Ana içeriğe geç
Sözlük

reklam ile cümle

reklam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bir doktor, bir marangoz, bir reklamcı veya bir mimar tam olarak nedir? Tam olarak ne yapıyorlar?彼らは、課題を認識し、観測されたパターンに従って反応している。
Bir doktor, bir marangoz, bir reklamcı veya bir mimar tam olarak nedir?Was genau macht ein Arzt, Zimmermann, Klempner oder Architekt?
Bir doktor, bir marangoz, bir reklamcı veya bir mimar tam olarak nedir?Какво точно представлява един доктор, дърводелец, водопроводчик или архитект?
Bir gelir modeliniz var fakat kullanıcınız yoksa, reklam verenlerin... ...size gelmesi için bir neden yoktur.마찬가지로 수익 모델은 있지만 사용자가 없다면 광고주가 나타날 리가 없겠죠
Bir gelir modeliniz var fakat kullanıcınız yoksa, reklam verenlerin... ...size gelmesi için bir neden yoktur.Але якщо би Ви мали модель прибутку, а не користувачів, то не мало би сенсу рекламодавцям з'явитися.
Bir gelir modeliniz var fakat kullanıcınız yoksa, reklam verenlerin... ...size gelmesi için bir neden yoktur.ولكن لو كان لديك نموذج إيرادات بلا مستخدمين، فلن يكون هناك سبب لظهور
Bir gelir modeliniz var fakat kullanıcınız yoksa, reklam verenlerin... ...size gelmesi için bir neden yoktur.これが2面的市場がある場合の例です
Birkaç hafta önce --- (Kahkahalar) Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.Acu câteva săptămâni, o (râsete) companie franceză ne-a cerut să facem cinci panouri publicitare pentru ei.
Birkaç hafta önce --- (Kahkahalar) Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.Een paar weken geleden (Gelach) vroeg een Frans bedrijf ons om vijf billboards te ontwerpen voor hen.
Birkaç hafta önce --- (Kahkahalar) Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.Hai tuần trước, một (Tiếng cười) công ty Pháp đề nghị chúng tôi thiết kế 5 biển quảng cáo cho họ.
Birkaç hafta önce --- (Kahkahalar) Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.Il y a quelques semaines, une (Rires) entreprise française nous a demandé de créer cinq panneaux pour elle.
Birkaç hafta önce --- (Kahkahalar) Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.Kilka tygodni później, (Śmiech) jakaś francuska firma poprosiła nas o zaprojektowanie pięciu billboardów.
Birkaç hafta önce --- (Kahkahalar) Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.Vor ein paar Wochen (Gelächter) bat uns eine französische Firma, fünf Plakatwandposter für sie zu machen.
Birkaç hafta önce --- (Kahkahalar) Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.Кілька тижнів тому (Сміх) французька компанія попросила нас зробити їм дизайн 5 щитів.
Birkaç hafta önce --- (Kahkahalar) Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.Преди няколко седмици (Смях) една Френска компания поиска да направим дизайн на пет техни билборда.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Byłem osobą uzależniona od mediów i w końcu wkręciłem się w reklamę.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Eram obsedat de media şi, până la urmă, m-am băgat în publicitate.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Era un adicto a los medios y con el tiempo me metí en la publicidad.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Era viciado em informação e acabei por me envolver na publicidade.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Ero un drogato di media, e alla fine entrai nell'ambiente della pubblicità.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Ich war eine Medien-Junkie und letztendlich beschäftigte ich mich mit Werbung.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Ik was een media-junkie, en raakte verzeild in de reclamewereld.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.J'étais un drogué des médias et, finalement, je me suis retrouvé impliqué dans la publicité.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.전 대중매체 마니아였죠, 그리고 마침내 광고와 관련된 일에 참여하게 되었습니다.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Médiafüggő voltam, és végül a reklámiparban kötöttem ki.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Tôi là một tín đồ truyền thông, và sau đó đã tham gia ngành quảng cáo.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Бях пристрастен към медиите, и в крайна сметка се захванах с реклама.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Я був медіа-наркоманом і через це пішов у рекламу.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.Я был помешан на СМИ и в конце концов занялся рекламой.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.הייתי מכור למדיה, מה שהוביל אותי לעסוק בפרסום.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.كنت مدمن وسائل الاعلام ، وفي النهاية حصلت على المشاركة مع الإعلان.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.ブラジルでの はじめての仕事は
Bir öteleme isteği. Bu bilfiil etkili bir reklam kampanyası yapmaktan farklı bir şey.Das ist etwas anderes als tatsächlich eine effektive Werbekampagne zu machen.
Bir öteleme isteği. Bu bilfiil etkili bir reklam kampanyası yapmaktan farklı bir şey.Det finns ett undantag, som skiljer sig mot att faktiskt ha en effektiv annonskampanj.
Bir öteleme isteği. Bu bilfiil etkili bir reklam kampanyası yapmaktan farklı bir şey.Jest to coś innego niż posiadanie efektywnej kampanii reklamowej.
Bir öteleme isteği. Bu bilfiil etkili bir reklam kampanyası yapmaktan farklı bir şey.그것은 단지 통보입니다. 따라서, 실제로 효과적인 광고 캠페인을 하는 것과는 다릅니다.
Bir öteleme isteği. Bu bilfiil etkili bir reklam kampanyası yapmaktan farklı bir şey.זוהי רק אזהרה. אז זה שונה מלנהל קמפיין מודעות אפקטיבי.
Bir öteleme isteği. Bu bilfiil etkili bir reklam kampanyası yapmaktan farklı bir şey.هذا مجرد تحذير. لذلك ، وهذا يختلف عن الواقع وجود حملة إعلانية فعالة.
Bir PETA destekçisi değilim ama bu reklamı sevdim.E non sono una fan di PETA, ma credo sia una grande pubblicità.
Bir PETA destekçisi değilim ama bu reklamı sevdim.Et je ne suis pas vraiment une supporter de PETA, mais je pense que c'est une publicité géniale.
Bir PETA destekçisi değilim ama bu reklamı sevdim.Ich bin kein Fan von PETA, aber ich denke, dass das eine tolle Anzeige ist.
Bir PETA destekçisi değilim ama bu reklamı sevdim.Ik ben geen fan van PETA, maar ik vind dit een geslaagde advertentie.
Bir PETA destekçisi değilim ama bu reklamı sevdim.Nie jestem fanką PETA, ale sądzę, że to świetna reklama.
Bir PETA destekçisi değilim ama bu reklamı sevdim.No soy fan de PETA, pero pienso que es un anuncio grandioso.
Bir PETA destekçisi değilim ama bu reklamı sevdim.저는 PETA(동물을 인도적으로 사랑하는 사람들)의 팬은 아닙니다만, 이 광고가 대단하다고 생각합니다.
Bir PETA destekçisi değilim ama bu reklamı sevdim.Şi nu sunt un fan PETA , dar cred că e o reclamă grozavă.
Bir PETA destekçisi değilim ama bu reklamı sevdim.Не съм фен на ПЕТА, но мисля, че това е страхотна реклама.
Bir PETA destekçisi değilim ama bu reklamı sevdim.Я не сторонник PETA, но считаю эту рекламу удачной.
Bir PETA destekçisi değilim ama bu reklamı sevdim.ואני לא מעריצה של PETA, אבל אני חושבת שזו מודעה מצויינת.
Bir PETA destekçisi değilim ama bu reklamı sevdim.وتعلمون أني لست معجبة ببيتا، لكن هذا إعلان رائع
Bir PETA destekçisi değilim ama bu reklamı sevdim.この広告が訴えるのは
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar. Burada oturan türden insanlar.lidé, kteří můžou v reklamách doporučovat výrobky, takoví lidé, jací sedí v tomto sále.
"Bir reklam cevap olarak" o tek aday oldu mu? ""W odpowiedzi na ogłoszenie." "Czy był tylko wnioskodawca?"
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Den slags mennesker som en reklame-agent kunne bruge til at anbefale et produkt.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Den sortens människor som en reklamman skulle vilja använda för att rekommendera en produkt.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.El tipo de gente que un publicista podría usar para recomendar un producto,
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Genul de oameni pe care i-ar putea folosi un agent de publicitate pentru a recomanda un produs.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Het type mensen dat reclamemakers kunnen gebruiken om hun product aan te prijzen.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Ihmisiä joita mainostoimittaja voisi käyttää tuotteensa markkinoinnissa.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Il tipo di persona con cui i pubblicitari potrebbero promuovere un prodotto.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod