Her ulusun bayrağı, kendi rengini taşır.Každý stát používá také vlastní vlajku a pečeť.
Kısacası, pastel rengin tek bir dalgaboyu olmaz.Důležité je, že do pravé čabajky nepatří žádný pepř!
Bugünkü Japonya Bayrağı'na oldukça bezneyen bayrağın bundan tek farkı, zemin renginin yeşil olmasıdır.Současná vlajka je podobná japonské vlajce, avšak místo bílého pozadí má pozadí zelené.
Rengin eklenmesi HDPE'yi opak hale getirecek, ancak parlak değil.Matrix vyčistil i Hex, i když s nechutí.
Sakalının renginden ötürü "Le Diable Rouge" (Kızıl Şeytan) adı takılmıştır.Kvůli barvě se mu přezdívalo „Rudá svině“.
Altın renginde gözleri vardır.Má žluto-zlatou barvu.
Kısa, sert postu herhangi bir alışılmış köpek renginde olabilir.Nos černý, u játrově zbarvených psů může být játrově zbarvený.
Ve hangi rengin hangi kıtayı temsil ettiğini göstermektedir.Druhé hledisko zohledňuje, z jakého barevného modelu vycházejí.
Dokuz aylık olduğunda 1 kg ağırlığa erişir ve kürkü erişkin koala kürkünün rengine döner.Până la 9 luni, cântărește peste 1 kilogram, blana sa luând culoarea celei de adult.
Koz olan rengin herhangi bir kağıdı diğer renklerin tüm kâğıtlarından üstündür.Orice carte de atu este mai valoroasă într-o partidă decât celelalte culori.
Epitet adı olan cinereus ise Latince "kül renginde" demektir.Numele specific, cinereus, înseamnă „cenușiu” în latină.
Parıltılı altın rengi ve pembe rengini seviyor.Adora creveti si culoarea roz.
Her geçitten de safran renginde naylon bir kumaş sarkıtıldı.Tot atunci s-a montat sedila și nișa sacramentară în cor.
Sarı rengin pastel tonudur.Nu mânca zăpadă galbenă 38.
Diğer renkler bu üç rengin karışımıyla elde edilir.Celelalte culori erau obținute prin amestecul acestor pigmenți între ei.
Alınan her el, o rengin 10'da 1'ine eşittir.Secțiunea a doua are coloane pentru fiecare cifră de la 1 la 10.
Adını kırmızımsı rengine borçuludur.Ecusonul este de culoare roșie, numele de culoare albă.
Fakat, hangi rengin kime ait olduğu hala bilinmiyor.Azt azonban, hogy melyik szín kihez tartozik, nem tudni.
İnsanları derisinin rengine göre değil, karakterine göre yargılamayı unutmamamız gerek.Emlékezzünk továbbra is, hogy az embert ne bőrszíne, hanem jelleme alapján kell megítélni.
Genellikle beyazlatılmış veya elyafın doğal rengini bırakan endüstriyel pamuktan yapılırlar.Gyakran ipari pamutból készülnek, amelyet kifehérítenek vagy meghagyják az anyag természetes színét.
Sarı rengin pastel tonudur.A bőrszín sárgás tónusú.
Yüksek sıcaklıkta yayılan enerji bu B-tipi yıldıza karakteristik mavi-beyaz rengini verir.Ez a magas hőmérséklet adja a csillag kékes-fehéres színét, ami a B típusú csillagokra jellemző.
Mukusun rengine bakılarak enfeksiyonun bakteriyel mi yoksa virüs kaynaklı mı olduğu belirlenemez.A váladék színéből nem lehet következtetni arra, hogy a fertőzést baktérium vagy vírus okozta.
Rengin eklenmesi HDPE'yi opak hale getirecek, ancak parlak değil.Szakács részt vesz Bodó tisztázásában, ami nem könnyű.
Alt tarafı krem ve bej rengindedir.A szügye és a hasa krémszínű.
Kızıl ismini toprak renginden almıştır.Nevét valószínűleg a vörös színű földjéről kapta.
Osmanlı bayrağının rengini ve resmini Demirtaş Paşa tespit etmiştir.A rézsárga és olajzöld vitorlák Ciprus zászlajának színeit idézik fel.
Pembe rengini ve kalp şeklinde kekleri sever.Szereti a rózsaszínt, szimbóluma a szív.
İki ay içinde de gerçek rengini alır.Ezután két hónappal öltik fel a nászruhájukat.
Her ulusun bayrağı, kendi rengini taşır.A zászló a nemzeti színeket viseli.
Buzulların kendine özgü mavimsi renginin nedeni gökyüzünün de mavi görünmesini açıklayan Rayleigh saçılımıdır.A Rayleigh-szórással magyarázható az ég kék színe is.
Adını Katolik Kilisesine bağlı kardinaller tarafından giyilen cübbenin renginden almaktadır.A név a lovagok ruháján lévő keskeny bíborsávra utalt.
Kamuflaj rengini sever ve bunun renk olduğunu iddia eder.Aki felpróbálja a szemüveget, annak tetszik a sok szín.
Kemana o tuhaf kırmızı rengini veren kandır.Véres vízre emlékeztető vöröses levet enged.
Kırmızı rengini seviyor.Ei pidä punaisesta väristä.
Örneğin farklı duygular yaşadığı zaman saç rengini değiştirebilmektedir.Eri ikävaiheissa hiusten väri voi vaihdella.
Renklendirici Georgi Deluse, karakterlerin rengini sarı yapmaya karar veren kişiydi.Värittäjänä toiminut Georgie Peluse päätti tehdä hahmoista ihonväriltään keltaisia.
Her ulusun bayrağı, kendi rengini taşır.Jokaisella maanosalla on oma värinsä.
Gözleri koyu menekşe rengindeydi.Silmät olivat väriltään tummanoranssit.
(Gözlerimin rengini unuttuğunu duydum.Pitkään aikaan hän ei tiennyt lastensa silmien väriä.
Pembe renkteki berile morganit, altın sarısı renginde olan berile helioder denir.Keltainen berylli on nimeltään kultaberylli eli heliodori.
Onun tekniği ve ses renginin kullanımı ve onun icra etme heyecanı efsanevi kabul edilirdi.Hänen tekniikkansa sekä sointinsa väri ja jännitteisyys ovat monien mielestä yhä ylittämättömiä.
Dişi, yazın tarçın renginde benekli 4-5 yumurta yumurtlar.Naaras tuottaa kolmesta viiteen munasäkkiä kesällä.
Altın renginde gözleri vardır.Silmät ovat väriltään kullanruskeat.
Genelde şampanya ve tarçın rengindedir.Useimmiten se on juovikas tai pippurin värinen.
Çözelti ne kadar bazsa mavi rengine yaklaşır."Väritykseltään se on lähes kauttaaltaan harmahtavan sininen.
İnsanları derisinin rengine göre değil, karakterine göre yargılamayı unutmamamız gerek.Jatkakaamme muistaa olla tuomitsemasta ihmistä hänen ihonvärin takia, vaan hänen sisäisen luonteensa.
Turkuaz ya da "Türk mavisi", camgöbeği renginin hafifçe mavi tonudur.Turkoosi eli turkoosinsininen on sinivihreä väri.
Ardından kavrularak rengini alır.Myös jälkiliemillä saa väriä.
Rengini yarış organizatörü L’Auto gazetesinin basımında kullanılan sarı renkli kâğıtlardan almıştır.Väri juontaa kilpailun organisoineen urheilulehden, Gazzetta dello Sportin paperin väristä.
Seçim kampanyaları sırasında mor rengini kullanmışlardır.Hän hyödynsi mainettaan presidentinvaalikampanjoissaan.
Bir teoriye göre, en az iki gen çifti insan saçı rengini kontrol eder.Σύμφωνα με μια θεωρία, τουλάχιστον δύο ζεύγη γονιδίων ελέγχουν το ανθρώπινο χρώμα των μαλλιών.
Bu rengin adı ilk kez 1851 yılında kullanılmıştır.Τα χρώματα αυτά χρησιμοποιήθηκαν για πρώτη φορά το 1815.
Koz olan rengin herhangi bir kağıdı diğer renklerin tüm kâğıtlarından üstündür.Οποιοδήποτε κόζι είναι ανώτερο από οποιοδήποτε φύλλο άλλου χρώματος.
Saçları uzun ve altın rengindedir.Το ράμφος τους είναι μακρύ και Κίτρινου χρώματος.
İki tip pigment saça rengini verir: eumelanin ve feomelanin.Δύο τύποι χρωστικών προσδίδουν στα μαλλιά το χρώμα τους: η ευμελανίνη και η φαιομελανίνη.
Eğer emülsiyon derişik olursa Tyndall etkisi ışığı saçar ve rengin maviye kaymasına neden olur.Χωρίς το Τζίνι, το λυχνάρι καταστρέφεται και γίνεται σκόνη.
Mukusun rengine bakılarak enfeksiyonun bakteriyel mi yoksa virüs kaynaklı mı olduğu belirlenemez.Το χρώμα των βλεννωδών εκκρίσεων δεν υποδεικνύει εάν η λοίμωξη οφείλεται σε βακτήριο ή ιό.
Bu terim, saldırının kararan rengini ifade eder, asıl adını değil.Αυτό το όνομα κάνει υπαινιγμό στο χρώμα των κηλίδων και όχι στον αριθμό τους.
Her bireyin renk miktarı göz renginin görünümünü belirler .Σημαντικό διακριτικό κάθε κρασιού είναι και το χρώμα του.