Ana içeriğe geç
Sözlük

rehber ile cümle

rehber kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
30 yaşın altındaysanız, Ohjaamo-hizmeti tarafından sunulan danışmanlık ve rehberlikten yararlanabilirsiniz.Si tiene menos de 30 años, puede obtener apoyo y orientación de los servicios de Ohjaamo.
30 yaşın altındaysanız, Ohjaamo-hizmeti tarafından sunulan danışmanlık ve rehberlikten yararlanabilirsiniz.Si vous avez moins de 30 ans, vous pouvez obtenir des services de conseils et d'orientation à Ohjaamo.
30 yaşın altındaysanız, Ohjaamo-hizmeti tarafından sunulan danışmanlık ve rehberlikten yararlanabilirsiniz.Если вам еще нет 30 лет, вы можете получить консультации и наставления в службе Ohjaamo.
30 yaşın altındaysanız, Ohjaamo-hizmeti tarafından sunulan danışmanlık ve rehberlikten yararlanabilirsiniz.إذا كنت تحت سن 30 سنة من العمر، فيمكنك أن تحصل على توجيه من خدمة اوهيامو (ohjaamo).
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.30 kalastusvuotensa aikana hän ei ollut koskaan nähnyt delfiinin tekevän näin.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.그는 30년 동안 낚시를 하면서 돌고래가 그런 행동을 하는 것을 처음 봤다고 했습니다.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Anh nói trong 30 năm làm nghề câu cá anh chưa bao giờ thấy 1 con cá heo làm như thế.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Azt mondta, hogy 30 éve horgászik, de még sosem látott delfint így viselkedni.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Der Fischer sagte, dass er soetwas in dreissig Jahren Fischerei noch nie von einem Delfin gesehen hat.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Dia berkata dalam 30 tahun memancing dia tidak pernah melihat lumba-lumba
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Dijo que en 30 años de pesca nunca había visto a un delfín hacer eso.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Hij zei dat hij in de 30 jaar dat hij viste nog nooit een dolfijn dat had zien doen.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Hovoril, že za celých 30 rokov rybárčenia ešte nevidel, aby delfín niečo také urobil.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.In trent' anni di attività non aveva mai visto un delfino comportarsi in quel modo.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Le guide a dit qu'en 30 ans de pêche, il n'avait jamais vu un dauphin faire ça.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Říkal, že za celých 30 let rybaření ještě neviděl, aby delfín něco takového udělal.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Spunea că în 30 de ani de pescuit nu a văzut niciodata un delfin care să facă aşa ceva.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.W ciągu 30 lat na oceanie, nic podobnego mu się nie przydażyło.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Каза ми, че за 30 години риболов никога не беше виждал делфин да прави това.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Он сказал, что за 30 лет рыбной ловли, никогда не видел, чтоб дельфин так себя вел.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.הוא אמר שב-30 שנות דיג הוא מעולם לא ראה דולפין נוהג כך.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.وقال انه خلال 30 عام من التجوال في المحيط لم يرى دلفين يقوم بهذا
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.そして これはまるで-
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.導遊話自己釣咗三十年魚 未見過有海豚咁做
"Abstre" idi. Herhangi bir mesaj vermeye çalışmadım, kendimi sadece, şekil ve renklerin rehberliğine bıraktım,形や色から 気の向くままに制作し、
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve ailenin refahını ilgilendiren konularda rehberlik etmektedir.Väestöliitto donne des conseils en matière d’éducation et de bien-être de la famille aux familles d’immigrés.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve ailenin refahını ilgilendiren konularda rehberlik etmektedir.Väestöliitto ger råd till invandrarfamiljer i frågor rörande barnfostran och familjens välmående.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve ailenin refahını ilgilendiren konularda rehberlik etmektedir.Väestöliitto neuvoo maahanmuuttaja-perheitä lastenkasvatukseen ja perheen hyvinvointiin liittyvissä asioissa.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve ailenin refahını ilgilendiren konularda rehberlik etmektedir.Ассоциация семьи проводит консультирование семей мигрантов по вопросам воспитания детей и благополучия семьи.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve ailenin refahını ilgilendiren konularda rehberlik etmektedir.رابطة السكان تقدم استشاراتها للعائلات المهاجرة في الأمور التي تتعلق بتربية الأطفال ورفاهية العائلة.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve ailenin refahını ilgilendiren konularda rehberlik etmektedir.针对移民家庭,人口协会提供孩子抚养和家庭健康方面的咨询。
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve aile refahı ile ilgili konularda rehberlik etmektedir.Väestöliitto donne des conseils en matière d’éducation et de bien-être de la famille aux familles d’immigrés.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve aile refahı ile ilgili konularda rehberlik etmektedir.Väestöliitto ger råd till invandrarfamiljer i frågor rörande barnfostran och familjens välmående.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve aile refahı ile ilgili konularda rehberlik etmektedir.Väestöliitto neuvoo maahanmuuttaja-perheitä lastenkasvatukseen ja perheen hyvinvointiin liittyvissä asioissa.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve aile refahı ile ilgili konularda rehberlik etmektedir.رابطة السكان تقدم الاستشارات لعائلات المهاجرين في الأمور المتعلقة بتربية الأطفال والرفاهية.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve aile refahı ile ilgili konularda rehberlik etmektedir.芬兰人口联合会向外籍移民家庭提供有关育儿和家庭健康的咨询服务。
Ailem Çince konuşamadığı için onlara rehberlik etmek zorundaydım.저희 가족들은 중국어를 할 수 없었기 때문에, 제가 어떻게 해서든지 중국과 동남아시아까지의
Ailem Çince konuşamadığı için onlara rehberlik etmek zorundaydım.Ponieważ moja rodzina nie mówiła po chińsku, musiałam im przewodniczyć.
Ailem Çince konuşamadığı için onlara rehberlik etmek zorundaydım.היות שמשפחתי לא דיברה סינית, היה עלי להוביל אותם
Ailem Çince konuşamadığı için onlara rehberlik etmek zorundaydım.وبما أن عائلتي لا تتحدث الصينية، كان علي أن أرشدهم
Ailem Çince konuşamadığı için onlara rehberlik etmek zorundaydım.私の助けが必要でした 中国では3千キロ以上の距離を移動し
Ama o Porsuk artık yaşlandı. Şimdi ben, sizin rehberliğinizi rica etmeyi tercih ediyorum.Ce blaireau a bien vieilli et je pense que, maintenant, c'est à moi de vous demander vos conseils.
Andre Luiz, Spiritüel Dünyada Yaşam Üzerine, Medyum Chico Xavier rehberliğinde, 16 kitap yazmıştır.lL A ECRlT 1 6 LlVRES AVEC LE MEDlUM CHlCO XAVlER
Andre Luiz, Spiritüel Dünyada Yaşam Üzerine, Medyum Chico Xavier rehberliğinde, 16 kitap yazmıştır.ZUSAMMEN MlT DEM MEDlUM CHlCO XAVlER HAT ER 1 6 BÜCHER
Apple'nin Macintosh sistemi için Guide (Rehber) adında bir sistem geliştirdi.애플의 매킨토시를 위한 Guide라는 시스템을 만들었습니다
Apple'nin Macintosh sistemi için Guide (Rehber) adında bir sistem geliştirdi.בנתה מערכת שנקראה גייד לאפל מקינטוש.
Apple'nin Macintosh sistemi için Guide (Rehber) adında bir sistem geliştirdi.أنشأت نظاما سُمي "دليل ماكنتوش آبل".
Apple'nin Macintosh sistemi için Guide (Rehber) adında bir sistem geliştirdi.世界初のハイパーテキスト・システムを送り込んだのです
Arazi rehberlerini okuduk, belki sizin de raflarınızda olan standart arazi rehberlerini.저희들은 지도를 만들 때 일반 휴대용 도감에서 비버는
Arazi rehberlerini okuduk, belki sizin de raflarınızda olan standart arazi rehberlerini.Vì vậy ta thường thấy trong các sách về thế giới hoang dã,
Arazi rehberlerini okuduk, belki sizin de raflarınızda olan standart arazi rehberlerini.We lazen in veldgidsen, standaard veldgidsen zoals je wellicht op je boekenplank hebt staan.
Arazi rehberlerini okuduk, belki sizin de raflarınızda olan standart arazi rehberlerini.וכך, קראנו במדריכי שדה, מדריכי שדה סטנדרטיים שאולי יש לכם על מדף הספרים שלכם,
Arazi rehberlerini okuduk, belki sizin de raflarınızda olan standart arazi rehberlerini.إذا، كنا نقرأ الأدلة الميدانية، الأدلة الميدانية القياسية والتي من الممكن أنها قابعة على الرفوف،
Arazi rehberlerini okuduk, belki sizin de raflarınızda olan standart arazi rehberlerini.どこの家庭にでもある手帳です ビーバーが必要とするのは
Aşağıdaki durumlarda SIMHE hizmetlerinden rehberlik edinebilirsiniz:Du kan få vägledning via SIMHE-tjänsterna om
Aşağıdaki durumlarda SIMHE hizmetlerinden rehberlik edinebilirsiniz:Puede recibir asesoramiento de SIMHE si:
Aşağıdaki durumlarda SIMHE hizmetlerinden rehberlik edinebilirsiniz:Voit saada ohjausta SIMHE-palveluissa, jos
Aşağıdaki durumlarda SIMHE hizmetlerinden rehberlik edinebilirsiniz:Vous pouvez bénéficier de services d'orientation SIMHE si
Aşağıdaki durumlarda SIMHE hizmetlerinden rehberlik edinebilirsiniz:Вы можете обратиться в SIMHE, если
Aşağıdaki durumlarda SIMHE hizmetlerinden rehberlik edinebilirsiniz:بإمكانك الحصول على الإرشاد من خدمات (SIMHE)، إذا:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod