Kendi rekabetimizden bir kaçış ve kendi dramlarımızdan.Δραπετεύουμε από τον ίδιο μας τον ανταγωνισμό, και από τις δικές μας δραματικές καταστάσεις.
Kendi rekabetimizden bir kaçış ve kendi dramlarımızdan.Бегство от наших соревнований и от наших драм.
Kendi rekabetimizden bir kaçış ve kendi dramlarımızdan.Це втеча від власного суперництва і власних драм.
Kendi rekabetimizden bir kaçış ve kendi dramlarımızdan.זו בריחה מהתחרות שלנו, והדרמות שלנו.
Kendi rekabetimizden bir kaçış ve kendi dramlarımızdan.مهربا من تنافسنا . و من دراماتنا.
Kendi rekabetimizden bir kaçış ve kendi dramlarımızdan.抜け出すためです だから私達は 氷河や大洋を見て喜び、
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"10年前 この地球上のまともな経済学者で
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"Ak by navzájom súťažili, ktorý z nich by vyhral?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"Dacă ar fi mers împreună la concurs, care ar câştiga?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"Hvis de gik op imod hinanden, hvilken ville vinde?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"Jos ne kilpailisivat, kumpi voittaisi?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"Kalau kita adu kedua model ini, mana yang menang?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"Kdyby navzájem soutěžili, který z nich by vyhrál?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"누가 이길 것 같습니까?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"Nếu chúng đối đầu nhau, kiểu mẫu nào sẽ thắng?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"Se facessero un testa a testa chi vincerebbe?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?""Se os comparasse, qual acha que ganharia?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"Si ellos fueran cabeza con cabeza, ¿quién ganaría?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"S'ils entraient en compétition, lequel gagnerait ?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"Vajon melyik lenne a nyerő?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?""Welke van deze 2 modellen om een encyclopedie op te zetten zou het halen in een tweestrijd?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"Wenn sie gegeneinander antreten würden, wer würde gewinnen?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"Ако се сравнят, кой ще спечели?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"Если им придётся столкнуться лбами, чья возьмёт?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"Хто з них виграє у перегонах?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"אם הם היו מתחרים ראש בראש, מי מהם היה מנצח?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"إن تنافسا فأيهما سينجح؟"
Komisyon, tekelci piyasaların rekabete açılması ilkesini çeşitli biçimlerdeuygulamaktadır.A Bizottság kezében számos eszköz van arra nézve, hogy a monopolpiacokmegnyitásának alapelvét érvényesítse.
Komisyon, tekelci piyasaların rekabete açılması ilkesini çeşitli biçimlerdeuygulamaktadır.Comisia utilizează diferite metode pentru a aplica principiul deschiderii pieţelor supusemonopolului.
Komisyon, tekelci piyasaların rekabete açılması ilkesini çeşitli biçimlerdeuygulamaktadır.Komise má celou řadu prostředků k aplikaci principu otevírání monopolních trhů.
Komisyon, tekelci piyasaların rekabete açılması ilkesini çeşitli biçimlerdeuygulamaktadır.Komisia má kdispozícii viaceré prostriedky na uplatňovanie zásady otváraniamonopolných trhov.
Komisyon, tekelci piyasaların rekabete açılması ilkesini çeşitli biçimlerdeuygulamaktadır.Komisja dysponuje wieloma środkami służącymi realizacji zasady otwierania rynków monopolistycznych.
Komisyon, tekelci piyasaların rekabete açılması ilkesini çeşitli biçimlerdeuygulamaktadır.Komissio pyrkii avaamaan monopoliasemassa olevan yrityksen hallitsemat markkinatkilpailulle seuraavin keinoin:
Komisyon, tekelci piyasaların rekabete açılması ilkesini çeşitli biçimlerdeuygulamaktadır.Комисията разполага с различни средства за прилагане на принципа за отваряне на монополни пазари.
Komisyon’un rekabet politikasının amacı, ortak pazarda etkin rekabetikorumakve geliştirmektir.A Közösség versenypolitikájának konkrét célja a hatékony versenyvédelme ésfejlesztése a közös piacon.
Komisyon’un rekabetpolitikasının amacı, ortakpazarda etkin rekabetikorumak ve geliştirmektir yol açar.A Közösség versenypolitikájának konkrét célja a hatékonyverseny védelme ésfejlesztése a közös piacon.
Komisyon’un rekabetpolitikasının amacı, ortakpazarda etkin rekabetikorumak ve geliştirmektir yol açar.Nejúčinnější odezvou se zdá být výsledek boje mezi dodavateli.
) ( küresel rekabet, coğrafî ve şirket bazındaki kümelenmeler nedeniyleEuropa inför ökande försörjningssrelaterade risker (
) ( küresel rekabet, coğrafî ve şirket bazındaki kümelenmeler nedeniyle) ( geografische Unternehmenskonzentration beim Angebot einiger Ressourcen ist
) ( küresel rekabet, coğrafî ve şirket bazındaki kümelenmeler nedeniyle) ( koncentráciou niektorých zdrojov a koncentráciou u firiem Európa
) ( küresel rekabet, coğrafî ve şirket bazındaki kümelenmeler nedeniyle) ( географска и корпоративна концентрация на доставките за някои
Kutu 6.3 Bağlantılı ancak rekabet hâlindeki sorunlar: su-enerji-sel-iklim13 omvandling av mark liksom ökad effektivitet i livsmedelsproduktionen (
Kutu 6.3 Bağlantılı ancak rekabet hâlindeki sorunlar: su-enerji-sel-iklimDes problématiques liées, mais conflictuelles : l'eau, l'énergie, le climat, l'alimentation
Kutu 6.3 Bağlantılı ancak rekabet hâlindeki sorunlar: su-enerji-sel-iklimMiteinander verbunden, aber doch konkurrierende Themen: Wasser-Energie-Nahrung-Klima
Kutu 6.3 Bağlantılı ancak rekabet hâlindeki sorunlar: su-enerji-sel-iklimPowiązane, ale wciąż konkurencyjne problemy: woda-energia-żywność-klimat
Kutu 6.3 Bağlantılı ancak rekabet hâlindeki sorunlar: su-enerji-sel-iklimRámeček 6.3
Kutu 6.3 Bağlantılı ancak rekabet hâlindeki sorunlar: su-enerji-sel-iklimSamenhangende, maar concurrerende thema's: water-energie-voedsel-klimaat
Kutu 6.3 Bağlantılı ancak rekabet hâlindeki sorunlar: su-enerji-sel-iklimToisiinsa kytkeytyneitä mutta kuitenkin kilpailijoita: vesi — energia — ravinto — ilmasto
Kutu 6.3 Bağlantılı ancak rekabet hâlindeki sorunlar: su-enerji-sel-iklimΠλαίσιο 6.3 Συνδεόμενα, ωστόσο ανταγωνιστικά θέματα: ύδατα-ενέργεια-τρόφιμα-κλίμα
Maersk Line etrafındaki rekabete baktı ve gemicilikteki herkesin zamanı para olarak düşündüğünü gördü.A Maersk Line observou a sua concorrência e constatou que para todos na indústria, tempo é dinheiro.
Maersk Line etrafındaki rekabete baktı ve gemicilikteki herkesin zamanı para olarak düşündüğünü gördü.De Maersk Line bekeek hun concurrenten en zag dat iedereen in de scheepvaart denkt dat tijd geld is.
Maersk Line etrafındaki rekabete baktı ve gemicilikteki herkesin zamanı para olarak düşündüğünü gördü.La línea Maersk miró a su competencia y vio que todos en la navegación piensan que el tiempo es dinero.
Maersk Line etrafındaki rekabete baktı ve gemicilikteki herkesin zamanı para olarak düşündüğünü gördü.La Maersk Line a regardé leurs concurrents et a vu que tout le monde pense que le temps c'est de l'argent.
Maersk Line etrafındaki rekabete baktı ve gemicilikteki herkesin zamanı para olarak düşündüğünü gördü.La Maersk Line ha studiato la concorrenza e ha visto che tutti, nel campo, pensano che il tempo sia denaro.
Maersk Line etrafındaki rekabete baktı ve gemicilikteki herkesin zamanı para olarak düşündüğünü gördü.Maersk Line 은 경쟁상대들을 보며 해운업자들은 모두 시간이 돈이라고 생각하다는 것을 느꼈습니다.
Maersk Line etrafındaki rekabete baktı ve gemicilikteki herkesin zamanı para olarak düşündüğünü gördü.Maersk Line zauważyło, że konkurencja stosuje zasadę "czas to pieniądz".
Maersk Line etrafındaki rekabete baktı ve gemicilikteki herkesin zamanı para olarak düşündüğünü gördü.Maersk nhìn vào sự cạnh tranh và thấy tất cả mọi người nghĩ rằng thời gian là vàng.
Maersk Line etrafındaki rekabete baktı ve gemicilikteki herkesin zamanı para olarak düşündüğünü gördü.חברת 'מיארסק' התסתכלה על התחרות שלהם והם ראו שכולם בתעשייה חושבים שזמן הוא כסף.
Maersk Line etrafındaki rekabete baktı ve gemicilikteki herkesin zamanı para olarak düşündüğünü gördü.لقد نظرت شركة " مايرسك لاين " الى منافسيها ورات ان الجميع يتصرف على قاعدة " الزمن هو المال "
Maersk Line etrafındaki rekabete baktı ve gemicilikteki herkesin zamanı para olarak düşündüğünü gördü.時間が何よりも重視されていることに注目しました 船はできるだけ急いで目的地に向かいますが