Ana içeriğe geç
Sözlük

reform ile cümle

reform kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ignacy Mościcki 4 Haziran 1926 30 Eylül 1939 [not 2] partisiz, Reform kampıyla bağlantılıIgnacy Mościcki 4 czerwca 1926 30 września 1939[uwaga 2] bezpartyjny, związany z obozem sanacyjnym
Vaculík, halkı reform programının uygulanmasında inisiyatif kullanmaya çağırdı.Vaculík uppmanade folket att se till att genomföra reformprogrammet.
Oligarşiler bir dizi toprak reformu da gerçekleştirmiştir.Oligarkerna påbörjade även en mängd landreformer.
Norrlandsoperan 1974 yılında aynı yıl gerçekleşen İsveç kültürel reformunun doğrudan sonucu olarak kuruldu.Norrlandsoperan grundades 1974 som en direkt följd av den statliga kulturreformen samma år.
24 yaşında Hollanda Reform Kilisesi'nde papaz olmuştur.Vid 24 års ålder fick han tjänst vid Nederländska reformerta kyrkan.
Kralın karşı çıkmasına rağmen, Groza hükumeti toprak reformu yaptı ve kadınlara oy hakkı tanıdı.Fast kungen inte ville, genomförde Grozas regering jordreformer och kvinnlig rösträtt.
1509 - Jean Calvin, Fransız din reformcusu (ö.1509 - Jean Calvin, fransk-schweizisk reformator.
Bununla birlikte bu reform kısa ömürlü oldu.Reformen har dock gjort comeback.
Augustus'un "Kamu Gelir reformları" nın İmparatorluğun sonraki başarıları üzerinde oldukça etkisi olmuştur.Augustus offentliga finansiella reformer fick ett stort inflytande på imperiets följande framgångar.
Alan, Orta Çağ sokak planının ve Reformasyon dönemi binalarının çoğunu korumaktadır.Old Town har bevarat sin medeltidsplan och flera reformationstidsbyggnader.
Ayrıca eğitim alanında önemli reformlar yapılmaktadır.Man genomförde stora reformer, bland annat i utbildningssystemet.
Vergi Reformu ve Kalkınma Davamız.Reform av finanser och skatter.
1922) 1847 - Annie Besant, İngiliz sosyal reformcu, feminist eylemci ve teozof (ö.1847 – Annie Besant, brittisk socialreformator och teosof.
Doğu Alman lider Erich Honecker hala reformlara karşı çıkıyordu.Den östtyske ledaren Erich Honecker tvingades nu avgå.
Salon 20: Reformlar Dönemi.Avsnitt 3: "Du-reformen".
Katoliklere inanç özgürlüğü verilmesini ve parlamento reformu yapılmasını savundu.Oinskränkt religionsfrihet utlovades både åt katoliker och reformerta.
İran Reform hareketi seçimlere tek bir adayla katılmak istedi.Den iranska reformrörelsen hade försökt enas kring en kandidat.
Bu metropoliten kontluk 1974'te resmen yürürlüğe giren "1972 Yerel İdare Reformu Kanunu" ile kurulmuştur.Maj:t. Detta blev verklighet vid förvaltningsprocessreformen 1972.
Eşcinsellik, 1951'de Ürdün Ceza Kanunu'nun reform edilmesi sonucu ile yasallaştırılmıştı.Strafflagen blev formellt ändrad 1951 för att överensstämma med avskaffandet av dödsstraffet.
Kırım'ın bu yeni sakinleri Şahin Giray reformlarına destek vermekteydi.Referensen till KKK ska ha syftat på Johnnys konservativa politiska åsikter.
Gittikçe muhafazakarlaşmasına karşın tarım, çalışma ve eğitim reformlarını destekledi.Trots det fortsatte han att trycka på för att fortsätta reformera ekonomin och utbildningsväsendet.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Birleşik Krallık'ta ekonomik reformlar uygulanamaya başladı.Med Frankrikes nya konstitution efter andra världskriget började reformer införas.
Gene toplumsal ve ekonomik reformlara girişti.Därför behövdes det sociala och ekonomiska reformer.
Banka, 1991 yılında kurulmuş olup tarihi Cancrin'in 1841'deki mali reformlarına kadar gitmektedir.Banken har sitt säte i Moskva och dess historia går tillbaka till Jegor Kankrins ekonomiska reform 1841.
Bu da Reform hareketlerini hazırladı.Han arbetade vidare för reformationen.
Ülkede toprak reformu yapıldı ve büyük sanayi işletmeleri kamulaştırıldı.Företaget omorganiserades och stora personalnedskärningar genomfördes.
Bununla birlikte toprak reformlarını uyguladı ve çiftçilere mülkiyet hakkını verdi. ^En jordreform genomfördes som gav bönderna ägandet över jorden.
Ayrıca, Nikon'un Rus Ortodoks Kilisesi'nde önemli bir mezhep bölünmesine yol açan reformlarını destekledi.Det var en del av reformerna för att få den rysk-ortodoxa kyrkan under direkt kontroll.
1816'da Kral I. Willem kiliseyi yeniden örgütleyerek adını Hollanda Reform Kilisesi biçiminde değiştirdi.1816 fick kyrkan det officiella namnet Nederlandse Hervormde Kerk.
Yapılan tüm reformlar 1889 yılında yapılan Meiji Anayasasını oluşturacaktır.Den ersatte Meiji-konstitutionen från 1889.
1 Ocak - Huldrych Zwingli, İsviçre Protestan Reform'unun lideri (ö.1 januari – Huldrych Zwingli, schweizisk reformator.
Hali hazırda reformlar yapılmaya devam etmektedir.Denna förändringsprocess pågår fortfarande.
Bu program, Protestan Reform Hareketine karşı oluşturulmuştur.Boken anses ha påskyndat den protestantiska reformationen.
Bu durum Sırp Cumhuriyeti'nde siyasi reformun başlangıcı oldu.Detta var starten för reformationen i England.
Yunanistan'da 2011 yılında gerçekleşen yerel idareler reformundan beri Sparta belediyesinin bir parçasıdır.Greklands prefekturer är en sedan 2011 avskaffad landsindelning.
Resmi olarak 1994'te kuruldu, İslama ve reforma çağrı yapmaktadır.Den andra delen publicerades 2014: Försoning och förvandling.
Reform Partisi adayı Ross Perot toplam oyların yaklaşık %8'ini alabilmiştir.Reform Party nominerade Ross Perot som fick 8,4 % av rösterna.
1966'da işletmecilerin yetkisini genişleten reform önerisi kabul edildi.1988 tilläts alla köpa biljetten.
Norrlandsoperan 1974 yılında aynı yıl gerçekleşen İsveç kültürel reformunun doğrudan sonucu olarak kuruldu.Норландское опера була заснована в 1974 році як прямий результат шведської культурної реформи того ж року.
Rõivas 1998'de Estonya Reform Partisi'ne katıldı.У 1998 році вона вступила до Партію реформ Естонії.
Yapılan tüm reformlar 1889 yılında yapılan Meiji Anayasasını oluşturacaktır.Всі реформи періоду Мейдзі втілилися в Конституції Мейдзі, яка була прийнята в 1889 році.
Salon 20: Reformlar Dönemi.Зал 20: «Просвіта».
1997 yılında Petr Vochozka ve cürretkar yatırımcıları Cash Reform Group tarafından kurulmuştur.Petr Vochozka), при вкладенні інвестицій Cash Reform Group в 1997 році.
Ordudaki reform ve getirdiği maliyetler Prusya'da bir anayasal krize sebep oldu.Військові реформи (і видатки на їхнє проведення) спричинили конституційну кризу в Пруссії.
Özgürlükçü reformlar yapıldı.Була проведена кримінальна реформа.
24 yaşında Hollanda Reform Kilisesi'nde papaz olmuştur.У віці 24 років став священиком голландської кальвіністської церкви.
Bu Roma ordusunda gerçekleştirilen ikinci büyük reformdu.Це була друга важлива реформа, що збільшила військову міць Риму.
Bu reformlar ağır siyasal koşullarda yürütülüyordu.Революція розвивалася в напруженій політичній обстановці.
Sezar ve Augustus yönetiminde kapsamlı bir Sikke reformu uygulanmıştır.Перестала існувати внаслідок реформ Цезаря Августа.
Bu toprak reformlarından asiller çok hoşnutsuz olmuşlardı.Її земельна реформа була неадекватною.
Diokletian reformu imparatorluğu tetrarşiye dönüştürmüştür.Земельна реформа імператора викликала плутанину.
Talepleri kendileri tarafından olmasa da, sonraki reformistler tarafından hayata geçirildiler.Реформа була нівельована його наступниками.
Reformist Yahudilik inancıyla yetiştirildi.Виховувалась дівчинка у реформатській вірі.
Oradaki eğitim sisteminde reformlar yapmakla görevlendirdi.На тій посаді проводив реформи у системі сільської шкільної освіти.
Protestan Reform Hareketinin başlamasıyla ortaya çıkmıştır.Так було покладено початок протестантській Реформації.
Başkanlığı devrinde Aşağı Saksonya'da birçok reforma imza attı.Протягом всього правління король здійснював численні поїздки Саксонією.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü.Столипінська аграрна реформа).
Kadınlar ise yine reform talebiyle "sürücülük" istemişlerdir.Наразі реформа правопису частково переробляється, тобто проводять «реформу реформи».
Ancak bu reformları ulemayı gücendirdi.Це загрожувало загальмувати необхідні реформи.
Kadınların çalışma perspektifleri, kıyafet reformu ve aile gibi konularda konuşmacı oldu.Гілман стала доповідачкою з таких тем, як жіночі погляди на роботу, реформи сукні та сім'ї.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod