Ana içeriğe geç
Sözlük

rekabet ile cümle

rekabet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sonuç : orijinal kreasyonlar kopyalarının fiyatlarıyla rekabet edemezler.결론 : 오리지널 창작물들은 복제품과의 가격경쟁에서 승리할 수 없다.
Sonuç : orijinal kreasyonlar kopyalarının fiyatlarıyla rekabet edemezler.La línea de base: las creaciones originales no pueden competir con el precio de las copias.
Sonuç : orijinal kreasyonlar kopyalarının fiyatlarıyla rekabet edemezler.Le creazioni originali non possono competere con il prezzo delle loro copie.
Sonuç : orijinal kreasyonlar kopyalarının fiyatlarıyla rekabet edemezler.Problème : les créations originales ne peuvent concurrencer le prix des copies.
Sonuç : orijinal kreasyonlar kopyalarının fiyatlarıyla rekabet edemezler.Resultatet: Originale produkter kan ikke konkurrere med prisen på en kopi.
Sonuç : orijinal kreasyonlar kopyalarının fiyatlarıyla rekabet edemezler.Tedy: originály nemůžou soupeřit s cenou svých kopií
Sonuç : orijinal kreasyonlar kopyalarının fiyatlarıyla rekabet edemezler.Tóm lại: sáng tạo nguyên bản không thể đấu nổi với kiểu cạnh tranh giá cả của các thể loại sao chép ý tưởng.
Sonuç : orijinal kreasyonlar kopyalarının fiyatlarıyla rekabet edemezler.Το αποτέλεσμα είναι ότι: Οι αυθεντικές δημιουργίες δεν μπορούν να ανταγωνιστούν με την τιμή των αντιγράφων.
Sonuç : orijinal kreasyonlar kopyalarının fiyatlarıyla rekabet edemezler.В итоге: оригинальные произведения не могут конкурировать по цене с копиями.
Sonuç : orijinal kreasyonlar kopyalarının fiyatlarıyla rekabet edemezler.Изводът е, че оригиналните творби не могат да се конкурират с цената на копията.
Sonuç : orijinal kreasyonlar kopyalarının fiyatlarıyla rekabet edemezler.השורה התחתונה: היצירות המקוריות לא יכולות להתחרות עם המחיר של עותקים.
Sonuç : orijinal kreasyonlar kopyalarının fiyatlarıyla rekabet edemezler.価格ではコピーに勝てない アメリカにおける
Sonuçta asla yeterli miktarda olamayan para için insanlar birbirleriyle rekabet etmek zorundadırlar.Joten se käytännössä ajaa ihmiset kilpailemaan keskenään rahasta jota on aina liian vähän olemassa.
Sonuçta, flirketin da¤ıtım kanalıfirmanın rekabetçi konumunu önemli ölçüde güçlendirecekti.Euro Info Centret undersøgte derefter,hvilke af virksomhedens produkter der skulle mærkes.
Sonuçta, flirketin da¤ıtım kanalıfirmanın rekabetçi konumunu önemli ölçüde güçlendirecekti.Helyzetük és tekintélyük a hálózategészének értékét növeli.
Sonuçta, flirketin da¤ıtım kanalıfirmanın rekabetçi konumunu önemli ölçüde güçlendirecekti.Tackvare detta kommer företagets distributionskanal attkraftigt förbättra dess konkurrenskraft.
Sonuçta, flirketin da¤ıtım kanalıfirmanın rekabetçi konumunu önemli ölçüde güçlendirecekti.Une fois le marquage en place, l'entreprise a été enmesure de finaliser un accord avec le distributeur.
Sonuçta, flirketin da¤ıtım kanalıfirmanın rekabetçi konumunu önemli ölçüde güçlendirecekti.Výsledná nová distribučnícesta významně zlepšíkonkurenceschopnost podniku.
Sonuçta, flirketin da¤ıtım kanalıfirmanın rekabetçi konumunu önemli ölçüde güçlendirecekti.Wwyniku tego kanał dystrybucyjny firmy znacznie poprawikonkurencyjną pozycję firmy.
Sonuçta, flirketin da¤ıtım kanalıfirmanın rekabetçi konumunu önemli ölçüde güçlendirecekti.Ως αpiοτέ-λεσµα, το δίκτυο διανοµής της εταιρείας θα βελτιώσει σηµαντικά την ανταγωνιστικότητα της εταιρείας.
• Söz konusu ürün ya da hizmetlerin önemli bir oranına ilişkin rekabet ortamını ortadan kaldırmaması.• A concorrência não é eliminada relativamente a uma parte substancial dos bens ou serviços em causa.
• Söz konusu ürün ya da hizmetlerin önemli bir oranına ilişkin rekabet ortamını ortadan kaldırmaması.Concurenţa nu este eliminată pentru un procentaj substanţial al bunurilor sauserviciilor în chestiune.
• Söz konusu ürün ya da hizmetlerin önemli bir oranına ilişkin rekabet ortamını ortadan kaldırmaması.Konkurrencen må ikke udelukkes for en væsentlig del af de pågældende varereller tjenesteydelser.
• Söz konusu ürün ya da hizmetlerin önemli bir oranına ilişkin rekabet ortamını ortadan kaldırmaması.Konkurrensen får inte sättas ur spel för en väsentlig del av varorna eller tjänsternai fråga.
• Söz konusu ürün ya da hizmetlerin önemli bir oranına ilişkin rekabet ortamını ortadan kaldırmaması.• • la concorrenza non è eliminata per una parte sostanziale dei prodotti o dei servizidi cui trattasi.
• Söz konusu ürün ya da hizmetlerin önemli bir oranına ilişkin rekabet ortamını ortadan kaldırmaması.La concurrence n’est pas éliminée pour une partie substantielle des biens ouservices en cause.
• Söz konusu ürün ya da hizmetlerin önemli bir oranına ilişkin rekabet ortamını ortadan kaldırmaması.La restricción de la competencia debe ser indispensable para la realización deestas dos primeras condiciones.
• Söz konusu ürün ya da hizmetlerin önemli bir oranına ilişkin rekabet ortamını ortadan kaldırmaması.• nem szüntetheti meg a versenyt a kérdéses termékek vagy szolgáltatások jelentős része tekintetében;
• Söz konusu ürün ya da hizmetlerin önemli bir oranına ilişkin rekabet ortamını ortadan kaldırmaması.• nesmie eliminovať konkurenciu vpodstatnej časti predmetných výrobkov aleboslužieb.
• Söz konusu ürün ya da hizmetlerin önemli bir oranına ilişkin rekabet ortamını ortadan kaldırmaması.• да не елиминира конкуренцията с оглед на значителен дял от въпроснитестоки или услуги.
Şu çok ilginç ki erkekler bu konuda kadınlardan çok daha fazla rekabetçi.C'est très, très intéressant que les hommes, plus que les femmes, ont tendance à être plus compétitifs ici.
Şu çok ilginç ki erkekler bu konuda kadınlardan çok daha fazla rekabetçi.E' davvero interessante che i maschi, più che le femmine, tendono ad essere molto competitivi in questa fase.
Şu çok ilginç ki erkekler bu konuda kadınlardan çok daha fazla rekabetçi.E foarte, foarte interesant că bărbaţii, mai mult decât femeile, tind să fie mai competitivi aici.
Şu çok ilginç ki erkekler bu konuda kadınlardan çok daha fazla rekabetçi.É muito, muito interessante que os homens, mais que as mulheres, tendam a ser mais competitivos aqui.
Şu çok ilginç ki erkekler bu konuda kadınlardan çok daha fazla rekabetçi.Es ist sehr, sehr interessant, dass Männer, eher als Frauen, hier dazu tendieren, das als Wettbewerb zu sehen.
Şu çok ilginç ki erkekler bu konuda kadınlardan çok daha fazla rekabetçi.Het is erg, erg interessant dat mannen, meer dan vrouwen, hier doorgaans meer competitief zijn.
Şu çok ilginç ki erkekler bu konuda kadınlardan çok daha fazla rekabetçi.Je velmi, velmi zajímavé že muži, více než ženy, mají tendenci být více soutěživí.
Şu çok ilginç ki erkekler bu konuda kadınlardan çok daha fazla rekabetçi.정말, 정말 흥미로운 점은 여자들보다, 남자들이 여기서 강한 경쟁심을 보인다는 것입니다
Şu çok ilginç ki erkekler bu konuda kadınlardan çok daha fazla rekabetçi.Rất, rất là thú vị rằng nam giới, nhiều hơn nữ giới, có xu hướng thích cạnh tranh hơn ở đây.
Şu çok ilginç ki erkekler bu konuda kadınlardan çok daha fazla rekabetçi.Resulta muy interesante que los hombres, más que las mujeres, suelen ser en esto más competitivos.
Şu çok ilginç ki erkekler bu konuda kadınlardan çok daha fazla rekabetçi.To interesujące, że w porównaniu z kobietami, mężczyźni bardziej rywalizują.
Şu çok ilginç ki erkekler bu konuda kadınlardan çok daha fazla rekabetçi.Това е много, много интересно, че мъжете, повече от жените, са склонни да бъдат повече съревноваващи се тук.
Şu çok ilginç ki erkekler bu konuda kadınlardan çok daha fazla rekabetçi.Это очень-очень интересно, что мужчины как правило проявляют здесь больше духа соревнования, чем женщины
Şu çok ilginç ki erkekler bu konuda kadınlardan çok daha fazla rekabetçi.זה מאוד, מאוד מעניין שגברים, יותר מנשים, נהיים יותר תחרותיים פה.
Şu çok ilginç ki erkekler bu konuda kadınlardan çok daha fazla rekabetçi.وهو امرٌ ممتع جدا للرجال اكثر منه للنساء لانهم تنافسيون اكثر
Şu çok ilginç ki erkekler bu konuda kadınlardan çok daha fazla rekabetçi.男性はここで すぐに 競争に持っていこうとします 最初の数回 教えると
Şu kesin ki rekabetçi bir toplumda yaşıyoruz.Bizonyára egy versengő társadalomban élünk.
Şu kesin ki rekabetçi bir toplumda yaşıyoruz.Celkom určite žijeme v súťaživej spoločnosti.
Şu kesin ki rekabetçi bir toplumda yaşıyoruz.Certamente noi viviamo in una società competitiva.
Şu kesin ki rekabetçi bir toplumda yaşıyoruz.Certes, nous vivons dans une société compétitive.
Şu kesin ki rekabetçi bir toplumda yaşıyoruz.Claro que vivemos numa sociedade competitiva.
Şu kesin ki rekabetçi bir toplumda yaşıyoruz.우리는 물론 아주 경쟁적인 사회에서 살고 있습니다
Şu kesin ki rekabetçi bir toplumda yaşıyoruz.Oczywiście żyjemy w konkurencyjnym społeczeństwie.
Şu kesin ki rekabetçi bir toplumda yaşıyoruz.Por supuesto que vivimos en una sociedad competitiva.
Şu kesin ki rekabetçi bir toplumda yaşıyoruz.Trăim cu siguranță într-o societate concurențială.
Şu kesin ki rekabetçi bir toplumda yaşıyoruz.We leven zeker in een competitieve samenleving.
Şu kesin ki rekabetçi bir toplumda yaşıyoruz.Wir leben gewiss in einer wettbewerbsorientierten Gesellschaft.
Şu kesin ki rekabetçi bir toplumda yaşıyoruz.Мы безусловно живём в обществе, основанном на конкуренции.
Şu kesin ki rekabetçi bir toplumda yaşıyoruz.Със сигурност живеем в конкурентно общество.
Şu kesin ki rekabetçi bir toplumda yaşıyoruz.אנחנו בהחלט חיים בחברה תחרותית.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod