любим от всички ресторанти, които съм срещал по света, един в Бразилия на име "Кунг Фуд".
Benim favorim Dünya'da karşılaştığım bütün restoranlarınMón ưa thích của cá nhân tôi trong tất cả các nhà hàng tôi đã bắt gặp vòng quanh thế giới
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriAm străbătut toată țara căutând restaurantele de unde acești oameni cumpăraseră prăjiturelele cu răvașe.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriHo attraversato il paese, alla ricerca di questi ristoranti dove queste persone avevano av i loro biscotti.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriIk reisde heel het land af op zoek naar de restaurants waar deze mensen hun gelukskoekjes hadden gehaald.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleri전국을 돌아디니면서 음식점들을 찾아 다녔지요. 그 사람들이 포츈쿠키를 얻은 장소를 찾아서요.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriPo całym kraju szukałam restauracji, w których ci ludzie kupili swoje ciastka z wróżbą.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriTôi đi dọc đất nước, tìm kiếm những nhà hàng mà những người này đã mua bánh qui may mắn.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriПрекосих страната в търсене на тези ресторанти, откъдето тези хора взели бисквитките си с късметчета.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriЯ поехала по стране в поиске ресторанов, где эти люди купили печенье судьбы.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriעברתי את הארץ מקצה לקצה, בחיפוש אחרי המסעדות האלה בהן האנשים האלה קיבלו את עוגיות המזל שלהם.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriذهبت إلى جميع أنحاء البلاد ، ابحث عن هذه المطاعم حيث كان هؤلاء الناس قد حصلوا على بسكويت الحظ.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriこの当選者がもらったフォーチュンクッキーを 渡した中華料理店を探したんですよ で、いっぱいあったんです
Binlerce insan restoranlarda, iç hizmet ve pek çok alanda köle olmuş durumda.Hundredevis af mennesker er slaver i landbruget, i restauranter, i huslig slaveri, og listen kan fortsætte.
Binlerce insan restoranlarda, iç hizmet ve pek çok alanda köle olmuş durumda.수 천명의 사람들이 농업이나 음식점, 가정 내에 예속된 상태로 노예화되어 있습니다. 이런 예는 끝이 없어요.
Binlerce insan restoranlarda, iç hizmet ve pek çok alanda köle olmuş durumda.Mii de oameni sunt sclavi în agricultură, restaurante, serviciu domestic, și așa mai departe.
Binlerce insan restoranlarda, iç hizmet ve pek çok alanda köle olmuş durumda.Tisíce lidí jsou zotročeny v zemědělství, v restauracích, v domácích službách a tento seznam může pokračovat.
Binlerce insan restoranlarda, iç hizmet ve pek çok alanda köle olmuş durumda.Десетки стотици хора са поробени в земеделието, в ресторанти, в домашна робия и изброяването може да продължи.
Binlerce insan restoranlarda, iç hizmet ve pek çok alanda köle olmuş durumda.Сотни людей принудительно работают в полях, ресторанах, вовлечены в домашнее рабство. Список можно продолжать.
Binlerce insan restoranlarda, iç hizmet ve pek çok alanda köle olmuş durumda.אלפי בני-אדם משועבדים בחקלאות, במסעדות, בעבודות בית, והרשימה עוד ארוכה.
Binlerce insan restoranlarda, iç hizmet ve pek çok alanda köle olmuş durumda.عشرات المئات من الناس مُستعبَدون في الزراعة، وفي المطاعم وفي الأعمال المنزلية و القائمة تطول.
Binlerce insan restoranlarda, iç hizmet ve pek çok alanda köle olmuş durumda.何万人もの人々が農園 レストラン 家事等の 様々な労働を強制されています 最近のニューヨークタイムズ紙の報道によると
Bir gecede restoran dünya genelinde tanınan önemli bir yer haline gelir.Das Restautrant wird dann über Nacht Weltweit ein Wahrzeichen weden!
Bir gecede restoran dünya genelinde tanınan önemli bir yer haline gelir.Het restaurant wordt meteen wereldwijd bekend.
Bir gecede restoran dünya genelinde tanınan önemli bir yer haline gelir.그냥, 하루아침에 세계적인 명소가 되는거죠.
Bir gecede restoran dünya genelinde tanınan önemli bir yer haline gelir.Le restaurant devient un point de repère dans le monde du jour au lendemain !
Bir gecede restoran dünya genelinde tanınan önemli bir yer haline gelir.Một nhà hàng có thể trở thành dấu ấn của thế giới chỉ sau một đêm.
Bir gecede restoran dünya genelinde tanınan önemli bir yer haline gelir.Restauracja staje się wtedy w przeciągu jednej nocy rozpoznawalna na całym świecie.
Bir gecede restoran dünya genelinde tanınan önemli bir yer haline gelir.Restoran itu akan jadi tempat bersejarah dunia dalam semalam!
Bir gecede restoran dünya genelinde tanınan önemli bir yer haline gelir.Resturangen bli välkänd över hela världen på bara en natt!
Bir gecede restoran dünya genelinde tanınan önemli bir yer haline gelir.Το εστιατόριο μέσα σε μια νύχτα γίνεται ορόσημο σε όλο τον κόσμο!
Bir gecede restoran dünya genelinde tanınan önemli bir yer haline gelir.Ресторан становится широкоизвестной достопримечательностью.
Bir gecede restoran dünya genelinde tanınan önemli bir yer haline gelir.المطعم يصبح معَلمَاً في جميع أنحاء العالم بين ليله وضحاها
Bir gecede restoran dünya genelinde tanınan önemli bir yer haline gelir.最初はムカツキました
Bir geneleve benzemiyordu. Daha çok restorana benziyordu.Non era una casa chiusa, di per sé, ma somigliava a un ristorante.
Bir geneleve benzemiyordu. Daha çok restorana benziyordu.Это был не бордель в чистом виде, а скорее ресторанчик.
Bir mahallede -- bir kent simgesi var, bir meydan var, bir restoran var.Dzielnica ma coś - jakieś miejsce, punkt rozpoznawczy, restaurację. Ale nie logo.
Bir mahallede -- bir kent simgesi var, bir meydan var, bir restoran var.지역에는 랜드마크가 있고, 장소가 있으며,
Bir mahallede -- bir kent simgesi var, bir meydan var, bir restoran var.Un quartier a quelque chose - un point de repère, un endroit, un restaurant.
Bir mahallede -- bir kent simgesi var, bir meydan var, bir restoran var.Un quartiere ha un punto di ritrovo, un posto, un ristorante.
Bir mahallede -- bir kent simgesi var, bir meydan var, bir restoran var.Un vecindario tiene cosas no un logo. Tiene monumentos, tiene algún lugar Tiene algún restaurante.