AB’ye uyum çerçevesinde birçok yasa çıkartılmış ve reformlar gerçekleştirilmiştir.Cu toate acestea, multe dintre planuri au rămas în vigoare iar reformele au fost implementate.
Ama onun döneminde yapısal reforma gidilmedi.Domnia nu a fost lipsită de reforme constructive.
Protestanların bulunduğu Reforme Kilise mensuplarına verilen addır.După Reforma Protestantă biserica a fost luată de unitarieni.
Kuruluşunda Roma Katolik şapeli iken, Reform sonrasında Lutheran şapeline dönüştürüldü.În locul lor s-au stabilit maghiari care în timpul reformei au trecut la Luteranism.
Buna karşın sonraki reformcular bu öğretiden uzaklaştılar.Mai târziu, colecțiile au fost cedate școlii reformate.
Genellikle Kruşçev'in reformlarının ve destalinizasyonunun bir destekçisi olarak görülüyordu.El a fost văzut în general ca un sprijinitor al politicii lui Hrușciov de destalinizare.
Şahin Giray'ın reformları halk tarafından destek bulmadı.Măsurile autorităților împotriva țiganilor nu s-au bucurat de sprijinul populației.
Protestan Reform Hareketinin başlamasıyla ortaya çıkmıştır.Acest moment a declanșat Reforma Protestantă.
1850'li yıllarda gerçekleşen vergi reformları, ucuz gazetlerin daha geniş bir şekilde yayılmasını sağlamıştır.Az 1850-es évek adóreformjai lehetővé tették olcsóbb lapok terjesztését.
Bunalım, sendikaların herhangi bir ekonomik reforma karşı ilk karşı çıkışıyla güçlenmişti.A válságot súlyosbította a szakszervezetek kezdeti ellenállása mindenféle reformmal szemben.
290 yılında Diocletianus kapsamlı bir madeni para sistemi reformu başlattı.294-ig Diocletianus pénzreformjáig állt fenn.
Reforma (İspanyolca).Moral Reforma (spanyol nyelven).
Paseo de la Reforma (İspanyolca).Mai neve a Reform-sétány (Paseo de la Reforma).
16. yüzyılda dinde Reform hareketi oldu.A 16. században református egyháza alakult.
Caplan Los Angeles'ta reform yahudisi bir ailede doğdu.Kohan Los Angelesben született zsidó családban.
Kuruluşunda Roma Katolik kilisesi iken, Reform sonrasında Lutheran kilisesine dönüştürüldü.Eredetileg római-katolikus volt, de a reformáció után átalakult lutheránus templommá.
Bunlar Protestan Reformları'nın temelini oluşturdu.Ez képezte az új reformrendszer alapját.
Kadın hakları, Suudi Arabistan'da reform çağrılarının merkezinde yer almaktadır.A Dunamelléki Református Egyházkerület Tolnai Református Egyházmegyéjébe tartozik.
Dinî reformlarının ve inşaat faaliyetlerinin büyük bölümü bu dönemde gerçekleşmiştir.Megvalósult és építészetileg kiemelt műveinek többsége erre az időszakra esik.
Yeni devletin kuruluşuyla birlikte ele alınan ilk konulardan biri toprak reformu oldu.Az új demokratikus köztársaság egyik első teendője a földreform végrehajtása volt.
Reform hareketlerini hazırlamıştır.Megígérte, hogy politikai reformokat fog elindítani.
1579 yılında 1579 yılında takvim reformu ile ilgili görevlendirilmiştir.1529-ben elfogadta a reformációt.
Güçlü ve reformcu bir sadrazam olarak tanındı.Nagy építőnek és reformernek tartották.
Abdülmelik halifeliği sırasında pek çok reform uygulamıştır.Ebbéli tisztségében számos reformot hozott.
Frizler Reform hareketi sırasında Protestanlığı seçtiler.A Bánffyak a reformáció idején áttértek a protestáns hitre.
Ancak gelişmeler yeni reformların yapılmasını gerekli kıldı.Ez utóbbi módszer azonban folyamatos átszervezéseket igényelt.
Yaptığı reformlarla Atina demokrasisinin temelini attığı kabul edilir.Az ő reformjai vezették be a demokráciát Athénban.
Reformist Yahudilik inancıyla yetiştirildi.Református vallásra kitért zsidó családból származott.
Vergi Reformu ve Kalkınma Davamız.Büntetési és börtönrendszerünk reformja.
Ancak Grósz'un girişimleri reform üzerine olan tek girişim olarak kalmıştı.Anyaegyházzá alakulásakor csak imaháza volt a református gyülekezetnek.
Reformlar MÖ 622'de gerçekleşti.Bizánctól a Szászánidák foglalták el 616-ban.
Ayrıca eğitim alanında önemli reformlar yapılmaktadır.Átfogó oktatási reformokat vezettek be.
Mithat Paşa Tanzimat reformlarını gerçekleştiren kuşağın önde gelen temsilcilerinden biridir.IV. Béla tatárjárás utáni reformpolitikájának egyik legkiemelkedőbb képviselője volt.
Bazı reformist cemaatler bu bakış açısını benimsemektedir.A kálvini reformáció elvetette a fenti nézeteket.
Yılın başlarında Dönüşüm ve Reform isimli makale yayınlandı.Az év elején megjelent a Fordulat és reform.
Norrlandsoperan 1974 yılında aynı yıl gerçekleşen İsveç kültürel reformunun doğrudan sonucu olarak kuruldu.Norlannin ooppera perustettiin vuonna 1974 Ruotsin kulttuurin uudistamisen seurauksena samana vuonna.
1850'li yıllarda gerçekleşen vergi reformları, ucuz gazetlerin daha geniş bir şekilde yayılmasını sağlamıştır.1850-luvun verouudistukset mahdollistivat halpojen ja laajalevikkisempien sanomalehtien julkaisun.
Oyuna Gaius Marius reformları da eklenmiştir.Peli simuloi Gaius Mariuksen tekemiä uudistuksia.
Reformlar MÖ 622'de gerçekleşti.Nämä uudistukset suoritettiin vuonna 622 eaa.
İsrail'in sisteminin güçlendirilmesi için siyasi sistemde reformlar yapılmasını amaçlamaktadır.Israelin poliittinen järjestelmä tullaan muokkaamaan vakautta ylläpitäväksi.
İlk nengō Taika olup Taika Reformları'nı kutlamak için verilmiştir.Ensimmäinen nengō oli nimeltään "Taika", ja se juhlisti suuria poliittisia Taika-uudistuksia.
23'teki Augustus Sikke Reformu'nun ardından as, bronz yerine saf kırmızımsı bakırdan basıldı.Augustuksen rahauudistuksen jälkeen 23 eaa. as lyötiin punertavasta kuparista pronssin sijaan.
İlk reform 1868'de ilan edilen Beş Maddeli Yemin idi.Ensimmäinen uudistus oli perustuslakiin rinnastuva viiden pykälän julistus vuonna 1868.
2000 yılında Reform Partisi'ne katılmıştır.Pevkur liittyi Reformipuolueeseen vuonna 2000.
Matsukata, 1873-1881 yılları arasında Toprak Vergisi Reformu üzerinde çalışmıştır.Matsukata muutti Tokioon 1871 ja ryhtyi työstämään vuosien 1873–1881 maaverotusuudistuksen lakeja.
Ayrıca eğitim alanında önemli reformlar yapılmaktadır.Lisäksi koulujärjestelmään tehtiin uudistuksia.
Augustus'un MÖ 23'teki sikke reformuyla, sestertius'un ölçüsü büyük bronz bir ölçü olarak tanımlandı.Augustuksen rahauudistuksessa vuonna 23 eaa. sestertius muutettiin suureksi pronssikolikoksi.
Her zaman Reform Kulübe gider.Pelivuoro vaihtuu aina myötäpäivään.
1282) 1531 - Huldrych Zwingli, İsviçreli din adamı ve İsviçre Protestan Reformunun lideri (d.1282) 1531 – Ulrich Zwingli, sveitsiläinen protestanttijohtaja ja uskonpuhdistaja (s.
Yönetimdekileri sulh şekilde toplumla bir araya gelerek reformlar yapılmasına teşvik etmiştir.Valtiovalta voi tarttua suoraan kyseisiin asioihin uudistamalla yhteiskuntaa.
Bu reformlar Roma cumhuriyeti geleneğine göre alışılmadık şeylerdi.Tällaiset uudistukset olivat konservatiivisessa roomalaispolitiikassa harvinaisia.
Talepleri kendileri tarafından olmasa da, sonraki reformistler tarafından hayata geçirildiler.Uudistusten puute herätti vainosta huolimatta uudistusmielisiä liikkeitä.
21 Ağustos sabahı Dubček ve diğer önde gelen reformistler tutuklandı ve daha sonra Moskova'ya götürüldüler.Miehityksen alettua Dubček ja muita uudistuspoliitikkoja vietiin vangittuina Moskovaan.
Abdülmelik halifeliği sırasında pek çok reform uygulamıştır.Ahlströmin kaudella toteutettiinkin monia uudistuksia.
Moldova'nın bağımsızlık ve reformlara yönelik çalışmaları 1990 yılında artmıştır.Slovenian itsenäistymisliike alkoi voimistua vuonna 1988.
Bununla birlikte bu reform kısa ömürlü oldu.Reformi eteni yhä hitaasti.
I. Petro'nun reformları, Rusya'ya Batı Avrupa'nın önemli kültürel etkilerini getirdi.Hänen muut uudistuksensa toivat Venäjälle runsaasti kulttuurisia vaikutteita Länsi-Euroopasta.
Genel olarak bunun için 1517'deki reformasyon'nun başlamasına işaret edilmektedir.Tämän johdolla restaurointityöt aloitettiin vuonna 1825.
Yeni parti teşkilatı, reformistler, sertlik yanlıları ve ulusalcılar olmak üzere bölünmüştü.Mutta Deng joutui tasapainoilemaan uudistusmielisten ja vanhoillisten välillä.
Davit IV, Gürcü ordusunda köklü reformlar yaptı.Edvard IV sai vallan pitkällisten taisteluiden kautta ruusujen sodissa.