Bu artış, rekabeti sınırlayıcı biranlaşmanın sonucu mu?Ali je ta podražitev primer dogovora oomejitvi konkurence?
Bu artış, rekabeti sınırlayıcı biranlaşmanın sonucu mu?Czy ta podwyżkamoże być traktowana jako przykład porozumienia ograniczającego konkurencję?
Bu artış, rekabeti sınırlayıcı biranlaşmanın sonucu mu?Devo presentare denuncia alla Commissione europea?
Bu artış, rekabeti sınırlayıcı biranlaşmanın sonucu mu?Dois-je porter plainte auprès de la Commission européenne?
Bu artış, rekabeti sınırlayıcı biranlaşmanın sonucu mu?Je takéto zvýšeniecien príkladom dohody obmedzujúcej hospodársku súťaž?
Bu artış, rekabeti sınırlayıcı biranlaşmanın sonucu mu?Je tento cenový vzestuppříkladem dohody, která omezuje konkurenci?
Bu artış, rekabeti sınırlayıcı biranlaşmanın sonucu mu?Priserne er steget samtidig i flere EU-lande.
Bu artış, rekabeti sınırlayıcı biranlaşmanın sonucu mu?Ε p i ι τρ p i ή ;
Bu bir yaratım, ve en çok rekabetin yeni bir biçimi olarak düşündüğümüz zaman görünür hale geliyor.Consiste nel creare, ed é maggiormente visibile quando lo guardiamo come una nuova forma di competizione.
Bu bir yaratım, ve en çok rekabetin yeni bir biçimi olarak düşündüğümüz zaman görünür hale geliyor.Creează, și e cel mai evident când o percepem ca pe o nouă formă de competiție.
Bu bir yaratım, ve en çok rekabetin yeni bir biçimi olarak düşündüğümüz zaman görünür hale geliyor.Es ist das Schaffen und am sichtbarsten wo wir es als neue Wettbewerbsform sehen.
Bu bir yaratım, ve en çok rekabetin yeni bir biçimi olarak düşündüğümüz zaman görünür hale geliyor.Está a criar — e é mais visível quando o vemos assim — uma nova forma de concorrência.
Bu bir yaratım, ve en çok rekabetin yeni bir biçimi olarak düşündüğümüz zaman görünür hale geliyor.Het creëert, en is het meest zichtbaar als we het zien als een nieuwe vorm van concurrentie.
Bu bir yaratım, ve en çok rekabetin yeni bir biçimi olarak düşündüğümüz zaman görünür hale geliyor.기존 사업 분야와의 새로운 경쟁 구도로 파악해보면 아주 잘 드러납니다.
Bu bir yaratım, ve en çok rekabetin yeni bir biçimi olarak düşündüğümüz zaman görünür hale geliyor.P2Pネットワークは音楽業界を猛攻撃していますし;
Bu bir yaratım, ve en çok rekabetin yeni bir biçimi olarak düşündüğümüz zaman görünür hale geliyor.Si está creando, y es más visible cuando lo observamos como una nueva forma de competencia.
Bu bir yaratım, ve en çok rekabetin yeni bir biçimi olarak düşündüğümüz zaman görünür hale geliyor.Tworzy i jest najbardziej widoczne, gdy postrzegamy je jako nową formę konkurencji.
Bu bir yaratım, ve en çok rekabetin yeni bir biçimi olarak düşündüğümüz zaman görünür hale geliyor.Он созидающий, и наиболее очевиден, когда мы рассматриваем его как новую форму конкуренции.
Bu bir yaratım, ve en çok rekabetin yeni bir biçimi olarak düşündüğümüz zaman görünür hale geliyor.Той създава, и е най-осезаем, когато го видим като нова форма на конкуренция.
Bu bir yaratım, ve en çok rekabetin yeni bir biçimi olarak düşündüğümüz zaman görünür hale geliyor.היא מתגבשת; ובבהירות, כשנתפסת כצורת תחרות:
Bu bir yaratım, ve en çok rekabetin yeni bir biçimi olarak düşündüğümüz zaman görünür hale geliyor.إنها صانعة، وهي الأكثر وضوحاً حينما نراها، كشكل جديد للمنافسة.
"Bu, bizi bir mükemmellik merkezine dönüştürüp... ...rekabet avantajı sağlayacak mı?이 사업이 우리가 가장 잘 할 수 있는 경쟁력 있는 사업인지와 같은 여러 문제들이 있었죠
"Bu, bizi bir mükemmellik merkezine dönüştürüp... ...rekabet avantajı sağlayacak mı?¿y una ventaja competitiva?, ¿o es algo que cualquiera podría hacer?"
"Bu, bizi bir mükemmellik merkezine dönüştürüp... ...rekabet avantajı sağlayacak mı?"Чи стане це центром успішності для нас та конкурентною перевагою, чи це всеж таки заняття для когось іншого?"
"Bu, bizi bir mükemmellik merkezine dönüştürüp... ...rekabet avantajı sağlayacak mı?"هل سيُصبح ذلك مركز للتميز لنا وميزة تنافسية، أو أن هذا شيء يُمكن لأي احد فعله؟"
"Bu, bizi bir mükemmellik merkezine dönüştürüp... ...rekabet avantajı sağlayacak mı?それとも誰にでもできることなのか? このような疑問はキャンバスの左側に加わっていきます
Bu bölgesel yatırımın kalbinde 2007-09 Bölgesel Rekabet Edebilirlik Eylemsel Programı (RCOP) yer almaktadır.A regionális beruházások kulcseleme a Regionális versenyképességi operatív program (RVOP) 2007–2009.
Bu bölgesel yatırımın kalbinde 2007-09 Bölgesel Rekabet Edebilirlik Eylemsel Programı (RCOP) yer almaktadır.De kern van deze regionale investering is het operationele programma „regionaal concurrentievermogen 2007-09”.
Bu bölgesel yatırımın kalbinde 2007-09 Bölgesel Rekabet Edebilirlik Eylemsel Programı (RCOP) yer almaktadır.Fulcro di questo investimento regionale è il Programma operativo di competitività regionale 2007-2009.
Bu bölgesel yatırımın kalbinde 2007-09 Bölgesel Rekabet Edebilirlik Eylemsel Programı (RCOP) yer almaktadır.I centrum för denna regionala investering står det operativa programmet för regional konkurrenskraft 2007-09.
Bu bölgesel yatırımın kalbinde 2007-09 Bölgesel Rekabet Edebilirlik Eylemsel Programı (RCOP) yer almaktadır.Le Programme opérationnel «Compétitivité régionale» 2007-2009 est au cœur de cet investissement régional.
Bu bölgesel yatırımın kalbinde 2007-09 Bölgesel Rekabet Edebilirlik Eylemsel Programı (RCOP) yer almaktadır.Srdcem těchto regionálních investic je operační program pro regionální konkurenceschopnost (RCOP) 2007–09.
Bu bölgesel yatırımın kalbinde 2007-09 Bölgesel Rekabet Edebilirlik Eylemsel Programı (RCOP) yer almaktadır.V srdci týchto regionálnych investícii je operačný program Regionálna konkurencieschopnosť (OPRK) 2007 – 09.
Bu cinsiyetçi. Bu heteroseksüelci. Rekabetçi.Він несе нотки сексизму, гетеросексизму, протистояння та адресності.
Bu cinsiyetçi. Bu heteroseksüelci. Rekabetçi.Он носит черты сексизма, гетеросексизма, противостояния и адресности.
Bu da, şirketler arasında rekabete yol açıyor.Ini telah menciptakan persaingan antara perusahaan-perusahaan ini.
Bu da, şirketler arasında rekabete yol açıyor.ll y a une forte compétition entre elles
Budurumda, altyapı, rekabet için yalnızca birtaşıyıcı güç olmaktadır.Assim, a infraestrutura torna-se simplesmente o veículo da concorrência.
Budurumda, altyapı, rekabet için yalnızca birtaşıyıcı güç olmaktadır.Damit wird die Infrastruktur zum Mittel für die Ausübung des Wettbewerbs.
Budurumda, altyapı, rekabet için yalnızca birtaşıyıcı güç olmaktadır.De infrastructuur wordtzo alleen het instrument van de concurrentie.
Budurumda, altyapı, rekabet için yalnızca birtaşıyıcı güç olmaktadır.Ebben az értelemben az infrastruktúra nem más,mint a verseny közege.
Budurumda, altyapı, rekabet için yalnızca birtaşıyıcı güç olmaktadır.Infraštruktúra je lennositeľom hospodárskej súťaže.
Budurumda, altyapı, rekabet için yalnızca birtaşıyıcı güç olmaktadır.Infrastruktura jest zatem jedynienarzędziem konkurencji.
Budurumda, altyapı, rekabet için yalnızca birtaşıyıcı güç olmaktadır.Infrastrukturen blirdärigenom endast en förutsättning förkonkurrensen.
Budurumda, altyapı, rekabet için yalnızca birtaşıyıcı güç olmaktadır.La infraestructura seconvierte así en un simple vehículo de la competencia.
Budurumda, altyapı, rekabet için yalnızca birtaşıyıcı güç olmaktadır.L’infrastructuredevient ainsi le simple véhicule de la concurrence.
Budurumda, altyapı, rekabet için yalnızca birtaşıyıcı güç olmaktadır.L’infrastruttura diventa così il semplice veicolo della concorrenza.
Budurumda, altyapı, rekabet için yalnızca birtaşıyıcı güç olmaktadır.Κατά καννα και λα µ A αν µ έ νων υpiψη των σετικών τµέων
--bu golf arabası tartışması-- adaletin, haksız rekabetin sorgulandığı bir münazara gibi görünmektedir.-- ez a vita a golfkocsiról -- az igazságosságról szólt, hogy mi a tisztességtelen előny.
--bu golf arabası tartışması-- adaletin, haksız rekabetin sorgulandığı bir münazara gibi görünmektedir.이 골프 카트를 둘러싼 논란은 공정함에 대한, 즉 부당한 혜택이란 무엇인가에 관한 논쟁으로 보입니다.
--bu golf arabası tartışması-- adaletin, haksız rekabetin sorgulandığı bir münazara gibi görünmektedir.נדמה כי -- הדיון הזה על עגלת הגולף -- וויכוח בנוגע להגינות, ועל מה הוא יתרון בלתי הוגן.
--bu golf arabası tartışması-- adaletin, haksız rekabetin sorgulandığı bir münazara gibi görünmektedir.إنها تبدو مثل -- هذا الجدل حول عربة الغولف-- حجة حول العدل، ما هي الميزة غير العادلة.
--bu golf arabası tartışması-- adaletin, haksız rekabetin sorgulandığı bir münazara gibi görünmektedir.公平さに関する議論のように見える 何が不公平な優位性であるのか しかし公平さだけが問題なのであれば
Bu grup içinde rekabet var.All'interno di questo gruppo c'è competizione.
Bu grup içinde rekabet var.Au sein de cette équipe il y a de la concurrence.
Bu grup içinde rekabet var.Binnen het team heerst competitie.
Bu grup içinde rekabet var.Dentro de este equipo hay competencia.
Bu grup içinde rekabet var.Ezen a csapaton belül verseny van.
Bu grup içinde rekabet var.În interiorul acestei echipe există competiţie.
Bu grup içinde rekabet var.Innerhalb dieses Teams gibt es Konkurrenz.