Ancak kardeşinden başka bir koro şefi için şarkı söylemeyi reddetti.Hon tackade dock nej att sjunga för någon annan dirigent än brodern.
1972 ve 1994'te yapılan referandumlarda Norveç halkı Avrupa Birliği'ne üyeliği reddetti.Landet har i två folkomröstningar 1972 och 1994 sagt nej till medlemskap i Europeiska unionen.
Bir "yalancı" olmayı reddetti.Även översatt som "En lögnare".
Claudia'nın, azledilmiş bir köle olan Boter'in kızı olduğuna inanıldığından Claudius kızı reddetmişti.Det var allmänt känt att Claudia egentligen var dotter till en frigiven slav vid namn Boter.
Ancak Britanyalılar Hintlere ordularında rütbe vermeyi reddetti.Britterna vägrade dock erbjuda indierna ställningar av rang i sin militärmakt.
ABD ve Rusya bu talebi reddetmekteler.Dock förbehåller sig både USA och Ryssland rätten att göra sådana anspråk.
Fakat, kendisi bunu çeşitli sebeplerle reddetti.Han tvekade dock om detta av många olika anledningar.
Decimus Brutus'un Cisalpine Galya'yı devretmeyi reddetmesi üzerine, Antonius onu Mutina'da kuşattı.Decimus Brutus vägrade ge upp Cisalpinska Gallien, varför Antonius slog ner honom i Mutina.
İsrail yarışma gününün Holokost Anma Günü ile aynı günde olması nedeniyle katılmayı reddetmiştir.Israel avböjde att delta detta år eftersom tävlingen hölls på Förintelsens minnesdag.
1949 - Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Çin'in Birleşmiş Milletler'e girme isteğini reddetti.1967 – FN:s generalförsamling beslutar ännu en gång att neka Kina medlemskap.
Fakat, DNGC bu kararı reddetti.Enligt VPK röstar emot.
Paulus bunu reddetti.Paul tvingades dra tillbaka förslaget.
XII. Karl bu teklifi reddetti.Men Karl XII vägrade.
Kendisine Guru olarak seslenilmesini reddetti.Hon vantrivdes som lärare.
Fakat o bu teklifi reddetmiştir.På grund av detta så avslog han erbjudandet.
Meksika Federal Hükümeti ise teklifi reddetti.Den mexikanska regeringen avböjer dock denna allians.
Topluluk, bu gerekçe ile ona maddî destek olmayı reddetti.Denne vägrar ge dem någon vidare hjälp på grund av detta.
Mamafih muhafazakâr sıfatını reddetti, bunun yerine sendikalisti tercih etti.Arbetarna vägrade och istället så fick fackföreningen fler medlemmar.
Yahudiler bu kararı kabul ederken Araplar reddetti.Redan judarna ifrågasatte detta synsätt.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.Ryssarna ignorerade detta anspråk.
Ebû Müslim, bu teklifi reddetti.Vad han än föreslår avböjer hon.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Föräldrarna till eleverna fick betala.
Parti Kongresi bu talebi oy çoğunluğuyla reddetti.En majoritet i parlamentet röstade mot förslaget.
Irak iki ülkeden de borçlarının silinmesini istedi, ancak iki ülke de bunu reddetti.De gick så långt som att erbjuda en nederländsk monarki, något som båda länderna avböjde.
Suçlamaları reddetti.Hon nekade till anklagelserna.
Fakat panter onu parçalamayı reddetti.Jarlen vägrade dock att städsla honom.
Türkiye bu teklifi reddetti.Turkiet vägrade godkänna programmet.
Laud ise tüm eylemlerini aynı kararlılıkla savunmasa da kişisel sorumluluklarını reddetmemiştir.Vidare svär jag som regissör att avstå från all personlig smak.
Protestan Kilisesi (Martin Luther), Katolik Kilisesi’nin keşişliğe uygun olduğu düşüncesini reddetmiştir.Martin Luther delade den katolska kyrkans syn på konsekrationen.
Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere pek çok yabancı devlet hükümdarlığını reddetti.Många har övergett sitt USA-medborgarskap av detta skäl.
Osmanlı Meclis-i Umumî'ye vekil olarak seçilmesi tavsiye edildi fakat vekil olmayı reddetti.Var på förslag att utses till greve men avstod.
'Jean van de Velde' filmi yönetmeği reddetti.Jean-Daniel Verhaeghe har regisserat filmen.
Aynı zamanda, Senato için yarışması teklif edildi ancak reddetti.Han föreslogs även som riksråd, men avböjde.
1 Haziran 2007 tarihinde ABD Yüksek İdare Mahkemesinin davayı reddetmesi üzerine tahliye edildi.Första maj 2007 beslutade Högsta domstolen att ta upp fallet.
Fakat o bunu reddetti.Dock förnekade hon det.
Köyde Belle onun saçma evlilik teklifini reddetti Gaston sonra köylüleri teşvik eder.I byn uppmuntrar byborna Gaston efter att Belle avböjt hans absurda frieri.
Üst Mahkeme hakimi davayı reddetti.Högsta domstolen tog inte upp fallet.
Stalin, geri çekilmeyi yeniden reddetti.Chile drog sig återigen ur.
Schacht bu suçlamaları reddetti.García nekade till anklagelserna.
Orijinal temsilcisi onun Katalanca yerine İspanyolca söylemesini reddetti.Man kan notera att avhandlingen inte skrevs på spanska utan på katalanska.
Japonya ve İtalya bu antlaşmayı imzalamayı reddetti.Італія та Японія відмовилися підписувати цей документ.
Yazara göre her iki film de geçmişin önemini reddetmiyordu ve onu anlamamıza yardımcı oluyordu.Він стверджує, що обидва фільми, далеко не відкидаючи важливість минулого, доповнюють наше розуміння цього.
Kraliçe bu isteğini reddetti.Королева від цього варіанту відмовилася.
Fakat o bu teklifi reddetmiştir.Однак він відхилив цю пропозицію.
E 1973 yılında, Lê Ðức Thọ Nobel Barış Ödülünü reddetti.E У 1973 році Ле Дих Тхо відмовився від Нобелівської премії миру.
İran ise iddiaları reddetmiştir.Іран заперечив ці претензії.
Fakat, kendisi bunu çeşitli sebeplerle reddetti.Проте всі вони в силу різних причин відмовилися їх прийняти.
Türkiye bu kararı reddetti.Туреччина відкинула це рішення.
Avusturya tarafı reddetti.Канада відмовилася.
Başbakan Jan Fischer'e teklif edildi ama reddetti.Цю посаду було також запропоновано Прем'єр-міністру Янові Фішеру, але той відмовився.
Babasının ailesine katılmayı reddetmiştir.Вони відмовляються спілкуватися з батьком.
Ama Reigns bu teklifi reddetti.Рейган заявляв, що ні.
Cena, sonraki haftalarda Rusev ile rövanş maçı yapmak istedi ve Rusev, bu teklifi reddetti.Протягом наступних кількох тижнів Сіна кидав виклив Русеву на матч-реванш, але той відмовлявся.
Ancak Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi bu görüşü reddetmiştir.Однак Організація Об'єднаних Націй та Міжнародний Суд відмовився визнати цю включення .
Ama hükümetten istifa etmeyi reddetti.Але вона не бажала відмовлятися від влади.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Керівництво школи відмовилось розглядати заяви батьків.
19 Temmuz 2012' tarihinde Arjantin U-20 takımında oynaması için davet gönderildi, daveti reddetti.19 липня 2012 року він отримав запрошення в молодіжну збірну Аргентини, але відхилив його.
Tarquin tereddüt etti ancak tekrar reddetti.Тарквіній знову відмовився.
Ancak kulüp taşınmayı reddetti.Втім той відмовився балотуватися.
Ona herhangi bir maaş ödemeyi de reddetti.Той погодився сплатити гроші.