Ana içeriğe geç
Sözlük

rekabet ile cümle

rekabet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
(Bu hükümetlerin çoğu İngiliz hükümetiyle aynı zamanda ve genellikle rekabet içinde var olmuşlardır.)常乘象头与敌交战)。
Sonuçta pazar için rekabetin ortaya çıkması kaçınılmazdı.但是他被允许参加周日的正赛。
Günümüz Çin'de ise birçok çeşitli rekabetçi spor mevcuttur.加拿大流行多種不同的體育活動。
Rekabet, "mü'min mü'minin kardeşidir" ilkesinin sonucu olarak sınırlandırılmıştır.此兄弟之二商人等歸依佛法,唱二歸依成為信士。
Bu iki kulüp arasındaki rekabet kulüplerin kuruldukları 1966 yılına kadar uzanmaktadır.1966年至1969年進行大佛兩側休息所的修建。
104 yıllık rekabette iki takım daha önce üç yüz yetmiş dört defa karşılaştılar.僅在第一百零三回的234年合肥之戰出場一次。
Sanayi devrimi gerçekleştiğinde Vilvoorde'un ekonomisi tekrar Brüksel ile rekabet seviyesine geldi.隨著工業革命的發展,沃爾姆斯逐漸恢復了繁榮。
Birleşme, Avrupa Komisyonunun Alman mobil pazarındaki rekabetin azalması endişeleri nedeniyle ertelenmişti.但是到2013年12月,由于欧盟委员会关注到合并会减少德国手机市场的竞争,合并并未完成。
2016 yılında ikisi tekrar rekabet yaşamışlardır.2016년에는 대회가 두번 개최되었다.
SimCity ve Cities XL serilerine karşı rekabet ortamına girebilmeyi başarmıştır.대표적인 게임으로 《심시티》, 《cities xl》등을 들 수 있다.
Orta Asya'daki bu rekabet "Büyük Oyun" olarak adlandırılmaktadır.유라시아에서의 이 경쟁은 “그레이트 게임”이라는 이름으로 불린다.
Tekelci rekabetin özellikleri : 1-)Birçok satıcının olması.불완전 경쟁의 종류로는 독점: 공급자가 1명인 경우.
Bu devletler birbirleriyle hem askeri hem de ekonomik anlamda rekabet halinde olmuşlardır.이 세 왕국은 경제와 군사 면에서 서로 경쟁하였다.
Rekabet sadece bir yıl sonra başladı.경쟁전은 출시 한 달 후 추가되었다.
Airbus A350 ile rekabet etmesi amaçlanmıştır.향후 에어버스 A350 XWB와 경쟁할 것으로 보인다.
Not: Halen etkin rekabette olan oyuncular ve ekipler kalın gösterilmiştir.Note: 굵은 글씨 선수들과 팀들은 이 대회에서 아직도 진행중이다.
İsviçre'deki saat yapımcılarının kıyasıya rekabeti nedeni ile Coventry'de bulunan bu saatçilik sanayi çöktü.당시 스위스의 시계 제조사인 스와치 그룹(영어: Swatch Group)이 자동차 제조 사업을 위해 사업에 진출했다.
Bu iki çete arasındaki ezeli rekabet, sene boyunca birbirinden eğlenceli atışmalara sebep olacaktır.두 군체 간의 경쟁은 서로를 향한 세력투쟁행위를 초래하여, 결국 한 판 붙게 된다.
Sıfır toplamlı bir oyun kesinlikle rekabetçi bir oyundur.조합적인 게임은 대부분 순차적 게임이다.
Metastasio kısa süre içinde kendisini İtalya'daki zamanın en ünlü improvvisatori ile rekabet içinde buldu.עד מהרה מצא עצמו מטאסטאזיו מתחרה עם רוב המאלתרים המהוללים באיטליה של זמנו.
Ayrıca vücut geliştirme yarışmalarında rekabet etti ve Arnold Classic'te 14. oldu.היא גם לקחה חלק בתחרויות פיתוח גוף ואף התחרתה בארנולד קלאסיק.
Ama bu sefer de kendi çocukları arasındaki rekabetin ortasında kaldı.הילדים הושארו גם הפעם בהשגחת סביהם.
Oyunların temel bileşenleri hedefler, kurallar, rekabet ve etkileşimdir.מרכיבי המפתח במשחקים הם המטרות, החוקים, האתגרים ושיתוף הפעולה ההדדי.
Çevik süreçler değişimi müşterinin rekabet avantajı için kullanır.תהליכים מהירים ברי-שינוי מאפשרים יתרון משמעותי בתחרות הלקוח.
Keloğlan ile rekabet etmeyi sever.אוהב להתחרות עם אחיו.
Jacobs, gruptan ayrıldıktan sonra gruba Colby Corino katıldı ve Page, ACH ile rekabete başladı.לאחר שג'ייקובס עזב את הקבוצה וקולבי קורינו הצטרף, פייג' פתח בפיוד נגד המתאבק ACH.
Savaştan sonra, Sovyet yönetimi, "Sovyetler bütün sahillerde Batı ile rekabet edebilmeli" kararına vardılar.לאחר המלחמה הגיעו הסובייטים למסקנה, כי עליהם להדביק את המערב בכל מחיר.
Katara'yla rekabet halindedir, fakat sonradan iyi arkadaş olurlar.הייתה המתחרה של פאטי אך הן נהיו חברות.
2014 yılında Page, ROH emektarlarından oluşan bir grup olan The Decade ile rekabete girdi.בשנת 2014, פייג' נקלע לפיוד עם קבוצת The Decade, קבוצה שהוקמה על ידי הוותיקים של ROH.
Birleşme, Avrupa Komisyonunun Alman mobil pazarındaki rekabetin azalması endişeleri nedeniyle ertelenmişti.הרכישה עוכבה זמן רב על ידי הרשויות האירופאיות בשל החשש מחוסר תחרותיות בשוק התעופה היווני.
Aynı zamanda Strateji ve Rekabetçilik Enstitüsü (Institute for Strategy and Competitiveness) başkanıdır.חבר ועד המנהל של המכון למדיניות ואסטרטגיה ("כנס הרצליה").
Ayrıca bu çekişme NBA tarihinin en büyük rekabetlerinden birisi olarak kabul edilmektedir.בנוסף על כך, נחשב לאחד מגדולי הריבאונדרים בתולדות ה-NBA.
Kuba asıllı bu dedektif yedi erkek kardeşinden çok rekabetçidir.הרב בן ציון היה הבכור מבין שבעה אחים.
Nixon da, en azından rekabetin askeri alan yerine teknolojik alanda gerçekleştiğine vurgu yaptı.ניקסון ענה שלפחות התחרות היא טכנולוגית ולא צבאית.
Firmalar arası rekabetin şiddeti.תסיסה חברתית אלימה .
Bu durum, üç takım arasında bir rekabetin başlamasına neden oldu.מהלך זה פותח יריבות בין שלוש הלהקות.
Netenyahu ve Levy işbirliği yapamadı ve ikisinin arasındaki rekabet sonraları daha da şiddetlendi.Нетаняху и Леви не си съдействат и съперничеството между двамата се засилва след това.
Bu koşullar, canlılar arasında hayatta kalma ve üremeye dair rekabete yol açar.Тези условия водят до конкуренция между организмите за оцеляване и размножаване.
Çete yaygın olarak Crips ile olan rekabeti ile bilinir.Бандата е широко известна за враждата си с Crips.
Dünya çapında önemli futbol rekabetleri bulunmaktadır.Много важни футболни срещи са се провеждали на него.
Bu rekabet 797/798 yılında ileri gitti ve İrini ciddi şekilde hastalanınca Mayıs 799 tarihinde yoğunlaştı.Тези борби се изострят изключително силно през 799, когато Ирина заболява сериозно.
Not: Halen etkin rekabette olan oyuncular ve ekipler kalın gösterilmiştir.Бележка: Играчите и отборите с удебелен шрифт са все още активни.
Rekabetin ilk zamanlarında Cena, Cabinet üyesi Orlando Jordan'a yenilip US kemerini kaybetti.По-рано през враждата, Сина загуби титлата на Съединените щати от член на Кабинета – Орландо Джордан.
Cesaro ve Sheamus, daha sonra Gallows ve Anderson ile rekabete başladı.Сезаро и Шеймъс започват да враждуват с Галоус и Андерсън.
Oxford ve Cambridge üniversiteleri arasındaki rekabet ilk kuruldukları günden bu yana devam etmektedir.През 1864 година между Оксфорд и Кембридж се провеждат първите съревнования, които по-късно стават ежегодни.
Kaynanası Nermin ile aralarında rekabet vardır.Между неговите масти съществува нервна връзка.
Bu rekabet, çok sayıda kruvazör ile ticari önlemler gibi denizaşırı görevlerde desteklenecekti.Трябвало да се даде на крайцерите решаващо преимущество в боя с рейдерите от търговски тип.
Rekabet sadece bir yıl sonra başladı.Серийното производство започва една година по-късно.
Tam rekabette P=MR=D' dir.Максималното отдалечаване е равно на r=μ/|ε|.
Katara'yla rekabet halindedir, fakat sonradan iyi arkadaş olurlar.Първо си съперничат с Тоуни, но после стават приятелки.
Bu ise Moskova Knezliği ile rekabete sebep oldu.Това води до отслабване на натиска към Москва.
Ama ekonomik gelişmeyi ve rekabeti önleyici bu sistem pek başarılı olamadı.Обаче системното подтисничество и организираната измама били практически невъзможни.
Yönerge, hizmet sektöründe rekabeti sağlamayı ve bürokrasiyi azaltmayı amaçlayan düzenlemeler içermektedir.Той също така споменава, че ще работи, за да намали размера и бюрокрацията на федералното правителство.
Sporu rekabet için değil zevk için yapıyorum.Не спортувам заради конкуренция, а за удоволствие.
Airbus A350 ile rekabet etmesi amaçlanmıştır.Namjera je da konkurira Airbusu A350.
Dell tarafından satın alınmadan önce, Alienware Dell XPS oyun sistemleriyle de rekabet etmekteydi. ^ AvrupaAlienware se prije nego što ga je kupila Dell tvrtka natjecao i protiv Dell XPS-a.
Böylelikle Konglomerat arası rekabet kaldırılmış olur.Tako su međuškolska natjecanja postala moguća.
Ezelî rekabetin sarı-lacivertli cenahında ise durum değişmişti.Međutim, u epizodi Slatko-kisela lignja to se promijenilo.
Bu mücadele sonradan Vaini ve Dassatelli sülaleleri arasındaki ölümcül rekabete akış buldu.Posljednji trag ovih natjecanja bilo je ljuto neprijateljstvo između obitelji Vaini i Dassatelli.
Tescil edilmeyen alameti farikalar, haksız rekabet hükümlerine girer" denmiştir.Smatramo ih virtualnim uljezima i ne shvaćamo njihove tvrdnje ozbiljno".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod