Otobüste hala 17 rehine bulunuyordu.Am ZOB gab es sieben Bussteige.
Bu söylediklerinin teminatı olarak gemilerde rehine olarak kalmaya razıydılar.Diese nehmen nun aber ihrerseits Telasko als Geisel.
2002 Moskova tiyatro rehine krizi kurbanı olan insanları savundu.2002 : prise d'otages du théâtre de Moscou.
Ancak, karısı ve çocuğu Nazi’lerin elinde rehine olarak tutuluyordu.Aussitôt, son épouse et son enfant sont pris en otages par le pêcheur.
Helvetler Sekuanlara rehineler verdiler.Les Savoyards accueillent en ennemis les coalisés.
On beş rehine kurtarıldı.Il n'y eut que 15 rescapés.
Anti-Teröristlerin yalnızca bir rehineyi kurtarma noktasına ulaştırması raundu kazanmaları için yeterlidir.Il suffit pour les antiterroristes de ramener un seul des deux otages pour remporter la manche.
İsteği yerine getrilince rehineyi serbest bırakmıştır.Plus loin, il relâche l'otage.
Eğer teröristler rehinelere zarar verirse para cezası alır.Dañar a los rehenes tiene una sanción económica.
Jeff Talley, Los Angeles'ta rehineler için arabuluculuk yapan bir polistir.El ex oficial de SWAT, Jeff Talley es un negociador de rehenes en Los Ángeles.
On beş rehine kurtarıldı.Se rescataron cincuenta cautivos cristianos.
Filozof olan Colline girer ve rehincinin bazı kitaplarını rehine almayı kabul etmediği için şikayete başlar.Colline, el filósofo, entra en la pieza congelado y molesto por no haber podido empeñar unos libros.
Helvetler Sekuanlara rehineler verdiler.Los beligerantes llevaron a cabo represalias contra sus respectivos enemigos.
Rehinelere karşılık idamların durdurulması talepleri kabul edilmedi.Así que, no hubo liberación de los rehenes.
Helvetler Sekuanlara rehineler verdiler.I nemici poi si impadronirono degli accampamenti.
Ekonomik durumu genellikle pek iyi değildi ve Hilda'nın ziynet eşyalarını rehine vermek zorunda kalmıştı.La sua situazione economica era piuttosto precaria e fu costretto a dare in pegno alcuni gioielli di Hilda.
Yine de rehinelerden birini daha kurtarabilen Harry, görevi zamanında tamamlayamamıştır.Se il giocatore non riesce a completare queste missioni a tempo, non potrà completarle nuovamente più avanti.
Bu kıymetli rehinenin muhafaza edilmesi için de Fransa'nın uygun olduğunu müzakere etmekteydiler.King menzionò che anche sua madre era in grado di possedere questo dono.
On beş rehine kurtarıldı.Nel frattempo i terroristi rilasciarono 5 ostaggi.
İsteği yerine getrilince rehineyi serbest bırakmıştır.Lo incalza affinché liberi gli ostaggi.
Daha sonra iki fotoğrafcıyla birlikte dört rehine daha serbest bırakıldı.Il commando liberò successivamente i due ostaggi.
Dördüncü bir rehine ise Uganda Ordusu'na ait askerler tarafından yakınlardaki bir hastanede öldürüldü.Четвёртый заложник был убит офицерами угандийской армии в близлежащем госпитале.
Nomad ve Psycho köye sızar ve rehineyi serbest bırakır.Номад с Психом пробираются в деревню и освобождают заложницу.
Serbest bırakılan rehineler Riza Park'taki polis karakolunu götürüldüler.Отпущенные заложники были сопровождены в огороженный полицией участок в парке Ризал.
Otobüste hala 17 rehine bulunuyordu.В автобусе оставалось семнадцать человек.
Psycho rehineyi güvenli bir tahliye noktasına götürür ve Prophet ile Nomad kazı alanına doğru yola çıkarlar.Псих отправляется сопровождать заложницу в зону эвакуации, а Пророк с Номадом идут к раскопу.
Helvetler Sekuanlara rehineler verdiler.Разбойники убили заложников.
Rehineler bugünkü Makedonya'da 2 Şubat'ta Usturumca yakınlarında serbest bırakıldı.Заложниц освободили 2 февраля в Струмишко.
On beş rehine kurtarıldı.Были освобождены пять заложников.
İsteği yerine getrilince rehineyi serbest bırakmıştır.Узнав об этом, Эд освободил заложника.
Stadler Diekmann'a belediye başkanının Kämpfe karşılığında rehine olarak otuz kişi seçmesini emretti.Штадлер приказал Дикману заставить мэра выбрать тридцать человек в заложники, чтобы обменять их на Кемпфе.
Rehinelere karşılık idamların durdurulması talepleri kabul edilmedi.Самниты не подвергли заложников наказаниям.
Rehineler Suriye hükümetinin elindeki esir muhaliflerle değişim sağlanarak serbest kalmıştır.Их освободили в результате обмена на трёх пленных сирийских офицеров.
Daha sonra rehinelerin geri gönderimesiyle alakadar yönetimi bilgilendirir.Действие возвращается к моменту захвата заложников.
Daha sonra iki fotoğrafcıyla birlikte dört rehine daha serbest bırakıldı.В течение следующих дней они освободили ещё четырёх заложников.
İsrail özel kuvvetleri 2 saldırgan ve 1 rehinenin öldüğü bir operasyon düzenledi ve rehineleri kurtardı.Израильский спецназ взял автобус штурмом и освободил заложников (погиб 1 заложник и 2 террориста).
Ancak, karısı ve çocuğu Nazi’lerin elinde rehine olarak tutuluyordu.Как Чехия и её жители стали заложниками нацистов.
Saldırganlar rehinelerle birlikte sağlanan iki helikoptere bindiler ve havaalanına doğru hareket ettiler.Неожиданно к месту аварии прилетают вертолёты и забирают с собой обоих.
20 Ocak 1981 (30 Dey 1359): İran rehine krizi rehineler serbest kaldı.20 يناير 1981 (30 دي 1359) تحرير رهائن : أزمة رهائن إيران.
İran Devrimi 4 Kasım 1979 (13 Aban 1357): İran rehine krizi başladı.4 نوفمبر 1979 (13 آبان 1357): بدء أزمة رهائن إيران.
Helvetler Sekuanlara rehineler verdiler.ثوار ليبيا يستعيدون أجدابيا.
On beş rehine kurtarıldı.Um total de quinze reféns foram resgatados.
Eldar sayesinde, rehineden birçok kişi serbest bırakıldı.Pior que isso, vamos ter que liberar muita gente presa.
Helvetler Sekuanlara rehineler verdiler.Bandeiras confederadas tremulavam desafiantes sobre as casas.
Jeff Talley, Los Angeles'ta rehineler için arabuluculuk yapan bir polistir.Jeff Talley é um negociador de reféns da SWAT de Los Angeles, Califórnia.
Saldırganlar rehinelerle birlikte sağlanan iki helikoptere bindiler ve havaalanına doğru hareket ettiler.A experiência conseguiu salvar os outros dois navios em seu comboio e os acompanhou até um porto amistoso.
Rehineler bugünkü Makedonya'da 2 Şubat'ta Usturumca yakınlarında serbest bırakıldı.2 de Abril Últimos reféns militares são libertados pela FARC na Colômbia.
Helvetler Sekuanlara rehineler verdiler.De boeven besluiten om gijzelaars te nemen.
İsrailli rehinelerin kurtarılması için Uganda'da düzenlenen Entebbe Operasyonu'na katıldı.Samen gaven zij leiding aan de operatie Entebbe, ter bevrijding van Israëlische gijzelaars in Oeganda.
Otobüste hala 17 rehine bulunuyordu.In de bus zaten ook 10 Nederlandse kinderen.
İran rehine krizi, ABD ile İran arasında 444 gün süren diplomatik krizdir.Dit was het begin van de 444 dagen durende Iraanse gijzelingscrisis.
Rehinelere karşılık idamların durdurulması talepleri kabul edilmedi.De gijzelnemers werden niet gearresteerd.
On beş rehine kurtarıldı.In de middag wist een vijftal gijzelaars te ontsnappen.
İsteği yerine getrilince rehineyi serbest bırakmıştır.In plaats van terug te vechten onderging hij zijn straf gelaten.
Daha sonra iki fotoğrafcıyla birlikte dört rehine daha serbest bırakıldı.Enkele weken later werden nog 4 gijzelaars vrijgelaten.
Kendilerini korumak için Türk rehineleri aldılar.Dla zabezpieczenia zabrano z sobą tureckich niewolników.
Rehinelere karşılık idamların durdurulması talepleri kabul edilmedi.Grożą zabiciem zakładników w razie nie spełnienia ich żądań.
Filozof olan Colline girer ve rehincinin bazı kitaplarını rehine almayı kabul etmediği için şikayete başlar.Colline, filozof, wchodzi cały trzęsący się i niezadowolony z niemożliwości oddania pod zastaw kilku książek.
Helvetler Sekuanlara rehineler verdiler.Z zakładnikami rebelianci zabarykadowali się w meczecie.
Aynı gün iki grup; ateşkes ve rehine değişimi konusunda anlaşma sağladı.Kolejnego dnia walczące frakcje uzgodniły zawieszenie broni i wymianę pojmanych bojowników.