Ana içeriğe geç
Sözlük

reform ile cümle

reform kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İsviçre’de (Zürih) Reform hareketleri Ulrich Zwingli tarafından başlatılmıştır.Ulrich Zwingli je započeo švicarsku reformaciju dok je bio glavni propovjednik u Zürichu.
Dönenlerse, 1861'de yapılan reformların etkisiyle geri döndü.U politički se život vratio obnovom ustavnosti 1861. godine.
Önemli bir anayasal reform 2000 yılında gerçekleşmiştir.Reforma je započela donošenjem ustavnih promjena 2000. godine.
Reform döneminden sonra koruyucu azizler uzunca bir süre paraların üzerinde görülmezler.Nakon gubitka protektorata, odlikovanje se nije dodjeljivalo naredne četiri godine.
Oligarşiler bir dizi toprak reformu da gerçekleştirmiştir.Oligarchia sa pustila aj do série pozemkových reforiem.
16. yüzyıl boyunca kuzey Almanya bölgeleri, Protestan Reformu'nun merkezi oldu.V 16. storočí sa severné oblasti stali centrom reformácie.
Ayrıca eğitim alanında önemli reformlar yapılmaktadır.V oblasti vzdelávania sa rozšírili nové reformy.
Malatesta'ya göre sendikalar reformistti ve hatta bazen muhafazakar olabiliyorlardı.Malatesta vnímal odbory ako príliš reformistické a konzervatívne.
Ulusal çıkarlara uygun bir arazi reformu yapılmalıdır.Na skonfiškovanej pôde sa mala uskutočniť pozemková reforma.
10. yüzyılda büyük bir yaratıcı reform hareketi başladı.V 20. storočí boli začaté rozsiahle rekonštrukčné práce.
İdo, Esperantoda reform talep eden Esperantocular tarafından oluşturulmuştur.Ido, čo je reformované esperanto.
Buna rağmen liberal reformlar gerçekleştirilmesine daima karşı çıktı.Zrušil všetky dovtedy zavedené liberálne reformy.
Ekonomik sorunların çözümlerine yönelik politikalara önayak oldu, eğitim sisteminde reforma gitti.Angažoval sa v politických otázkach, obhajoval školskú reformu.
O, aynı zamanda takvim reformu konusunda çok etkili idi.Bol prívržencom reformácie.
Yeni programın ayrıca bir dizi ekonomik, yapısal reform ve yönetişim hedefleri vardı.Navrhol aj zopár kostolov, administratívnych, či kultúrnych stavieb.
Devlet yapısında önemli reformlar yaptı.Na veľkostatku urobil veľké reformy.
Yeni hükümetin giriştiği reformlar çok geçmeden tutucu çevrelerin tepkisine yol açtı.Novú kráľovnú čoskoro za neprimerané správanie sťali.
Anabaptistler Radikal Reform yanlısı Hristiyanlara verilen addır.Anabaptisti počas reformácie vystupovali ako stúpenci radikálnej obnovy kresťanstva.
2005-2007 yılları arasında Ceza Reformu Misyonu Koordinatörü olarak görev yapmıştır.V rokoch 2005 až 2006 bol vedúcim oddelenia boja proti terorizmu.
Reformist sosyal demokrat bir çizgide sol Sosyalist Parti'nin sağ kanadında yer almaktadır.Kostelný v otázkach sociálnych zastáva pravicovú líniu maďarskej revolúcie.
Zaten Osmanlı ordusundaki reform çalışmaları ciddi anlamda devam etmekte ve yeniden düzenleme sağlanmakta idi.Červená armáda sa však práve v tejto dobe nachádzala v štádiu prestavby a modernizácie.
Askeri ve mali alanlarda büyük reformlar yapmıştır.Zaviedol dôležité daňové a právne reformy.
Vakıf, açık toplumların oluşmasını sağlamak için reform politikalarını şekillendirmekte.Politická moc je zosúladená tak, aby sa zabezpečila reprezentácia jazykových komunít.
Reformlar sanatsal anlamda Asuka döneminin sonu ve Hakuhō döneminin başlangıcı oldu.Reforme so tudi v umetnosti označevale konec obdobja Asuka in začetek obdobja Hakuho.
Roma'da Galba, Nero'nun tüm reformlarını birçok önemli insanın menfaatlerine dokunacak şekilde iptal etti.V Rimu je preklical vse Neronove reforme, vključno z ugodnostmi za mnoge vplivne osebe.
Fakat bu deneme, reform operası aleyhinde sonuç vermişti.Ta zgradba je bila neuspel poskus reforme arhitekture.
Sima, siyasi olarak muhafazakâr olup Wang Anshi'nin reformlarına karşı çıkmıştır.Po političnem prepričanju je Sima Guang konzervativec in vsa ta leta nasprotuje Wang Anshijevim reformam.
Anastasius, çalışkan bir reformcu ve iş bilir bir yönetici olarak kendini gösterdi.Anastazij se je izkazal kot učinkovit reformator in sposoben državni uradnik.
Bu reform çeşitli nedenlerle başarısızlığa uğradıysa da büyük bir psikolojik etki yarattı.Odprava tlačanstva, ki je imela tudi zelo velik psihološki učinek, je potegnila za sabo vrsto reform.
Worms Antlaşması'yla, o Gregorian reformlarının ikinci jenerasyonu talaplerini bırakıyordu.S konkordatom v Wormsu se je Henrik V. vdal zahtevam druge generacije gregorijanskih reformatorjev.
MÖ 107 yılındaki Marian reformlarının ardından lağvedilmişlerdir.Hastate so ukinili z Marijevimi reformami leta 107 pr. n. št..
Memluklu devletinin idaresinde reformlar yapmaya karar verdi.Na državni ravni je spodbujal modernizacijo uprave.
Bununla birlikte, reformlar ve piyasa ekonomisine geçiş başladı.Začeli so razmišljati o preoblikovanju trga.
Kuruluşunda Roma Katolik şapeli iken, Reform sonrasında Lutheran şapeline dönüştürüldü.Rimskokatoliška je po reformaciji postala luteranska.
23'teki Augustus Sikke Reformu'nun ardından as, bronz yerine saf kırmızımsı bakırdan basıldı.Po Avgustovi denarni reformi leta 23 pr. n. št. se as ni več koval iz brona, ampak iz čistega bakra.
Genel anlamda reformizm için İnkılapçılık maddesine bakınız.Za druge pomene glejte Dušenje.
İsviçre’de (Zürih) Reform hareketleri Ulrich Zwingli tarafından başlatılmıştır.Ulrich Zwingli je začel reformacijo v Švici, ko je opravljal službo glavnega župnika v Zürichu.
Bu mali reform yanında Mısır'da bir para reformuna da girişti.Podobne reforme je uvedel na finančnem področju s poenotenjem denarja.
1965'te, kent yapılan bir yerel yönetim reform ile yeni kurulan Val-de-Marne deparmanının merkez şehri oldu.Leta 1965 je mesto postalo prefektura novoustanovljenega departmaja Val-de-Marne.
2011 yerel yönetim reformundan bu yana, Korfu adasının belediyesinin bir parçasıdır.Od reforme lokalne uprave leta 2011 je otok upravljan kot ena občina.
John Amerika Sosyalist Partisi'nin reformunu başlatır.Peter Veliki začne reformirati Rusijo.
Laisist uygulamaları ve Batıcı sosyal reformlarıyla öne çıktı.Ta jih je prisilila k varčevalnim ukrepom in strukturnim reformam.
Burada ordunun verimsizliğini tekrar gözleriyle görerek reformları için ilk taslakları oluşturmaya başladı.Z vojsko je nevtraliziral tudi prvotni odpor plemstva proti reformam.
Oligarşiler bir dizi toprak reformu da gerçekleştirmiştir.Oligarchai taip pat pradėjo įvairias žemes reformas.
Nisan ayında Çekoslovakya'nın sosyalizm yolu adı verilen bir reform programı yürürlüğe kondu.Balandžio mėn. paskelbiama politinių permainų programa „Čekoslovakijos kelias į socializmą“.
Drusus öldürülünce bu haksızlıkları ele alan reformlarının çoğu geçersiz ilan edildi.Po Druso nužudymo, dauguma jo reformų, susijusių su pilietybe, buvo paskelbtos negaliojančiomis.
16. yüzyıl boyunca kuzey Almanya bölgeleri, Protestan Reformu'nun merkezi oldu.XVI a. šiaurinė Vokietija tapo protestantiškosios reformacijos centru.
V. Konstantinos'in reformları (y.765), 1204 yılına kadar süren canlanmanın başlangıcını işaret etder.Konstantino V reformos (apie 765 m.) žymi atgimimo, kuris tęsėsi iki 1204 m., pradžią.
24 yaşında Hollanda Reform Kilisesi'nde papaz olmuştur.Būdamas 24 m. jis tapo olandų reformatų bažnyčios pastoriumi.
Anastasius, çalışkan bir reformcu ve iş bilir bir yönetici olarak kendini gösterdi.Anastazijus atsiskleidė kaip energingas reformatorius ir geras administratorius.
Reforma (İspanyolca).Mūsų žodis (reformatai).
Adalet sisteminde reform sözü verir.Įvykdė teismo reformą.
Ancak Kosigin'in 1965 yılında bir ekonomik reform önerisi sonrasında konumu zayıfladı.1965 metais, lėtėjant ekonominiam augimui, buvo pravesta Kosygino reforma.
2003 yılında silahlı kuvvetlerde reformlar yapıldı.2006 m. ginklai buvo pristatyti.
Ancak bu reformları ulemayı gücendirdi.Tačiau pats reformomis netikėjo.
1820'lerde İmparator zorlanarak Reformlar dönemi başlatıldı.Po 1820 m. imperatorius buvo priverstas sušaukti senatą ir prasidėjo reformos.
Gorbaçov ayrıca Glasnost ve Perestroyka denilen reform programlarını başlattı.Michailas Gorbačiovas inicijuoja Perestroikos ir Glasnost idėjas.
1922 yılındaki para reformu para değerini 10.000 = 1 oranıyla değiştirdi.1962 metais įvyko dar vienas pinigų pakeitimas, santykiu 10 už 1.
Bu reformlar devleti ve ekonomiyi genelde güçlendirdi.Jis nuolat vykdė valstybines ir visuomenines reformas.
Latin Amerika'da ilk toprak reformunu hazırlayan kişidir.Argentina pirmoji Lotynų Amerikoje pradėjo plėtoti branduolinę energetiką.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod