Ana içeriğe geç
Sözlük

rengin ile cümle

rengin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İki ay içinde de gerçek rengini alır.Em apenas dois meses consegue seu brevet.
Ve hangi rengin hangi kıtayı temsil ettiğini göstermektedir.O grupo pergunta-nos de que cor nós devemos pintá-lo.
Ekim ayının ortalarında sol bacağı şişti ve mor rengine döndü.Por volta da metade de Outubro, sua perna esquerda começou a inchar e ficar púrpura.
Kyu(öğrencilik) devresi 6 kemer renginden oluşur.O panj rang ("cinco cores") é tecido somente com lãs de cinco cores.
Kozu belirleyen oyuncu yerdeki kartları almazsa her rengin değeri 10 para artar. .Se o jogador não tem moedas, Toad vai dar a ele dez moedas.
Duygusal gerçekliği sembolize ettiğini düşündüğü sarı rengin onun için önemi çok büyüktü.O amarelo era sua cor mais importante pois simbolizava a verdade emocional.
Bir teoriye göre, en az iki gen çifti insan saçı rengini kontrol eder.Minstens twee genenparen sturen de kleur van menselijk haar.
Her ulusun bayrağı, kendi rengini taşır.Elk van hen draagt een vlag in een eigen kleur.
Fakat, hangi rengin kime ait olduğu hala bilinmiyor.Het is onbekend wat voor kleur zij hadden.
Suyun rengini ve tadını sekliği belirler.Er zijn regels voor de smaak en de kleur van het water.
Mukusun rengine bakılarak enfeksiyonun bakteriyel mi yoksa virüs kaynaklı mı olduğu belirlenemez.De kleur van het slijm geeft niet aan of de infectie is veroorzaakt door een bacterie of een virus.
Koz olan rengin herhangi bir kağıdı diğer renklerin tüm kâğıtlarından üstündür.Elke troefkaart is hoger dan een kaart van een van de andere drie kleuren.
Adını renginden alır.De naam sloeg op de kleur.
Ve hangi rengin hangi kıtayı temsil ettiğini göstermektedir.Of hij kiest met welke kleur hij speelt.
Rengini yarış organizatörü L’Auto gazetesinin basımında kullanılan sarı renkli kâğıtlardan almıştır.De kleur geel werd gekozen omdat de organiserende krant l'Auto op geel papier werd gedrukt.
Köksapından dokumaları safran rengine boyamakta kullanılan sarı bir sıvı elde edilir.Daarover draagt de priester een kazuifel in de liturgische kleur.
Kamuflaj rengini sever ve bunun renk olduğunu iddia eder.Lord vroeg of hij zeker was van de kleur.
Duygusal gerçekliği sembolize ettiğini düşündüğü sarı rengin onun için önemi çok büyüktü.Hierbij speelde de door hem ontwikkelde kleurensymboliek een grote rol.
Akşama doğru batacağı sırada toprağa dokunur ve toprak rengini alır.Daar wordt hij plots de ruimte ingezogen en belandt op Aarde.
P.a, P.fluorescens den ayrı olarak metilen mavisini ve prontosilin rengini giderir.A: CO2-vrij gas wordt uitgeademd uit de anatomische en mechanische dode ruimte.
Klipte altın rengine boyanan Dolores O'Riordan bir haçın önünde görülür.In de video is Dolores O'Riordan te zien, geheel bedekt met goudkleurige make-up en staand voor een kruis.
Kağıdın renginin veya işaretinin bir önemi yoktur.De kleur van de kaarten of de straten is niet van belang.
Her oyuncu her koz rengini ve kozsuz oyunu bir kez söyleyebilir.Nu mag iedere speler 1 kleurdop nemen en bekijken.
7 Ağustos 2007'de Apple biraz Mighty Mouse'u güncelledi, sıkma alanlarının rengini beyaza çevirdi.7 sierpnia 2007 roku Apple nieco aktualizuje Mighty Mouse zmieniając kolor bocznych przycisków myszy na biały.
Adını renginden alır.Jego nazwa pochodzi od koloru.
Klipte altın rengine boyanan Dolores O'Riordan bir haçın önünde görülür.W klipie można zobaczyć Dolores O’Riordan pokrytą złotą farbą i otoczoną dziećmi.
Fakat, hangi rengin kime ait olduğu hala bilinmiyor.Nie zostało jednak określone, komu odpowiada konkretny kolor.
Mahallenin adı topraklarının renginden gelmektedir.Nazwy pochodzą od koloru ziemi.
Kehribar renginde gözleri vardır ve oldukça zekidir.Ma profil głowy nieco garbonosy i wygląda bardzo inteligentnie.
Kamuflaj rengini sever ve bunun renk olduğunu iddia eder.Widać po niej, że lubi kolor fioletowy, ponieważ jest pomalowana w tym kolorze.
Kırmızı rengini seviyor.Lubi czerwone wina.
Bu kırmızı rengin nedeni besinlerinde bulunan karotenoiddir.Jego barwa czerwona spowodowana jest obecnością karotenoidów.
Pembe rengini ve kalp şeklinde kekleri sever.Ma różowy klejnot w kształcie serca.
Sırt ve karın bölgesi kestane rengindedir.Czoło i ciemię mają barwę kasztanową.
Külah da denen bu başlık deve tüyü renginde olur.Miąższ Tej barwy co kapelusz.
Rengin evlendikten sonra müzik piyasasında çok fazla yer almamıştır.Po rozpadzie zespołu niewiele udzielał się na scenie muzycznej.
Örneğin kırmızı rengini seçerler.Som exempel kan vi ta färgen röd.
Erik moru rengini seviyor.Anta att Erik tycker om att samla på frimärken.
Menekşe renginin dalgaboyu 420-380 nanometre civarındadır.Gränsen mellan violett och ultraviolett anges i olika källor till mellan 380 och 425 nanometer.
Üç rengin birlikte varlığı beyazı oluşturur.Alla tre grundfärger tillsammans ger vitt.
Hatta bazı fotoğraflarda sağlıklı gözlerin kırmızı olmalarının nedeni kan renginin yansımasıdır.Röda ögon är ett förhållandevis vanligt hälsotillstånd, som yttrar sig i att ögonvitan färgas röd av blod.
Rengini yarış organizatörü L’Auto gazetesinin basımında kullanılan sarı renkli kâğıtlardan almıştır.Den gula ledartröjan har fått sin färg efter sporttidningens L'Equipe's gula pappersfärg.
Nil mavisi rengini çok sever.Gul färg sägs attrahera masken.
Alt tarafı krem ve bej rengindedir.Även vita och cremefärgade förekommer.
Her ulusun bayrağı, kendi rengini taşır.Varje delstat har dessutom en egen flagga.
Parıltılı altın rengi ve pembe rengini seviyor.Älskar i hemlighet Rosa.
İki tip pigment saça rengini verir: eumelanin ve feomelanin.Melanocyter producerar två typer av pigment: feomelanin (röd) och eumelanin (mörkt brun).
(Gözlerimin rengini unuttuğunu duydum.Назву одержала за колір очей.
Tepe ve ensesi tarçın rengindedir.На пагорбі доль і традицій // Урядовий кур'єр.
Bronz alaşım bronz'un rengini almış metalik bir kahverengi renktir.Навершя древка являє собою металевий конус бронзового кольору.
Bulgur rengini buğdaydan alır.Мегерки оздоблювали бубляхами з кольорової вовни.
Çözelti ne kadar bazsa mavi rengine yaklaşır."Наприклад, при зменшенні насиченості синій колір наближається до сірого.
Genellikle Beyaz şarap rengindedir. %18-20 oranında alkol içerir.Рисове вино зазвичай містить 18-25 % алкоголю.
Her iki rengin ortasında bulunan beyaz ise ülkenin kuzey ve güneyinin birliğini temsil etmektedir.Білий перев'яз прикрашений з обох сторін білим мереживом символізує північну частину регіону.
Kısa, sert postu herhangi bir alışılmış köpek renginde olabilir.Мочка носа велика, темна, може бути печінкового кольору у рудих собак.
Bu senin rengin!Це твій колір!
İnsanları derisinin rengine göre değil, karakterine göre yargılamayı unutmamamız gerek.Měli by jsme si i nadále pamatovat, že by jsme neměli soudit lidi podle barvy pleti, ale podle charakteru.
Her bir piksel ekranın baz rengini yansıtan fosfora sahiptir.Každý reflektor má filtr odpovídající základní barvě.
Barney Gumble sarı saçlıyken daha sonra ten renginden farklı olması için kahverengi yapıldı.V 1. dílu má Barney Gumble žluté vlasy, až později jsou změněny na hnědé.
Mukusun rengine bakılarak enfeksiyonun bakteriyel mi yoksa virüs kaynaklı mı olduğu belirlenemez.Barva hlenu neurčuje, zda je infekce bakteriálního či virového původu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod