Ana içeriğe geç
Sözlük

reddetme ile cümle

reddetme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Postanarşist düşünce, böylesi bir özcülüğü reddetmektedir.Czyż wasz rozsądek nie odrzuca podobnej myśli?
"Reddetme yanlılığı" olarak bilinen bu etki başka deneylerle de desteklenmiştir.Ten efekt, nazwany „błędem falsyfikacji”, został potwierdzony w innych eksperymentach.
Fakat satıcı (parayı alan kişi) böyle bir ödemeyi reddetme hakkına sahiptir.Kupiec nie ma jednak pieniędzy na zapłacenie podatku.
"Reddetmek mümkün değil". posta.Ale to nie było w stanie nas zatrzymać” – relacjonował.
Vergi vermeyi reddetmeleri üzerine, Aleksios, Gürcü tacirlerin desteği ile bölgeye askeri birlik yolladı.Gdy odmówił jej wydania, Apollo zesłał na wojska greckie zarazę.
Anarşizm, her koşulda her türlü otoriteyi reddetmektir.Autorytet – automatycznie ulegamy wszelkim autorytetom.
ABD ve Rusya bu talebi reddetmekteler.Dock förbehåller sig både USA och Ryssland rätten att göra sådana anspråk.
Decimus Brutus'un Cisalpine Galya'yı devretmeyi reddetmesi üzerine, Antonius onu Mutina'da kuşattı.Decimus Brutus vägrade ge upp Cisalpinska Gallien, varför Antonius slog ner honom i Mutina.
Laud ise tüm eylemlerini aynı kararlılıkla savunmasa da kişisel sorumluluklarını reddetmemiştir.Vidare svär jag som regissör att avstå från all personlig smak.
1 Haziran 2007 tarihinde ABD Yüksek İdare Mahkemesinin davayı reddetmesi üzerine tahliye edildi.Första maj 2007 beslutade Högsta domstolen att ta upp fallet.
"Reddetme yanlılığı" olarak bilinen bu etki başka deneylerle de desteklenmiştir.Цей ефект, відомий як «упередження відсутності підтвердження», був виявлений і іншими експериментами.
Günümüzde İsviçre'de Ermeni Soykırımını reddetmek suçtur.В теперішній час неодноразово звинувачували в українофобії Костянтина Затуліна.
Gerekçesiyse okulun geleneksel düzenine uygun çizimleri reddetmesidir.Це пояснюється тим, що вони регулярно порушувала шкільні правила.
Çoğu birey, transseksüellik kavramını reddetmektedir.Більшість лінгвістів відкидають теорію Віїка.
Koruma talebini reddetmektedir.На відповідні запити захисту відмовили.
Cromwell parlamentonun aldığı kararları reddetmek yerine 22 Ocak 1655 günü parlamentoyu dağıtma yoluna gider.Cromwell, aby nemusel prosazovat změny v návrzích zákonů parlamentu, ho rozpustil 22. ledna 1655.
ABD ve Rusya bu talebi reddetmekteler.Vydat ho chtějí USA i Rusko.
Ekimde Leo'nun teklifi reddetmesiyle Bale, Matt Damon, Ben Affleck ve Bradley Cooper düşünülmeye başlanıldı.Poté co DiCaprio od role upustil, byly zvažování Bale, Matt Damon, Ben Affleck a Bradley Copper.
Ancak, Almanlarla işbirliğine devam etmeyi reddetme isteğini sıkı bir şekilde ifade ettiği görülüyor.Zajímavostí je, že odmítala vystupovat v Německu.
Hilde resmi dinini reddetme noktasına geldi.A ajuns să respingă religia formală.
Dolayısı ile CCA Lee 'nin bu hikâyesini onaylamayı reddetmesine rağmen, Lee hikâyeyi yayınlamıştır.A CCA nem engedélyezte a történet megjelentetését, de ennek ellenére Lee leközölte azt.
Böyle bir sebeple adaylığı reddetmenin ilk kez olan bir şey olduğu söyleniyordu.Ez volt az első eset, hogy egy jelöltet eltiltottak a részvételtől.
Fakat satıcı (parayı alan kişi) böyle bir ödemeyi reddetme hakkına sahiptir.A kereskedőknek kötelező elfogadni ezt a fizetőeszközt.
1 Haziran 2007 tarihinde ABD Yüksek İdare Mahkemesinin davayı reddetmesi üzerine tahliye edildi.Ezért 2009. június 21-én az Egyesült Államok Legfelsőbb Bírósága elutasította a fellebbezést.
Koruma talebini reddetmektedir.Suojelupoliisi epäsi pyynnön.
Fakat hiçbir zaman padişah yönetimini reddetmemişlerdir.Säätyvaltiopäivät eivät kieltolakia koskaan hyväksyneet.
"Reddetmek mümkün değil". posta.Se on kieltämisen kieltämistä."lähde?
Ve yine nihilizm, her şeyi, her gerçeği ve değerleri reddetme şeklinde ortaya çıkmıştır.Nihilismi tarkoittaa vallitsevien arvojen ja käsitysten kieltämistä.
Redd-i Revâfıd: Ehli sünnete aykırı Râfızî mezhebini reddetmektedir.Raili Kettunen: Kansa vastustaa poikien ympärileikkausta.
McEwan bütün bu suçlamaları da reddetmektedir.Η Σαβτσένκο αρνείται όλες τις κατηγορίες.
Bir kuramın her özgün testi kuramı yanlışlama ya da reddetme girişimidir.Κάθε γνήσιος έλεγχος μιας θεωρίας είναι μια προσπάθεια να τη διαψεύσουμε ή να την αντικρούσουμε.
Livius bu teklife itiraz eder ama tamamen de reddetmez.Η Μπάθσιμπα δεν αρνείται την πρόταση, αλλά ούτε τη δέχεται.
Bu kavramları yapıbozuma uğratmak, onları reddetmek demek değildir.Δεν έχει νόημα να να τα προσθέσετε ή να τα αφαιρέσετε .
Sanatçılar bunu reddetmesi halinde diskalifiye olurlar.Τα τραγούδια των καλλιτεχνών κινδυνεύουν να αποκλειστούν από την διαδικασία εάν οι ίδιοι αρνηθούν.
Ermeniler Cumhuriyet'i reddetmeye zorladılar.Armenerne pressede republikken til at afslå.
Beslenmeyi reddetmenin yol açacağı sonuçların hekim tarafından hükümlüye anlatılması gerekir."Konsekvensene av å nekte å ta til seg næring skal forklares for fangen av legen.»
Cromwell parlamentonun aldığı kararları reddetmek yerine 22 Ocak 1655 günü parlamentoyu dağıtma yoluna gider.Framfor å motsette seg parlamentets lovforslag, oppløste Cromwell bare parlamentet den 22. januar 1655.
Decimus Brutus'un Cisalpine Galya'yı devretmeyi reddetmesi üzerine, Antonius onu Mutina'da kuşattı.Etter at Decimus Brutus nektet å oppgi Gallia Cisalpina, beleiret Marcus Antonius ham ved Mutina.
"Reddetmek mümkün değil". posta.Men slipper trolig straff», Dagbladet.
Fakat satıcı (parayı alan kişi) böyle bir ödemeyi reddetme hakkına sahiptir.Kjøper betaler et gebyr («premie») for å ha denne rettigheten.
Birinin ona itaat etmeyi reddetmesinden nefret eder.Men hva skjer hvis en av dem nekter å betale sin andel?
"Svalbard'tan reddetme ve sınırdışı etme ile ilgili düzenlemeler" ayrım gözetmeksizin yürürlüktedir.Peraturan tentang penolakan dan pengusiran dari Svalbard" berlaku.
Kadın bunu reddetmesine rağmen ona inanmaz.Saat Harry menjawab tidak, ia percaya padanya.
Tek Yüzük'ü reddetmesi ona dönme hakkını vermiştir.Ia meminta cincin tunangannya dikembalikan.
Bu muhtemelen Nazi Partisine katılmayı reddetmesi nedeniyle oldu.Điều này có lẽ là do ông từ chối gia nhập Đảng Quốc xã.
Decimus Brutus'un Cisalpine Galya'yı devretmeyi reddetmesi üzerine, Antonius onu Mutina'da kuşattı.Sau khi Decimus Brutus từ chối trao trả Cisalpine Gaul, Antonius bao vây ông ta tại Mutina.
"Svalbard'tan reddetme ve sınırdışı etme ile ilgili düzenlemeler" ayrım gözetmeksizin yürürlüktedir."Quy địch về từ chối và trục xuất khỏi Svalbard" được thi hành theo cơ sở không phân biệt chủng tộc.
Ancak bu mirası asla reddetmedi, bununla birlikte müzikal dilini çok geliştirdi.Phiên bản này tuy không phổ biến nhưng cũng từng được ca sĩ Thái Thanh thâu âm.
Fakat Newell bu teklifi Love in the time of Cholera filmiyle ilgilendiğinden reddetmek zorunda kaldı.Tác phẩm đã được chuyển thể thành phim với nhan đề Love in the time of Cholera.
Koruma talebini reddetmektedir.Cho nên Vệ hủy bỏ lời minh ước.
Berkeley, maddi dünyanın var olduğunu reddetme çabasında değildi.Berkeley tin rằng vật chất không tồn tại.
Tek Yüzük'ü reddetmesi ona dönme hakkını vermiştir.一つの指輪を拒絶したことで呪詛が解かれたため、ついに帰還を許されたのである。
İnsan doğasını tümden reddetmek insanı edimsel olarak umutsuzluğa götüren bir noktada durmaktır.人間時代には人間を奴隷とする魔王を討とうと単身魔王ガイに挑むも敗れる。
"Reddetmek mümkün değil". posta.外すことはできない」と拒否した。
Böyle bir sebeple adaylığı reddetmenin ilk kez olan bir şey olduğu söyleniyordu.最終回で初めてその内容と行われなかった理由が明かされた。
Bu da "Öldürmeyi Reddetme Hakkı"dır".異能は「死を拒絶する」力。
Adobe Photoshop veya Paint Photo Shop uygulamalarının güncel sürümleri banknot basmayı reddetmektedir.Adobe Photoshop や Corel Paint Shop Pro などの画像編集ソフトウェアは紙幣の加工を受け付けないようになっている。
Anne maymunlarda yavrularını reddetme ve onlara kötü davranma görülmüştür.母は熊を中に入れ、姉妹に怖がる必要がないと言った。
Oysa köktendincilik kamusal – özel ayrımını reddetmektedir.→ 別府市 別府 - 曖昧さ回避。
Bu kavramları yapıbozuma uğratmak, onları reddetmek demek değildir.我們應該包容而非拒絕他們。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod