Ana içeriğe geç
Sözlük

reddet ile cümle

reddet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat hiçbir zaman padişah yönetimini reddetmemişlerdir.Säätyvaltiopäivät eivät kieltolakia koskaan hyväksyneet.
FIFA, boşalan yer için İngiltere'ye teklif götürdü ancak İngiltere kupaya katılmayı reddetti.FIFA tarjosi paikkaa Englannille, joka ei kuitenkaan halunnut ottaa paikkaa vastaan.
Çoğu araştırmacı, bu fikri temelsiz olduğu için reddetmiştir.Monet tutkijat ovat kuitenkin hylänneet tämän samastuksen perusteettomana.
Ancak kulüp taşınmayı reddetti.Seura kuitenkin kieltäytyi neuvottelemasta siirrosta.
Fakat, kendisi bunu çeşitli sebeplerle reddetti.Hänen uintinsa kuitenkin hylättiin useista eri syistä.
Ancak Lucas bu teklifi reddetti.Lucas suhtautuu ehdotukseen kielteisesti.
Ancak Ford, rolü reddetmiştir.Leigh kuitenkin kieltäytyi roolista.
İsrail yarışma gününün Holokost Anma Günü ile aynı günde olması nedeniyle katılmayı reddetmiştir.Lisäksi Israel vetäytyi vapaaehtoisesti, koska kilpailu oli holokaustin muistopäivänä.
Fakat Roma bunu reddetti.Egypti luonnollisesti kieltäytyi.
Avusturya tarafı reddetti.Itävalta jäi ulkopuolelle.
Maple Leafs için sadece bir oyunu reddetti.Hän ei kuitenkaan tehnyt sopimusta Maple Leafsin kanssa.
Bir "yalancı" olmayı reddetti.Niinpä hän päätti ryhtyä väärentäjäksi.
Art Nouveau, zamanla klasisizmi reddetmiştir.Tyypillistä modernismille oli perinteen hylkääminen.
Bunun üzerine Papa Constantinus yeni imparatoru tanımayı reddetti.Paavi Konstantinos ei tunnustanut harhaoppista keisaria.
Ve yine nihilizm, her şeyi, her gerçeği ve değerleri reddetme şeklinde ortaya çıkmıştır.Nihilismi tarkoittaa vallitsevien arvojen ja käsitysten kieltämistä.
Ancak Hucr bu teklifi reddetti.Hooker ei kuitenkaan suostunut pyyntöön.
Yüksek İdare Mahkemesi de partinin kapatılmasını reddetti.Myös korkein oikeus kieltäytyi ottamasta vastaan virkavalaa.
1972 ve 1994'te yapılan referandumlarda Norveç halkı Avrupa Birliği'ne üyeliği reddetti.1994 – Norjalaiset äänestivät Euroopan unioniin liittymistä vastaan.
İoannis, Aleksios'un Venediklilere verdiği imtiyazları yenilemeyi reddetti.Ainoastaan Tyros kieltäytyi antautumasta Aleksanterille tämän asettamien ehtojen mukaan.
Ama reddetti.Hän kieltäytyi.
İsyancılar ise iddiaları reddetti.Palestiinalaiset kiistivät väitteet.
Ordu, Cassius'u yeni komutanları yapmak istediyse de, o Crassus'a olan sadakat'i nedeniyle bu öneriyi reddeti.Armeija vaati Cassiusta komentajakseen, mutta lojaalisuudesta Crassusta kohtaan Cassius kieltäytyi.
1990'da I. Baudouin kürtajı koşullu olarak serbest bırakan bir yasa teklifini onaylamayı reddetti.Vuonna 1990 kuningas Baudouin kieltäytyi allekirjoittamasta lakia, joka poisti abortin rangaistavuuden.
53 firma ise teklifi reddetmiştir.58 valtiota jätti äänestämättä.
Bazıları bir ordu subayının halka ateş açma emrini reddettiğini söylemektedir.Eräät uskoivat Alkatirin antaneen armeijalle käskyn tulittaa väkijoukkoon.
Bununla birlikte sendika böyle bir projeyi desteklemeyi reddetti.Nämä liikkeet puolestaan kieltäytyivät auttamasta tällaista järjestöä.
Üst Mahkeme hakimi davayı reddetti.Korkein oikeus hylkäsi valituksen.
Ancak FIFA bu başvuruyu reddetti.Sipilä kuitenkin kieltäytyi ehdokkuudesta.
Redd-i Revâfıd: Ehli sünnete aykırı Râfızî mezhebini reddetmektedir.Raili Kettunen: Kansa vastustaa poikien ympärileikkausta.
İsrail kararı kategorik olarak reddetti.Israel kuitenkin kielsi sen ehdottomasti.
Fakat Montand 1990 yılında DNA testi yaptırmayı reddetti.Taavitsainen suoritti paikalla koekaivauksen vuonna 1990.
Fakat dergi öyküyü yayımlamayı reddetti.Tällöin lehden julkaiseminen kiellettiin.
Wehrmacht ise bunu reddetti.Myös irokeesit itse kieltäytyivät.
Suçlamaları reddetti.Hän kiistää syytteet.
Fakat panter onu parçalamayı reddetti.Pilić kiisti kuitenkin kieltäytyneensä.
Zalad bu iddiaları reddetti.Öhman kiisti nämä väitteet.
Evening Post her iki öyküyü de reddetti.Viranomaiset kielsivät kummankin näytelmän esittämisen välittömästi.
Ben teklifi reddettim.Kieltäydyin tarjouksesta.
O, içeri girmemi açıkça reddetti.Hän kielsi avoimesti minua tulemasta sisään.
Arayan kişi bize adını vermeyi reddetti.Soittaja kieltäytyi antamasta meille nimeään.
Binbaşı Anderson teslim etmeyi reddetti.Ο Άντερσον αρνήθηκε να παραδοθεί.
İlk başta Legendre ona destek vermeye devam etmeyi önerdi fakat sonradan tüm yardımı yapmayı reddetti.Αρχικά ο Legendre συνέχισε να προσφέρει υποστήριξη, αλλά μετά αρνήθηκε κάθε βοήθεια.
Hitler ise Belçika'nın bağımsızlığının hakkında konuşmak ya da bu konuda bir açıklama yapmayı reddetti.Ο Χίτλερ όμως αρνήθηκε να μιλήσει για την ανεξαρτησία του Βελγίου.
Cameron bunu reddetti ve Fox'a şunları söyledi: "Filmimi kesmek mi istiyorsunuz?Ο Κάμερον αρνήθηκε, λέγοντας στη Fox «Θέλετε να μικρύνετε την ταινία μου; Θα πρέπει να με απολύσετε!
Paulus bunu reddetti.Ο Παύλος αρνήθηκε.
Pavel Mihailoviç Tretyakov gibi önde gelen sanatseverler dahi onları satın almayı reddetti.Ακόμη και ο Πάβελ Μιχάιλοβιτς Τρετιακόφ, ο ιδρυτής της Πινακοθήκης Τρετιακόφ, αρνήθηκε να τα αγοράσει.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.Αργότερα η Ρωσία διαψεύδει αυτούς τους ισχυρισμούς.
Fakat Kepler daha sonra bu formülü kesin olmaması gerekçesiyle reddetti.Παρόλα αυτά, ο Κέπλερ αργότερα απέρριψε αυτόν τον τύπο επειδή δεν ήταν αρκετά ακριβής.
Görüşmelerde bu terimi reddetmiş, ancak kavramın kendisini tümüyle bırakmamıştır.Σε συνεντεύξεις της τον έχει αποκηρύξει, παρότι δεν έχει αποποιηθεί την έννοιά του ολοκληρωτικά.
Hollandalı oyuncular, maç sonrası yapılan törene katılmayı reddettiler.Όμως, οι αθλητές της Χίου αρνήθηκαν να συμμετάσχουν την τελευταία στιγμή.
1915 - ABD Temsilciler Meclisi, kadınların da oy kullanması yönündeki kanun teklifini reddetti.1915 - Η Βουλή των Αντιπροσώπων των Η.Π.Α. απορρίπτει πρόταση να δοθεί στις γυναίκες το δικαίωμα ψήφου.
Hadrianus, Caledonian'ların Romalılarla birlikte yaşamayı reddettiklerini anlamıştı.Ο Αδριανός συνειδητοποίησε πως οι τελευταίοι θα αρνούνταν να συνυπάρξουν με τους Ρωμαίους.
Tiberius reddetti.Ο Τιβέριος αρνήθηκε.
Marco van Basten ve Uwe Seeler ise prensipleri nedeniyle projede yer almayı reddettiler.Οι ποδοσφαιριστές Μάρκο βαν Μπάστεν και Ούβε Σέελερ αρνήθηκαν να πάρουν μέρος στο έργο για λόγους αρχής.
McEwan bütün bu suçlamaları da reddetmektedir.Η Σαβτσένκο αρνείται όλες τις κατηγορίες.
Fakat, DNGC bu kararı reddetti.Ωστόσο, η TMC αποφάσισε να την απορρίψει.
3 Kasım 2014 tarihinde Cumhurbaşkanı Scott, PF Genel Sekreteri olarak Lungu'yu reddetti.Στις 3 Νοεμβρίου 2014 ο Λούνγκου απολύθηκε από γραμματέας του PF από τον Σκοτ.
Ancak Ford, rolü reddetmiştir.Η ηθοποιός όμως απέρριψε το ρόλο.
Ancak evliliği de tamamen reddettiklerine dair bilgiye rastlanılmamıştır.Το μόνο που γνωρίζουμε με βεβαιότητα είναι ότι ο γάμος τους δεν ήταν καθόλου επιτυχημένος.
Fakat Skripnik bunu reddetti ve ardından intihar etti.Η Αλθαία όμως αργότερα μετανόησε και αυτοκτόνησε.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod