Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!لا ترفضني في زمن الشيخوخة. لا تتركني عند فناء قوّتي.
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!我 年 老 的 時 候 、 求 你 不 要 丟 棄 我 . 我 力 氣 衰 弱 的 時 候 、 求 你 不 要 離 棄 我
Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme!我 年老 的 時候 、 求 你 不 要 丟棄 我 . 我 力氣 衰弱 的 時候 、 求 你 不 要 離棄我
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.(35:5) на ложе своем замышляет беззаконие, становится на путь недобрый, не гнушается злом.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.ájának beszéde hiábavalóság és hamisság; megszünt bölcs lenni [és] jót cselekedni.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Alles wat hij zegt, is slecht en bedrieglijk. Verstandig en goed handelen is er niet bij.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Di tempat tidur ia merencanakan kejahatan; perbuatannya tak ada yang baik, yang jahat tidak ditolaknya
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Hänen suunsa sanat ovat vääryyttä ja petosta; hän on lakannut tekemästä sitä, mikä taidollista ja hyvää on.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Hans munns ord er urett og svik; han har latt av å fare viselig frem, å gjøre godt.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Hans muns ord äro fördärv och svek; han vill icke göra vad förståndigt och gott är.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.În aşternutul lui se gîndeşte la răutate, stă pe o cale care nu este bună, şi nu urăşte răul.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Inique e fallaci sono le sue parole, rifiuta di capire, di compiere il bene
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.저는 그 침상에서 죄악을 꾀하며 스스로 불선한 길에 서고 악을 싫어하지 아니하는도다
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Maquina o mal na sua cama; põe-se em caminho que não é bom; não odeia o mal.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Nó toan ác tại trên giường nó ; Nó đứng trên con đường chẳng thiện , Nó cũng không gớm_ghiếc sự dữ .
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Nó toan ác tại trên giường nó; Nó đứng trên con đường chẳng thiện, Nó cũng không gớm ghiếc sự dữ.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.på sit Leje udtænker han Uret, han træder en Vej, som ikke er god; det onde afskyr han ikke.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Slová jeho úst sú márnosť a lesť; prestal mať rozum, aby robil dobré.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Slova úst jeho jsou nepravá a lstivá, přestal srozumívati, aby dobře činil.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Słowa ust jego są nieprawość i zdrada; nie chciał rozumieć, aby dobrze czynił.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Sobre su cama piensa iniquidad; está en un camino que no es bueno y no desprecia el mal
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.sondern sie trachten auf ihrem Lager nach Schaden und stehen fest auf dem bösen Weg und scheuen kein Arges.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Zlobo izmišlja v postelji svoji, stopa na pot, ki ni dobra, hudo se mu ne gnusi.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Ανομιαν διαλογιζεται επι της κλινης αυτου ισταται εν οδω ουχι καλη το κακον δεν μισει.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Беззаконие измислюва на леглото си; Застава на недобър път; злото не мрази.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.און יחשב על משכבו יתיצב על דרך לא טוב רע לא ימאס׃
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.يتفكر بالاثم على مضجعه. يقف في طريق غير صالح. لا يرفض الشر
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.他 在 床 上 圖 謀 罪 孽 、 定 意 行 不 善 的 道 、 不 憎 惡 惡 事
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.他 在 床上 圖謀 罪孽 、 定意 行 不 善 的 道 、 不 憎惡惡事
- Yirmi yıldır... ...seni bir kez bile reddetmedim.20 Jahre! Und ich hab' dich nie hängenlassen.
- Yirmi yıldır... ...seni bir kez bile reddetmedim.-20 năm... tôi có bỏ anh lần nào đâu.
- Yirmi yıldır... ...seni bir kez bile reddetmedim.Al twintig jaar... ...heb ik nooit geweigerd.
- Yirmi yıldır... ...seni bir kez bile reddetmedim.- Douăzeci de ani. Nu te-am refuzat o dată.
- Yirmi yıldır... ...seni bir kez bile reddetmedim.- Dua puluh tahun. Aku belum pernah menolakmu.
- Yirmi yıldır... ...seni bir kez bile reddetmedim.Em 20 anos nunca te deixei ficar mal.
- Yirmi yıldır... ...seni bir kez bile reddetmedim.En 20 ans, je ne t'ai jamais rien refusé.
- Yirmi yıldır... ...seni bir kez bile reddetmedim.I 20 år har jeg aldrig svigtet dig.
- Yirmi yıldır... ...seni bir kez bile reddetmedim.- Niti enkrat te nisem zavrnil.
- Yirmi yıldır... ...seni bir kez bile reddetmedim. Şimdi de reddetmeyeceğim.En ole 20 vuoden aikana kieltäytynyt sinun hommistasi-
- Yirmi yıldır... ...seni bir kez bile reddetmedim. Şimdi de reddetmeyeceğim.In 20 anni, non ho mai rifiiutato un lavoro.
- Yirmi yıldır... ...seni bir kez bile reddetmedim. Şimdi de reddetmeyeceğim.På 20 år har jag aldrig sagt nej till dig.
- Yirmi yıldır... ...seni bir kez bile reddetmedim. Şimdi de reddetmeyeceğim.لم نخذلك ولا مرة ولن أبدأ الآن
- Yirmi yıldır... ...seni bir kez bile reddetmedim.-Za těch 20 let jsem ti nic neodmítl.
- Yirmi yıldır... ...seni bir kez bile reddetmedim.?מה ההחלטה .הם מסכימים .אבל יש להם כמה בקשות