Ana içeriğe geç
Sözlük

reddet ile cümle

reddet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak iki tarafında yardım isteğini reddetti.Zemský výbor v obou případech žádost zamítl.
Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere pek çok yabancı devlet hükümdarlığını reddetti.Z toho důvodu i řada německých šlechticů volbu nejprve odmítala.
Meyveyi son derece gerçekçi çizdikten sonra onun bir elma olduğunu reddetti.Po odchodu z Teplic hrál za Jablonec.
Kraliçe bu isteğini reddetti.To však královna odmítá jako nemožné.
Hess herhangi bir ayrıntıyı bildirmeyi de reddetti.Lockheed se odmítl k útoku vyjádřit.
80'li yıllarda James Bond rolü için kendisine yapılan teklifi reddetmiştir.V roce 1972 mu byla nabídnuta role Jamese Bonda.
1997'de Çeçen alfabesine geçtiler, Çeçenler Rusya ile federasyon anlaşmasını imzalamayı reddettiler.Tatarstán stejně jako Čečensko v roce 1992 odmítl podepsat svazovou smlouvu s Ruskou federací.
Huduti bunu reddetti.Smolec to popřel.
Ama reddetti.Odmítl.
Ama şehzade reddetti.Město dar odmítlo.
Kendisine Guru olarak seslenilmesini reddetti.Profesně se uvádí jako učitelka.
İkinci bir seçime katılmayı reddetti ve yerine seçimle yardımcısı Thabo Mheki geçti.Odmítl kandidovat ve druhém funkčním období a byl vystřídán svým zástupcem Thabo Mbekim.
Amerika Birleşik Devletleri metne imza atmayı reddetti.Nedunajské země ji odmítly podepsat.
GUK bu talebi reddetmiştir.Ten toto obvinění odmítl.
Hitchens bu iddiaları reddetti.Prezident Inyo tyto dedukce odmítne.
Cercis, bunu reddettiğinde ona işkence etmeye başladı.Když to odmítl, byl mučen.
1972 ve 1994'te yapılan referandumlarda Norveç seçmenleri Avrupa Birliği'ni reddetti.1994 – Norsko v referendu odmítlo přistoupit k EU.
Her ikisinde de Hitler'in karşısında geri adım attı ve Hitler'e istifasını sundu fakat Hitler reddetti.V obou dvou případech sklání před Hitlerem tvář a předkládá mu svoji rezignaci.
Ve olayların böyle vuku bulduğunu reddetti.Byl přesvědčen, že se mu takový výsledek podařilo najít.
Bu açıklamalardan sonra Kuzey Kore yetkilileri bu suçlamaları reddettiler.Přes intervence indických úřadů norský stát odmítal poskytnout jakékoliv vysvětlení.
Ölene kadar ya da istekleri kabul edilene kadar yemek yemeyi reddetti.El refuza să mănânce până când ori moartea ori cererile sale erau atinse.
Avusturya tarafı reddetti.Australia s-a abținut.
Mannerheim ve Savunma Bakanı Walden, benimle aynı fikri kabul etti ve Alman tekliflerini reddettiler.Mannerheim și ministrul apărării Walden au fost de acord cu mine și amândoi au refuzat ofertele germanilor.
Cameron bunu reddetti ve Fox'a şunları söyledi: "Filmimi kesmek mi istiyorsunuz?Cameron a refuzat, spunându-le celor de la Fox, „Vreți să-mi tăiați din film?
Rus ordularının komutanı Barclay, Bagration'un ısrarına rağmen savaşmayı reddetti.Barclay, comandatul suprem rus, a refuzat să lupte, în ciuda cererilor lui Bagration.
Aslanlar, Mammes'i yemeyi reddetti ve o, daha sonra aziz oldu.Leii au refuzat să-l mănânce, iar Mammes a fost făcut mai târziu sfânt.
Ancak Daniel babasının bu teklifini reddetti çünkü o matematik alanında eğitim almak istiyordu.Cu toate acestea, Daniel a refuzat, pentru că el a vrut să studieze matematica.
Marco van Basten ve Uwe Seeler ise prensipleri nedeniyle projede yer almayı reddettiler.Marco van Basten și Uwe Seeler au refuzat să participe la proiect din principiu.
Boemondo'nun yeğeni Tancred, Antlaşmayı onurlandırmayı reddetti.Nepotul lui Bohemond, Tancred, a refuzat să onoreze tratatul.
Fakat, kendisi bunu çeşitli sebeplerle reddetti.El a refuzat din mai multe motive.
Japonya ve İtalya bu antlaşmayı imzalamayı reddetti.Italia și Japonia nu au ratificat Tratatul.
Hem Araplar hem de Yahudiler Beyaz Sayfa teklifini reddetti.Atât liderii evrei cât și arabi au respins politica „Cărții Albe”.
Sovyetler Birliği'nin ittifakı zayıflatmayı amaçladığından korkan NATO ülkeleri, bu öneriyi reddetti.Liderii URSS, temându-se de o reacție negativă din partea comunității internaționale, i-au respins propunerea.
Senato, Kongre tarafından gönderilen metni reddetti.Senatul a respins textul aprobat de Congres.
19 Temmuz 2012' tarihinde Arjantin U-20 takımında oynaması için davet gönderildi, daveti reddetti.La 19 iulie 2012 a fost convocat pentru prima oară la echipa Argentina Under-20, dar a refuzat invitația.
Türkiye bu kararı reddetti.Turcia a respins această decizie.
Onu bekleyen halkı onsuz Valinor'a gitmeyi reddetmiştir.Elfii care l-au urmat pe acesta nu au mai avut voie să se întoarcă în Valinor.
Klein onu denetlemeyi reddetti ve Carl Runge’ı onu denetlemesi için anlaştı.Întrucât Klein a refuzat să-l supravegheze, Born a aranjat să-l aibă ca supervizor pe Carl Runge.
Orijinal temsilcisi onun Katalanca yerine İspanyolca söylemesini reddetti.A fost primul profesor care a predat la Cluj în limba maghiară în loc de latină.
Eisenhower, savaş suçlusu olarak ilan edilen Himmler ile herhangi bir şekilde muhatap olmayı reddetti.Eisenhower a refuzat să aibă vreo legătură cu Himmler și a declarat că acesta era criminal de război.
Onun için Totila'nın bu teklifini reddetti.Acest lucru a fost ceea ce Togo dorea să evite.
Beklenildiği gibi Mısır bu teklifi reddetti ve 31 Ekim'de Mısır'ın hava güçleri etkisizleştirildi.Egiptul a refuzat iar aliații au început atacurile în 31 octombrie neutralizând forțele aeriene egiptene.
Fakat Robinho, Santos bütün teklifleri reddettiği için takımında kalmak zorunda kalmıştı.Totuși, el a rămas în America de Sud după ce Santos a refuzat toate ofertele.
Antakya'da naip olan yeğeni Tancred, Antlaşma'nın şartlarını reddetti.Nepotul său, Tancred, care era regent în Antiohia, a refuzat să accepte termenii tratatului.
Osmanlıcılığı artık uygulanamaz olarak değerlendirip reddetti.Spiritul discordiei se dezlănțuise și nu mai putea fi potolit.
Rus fütüristlerin her biri kendi bildirgelerini yayınladı; ancak Puşkin, Tolstoy ve Dostoyevski bunu reddetti.Trei scriitori ruși fuseseră traduși în limba franceză: Tolstoi, Dostoievski și Pușkin.
Ebû Müslim, bu teklifi reddetti.Fără să m-asculte, m-a refuzat!
Fakat Skripnik bunu reddetti ve ardından intihar etti.Marțianul se supune, dar apoi se sinucide.
Einstein, deneylerin bu şekilde yorumlanmaması gerektiğini düşündü ve bu düşünceyi reddettiğiini söyledi.El se temea ca Stone să nu afle acest lucru și de aceea l-a eliminat.
Norveç hükümeti bu talepleri de reddetti ve mümkün olduğunca Alman istilasına direneceklerine dair söz verdi.Guvernul a suprimat aceste demonstrații pe cât posibil, promițând că va pune capăt stării de urgență.
Ancak, 13. Fırka bu iddiaları reddetmiştir.George al III-lea a refuzat inevitabilul.
Hess herhangi bir ayrıntıyı bildirmeyi de reddetti.Guillemot a refuzat să intre în detalii.
Pavel Mihailoviç Tretyakov gibi önde gelen sanatseverler dahi onları satın almayı reddetti.Unii, precum scriitorul Mikola Hvilovi, s-au sinucis.
Burma yönetimi bu isteği reddetmiştir.Provincia Olandei refuză acest apel.
Romalılar teslimiyeti reddetti ve kent kısa bir kuşatmanın ardından kıyamete uğrayarak büsbütün yıkıldı.Raymond a cedat fără nicio tragere de inimă și, a doua zi, cruciații au încercuit parțial orașul.
Mahkeme davayı, Temyiz İdari'de çözülünceye kadar reddetti.Instanța va suspenda judecata în fond până la primirea răspunsului de la CJUE.
İzlenimciler tüm tarihî konuları ve tabloları reddettiler.Securitatea a confiscat toate pozele și scrierile lui.
Ertesi yıl, ABD Yüksek Mahkemesi, alt mahkeme kararının temyizini duymayı reddetti.Cu toate acestea, Curtea Supremă a SUA a refuzat să judece cauza.
Ancak Lucas bu teklifi reddetti.Lucia, cu toate acestea, a ezitat să facă acest lucru.
İlk başta Legendre ona destek vermeye devam etmeyi önerdi fakat sonradan tüm yardımı yapmayı reddetti.Deși la început Isaac a acceptat, mai târziu a refuzat să-l ajute.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
reddet ile cümle - Sayfa 39 - reddet kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App