Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.광고회사에서 상품을 홍보하는 데 쓰고 싶어하는 사람들이고
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Le genre de personne qu'un agent publicitaire pourrait utiliser pour recommander un produit.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.ljudje, ki bi jih lahko uporabili za oglaševanje izdelka,
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Olyan emberek, akiket egy reklámügynök is használna, hogy ajánljon egy terméket.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Orang-orang yang bisa dimanfaatkan untuk mengiklankan barang.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.O tipo de pessoas que um publicitário podia usar para recomendar um produto.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Solche, die ein Werbefachmann gebrauchen könnte um für ein Produkt zu werben.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Typom ľudí, ktorých môže reklamný agent použiť na odporučenie produktu.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Άνθρωποι που κάποιος διαφημιστής θα μπορούσε να αξιοποιήσει για να προβάλλει ένα προϊόν.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Такой тип людей, который рекламный агент мог бы использовать для рекламы продукта.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Типът хора, които един рекламен агент би използвал да препоръчат продукт.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Цей той тип людей, який рекламний агент міг би використовувати для рекомендації продукції.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.מסוג האנשים שפירסומאי היה משתמש בהם לקידומו של מוצר.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.מסוג האנשים שפירסומאי היה נעזר בהם כדי לקדם מוצר;
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.الصنف الذي ترغب شركات الاعلانات أن توظفهم للدعاية لمنتجاتها.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.この会場に座っているような人々であることを 示すことができるでしょう
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""A válasz egy reklám." "Vajon az egyetlen pályázó?"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""Dalam menjawab sebuah iklan." "Apakah dia pemohon saja?"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""Em resposta a um anúncio." "Ele era o único candidato?"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""En réponse à une annonce." "At-il été le seul candidat?"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""En respuesta a un anuncio." "Era el único aspirante?"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""In antwoord op een advertentie." "Was hij de enige kandidaat?"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""In Antwort auf eine Anzeige." "War er der einzige Bewerber?"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""În răspuns la o reclamă." "A fost el solicitantului numai?"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""In risposta ad un annuncio." "Era l'unico candidato?"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""I svaret på en annonce." "Var han den eneste ansøger?"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""광고에 대답해." "그는 오직 본인습니까?"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""Som svar på en annons." "Var han den enda sökande?"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""Trong câu trả lời cho một quảng cáo." Có ông người nộp đơn duy nhất? "
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""Vastauksena mainos." "Oliko hän ainoa hakija?"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""V odgovor na oglas." "Ali je bil edini vlagatelj?"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""V odpovedi na inzerát." "Bol to len žiadateľ?"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""V odpovědi na inzerát." "Byl to jen žadatel?"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""Σε απάντηση σε μια διαφήμιση." "Ήταν η μόνη αιτών;"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""В ответ на рекламу". "Был ли он только заявителя?"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""В отговор на реклама." "Той беше единствен кандидат?"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""У відповідь на рекламу". "Чи був він тільки заявника?"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""בתשובה פרסומת." "האם הוא המועמד היחיד?"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""وردا على إعلان" وأضاف "كان مقدم الطلب فقط؟"
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""いいえ、私はダースを持っていた。"
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Als reclameman kan ik dat alleen maar waarderen.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Als Werbe-Fachmann muss ich das bewundern.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir. Ama bunun gösterdiği ilk şey bütün değerler subjektifdir.Como publicista, tengo que admirarlo, y demuestra el primer punto, que todo valor es subjetivo.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Ca un om de publicitate, trebuie sa admir asta.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Da pubblicitario, non posso che ammirarli.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Enquanto publicitário, tenho de admirar isto.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.En tant que publicitaire, je me dois d'admirer ça.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Jako markeťákovi se mi to musí líbit.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Jako reklamowiec muszę przyznać, że to niezły wyczyn.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.광고쟁이로써 이 사람들 능력을 인정 안 할 수가 없어요.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Là 1 nhà quảng cáo, tôi phải ngưỡng mộ họ.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Reklámszakemberként ezt illik csodálnom.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Sebagai pakar iklan, saya harus mengakui bahwa saya mengagumi ini.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Som reklamarbetare kan jag inte låta bli att beundra detta.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Som reklamemand må jeg beundre det.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Σαν διαφημιστής, οφείλω να το θαυμάσω αυτό.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Как человек рекламы, я не могу не восхищаться.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.Като рекламист няма как да не се възхитя на това.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.כאיש פרסום, אני חייב להעריץ זאת.
Bir reklamcı olarak, bunu takdir etmem gerekir.وكرجل إعلانات علي أن أُقدر هذا