Toprak reformunu desteklediğini açıklamıştı.Известно, что он поддерживал социальные реформы.
Qin Hanedanlığı aynı zamanda çeşitli reformlar yapmıştır.Правительство Ким Чен Ына провело ряд реформ.
290 yılında Diocletianus kapsamlı bir madeni para sistemi reformu başlattı.Около 301 года Диоклетиан начал экономические реформы.
Özgürlükçü reformlar yapıldı.Организатор либеральных реформ.
Pasedena’ya taşındıktan sonra Gilman sosyal reform hareketlerini organize etmede aktif oldu.После переезда в Пасадену Шарлотта стала активно участвовать в обществ по продвижению социальных реформ.
Caplan Los Angeles'ta reform yahudisi bir ailede doğdu.Джона Хилл родился в Лос-Анджелесе в еврейской семье.
Paseo de la Reforma, Meksika'nın başkenti Meksiko'nun merkezinde bulunan cadde.Пасео-де-ла-Реформа — главный проспект столицы Мексики.
Atina demokrasisinin genel olarak Klistenis'in reformlarıyla kurulduğu kabul edilir.507 - Утверждение демократических реформ Клисфена в Афинах.
Grev dalgasının gelmesinden korkan Grósz sanayi reformu sürecini tamamen durdurdu.Опасаясь волны забастовок, Грос фактически приостановил процесс реформирования отрасли.
1980'e kadar yani yönetimle ilgili reformlara kadar özel üniversite idi.Руководящую роль над школами до 1821 года выполнял университет.
Zaten Osmanlı ordusundaki reform çalışmaları ciddi anlamda devam etmekte ve yeniden düzenleme sağlanmakta idi.Вооружённые силы Сербии прошли долгий путь реформирования и переустройства.
2005 yılında Reform Partisi liderinin danışmanı oldu.В 2005 году назначен советником губернатора по развитию Рязани.
Villmergen Muharebeleri, İsviçre'nin Katolik ve Reform yanlısı kantonları arasında gerçekleşen iki çatışma.Швейцария распалась на католическую и реформатскую.
1483 - Martin Luther, Protestan reformunun lideri (ö.1546 — Мартин Лютер (р. 1483), вождь Реформации в Германии, основатель лютеранства.
1989 yılındaki "Kadife Devrim", derin ve sürekli siyasi ve ekonomik reform için bir şans sundu."الثورة المخملية" في عام 1989، عرضت فرصة لعميقة ومستمرة الإصلاح السياسي والاقتصادي.
Roma’dan kopuş, kendi başına bir reformasyon değildi.لم يكن الانشقاق عن روما بحد ذاته إصلاحًا.
Ekonomistler, ürün piyasalarındaki reformlarda çok fazla büyüme görüyorlar.يعزو العديد من الاقتصاديين النمو إلى الإصلاحات في أسواق المنتجات.
İspanya’nın kendisi için barışa ve reforma ihtiyacının olduğunu söylemekteydi.فقد أدرك أن إسبانيا بحاجة إلى إصلاح، وأن الإصلاح بحاجة إلى سلام.
Malatesta'ya göre sendikalar reformistti ve hatta bazen muhafazakar olabiliyorlardı.ورأى مالاتيستا أن النقابات إصلاحية وقد تكون أحياناً محافظة.
Bu köklü reformlar sonucunda insan hakları konusunda ciddi gelişme kaydedildi.أسفرت هذه الإصلاحات الجذرية عن حدوث تطور جدي بشأن حقوق الإنسان.
1559'da parlamento Reformasyon Tasarısı'nı görüşmek ve yeni bir kilise kurmak üzere toplanmaya çağrıldı.استُدعي برلمان إنجلترا في 1559 للنظر في مشروع قانون الإصلاح وخلق كنيسة جديدة.
Ancak bu reformları ulemayı gücendirdi.ولكن قامت نسيان بتعديل تلك العيوب.
AB'ye son katılım yapısal reform için daha fazla ivme ve yön verir.انضمام الأخيرة إلى الاتحاد الأوروبي يعطي مزيدا من الزخم والاتجاه إلى الإصلاح الهيكلي.
Steinmeier, reformistler ve ılımlılar olarak bilinen SPD'nin sağ kanadına aittir.شتاينماير ينتمي إلى الجناح الأيمن من الحزب الاشتراكي الديمقراطي، والمعروف باسم الإصلاحيين والمعتدلين.
İstifa eden ve kilise rütbeleri alınan kişilerin yerine reformlara taraftar olanlar getirildi.استُبدل الأساقفة الذين عُزلوا من مقاعد الكنسية وعُيّن غيرهم ممن يوافقون على الإصلاحات.
Reforma (İspanyolca).Reforma (باللغة الإسبانية).
Çoğu Protestan Reformcu Servet'i tehlikeli bir köktenci olarak görmekteydi ve dini özgürlük fikri henüz yoktu.رأى أغلب المصلحين البروتستانت سيرفيتوس كشخص ثوري خطير، ولم يكن مفهوم الحرية الدينية موجوداً في ذلك الوقت.
ABD'ndeki cezaevi reformu ve kölelerin kurtuluşu olmak üzere, toplumda birçok reformu teşvik etti.كما أنها عملت على تشجيع العديد من الإصلاحات في المجتمع منها اصلاح السجون و تحرير العبيد في الولايات المتحدة.
Protestan Reformu sonrasında İngiltere ile Katolik İspanya karşı karşıya geldi.فانتقل الإصلاح البروتستانتي لاحقا أن جعل انكلترا وإسبانيا الكاثوليكية أعداء ألداء.
Temel olarak babasının kilise reformları düşüncesini desteklemekle birlikte bir takım küçük ayarlamalar yaptı.وقد أيدت بشكل رئيسي فكرة والدها عن إصلاح الكنيسة، لكنها أجرت بعض التعديلات الطفيفة.
1509 - Jean Calvin, Fransız din reformcusu (ö.1509 - جان كالفن، مصلح ديني فرنسي.
16. yüzyılda dinde Reform hareketi oldu.حركة الإصلاح الديني في القرن الثاني عشر.
Espartero'nun reform programını uygulama teşebbüsünde bulunmasıyla naip Maria Cristina istifa etti.فاستقالت ماريا كريستينا من الوصاية بعد محاولة إسبارتيرو البدء ببرنامج الإصلاح.
II. Alexander döneminde ilk ve en önemli liberal reform Emanciptaion Reform of 1861 in Russia yapıldı."إصلاح الفلاحين في 1861") هو أول وأهم الإصلاحات الليبرالية في عهد ألكسندر الثاني قيصر روسيا.
İtalya'ya kaçma niyetinde olan Servet, Calvin ve reformcularının suçlandığı Cenevre'de durmuştur.بقصد الهروب إلى إيطاليا، توقف سيرفيت في جنيف، حيث شجبه كالفين ومصلحوه.
Tek tiplilik bildirisi, başlanıç reform bildirisinden daha ihtiyatlı olarak hazırlanmıştı.كان قانون التوحيد أكثر حذرًا من مشروع قانون الإصلاح الأولي.
Augustus'un "Kamu Gelir reformları" nın İmparatorluğun sonraki başarıları üzerinde oldukça etkisi olmuştur.كان لإصلاحات الإيرادات العامة من قبل أغسطس أثر كبير على النجاح اللاحق للإمبراطورية.
Kral Yeongjo ve Kral Jeongjo, Joseon hanedanlığında yeni bir reforma önderlik ettiler.الملك يونغجو وجونغجو الملك قاد خاصة نهضة جديدة لمملكة جوسون.
Eşcinsellik, 1951'de Ürdün Ceza Kanunu'nun reform edilmesi sonucu ile yasallaştırılmıştı.تم إلغاء تجريم المثلية الجنسية بموجب القانون في عام 1932، بإدخال قانون عقوبات جديد.
I. Petro'nun reformları, Rusya'ya Batı Avrupa'nın önemli kültürel etkilerini getirdi.إصلاحات بيتر الأكبر الكبيرة أحضرها لأوروبا الغربية بالتأثيرات الكبيرة لأوروبا .
1982 Anayasası'nın kabulünün ardından anayasada birçok köklü reform yapıldı.أُجريت العديد من الإصلاحات الجذرية علي الدستور عقب قبول دستور 1982.
Parlement'lar mali reformların önünde de büyük engel oluşturuyorladrı.كما كانت البلاد بطيئة في تنفيذ الإصلاحات الهيكلية.
Daha muhafazakâr bir ekonomik reform paketleri uyguladı.إجراء إصلاحات اقتصادية ليبرالية جديدة.
Ancak gelişmeler yeni reformların yapılmasını gerekli kıldı.استلزم نمو الطائفة إجراء المزيد من التغييرات.
Bu yapılan reformlar toplumda da bölünmeler oluşturmuş ve bundan yararlanan Carlistler ayaklandılar.وكانت النتيجة ثورة عامة فتحالف معهم العمال الكتالونيين أنفسهم.
1517 - Martin Luther'in Reform hareketini başlatması.لاهوت الصليب (1518) - مارتن لوثر.
Bu reformlar zengin toprak sahiplerini tehdit ettiği için öldürülmüştür.وقد مثلت هذه الإصلاحات تهديدًا لممتلكات مُلاك الأراضي الأغنياء في إيطاليا.
Her zaman Reform Kulübe gider.يغير المتحف عروضه بانتظام.
Yaklaşık olarak bu yasayla aynı zamanda da harf reformu için bir komisyon kuruldu.وفي نفس الوقت تقريباً صدر قانون تشكيل لجنة لتعديل الحروف.
Martin Luther Hıristiyanlıkta Protestanlık adı verilen Reform hareketini başlattı.مارتن لوثر يطلق ثورة إصلاح بروتستانتي.
The Soviet Union under Gorbachev: Prospects for Reform (İngilizce).Bosnian Security after Dayton: New Perspectives (باللغة الإنجليزية).
Eylül 2003'te, Muhammed Naci el-Utri kabinesinde Tarım ve Tarım Reformu Bakanı olarak atandı.في أيلول 2003 تم تعيين عادل سفر وزيراً للزراعة والإصلاح الزراعي في حكومة محمد ناجي العطري.
II. Mahmut ve Abdülmecit döneminde yapılan hükûmet reformlarıالإصلاحات على بنية الحكومة في عهدي محمود الثاني وعبد المجيد
Fakat Zealotlar'ın gerçekte sosyal reform için bir programa sahip olduklarını bilmek zordur.Porém, é difícil de saber se os Zelotes de fato tinha um programa de reforma social.
Roma'da Galba, Nero'nun tüm reformlarını birçok önemli insanın menfaatlerine dokunacak şekilde iptal etti.Em Roma, Galba cancelou todas as reformas de Nero, incluindo benefícios para muitas pessoas importantes.
MS 645'te Taika Reformları sistemin uygulanmasının ilk işaretleri idi.Em 645, as Reformas Taika foram os primeiros sinais da implementação do sistema.
Çin'in ekonomik reformları, bankacılık sisteminin ekonomik rolünü büyük ölçüde artırdı.As reformas econômicas aumentaram grandemente o papel econômico do sistema bancário.
1965 yılında Kosygin, Sovyet ekonomisini yerelleştirmek için reform başlattı.Em 1965, Kosygin iniciou várias reformas para descentralizar a economia soviética.
16. yüzyıl boyunca kuzey Almanya bölgeleri, Protestan Reformu'nun merkezi oldu.Durante o século XVI, o norte da Alemanha tornou-se o centro da Reforma Protestante.
Bununla birlikte, reformlar ve piyasa ekonomisine geçiş başladı.No entanto, as reformas foram realizadas e iniciou-se a transição para uma economia de mercado.