Ve fikri beğendi, fakat hemen benim adaylarımı reddetmeye başladı.I-a plăcut ideea la nebunie, dar a început imediat să-mi respingă nominalizările.
Ve fikri beğendi, fakat hemen benim adaylarımı reddetmeye başladı.그녀는 제 생각을 맘에 들어했지만 제가 고른 후보들은 맘에 안들어 했습니다.
Ve fikri beğendi, fakat hemen benim adaylarımı reddetmeye başladı.Pomysł bardzo jej się spodobał, ale szybko zaczęła odrzucać moich kandydatów.
Ve fikri beğendi, fakat hemen benim adaylarımı reddetmeye başladı.Und sie fand die Idee großartig, aber sie fing ganz schnell an meine Kandidaten abzulehnen.
Ve fikri beğendi, fakat hemen benim adaylarımı reddetmeye başladı.Y le encantó la idea pero de inmediato empezó a rechazar a los nominados.
Ve fikri beğendi, fakat hemen benim adaylarımı reddetmeye başladı.Και λάτρεψε την ιδέα, αλλά γρήγορα άρχισε να απορρίπτει τους υποψηφίους.
Ve fikri beğendi, fakat hemen benim adaylarımı reddetmeye başladı.Ей очень понравилась эта идея, но она тут же начала отвергать моих претендентов:
Ve fikri beğendi, fakat hemen benim adaylarımı reddetmeye başladı.И тя заобича идеята, но бързо започна да отхвърля моите кандидати.
Ve fikri beğendi, fakat hemen benim adaylarımı reddetmeye başladı.והיא התאהבה ברעיון, אבל עד מהרה היא התחילה לפסול את המועמדים שלי.
Ve fikri beğendi, fakat hemen benim adaylarımı reddetmeye başladı.وقد احبت الفكرة وبدأت على الفور برفض اقتراحاتي
Ve fikri beğendi, fakat hemen benim adaylarımı reddetmeye başladı.すぐに ぼくの選んだ候補者が だめだと言うのです 「いい人だけど あの人の助言は欲しくないわ」なんてね
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.A museli jsme se vzepřít strachu ze selhání.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.Die Angst vorm Versagen mussten wir ablehnen.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.E abbiamo dovuto rifiutarci di temere la sconfitta.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.En weigeren om mislukkingen te vrezen.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.És le kellett küzdenünk a kudarctól való félelmünket.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.Et nous avons dû refuser la peur de l'échec.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.I musieliśmy odrzucić strach przed klęską.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.그리고 우리는 실패하는 것을 두려워 하지 않아야 했습니다.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.Şi a fost nevoie să refuzăm să ne temem de eşec.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.Teníamos que renunciar al temor al fracaso.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.Tivemos que recusar ter medo do fracasso.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.Нужно было перебороть страх поражения.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.Трябваше да не се страхуваме от неуспех.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.והיינו חייבים לסרב לפחד מכשלון.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.وكان علينا أن نرفض الانصياع لحكم الخوف.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.拒む必要がありました このことは現在でも変わりません
Ve reddetme için yol açar.E isto conduz a que se rejeite.
Ve reddetme için yol açar.Και που οδηγεί σε απορριπτική.
Yani konu değersizleştirmekle veya reddetmekle de ilgili değildir.그러니까 그 무언가를 폄하하고 부정하거나
Yani konu değersizleştirmekle veya reddetmekle de ilgili değildir.כך שאין מדובר בהפחתה או הרחקה של תקופות הקושי האלה
Yani konu değersizleştirmekle veya reddetmekle de ilgili değildir.والفكرة ليست حول التقليل من قيمة ، أو نفي هذه الأوقات العصيبة
Yani konu değersizleştirmekle veya reddetmekle de ilgili değildir.隠したいものとして否定するのではなく
Yani sıfır hipotezini reddetmek hata olur.A pokud bychom ji v tom případě zamítli, udělali bychom chybu.
Yani sıfır hipotezini reddetmek hata olur.Então ao rejeitá-la nós podemos cometer um erro.
Yani sıfır hipotezini reddetmek hata olur.그래서 우리는 여전히 실수를 한 것일 수도 있어요.
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!(70:9) Не отвергни меня во время старости; когда будет оскудевать силамоя, не оставь меня,
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!Älä heitä minua pois minun vanhalla iälläni, älä hylkää minua, kun voimani loppuu.
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!Förkasta mig icke i min ålderdoms tid, övergiv mig ej, när min kraft försvinner.
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!Forkast mig ikke i alderdommens tid, forlat mig ikke når min kraft forgår!
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!Forkast mig ikke i Alderdommens Tid og svigt mig ikke, nu Kraften svinder;
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!Janganlah Kaubuang aku di masa tuaku jangan tinggalkan aku bila kekuatanku sudah habis
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!나를 늙은 때에 버리지 마시며 내 힘이 쇠약한 때에 떠나지 마소서
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!Não me enjeites no tempo da velhice; não me desampares, quando se forem acabando as minhas forças.
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!Ne me rejette pas au temps de la vieillesse; Quand mes forces s`en vont, ne m`abandonne pas!
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!Neodvrhni ma v čase staroby; neopusti ma, keď zhynie moja sila.
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!Ne vess el engem az én vénségemnek idején; mikor elfogy az én erõm, ne hagyj el engem!
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!Nezamítejž mne v věku starosti; když zhyne síla má, neopouštějž mne.
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!Ne zavrzi me ob starosti času, ko peša krepkost moja, ne zapusti me.
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!Nie odrzucajże mię w starości mojej; gdy ustanie siła moja, nie opuszczaj mię.
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!No me deseches en el tiempo de la vejez; no me desampares cuando mi fuerza se acabe
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!Non mi respingere nel tempo della vecchiaia, non abbandonarmi quando declinano le mie forze
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!Nu mă lepăda la vremea bătrîneţei; cînd mi se duc puterile, nu mă părăsi!
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!Stuur mij niet weg nu ik ouder ben geworden. Zult U mij niet verlaten nu ik minder kracht over heb?
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!Verwirf mich nicht in meinem Alter; verlaß mich nicht, wenn ich schwach werde.
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!Xin Chúa chớ từ bỏ tôi trong thì già cả; Cũng đừng lìa khỏi tôi khi sức tôi hao mòn.
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!Xin_Chúa chớ từ_bỏ tôi trong thì già_cả ; Cũng đừng lìa khỏi tôi khi sức tôi hao_mòn .
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!Μη με απορριψης εν καιρω γηρατος οταν εκλειπη η δυναμις μου, μη με εγκαταλιπης.
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!Не ме отхвърляй във време на старостта ми; Не ме оставяй, когато отпада силата ми;
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!אל תשליכני לעת זקנה ככלות כחי אל תעזבני׃