Ana içeriğe geç
Sözlük

resmen ile cümle

resmen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Düzenek resmen baş aşağı ve ileri geri yapılmıştı.Умовно кажучи, ці речі зроблені догори ногами і задом наперед.
Düzenek resmen baş aşağı ve ileri geri yapılmıştı.דברים שנבנים, מילולית, הפוך או מלפנים החוצה.
Düzenek resmen baş aşağı ve ileri geri yapılmıştı.هذه الأشياء لا تعمل, و نحن نقوم بالاصلاح
Düzenek resmen baş aşağı ve ileri geri yapılmıştı.動きません だから直さなければならない
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Als je zegt dat het goed smaakt, dan wil ik het officieel presenteren aan de chef.
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Če se ti bo zdel okusen, ga hočem uradno predstaviti šefu.
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Daca spui ca este bun, il voi prezenta bucatarului sef.
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Jika kau bilang rasanya enak, lalu aku akan menghadiahkannya pada koki.
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Nếu cậu nói là ngon, thì mình sẽ chính thức giới thiệu với bếp trưởng.
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Om du säger att det smakar bra, så vill jag då officiellt presentera det för chefen.
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Se dirai che è buono, allora voglio presentarlo ufficialmente allo chef.
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Si tu trouves ça bon, je le présenterais officiellement au chef.
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Wenn du sagst, dass es gut schmeckt, dann will ich es offiziell dem Chef präsentieren.
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Αν μου πεις ότι είναι νόστιμο, τότε θέλω να το παρουσιάσω επίσημα στον σεφ!
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Если скажешь, что получилось вкусно, официально представлю его шефу.
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum..אם תגידי שזה טעים, אני אציע את זה לשף
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum..إذا قلتِ أنه شهي، فسوف أقدمه رسميًا إلى الرئيس
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.必ず来いよ、な?
Erişteler donmuş resmen!Megfagyott a tészta, ember!
Erişteler donmuş resmen!Mì cũng đóng băng rồi nè anh!
Erişteler donmuş resmen!Тези спагети са ледени, човече!
Etiyopya aklımı başımdan almakla kalmadı, resmen aklımı açtı, tıkanıklığını giderdi.A Etiópia não só me deixou de boca aberta, abriu a minha cabeça.
Etiyopya aklımı başımdan almakla kalmadı, resmen aklımı açtı, tıkanıklığını giderdi.Äthiopien hat mir nicht nur den Kopf verdreht sondern auch geöffnet.
Etiyopya aklımı başımdan almakla kalmadı, resmen aklımı açtı, tıkanıklığını giderdi.Ethiopië bracht me niet alleen in extase; het opende mijn geest ook.
Etiyopya aklımı başımdan almakla kalmadı, resmen aklımı açtı, tıkanıklığını giderdi.Etiopia a fãcut nu numai ca mintea sã-mi stea în loc ci mi-a și deschis-o.
Etiyopya aklımı başımdan almakla kalmadı, resmen aklımı açtı, tıkanıklığını giderdi.Etiopia ei ainoastaan tehnyt minuun valtavaa vaikutusta, vaan se myös avasi silmäni.
Etiyopya aklımı başımdan almakla kalmadı, resmen aklımı açtı, tıkanıklığını giderdi.Etiopia nie tylko mnie zadziwiła; ona otworzyła mój umysł.
Etiyopya aklımı başımdan almakla kalmadı, resmen aklımı açtı, tıkanıklığını giderdi.Etiopía no sólo me asombró, sino que me abrió la mente.
Etiyopya aklımı başımdan almakla kalmadı, resmen aklımı açtı, tıkanıklığını giderdi.에티오피아는 제 마음을 흥분시켰을 뿐만 아니라, 제마음을 열리게도 했습니다.
Etiyopya aklımı başımdan almakla kalmadı, resmen aklımı açtı, tıkanıklığını giderdi.L'Ethiopie ne m'a pas juste ému, elle m'a ouvert l'esprit.
Etiyopya aklımı başımdan almakla kalmadı, resmen aklımı açtı, tıkanıklığını giderdi.L'Etiopia non ha solo cambiato il mio modo di pensare: ha allargato le mie vedute.
Etiyopya aklımı başımdan almakla kalmadı, resmen aklımı açtı, tıkanıklığını giderdi.Η Αιθιοπία δεν μου πήρε το νου. Μου διεύρυνε το νου.
Etiyopya aklımı başımdan almakla kalmadı, resmen aklımı açtı, tıkanıklığını giderdi.Етиопия не просто ме възхити, тя ме освободи от всички предразсъдъци.
Etiyopya aklımı başımdan almakla kalmadı, resmen aklımı açtı, tıkanıklığını giderdi.Эфиопия не только привела меня в восхищение, она избавила меня ото всех предубеждений.
Etiyopya aklımı başımdan almakla kalmadı, resmen aklımı açtı, tıkanıklığını giderdi.אתיופיה לא רק הפתיעה אותי, אלא גם "פתחה לי את הראש"
Etiyopya aklımı başımdan almakla kalmadı, resmen aklımı açtı, tıkanıklığını giderdi.أثيوبيا لم تكن فقط أخاذة للعقل: ولكن فتحت آفاقي.
Etiyopya aklımı başımdan almakla kalmadı, resmen aklımı açtı, tıkanıklığını giderdi.それはそうとして 孤児院での滞在最終日に
Hafta içi, bir basın toplantısı yapıp saraya dönüşünüzü resmen ilan edeceğiz.Σε μια βδομάδα θα μιλήσετε στον τύπο και επίσημα θα ανακοινωθεί η επιστροφή σας στο Παλάτι.
Hafta içi, bir basın toplantısı yapıp saraya dönüşünüzü resmen ilan edeceğiz.بعد اسبوع سيكون هناك لقاء صحفي وسيتم الاعلان رسميا عن عودة جلالتك
İnsanlar resmen kokuyordu!Ai cũng có mùi!
İnsanlar resmen kokuyordu!사람들에게서 악취가 났어요!
İnsanlar resmen kokuyordu!La gente apesta!
İnsanlar resmen kokuyordu!La gente puzza!
İnsanlar resmen kokuyordu!Les gens empestent!
İnsanlar resmen kokuyordu!Lidé páchnou!
İnsanlar resmen kokuyordu!Ludzie śmierdzą!
İnsanlar resmen kokuyordu!Menschen stinken!
İnsanlar resmen kokuyordu!Mensen stinken!
İnsanlar resmen kokuyordu!Oamenii put!
İnsanlar resmen kokuyordu!Semua orang bau!
İnsanlar resmen kokuyordu!Люди воняют!
İnsanlar resmen kokuyordu!Хората смърдят!
İnsanlar resmen kokuyordu!אנשים מסריחים!
İnsanlar resmen kokuyordu!الناس تصدر منهم روائح!
İnsanlar resmen kokuyordu!ヘアスプレーや腋の臭い消しや
Kızımın resmen gerçek bir prenses olacağını söylüyorsunuz, değil mi?Ma fille, d'après les lois de notre pays, deviendra une vraie princesse ?
Kızımın resmen gerçek bir prenses olacağını söylüyorsunuz, değil mi?Εννοείτε ότι η κόρη μου θα γίνει επίσημα πριγκίπισσα σωστά;
Kızımın resmen gerçek bir prenses olacağını söylüyorsunuz, değil mi?تعنين ان ابنتي ستصبح قانونيا الاميرة الحقيقية صحيح؟
Resmen dini bir olay gibiydi.Het was bijna een religieuze gebeurtenis.
Resmen dine geçmek için bir tören geçirmesi gerekiyordu.Ella tuvo que pasar por una ceremonia para convertirse de forma oficial.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod